Takip Edin

Güncel

Afyonkarahisar’da yaban hayatı fotokapana yansıdı

Yayınlanma tarihi

-

Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR, (DHA)- AFYONKARAHİSAR’da yaban hayatındaki canlıların araştırılması çalışmaları kapsamında kızıl geyik, domuz, tilki, çakal ve kurt fotokapanla görüntülendi.
Afyonkarahisar’ın farklı kırsal alanlarına yerleştirilen fotokapanlar yaban hayatının ayrıntılarını ortaya çıkarıyor. Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama Araştırma Merkezi görevlileri tarafından kurulan fotokapanlarla bölgedeki hayvan popülasyonu ve nesli tehlike altında olan hayvanlar tespit edilmeye çalışılıyor. Son yapılan çalışma kapsamında bölgedeki kızıl geyik, domuz, tilki, çakal ve kurt fotokapanla görüntülendi.
Merkez Müdürü Doç. Dr. Uğur Cengiz Erişmiş, Afyonkarahisar’ın yaban hayatıyla ilgili resmi çalışmaların 2013 yılında başladığını söyledi. Doç. Dr. Erişmiş, “2016 yılından sonra da izlemeye dönük yani tehdit altında olan türler üzerinde izleme işlemleri yapıldı. Bu yaban hayatı içerisinde sürüngenler, kurbağalar, kuşlar ve memeliler oluşuyor. Ayrıyeten iç sular dediğimiz balıklarla ilgili de izlemelere devam etmekteyiz. Doğa Koruma Biyoizlem Uygulama Araştırma Merkezi koordinatörlüğünde bu çalışmalar devam ediyor” dedi.
‘MEMELİ TÜRLERİN 45’İ AFYONKARAHİSAR’DA’
Türkiye’de 170 memeli hayvan türü bulunduğunu, bunlardan 45’inin Afyonkarahisar’da olduğuna dikkati çeken Erişmiş, fotokapanlarla birçok yaban hayvanını görüntülediklerini anlattı. Erişmiş, şöyle devam etti:
“Fotokapanlara takılan bazı hayvanlar kızıl geyik, çakal, kurt, domuz, tilki, sansar, kaya sansarı ve porsuk. Burada hedefimiz 3 hayvanı daha gözlemlemek. Sırtlan, bunun olasılığı düşük. Bir vaşak görüntüsü, çevre illerde olduğundan dolayı beklentimiz şehir baskısından dolayı bu tarafa gelirse diye görüntülemeyi arzu ediyoruz. Bir de boz ayı görüntülemek en büyük hedeflerimiz arasında yer alıyor. İnşallah başarabiliriz.”

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Üniversiteli Gülistan’ı arama çalışmaları 17’nci günde

Yayınlanma tarihi

-

TUNCELİ, (DHA)- TUNCELİ’de 5 Ocak gününden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (21), arama çalışmaları 17’nci günde sürerken, anne Bedriye Doku, kızının bulunması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’dan yardım istedi.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak’ta kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Diyarbakır’da oturan Gülistan’ın ailesi, kızlarının kaybolduğu gün Tunceli’ye gelerek, güvenlik güçlerine ihbarda bulunmasıyla arama çalışmaları başlatıldı. Yapılan tespitlerle Gülistan’ın son görüldüğü Uzançayır Baraj Gölü bölgesinde arama çalışmaları başlatıldı. 
ARAMA ÇALIŞMALARI 750 BİN METREKAREYE YAYILDI
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, dalgıç polisler, polis özel harekat, İstanbul, İzmir, Ankara, Konya, Diyarbakır, Adıyaman ve Elazığ itfaiyecilerinden oluşan 150 kişilik ekip, Gülistan’a ulaşmak için seferber oldu. Tunceli Jandarma Komutanlığı’na bünyesindeki ceset ve iz bulma köpeği karadan 60 kilometrelik bir alanda Gülistan’ın izini sürdü. Uzunçayır Baraj Gölünde bugün arama çalışmaları, 8 ekip tarafından 750 bin metrekareye yayıldı. Ekipler 2 bin 500 metre uzunluğunda 300 metre genişliğinde 8 ayrı bölgede arama çalışmalarını sürdürüyor.
ANNESİNDEN EMİNE ERDOĞAN’A ÇAĞRI 
Kızı Gülistan için yapılan arama çalışmaları bölgesine gelen anne Bedriye Doku, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’dan yardım talebinde bulundu. Anne Bedriye Doku, kızının kaybolmasında erkek arkadaşı Rusya vatandaşı Z.A.’yı sorumlu tutarak, şunları söyledi:
“Sayın Emine Erdoğan’a sesleniyorum bana yardımcı olun. Ben de anneyim sen de bir annesin. Benim kızım Türkiye’nin kızıdır. Ben burada her gün ölüyorum. O çocuk yüzünden benim kızımın başına bunlar geldi. O benim kızımı kandırdı. Ne yaptıysa o çocuk yaptı neden onu tutuklamıyorsunuz ? Bir çocuk akşam eve gelemezse o ana ne yapar. Kızım ölüyse ölüsünü diriyse dirisini tüm Türkiye’den istiyorum. Kızım yaşıyorsan lütfen gel gel.  Kimse sana bir şey demiyor bana bir telefon aç yeter. Biz kaç gündür burada öldük bittik. Kızım ne olursun gel artık. Gelmiyorsan bana bir telefon aç, o telefon bana yeter.” 

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Boşandığı eşini dövüp, pompalı tüfekle vurdu

Yayınlanma tarihi

-

Tolga TAHÇI/ İZMİR, (DHA)- İZMİR’in Buca ilçesinde Orkun Ç., işe gitmek için otobüs bekleyen boşandığı Büşra Y.’yi dövüp, pompalı tüfekle vurarak ağır yaraladı. Olay anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, saat 08.00 sıralarında Buca ilçesi 914/1 Sokak’ta meydana geldi. Alsancak semtinde kuaförde çalışan bir çocuk annesi Büşra Y., işe gitmek için otobüs beklerken, boşandığı Orkun Ç. geldi. Burada ikili arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Orkun Ç., Büşra Y.’yi dövmeye başladı. Yaşanan boğuşmanın ardından Orkun Ç., montunun içine kolduğu pompalı tüfeği çıkarıp Büşra Y.’ye ateş etti, ardından da tekmeleyip kaçtı. Büşra Y. kanlar içinde yere yığılırken, çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Büşra Y., yapılan ilk müdahalenin ardından Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, Orkun Ç.’yi suç aleti silahla birlikte kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Orkun Ç.’nin ilk ifadesinde kıskançlık nedeniyle Büşra Y.’yi vurduğunu söylediği belirtildi.
Olay anı ise bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Orkun Ç.’nin, Büşra Y.’yi zorla ara sokağa götürerek dövdüğü, ardından çıkan boğuşmada tüfeği çıkarıp vurduğu görüldü. Büşra Y. yere yığılırken, Orkun Ç.’nin, Büşra Y.’yi tekmeleyip, kaçtığı kamera kayıtlarına yansıdı.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Orhan Kemal’in bir süre yaşadığı ev yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya

Yayınlanma tarihi

-

Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/İSTANBUL (DHA) Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Orhan Kemal’in 1954-1966 yılları arasında yaşadığı Fatih Cibali’deki iki katlı kargir evinin dışında çatlaklar oluştu.  ‘Müfettişler Müfettişi’, ‘Evlerden Biri’, ‘Sokakların Çocuğu’, ‘Suçlu’ adlı romanlarını yazdığı bu ev yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya.

“ROMANLARINDA BAHSETTİĞİ MEŞHUR SİNEKLİ KÖFTECİ BABAMIN LOKANTASI”
Türk edebiyatının önemli isimlerinden Orhan Kemal’in Cibali’de bir süre kaldığı 2 katlı ev yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Binanın dışındaki çatlaklar dikkat çekerken Orhan Kemal’in romanlarında ‘Sinekli Köfteci’ diye geçen lokantanın sahibi ve  yakın arkadaşı olan Mustafa Kemal Kutlu’nun oğlu Süleyman Embiya Kutlu binanın müze olması gerektiğini belirterek, “67 senedir burada yaşıyorum. Orhan Kemal ile beraber yargılanan Mustafa Kemal Kutlu’nun oğluyum. Nam-ı değer sinekli köfteci. 1966 senesinde beraber yargılandılar.  1954 yılında buraya geldi. Babam burada lokantacıydı. Romanlarında bahsettiği meşhur sinekli köfteci benim babamın lokantası. 1966 yılında cezaevinden tahliye olduktan sonra 72. Koğuş sahnelendi ve burayı terk etti gidip basın sitesinden ev aldı. Bu evin duvarında ‘Orhan Kemal 1954 -1966 yılların arasında burada yaşadı’ yazılı mermer bir tabela vardı. Şu an burada yaşayan insanlar bu tabelayı kaldırdı.  Buraya gelen öğrenci arkadaşlar, ziyaretçiler burayı müze zannediyor. Buranın müze olması gerekir. Orhan Kemal’in ailesi de burayı satın almak istiyor. Ev sahipleriyle görüştüler ama satmıyorlar.” dedi.
Orhan Kemal ile babasının lokantasında beraber yemek yediklerini söyleyen Kutlu ” 1948 ile 1975 yılları arasında faaliyet gösteren, Orhan Kemal’in kitaplarında geçtiği ‘sinekli köfteci’ denilen yer babamın lokantası. Orhan Kemal sabahları buraya gelir, çorbasını içer ve Bab-ı Ali’ye gider, akşam gelir ve babamla birlikte otururdu. En çok sevdiği yemekte kuru fasulye ile ızgara köfteydi” diye konuştu.

“ÇATLAKLAR SIVA İLE GİDERİLDİ AMA SAKAT BİR EV”
Mahalle sakini Barbaros Karayel ise “Yazar Orhan Kemal burada 12 sene yaşamış. 20 senedir bu burada oturuyorum. Duvarlarında çatlaklar oluştu. Bu çatlaklar sıva ile giderildi ama sakat bir ev. Buraya sürekli öğrenciler geliyor.  Buranın restore olup müze olması çok daha güzel olur. ” dedi.  
(FOTOĞRAF)
 

Devamını oku

Popüler Başlıklar