Takip Edin

Ekonomi

28 yıl önce yetiştirilmeye başlanan hurma, 14 bin dönüme yayıldı

Yayınlanma tarihi

-

Sercan SAKAR- Ahmet KORKMAZ/GÖLBAŞI (Adıyaman), (DHA)- GÜNEYDOĞU Anadolu’da ilk kez Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesinde 1991 yılında 20 dönüm arazide yetiştirilmeye başlanan hurma, bugün 14 bin dönüm alanda üretiliyor. Bu yıl 16 bin ton rekoltenin beklendiği hurmanın hasadına başlandı.
İlçeye bağlı Karaburun, Azaplı, Kekikli ve İnekli köylerinde Güneydoğuda ilk 1991’de 20 dönüm alan üzerinde yetiştirilen hurma bu yıl 14 bin dönüme ulaştı. Arazide 16 bin ton rekoltenin beklendiği hurmanın kilosu ise 2 ile 3 lira arasında değişiyor.
Bir ağacın 90 ile 140 kilo arasında hurma verdiğini belirten Gölbaşı Ziraat Odası Başkanı Doğan Güven, “Güneydoğu’da ilk dönüm olarak 1991’de 20 dönüm üzerinde Muhterem Taymur dikmiş. Biz de alternatif ürün olarak elimizden geldiği kadar çoğaltıyoruz, çoğaltmaya çalışıyoruz. İlk başladığımızda 20 dönüm, şimdi 14 bin dönümde 16 bin ton üretim yapıyoruz. 15 yaşında ağaçlarımız 90 ile 140 kilo arasında meyve veriyor. Şu an 91 doğumlu ağacımız aynı kiloyu veriyor ve 16-17 yaşındaki aynı kiloyu veriyor. Sert budamayla bodur budama görünümlü gibi kendini aynı şekilde koruyor. Çevre illerimizde şu an Malatya’da kurutma tesisi kurulmuş Malatya’dan geliyor tüccarlarımız son 3-4 yıldır. Geçen yıl büyük bir bölümü Şanlıurfa, Mersin ve İstanbul’a gitti. Fiyatlarımız çok güzel şu an ortalama 2 ile 3 lira arası veriyoruz” dedi.
TÜRKİYE’NİN HER TARAFINA GİDİYOR
Gün geçtikçe ağaç sayısının arttığını ifade eden üretici Ferdi Taymur ise, “Burada hurma hasadı başladı. Şu an hasat oldukça iyi gidiyor. Fiyatlarımız da bu sene daha güzel gecen seneye göre artış da oldu. Hurma dikimiyle ilgili artışımız oldu bu sene bölgeye yayılıyor. Bunlar Türkiye’nin her tarafına gidiyor. Karaburun, Azaplı, Kekikli ve İnekli köylerinde buralarda üretiliyor. Tüccarlarımız her yerden geliyor. Mersin, Antalya, Ankara, Urfa, Siirt, Diyarbakır, buralardan geliyor, Adıyaman’dan da gelen tüccarlarımız var. Şu an pazar sıkıntımız yok” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Turizm sektörüne 1 milyon öğrenci hazırlığı

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA) – Turizm sektöründe nitelikli istihdamı arttırmayı hedefleyen Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) ile Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) işbirliği kararı aldı. BAU, TTYD iş birliğinde, bugünün liderlerini geleceğin liderleri ile buluşturarak, yeni fikirlerin geliştirilip sektöre kazandırılması hedefleniyor.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin Türkiye’de turizmi 12 ay boyunca kesintisiz sürdürme vizyonu ışığında geliştirilen iş birliğinin hedefi, üniversite öğrencilerine tüm yıl staj yapma ve sonrasında da tam zamanlı iş bulma şansı kazandırmak. Ayrıca, iş birliği kapsamında Bahçeşehir Üniversitesi her akademik yılda biri yüksek lisans, biri de doktora olmak üzere iki öğrenciye yüzde 100 oranında eğitim bursu verecek. Bunlar ‘TTYD Doktora Bursu’ ve ‘Murat Dedeman Yüksek Lisans Bursu’ olarak adlandırılacak.

İş birliği kapsamında sektörün önde gelen isimleriyle buluşma imkanı yakalayacak olan Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileri, Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörü olan turizm hakkında eğitim imkanı bulabilecekler.

İmzalanan protokolde heyecan yaratan bir diğer madde de TTYD Barlas Küntay Turizm İnovasyon ve Girişimcilik Ödülü oldu. Ödülün bu seneki başlığı ‘Turizm Sektöründe Önlenebilir İsraflar – Bilinçlendirme’ olarak belirlendi.

 Yarışma başvuruları Eylül-Aralık ayları arasında BAU’ya yapılacak. Belirlenecek miktarda para ödülünün yanı sıra, kazananların aileleriyle birlikte TTYD üyesi bir otelde bir yaz tatili yapma fırsatının yanında, arzu ettiği taktirde, yine TTYD üyesi bir tesiste yaz sezonu boyunca staj yapma imkanı da bulacak. Sonuçlar mart ayında toplanacak ve TTYD mensuplarından oluşacak Değerlendirme Komitesi’nce belirlenecek. 

TURİZM 4 AYLIK GEÇİCİ BİR İŞ OLMAKTAN ÇIKARAK 12 AYA YAYILACAK

Bahçeşehir Üniversitesi ile yapılan iş birliği hakkında açıklamada bulunan TTYD Başkanı Oya Narin: “Nitelikli iş gücü, turizm potansiyelimizi yükseltmemizin önemli unsurlarından birini oluşturuyor. İşte biz de bu bakış açısıyla 60 milyar dolarlık gücüne sahip Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği olarak Bahçeşehir Üniversitesi ile turizm sektöründe nitelikli istihdamı artırmak amacıyla güzel bir iş birliği yaptık. Burada açılacak programlardan mezun olanlar, turizmi sadece 3-4 aylık geçici bir iş olarak değil tüm yıla yayılan bir iş ve kariyer imkanı olarak değerlendirecekler. Bu iş birliği ile turizm veya turizmle bağlantılı bölümlerde okuyan üniversite öğrencileri tüm yıl staj yapma ve sonrasında da tam zamanlı iş bulma şansı elde edebilecekler. Biz de sektörümüzün önde gelen yönetici ve profesyonellerini sistemli biçimde programa dahil olan Bahçeşehir Üniversitesi öğrencileriyle buluşturacağız. Turizm sektörümüz, öğrencilerimiz ve ülkemiz adına çok yararlı olacağına inandığım bu iş birliği için başta Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Şirin Karadeniz olmak üzere katkısı olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Şirin Karadeniz, “Üniversitemiz, ülkemizin küresel marka haline gelmesi için farklı sektörlerde yapılan çalışmalara destek vermektedir. Hepimizin de bildiği gibi bu sektörlerden biri küresel ekonominin en önemli ve hızlı büyüyen sektörü olan turizmdir. Global bir ağa sahip olan üniversitemiz, Turizm Yatırımcıları Derneği ile imzalamış olduğu protokol ile sektöre yetişmiş iş gücü sağlamayı, nitelikli araştırmalara ev sahipliği yapmayı ve bunu uluslararası platformlara taşımayı hedeflemektedir. Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans ve Doktora Programlarımız ile öğrencilerimiz, turizm sektörünün özelliklerini anlayarak fark yaratacakları noktaları belirleyebilecek ve müşteri memnuniyeti için daha kapsamlı bilgi sahibi olacaklar. Bu bilgileri harmanlayarak, sektörün geliştirilmesi gereken noktalarına yönelik yapacakları çalışmalar ile turizm sektörünü daha da yukarılara taşıyabilecekler” diye konuştu.

 

Devamını oku

Ekonomi

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ilk okyanus ötesi uçuş yapıldı

Yayınlanma tarihi

-

ANIL UÇAN/İSTANBUL(DHA) – İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na ilk uzun mesafeli uçuş Kuala Lumpur’dan gerçekleşti.

Malezya Havayolları, Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’na uzun mesafeli uçuşlar başlattı. Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’dan kalkan Airbus A330 tipi yolcu uçağı ile 287 yolcu İstanbul’a geldi. 

Kuala Lumpur ve Sabiha Gökçen Havalimanı arasında Cumartesi günleri icra edilecek uçuşlarla Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan ilk uzun mesafeli direkt uçuş da gerçekleşmiş olacak. İki ülke arasında son yıllarda artan uçuş trafiği Kuala Lumpur ve Sabiha Gökçen Havalimanı arasındaki charter seferleri ile yeni bir boyuta taşındı. Bu uzun menzilli uçuşlar 19’u business, 268’i ekonomi sınıfı olmak üzere toplam 287 koltuklu Airbus A330 tipi yolcu uçakları ile yapılacak.

Malezya Havayolları’nın seferlerine başlaması nedeniyle Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir karşılama töreni düzenlendi. Törene İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG) Terminal Operasyon Direktörü Göksu Güney, İSG’nin Pazarlama Direktörü Gerald Ong, Malezyalı yöneticiler, Dorak Holding Grup Turizm ve Marka Bölüm Direktörü Esra Değirmenci ile çalışanlar katıldı. Apronda geleneksel su takı ile karşılanan uçak daha sonra körüğe yanaştı ve uçuş ekibine çiçek takdim edildi. Ardından gerçekleşen kokteylde geleneksel pasta kesimi yapıldı. Kokteyle Malezya Havayolları ile İSG üst düzey yöneticileri ve yolcular katıldı. 

“ÇOK HEYECANLI VE MUTLUYUZ”

Uzun mesafeli uçuşların başlaması ile ilgili değerlendirmede bulunan Sabiha Gökçen Havalimanı işletmecisi İSG’nin CEO’su Ersel Göral, şunları söyledi:

“Öncelikle çok heyecanlı ve mutluyuz. Sabiha Gökçen’den uzun mesafeli uçuş gerçekleşmesi 2 yıl önce göreve başladığımda belirlediğim ilk hedeflerden birisiydi. Bugün bunu hayata geçirmiş olmanın sevincini yaşıyoruz. Bu yılın başından beri dış hat yolcu sayısında %20’lik bir büyüme gerçekleştiren havalimanımızda, bu büyümeye pozitif katkı sağlayacak uzun mesafeli ilk uçuşumuzu gerçekleştirmek bizim için önemli. Bu uçuşun Malezya Havayolları ile olması da bugünü daha anlamlı kılıyor. Hedeflerimiz belli. 2020 yılında hem yeni terminal binamızın temelini atacağız hem de 2’inci pistimizi ve metro bağlantımızı devreye sokacağız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da misafirlerimizi sevdiklerine yakınlaştırmaya devam edeceğiz. İSG olarak Türkiye’nin 2023 vizyonuna uygun şekilde, yurt içinde ve yurt dışında Türkiye’nin güçlü bir havacılık markası olmak için çalışmalarımıza, büyümeye ve kendimizi geliştirmeye aralıksız devam edeceğiz.”

Devamını oku

Ekonomi

İhraç edilen dizilerle birlikte mobilya ihracatı da artıyor

Yayınlanma tarihi

-

Mahmut Can EMİR – Kubilay ÖZEV / İSTANBUL, (DHA)- TÜRK dizileri tüm dünyaya ihraç edilerek önemli bir gelir elde edilirken, dizilerin gösterildiği ülkelere mobilya ihracatı da arttı.
Türk dizilerinin yabancı ülkelere satışının uzun zamandır mobilya sektörüne olumlu katkı sağladığını söyleyen Art Design Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, “Muhteşem Yüzyıl dizisiyle başlayan süreçte özellikle Orta Doğu bölgesinde çok ciddi artışlar yaşandı. Oradaki ihracatlarımızı da bu dizilerdeki yaşam standartları ve yüksek kaliteli ürünlerin gösteriliyor olması sektörümüzde, iç piyasa katma değerli ürünlerin satışı konusunda da ciddi avantajları oldu. Son dönemde başka bölgelerde açılmalar devam ediyor, bununla birlikte ihracatımız da artıyor” dedi.
‘ORTA DOĞU PAZARI BİZİM İÇİN İYİ BİR PAZAR’
Terzi, Ortadoğu pazarının mobilya sektörü için iyi bir pazar olmasının birkaç unsuru olduğuna işaret ederek şunları ekledi: “Ortadoğu pazarının gelip bizden alışveriş yapması onlara biraz daha rahat hissettiriyor. Aynı zamanda yaptığımız katma değerli ürünler içinde iyi bir pazar bizim için. Bu nedenle o pazarı kaybetmemiz söz konusu değil. Elimizde olan bir pazar ve artarak devam ediyor Ortadoğu ve Arap Yarımadası ihracatı. Sadece tarzlarda farklılık var. Onlar klasik ürünler alınırken şimdi art-deco modern ürünlerinde ihracat arttı. Rakam olarak iyi gidiyoruz.”
‘VENEZUELA’DA YÜZDE 572 ARTIŞ VAR’
Latin Amerika bölgesine yapılan dizi ihracatının ise sadece mobilya değil, birçok sektörün ihracatına olumlu katkısı olduğuna işaret eden Terzi, “Özellikle Venezuela’da yüzde 572 gibi ciddi bir artış var. Paraguay ve Peru’da da yüksek artışlar söz konusu. Bunun da aslında bir strateji ve doğru yönetilerek devam ettirilirse özellikle ürün bazında daha da artış sağlanabilir. Çünkü orada yaşayan insanlara bunu reklam olarak ulaştıramadığımız ürünleri orada dizinin içinde gördüğünde daha etkileyici olabiliyor. Bir siyaset olarak bunları hep beraber düşünürsek hem dernekler hem STK’lar hem de devlet bu yönde biraz daha adım atarsa bu artışlar daha da fazla olacaktır” dedi.
Türk mobilya sektörünün yıllık üretiminin 10 milyar dolar civarında olduğunu ve dolaylı istihdamının 400 – 500 bin arasında olduğunu belirten Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan, “Türkiye’nin ihracatı  geçen yıla göre yüzde 10-12 arası artırarak, bu sene 2.7 milyar dolar civarında bir ihracat yapmış olacağız” dedi.
Gürcan, Türkiye’nin dünya ihracat ortalamasına göre yıllık yüzde 10-12 arasında büyüdüğünü söyledi ve ekledi, “Bugün alternatif pazarları zorluyoruz. Biraz daha uzağımızda olan Latin Amerika, Çin pazarları dünyanın en büyük pazarları, buralar için ciddi çalışmalar var.”
Mobilya sektörünün ihracatı desteklemek için çok az miktarda ithalat yapıldığının altını çizen Gürcan, “Genelde hammadde dediğimiz yonga levha ve suntada kereste dediğimiz malzemeyi daha çok ithal ediyoruz.  Bir de cila ile ilgili olan kimyevi maddeler ithal ediliyor” dedi.
Gürcan mobilya ihracatı konusunda devlet desteklerinin olduğunu belirtti ve “Firmalara yurtdışında mağazalar açma gibi yurt dışı destekleri ve özellikle KOBİ’ler ile ilgili ciddi KOSGEB teşvikleri var ancak bunlar yeterli değil” dedi.
Özellikle yurtdışında katma değeri yüksek ürünler üretmek konusunda çalışmalar yapıldığını söyleyen Gürcan, “Türkiye’de mobilya fiyatları kilogram başına 3.5 – 4 dolar arasındadır. Biz MOBSAD üyeleri olarak bunu kilogram başına 25 dolar civarlarına kadar çıkartmış durumdayız. Bunlar hem Türkiye mobilyası imajına katkı sağlıyor, hem de ciddi bir katma değer kazandırmış oluyoruz” dedi.

FOTOĞRAFLI 

Devamını oku

Popüler Başlıklar