Takip Edin

Ekonomi

12 mango ağacı 45 bin lira kazandırdı

Yayınlanma tarihi

-

Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya), (DHA)- ANTALYA’nın Gazipaşa ilçesinde, 7 yıl önce muz bahçesi içerisine deneme amaçlı mango fidanı dikimi yapan Hamdi Tekin, bu yıl hasadını yaptığı 12 ağaçtan 2 bin mango meyve elde edip, 45 bin lira gelir sağladı. Tekin, “Bu mango altın yumurtlayan bir meyve. Bunun değerini çiftçiler olarak bilelim” dedi.
Gazipaşa merkeze yaklaşık 25 kilometre mesafedeki Zeytinada Mahallesi’nde 10 dekar açık alanda muz üreticiliği yapan Hamdi Tekin, 7 yıl önce muz bahçesinin içerisine 12 mango fidanı dikti. 3 yıl içerisinde mango hasadına başlayan Tekin, ilk yıllarda 30 meyve elde etti. Hamdi Tekin’in ağaçları büyüdükçe verdiği meyve sayısı da arttı. Tekin, bu yıl 12 mango ağacından, 500 gram ile 1 kilo 650 gram arası değişen ağırlıkta 2 bin meyve hasadı yaptı. Mangoları, kilosu 40 liradan toptan satan Hamdi Tekin, 12 mango ağacından yaklaşık 45 bin lira gelir elde etti.
‘ÇOK GÜZEL BİR GELİR KAYNAĞI’
Muz ve mango üreticisi Hamdi Tekin, “Muz üreticisiyim. 10 dekar muz bahçem var. Ek gelir kaynağı olarak 7 yıl önce mango üretimine geçtik. Ağaç, Akdeniz Bölgesi’ni sevdi. İklimini tutturduk. Ben çiftçi arkadaşlara bu meyveyi ekmesini tavsiye ediyorum. Çok güzel bir gelir kaynağı. Yöremizde gelecek nesle bırakacağımız bir miras. Muz bahçemde muzların arasına ektim. Mango, fidanken dolu ve rüzgardan etkilenmeyeceğini düşünerek ektim. Ağaç geliştikçe, muzu iptal edebiliriz. Çünkü aradığımızı bulduk. Gelir kaynağı olarak yüksek bir potansiyeli var. Üreticilerin dikmelerini tavsiye ediyorum” dedi.
’12 AĞAÇTAN TOPLAM 45 BİN LİRA KAZANDIM’
Mangonun kilo fiyatının muzdan katbekat fazla olduğunu vurgulayan Hamdi Tekin, “Muzun kilosu 4 lira, mangonun kilosu 40 lira. Arada büyük fark var. Bunu değerlendirmemiz lazım. Tarım ve Orman Bakanlığımızdan özellikle destek bekliyoruz. Çiftçiler için, mangonun çoğalması için. Bir ağaçtan 4 bin lira para kazandım. 12 ağaçtan toplam 45 bin lira kazandım. Bu yıl geçtikçe artış daha yüksek seviyelere varıyor. Yıl seçmiyor. Her yıl ağaç geliştikçe meyve sayısı da çoğalıyor. Bu mango altın yumurtlayan bir ağaç. Bunun değerini bilelim çiftçiler olarak. Bu ağaçlarımızdan hasat zamanı 2 bin mango meyvesi aldım. Kilosunu 40 liradan sattım. 45 bin lira gelir elde ettik. Çok güzel bir gelir kaynağı. Mango ağaçları 10 yaşına geldiği zaman 90 bin lira ile 100 bin lira arasında bir gelir bekliyorum. Ağaçlarımda 500 gramla 1 kilo 650 gram arasında meyvelerim oldu. Ben üretici olarak kilosunu 40 liradan sattım tezgahta tanesi 50 liradan satıldı” diye konuştu.
Diğer yandan, Gazipaşa’da 25 bin dekar arazide başta muz, avokado, ejder meyvesi ve mango gibi 30’a yakın tropikal meyve üretimi yapılıyor.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Bakliyatta fiyat farkına tepki

Yayınlanma tarihi

-

Olcay DÜZGÜN-Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ’de toptancı ile marketlerde bakliyat fiyatları arasındaki fark tepki çekti. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, “Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum” dedi.
Kayseri’de üretilen bakliyatların toptancı ile markette satış fiyatındaki fark, hem üretici hem de tüketicinin tepkisine yol açtı. Tüketiciler, bakliyat fiyatlarının yüksekliğinden dert yanarak, tüketicinin ezildiğini söyledi. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri’de en çok nohut üretildiğini söyledi. Güneş, “Genel olarak bakacak olursak nohut 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında elimizden çıkıyor. Ancak görüyoruz ki bizim elimizden bu rakamlarda çıkan nohut ne yazık ki marketlerde 10 liraya kadar satılıyor. Biz buna karşıyız. Çiftçi eğer bu işten kazanamayıp zarar ediyorsa aracı neden kazanıyor? Tamam biz fedakarlık yapalım; ama vatandaşımız ucuz bakliyat yiyecekse marketlerinde fiyatları düşürmesi gerekiyor. Marketlerde 10-12 liraya nohut görünce üzülüyorum. Raflardaki fiyatlar bizi hiç mutlu etmiyor” ifadelerini kullandı.
Kuru fasulye ve mercimek fiyatlarına da değinen Güneş, “Yeşil mercimeği biz 3 liraya tüccara veriyoruz. Marketlerdeki fiyatı belli. Kuru fasulyenin kilosu 8 liraya kadar çıktı. Marketlere baktığımız zaman kuru fasulye 15 liraya kadar satılıyor. Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum. İnsanlar ucuza bakliyat yiyecekse biz zaten ucuza satıyoruz” diye konuştu.
Toptancı Ahmet Doğanlar “Nohut sezonunda 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında alındı. Ancak bu nohutlar kalibresine göre milimi değişen nohutlardı. Bu nohutun hasarları ve çöplerini ayırdığımızda yüzde 25’lere varan fire çıkıyor. Bunlar olunca tabii bir maliyet çıkıyor. Tabii bunun dışında ambalajı, işçiliği, elektrik giderlerini katınca maliyet artıyor. Marketlerde kendi giderlerini ekliyorlar” dedi.
Kayseri’de bakliyat satan esnaf Recep Lale de fiyatlarının normal olduğunu kaydederek, “1 yıldır hiçbir şekilde bakliyata zam yapmadık. Satışını yaptığımız ürünlerin hepsi en kaliteli bakliyatlardır. 12 numara nohutun kilosu 14 TL. Aynı büyüklükteki nohut marketlerde 25-30 TL.  Kuru fasulye 12.5 TL’den satılıyor. Bu fiyatlara mümkün değil market satmaz. Vatandaşlarımız açık olan bakliyatlardan alsın. Aldığını ürünü görsün” ifadelerini kullandı. 
FOTOĞRAFLI
 

Devamını oku

Ekonomi

Kare Portföy : Enflasyon 2020’de 10-12 bandında seyredecek

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 24 Ocak (DHA) – Kare Portföy ekibi, döviz kurlarında ani bir hareket olmadığı takdirde enflasyonun yüzde 10-12 bandında seyredeceğini, lirada değer kaybının son yedi yılda olduğu gibi bu yıl da enflasyonun üzerinde gerçekleşeceğini öngördü.
Kare Portföy ekibinin 2019 yılı değerlendirmesine göre:
– Piyasalarda siyasi gelişmelerin etkisi yüksek oldu.
– ABD piyasalarındaki olumlu hava tüm dünyayı etkiledi.
– Tüm dünyada faiz oranlarını etkileyen ve gösterge niteliği taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizleri yıla başladığı yüzde 2.68’den yüzde 1.45’e kadar düştü, ancak tekrar yükselişe geçerek yılı 1.92 seviyesinde tamamladı.
– Enerji piyasalarında oldukça sakin bir yıl yaşandı.
– Gelişmekte olan ülkelerden Arjantin’de 2018 yılında başlayan kriz derinleşirken Rusya son zamanların en başarılı performansını gösterdi.
– Türkiye piyasaları da 2018 yılına göre daha sakin bir dönem geçirdi.
– Yılın ilk yarısında ihracatın katkısı ile Türkiye ekonomisi beklenenden az daraldı.
– TCMB düşen enflasyon ve global faiz ortamından faydalanarak politika faizlerini yüzde 24 seviyesinden yüzde 12 seviyesine kadar indirdi.
– Yıla 91 bin seviyesinde başlayan BIST-100 endeksi yüzde 26 yükselerek 114 bine ulaştı.”
Kare Portföy ekibinin 2020 değerlendirmeleri de şöyle:
“Faizler hakkında yıllardır vurguladığımız görüşümüzde bir değişiklik yok: küresel düşük reel faiz ortamının devam edeceğini tahmin ediyoruz.
“Dünyanın neredeyse tamamında enflasyonun düşük seyretmesi ve giderek artan sermaye birikimi merkez bankalarının kısa vadeli reel faizi sıfır civarında tutmasına imkan veriyor.
“Örneğin Fed 2018 yılında faizleri artırırken de, 2019 yılında faizleri indirirken de çok dar bir alanda hareket edebildi.
“Tüm dünyada hisse senedi piyasalarının tarihsel olarak pahalı görünmelerine rağmen tahvil ve bono piyasalarına göre daha cazip olduklarını düşünüyoruz.
“Hisse senedi piyasalarında bölgesel tercihimiz ABD ve gelişmekte olan ülke piyasalardan yana.
“Bu yıl iklim değişikliği ve çevre sorunlarının gündemde çok önemli bir yer işgal edeceğini ve finansal piyasalar tarafından gitgide daha artan bir oranda dikkate alınacağını tahmin ediyoruz.
“Enerji fiyatlarının yatay seyretmesini bekliyoruz. İran, Irak, Venezuela ve Libya gibi pek çok petrol üreticisi ülkenin yaşadığı arz zorluklarına rağmen fiyatlar dar bir bantta hareket edebiliyor.
“Güneş enerjisinin sürekli daha rekabetçi hale gelmesi aşağı yönde bir risk oluşturuyor.
“Sabit getirili ürünlerde likidite primi yüksek seyretmeye devam ediyor.
“Geçen yıl olduğu gibi, getiriyi yükseltmek için kredi kalitesinden fedakarlık etmek veya vadeyi uzatmak yerine daha karmaşık veya göreceli olarak daha az likit ürünlere yatırım yapmayı daha sağlıklı buluyoruz.
“Private credit fonları ve CLO’ların başarılı performansının devam edeceğini öngörüyoruz.
“Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşının akut bir krize yol açmadan yönetileceğini düşünüyoruz.
“Orta Doğu’da tüm ülkelerde istikrarsızlık devam etse de kayda değer bir sıcak çatışma çıkma riskini azalmış görüyoruz.
“Türkiye’de büyümenin 2019 yılına göre daha yüksek seyredeceğini tahmin ediyoruz.
“Uzun vadeli trend büyüme oranımız düşmüş olsa da, 2018 yılından bu yana yaşanan trend altı büyümenin 2020 yılında kısmen telafi edilmesi muhtemel.
“Lira faizlerin bulunduğu seviye nedeniyle hisse senedi yatırımları yerli yatırımcılara cazip görünüyor.
“Bu nedenle Türk hisse senedi değerlemelerinde yavaş ama istikrarlı bir artış bekliyoruz.
“Türkiye hakkındaki siyasi risk algısı azalır ve ciddi bir yabancı girişi olursa Borsa İstanbul’daki hareket hızlanabilir.”

Devamını oku

Ekonomi

TÜSAD’dan corona virüsünden korunma yöntemleri

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 24 Ocak (DHA) – Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan corona viral salgın haberlerine ilişkin açıklama yapan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, üst solunum yolu enfeksiyonları ile benzer belirtiler gösteren corona virüsü ile ilgili bilgiler ve korunma yöntemleri açıkladı.
Çin’in Vuhan kentinde solunum yolu enfeksiyonu ve pnömoniye (zatürre) neden olan viral salgın haberlerine ilişkin açıklama yapan TÜSAD Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu şu bilgileri verdi:
“Corona virüsler, basit soğuk algınlığından SARS ve MERS gibi ciddi hayati tehdit edici hastalığa kadar farklı klinik tablolara neden olabilen geniş bir virüs ailesidir. Sıklıkla hayvanlarda enfeksiyon yapar, daha nadir olarak hayvandan insana geçebilirler. Çin’in Vuhan kentinde solunum yolu enfeksiyonu ve pnömoniye (zatürre) neden olan viral salgında, daha önce insanda tanımlanmamış yeni tip corona virüs saptanmıştır.’’
Hastalığın seyrinin üst solunum yolu enfeksiyonları ile benzerlik gösterdiğinin altını çizen Kömürcüoğlu, şöyle devam etti:
“Dünya Sağlık Örgütü tarafından hastalığın solunumsal semptomlara, ateş, öksürük, nefes darlığı, solunum güçlüğüyle seyrettiği bildirilmiştir. Nasıl bulaştığı ve hangi hayvandan geçtiği tam olarak bilinmemektir. Hastalığın kuluçka süresi ve kesin bulaşma yolu henüz tanımlanmamıştır. Ancak solunum semptomları ile seyretmesi ve pnömoniye (zatürre) neden olması nedeniyle damlacık enfeksiyonu ile bulaşma olasılığını artırmaktadır.”
Korunma yöntemleri
Kömürcüoğlu, söz konusu salgından korunma yöntemleriyle ilgili şu tavsiyeyi verdi:
“Corona virüsünden korunma yöntemlerinde nezle ve gribal hastalıklarda önerdiğimiz genel hijyene dikkat edilmesi çok büyük önem taşıyor. Sık sık ellerin yıkanması, hapşırık/ öksürük sırasında ağız ve burunun kapatılması, maske ve tek kullanımlık mendillerin tercih edilmesi, hasta kişilerle temasın önlenmesi, kalabalık alanlarda havalandırmaya dikkat edilmesi ile bulaşma riski azaltılabilir. Gıdaların iyi pişirilerek tüketilmesi de bir diğer önlem olarak sayılabilir.” (Fotoğraflı)

Devamını oku

Popüler Başlıklar