Takip Edin

Siyaset

Ağbal: Türkiye’nin sahip oluğu genç nüfus, önemli bir fırsat

Yayınlanma tarihi

-

Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANLIĞI Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, “Türkiye, sahip oluğu genç ve dinamik nüfus yapısı itibariyle son derece önemli bir fırsata sahip” dedi.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, ‘2018 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması Ana Rapor Toplantısı’na katıldı. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından hazırlanan rapora ilişkin konuşan Ağbal, araştırmanın karar vericilere, politikacılara ve akademisyenlere bilgi desteği sağlayacağını ifade etti.
‘YAŞLANAN AVRUPA NÜFUSU DÜŞEN VERİMLİLİK ANLAMINA GELİYOR’
Önümüzdeki yıllarda Avrupa ve Kuzey Amerika’daki nüfusun yaşlanacağını belirten Ağbal, “Dünyanın en genç nüfusa sahip olan kıtası Afrika olacak. Bu Afrika için ileriye dönük olarak olağanüstü bir demografik fırsat penceresini meydana getiriyor. Yaşlanan Avrupa nüfusu önümüzdeki yıllarda karşımıza, düşen verimlilik, azalan rekabet ve bağımlılık oranlarında artış anlamına geliyor. Demografiyle, ekonomik-sosyal gelişmeler arasında karşılıklı bir doğrudan ilişki söz konusu” dedi.
‘SON DERECE ÖNEMLİ BİR FIRSAT’
Daha sonra Türkiye’nin dinamik ve genç bir nüfus yapısına sahip olduğuna dikkat çeken Ağbal, “Bu, içinde bulunduğumuz dünyada ve gelecekte Türkiye’yi bölgesinde ve küresel olarak rekabetçi kılacak en önemli özelliklerden bir tanesi. Her ne kadar Türkiye için 2050 yılına dönük olarak yaşlanma olgusunu konuşuyor olsak da, bu araştırmanın sonuçları da buna işaret ediyor olsa bile bugün hala Türkiye, sahip oluğu genç ve dinamik nüfus yapısı itibariyle ki bu nüfusun yaklaşık yüzde 25’ine tekabül ediyor, son derece önemli bir fırsata sahip. Bunu çok iyi kullanmamız gerekiyor” diye konuştu.
ARAŞTIRMA KALKINMA PLANIYLA UYUMLU
Geçtiğimiz aylarda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçen 11’inci Kalkınma Planı’nı anımsatan Strateji ve Bütçe Başkanı Ağbal, “Merkezinde insan, refah, kapsayıcılık, sürdürülebilirlik olan bir kalkınma planı. Plan içinde özellikle refahın artırılması, refahın paylaşımının adaletli bir şekilde yapılması, ekonomide sürdürülebilirlik bakımından özellikle imalat sanayi veya sanayinin ekonomideki payının artırılmasına dayalı bir yaklaşım söz konusu ve burada özellikle insana yapılan vurgu itibariyle planın bir bölümünün özel olarak nitelikli insan, güçlü toplum temasına ayrılmış olması çok önemli. Bu çalışmada ortaya konulan sonuçlarla, istatistiklerle, kalkınma planında ortaya konulan hedeflerin uyumlu olduğunu, burada ortaya çıkan sonuçların, kalkınma planında ortaya konulan politikalarla uyum içinde olduğunu görmek bizi de sevindirdi” değerlendirmesinde bulundu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, Bingöl’de

Yayınlanma tarihi

-

Aziz ÖNAL/BİNGÖL,(DHA)- ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, yapımı süren Bingöl- Sancak karayolunun şantiyesinde incelemelerde bulundu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, çeşitli inceleme ve temaslarda bulunmak için Bingöl’e geldi. Kenti Erzincan’a bağlayacak yapımı süren Bingöl- Sancak karayolunda incelemede bulunmasının ardından Bakan Turhan, beraberindeki AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile birlikte Vali Kadir Ekinci’yi ziyaret etti. 
Valilikte ziyaretiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Turhan, yapımı süren çalışmaların tamamlanmasıyla Bingöl’de yaşayanların yaşam standardının artacağını söyledi. Bingöl’de bölünmüş yol çalışmalarının büyük ölçüde tamamlandığını söyleyen Bakan Turhan, şöyle konuştu: 
“Bingöl- Diyarbakır kara yolu arasındaki kesimde Bingöl içerisindeki çalışmalarımız tamamlandı. Diyarbakır sınırları içerisindeki çalışmalarımız ise devam ediyor. Bu kara yolunun üst yapısının fiziki standartlarını iyileştirmek amacıyla çalışmalarımız devam etmektedir. Çalışmalar görünüşteki diğer sektörlerdeki gelişmelere de önemli ölçüde katkı sağlıyor. Bingöl turizm, tarım, sanayi, tekstil, eğitim, sağlık alanında önemli atılımlar yapmış bir ilimiz. Bazı ilçe yollarımızda il yollarımızdaki çalışmalarımız sürmektedir. Bu çalışmaları tamamladığımızda inanıyorum. Bingöl’de yaşayan insanlarımızın yaşam standardı yaşam kalitesi daha da artacak Bingöl’e yatırımlar daha da artacak.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Komisyon Başkanı Çelik: Muhtar, ailelerin örgütlenmesinde öne çıkıyor

Yayınlanma tarihi

-

Besti KARALAR-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- AKSARAY’da otizmli öğrencilerin yuhalandığı Mehmetçik İlkokulu’nda inceleme yapan TBMM Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozuklukları Araştırma Komisyonu’nun Başkanı Kemal Çelik, izlenimlerini anlattı. 28 otizmli öğrenci bulunan okulda diğer öğrencilerin başka okula taşınacağı yönünde bir dedikodu yayıldığını söyleyerek, “Aileler ‘Biz mahallemizi terk mi edeceğiz?’ diye panik oluyorlar. Mahallenin muhtarı da, ‘Merak etmeyin ben buradayım’ diyerek, ailelerin örgütlenmesinde kendini öne atıyor, olayın aslı bu” dedi. 
TBMM Down Sendromu, Otizm ve Diğer Gelişim Bozuklukları Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik, Aksaray’da otizmli öğrencilere ayrımcılık iddiasıyla ilgili yaptıkları incelemelere ilişkin DHA’ya açıklama yaptı. Kendisinin de 11 yaşında hasta bir çocuğu olduğunu belirten Çelik, bu konuda çok hassas olduğunu ifade ederek, “Benim küçük oğlum down sendromlu, hem otizm hem de serebral palsi var. Ben burada bir tarafım. O otizmli çocukların ailesi gibi biz de zamanında çok sıkıntı çektik. Otizmli çocuklar için en önemli olan şey ‘kaynaştırma eğitimi’. Yine bu hastalıklarda ön önemli şey erken tanı, erken müdahale, erken eğitim ve kaliteli eğitim. Bu çocuklara özel bir eğitim gerekiyor. Bu da kaynaştırma eğitimi” dedi.
‘MUHTAR ÖRGÜTLÜYOR’
Aksaray’da inceleme yaptıkları okulda 780 öğrenciden 28’inin otizmli olduğunu vurgulayan Kemal Çelik, “İşin aslı, 1 yıl önce özel gereksinimli çocukların okulda kalacağı, çoğunlukta olan çocukların ise başka okullara gönderileceği şeklinde bir şaibe yayılıyor. Olayın aslı ise tam tersi; özel gereksinimli öğrenciler için başka bir yer yapıldığı ve bu çocukların yeni yapılan yere gönderileceği.  Ancak yanlış anlaşılınca, çoğunlukta olan öğrencilerin aileleri de o mahallede oturdukları için, ‘Biz mahallemizi terk mi edeceğiz?’ diye panik oluyorlar. Biliyorsunuz muhtarlar aynı zamanda politikacı. Mahallenin muhtarı da, ‘Merak etmeyin ben buradayım’ diyerek ailelerin örgütlenmesinde kendini öne atıyor. Diğer taraftan da gereksinimli çocukların aileleri çok hassas. Dolayısıyla da aileler arasında bir tartışma yaşanıyor. Bu tartışma sosyal medyaya yayılınca olay başka bir yere kayıyor, olayın aslı bu. Otizmli çocukların yuhalanması doğru değil” dedi.
‘AKSARAY, HAFİFE ALINACAK BİR KONU DEĞİL’
Çelik, muhtar hakkında soruşturma yapılması gerektiğine dikkat çekerek, “Muhtarla ilgili bir soruşturma yapılmasında  fayda var. Çünkü ortada bir muhtar olayı var. Muhtar yanlış da anlaşılmış olabilir, iyi niyetli de olabilir, orasını bilemeyiz. Muhtar okulu sahiplenmiş. Ama Aksaray olayı hafife alınacak bir konu değil. Çünkü burada amacımız, iyi bir sonuca ulaşmak. Komisyon olarak da bunu sahiplendik” diye konuştu.
Komisyon olarak, iki tarafın  ailelerini dinlediklerini, tüm kurum ve kuruluşların yaptıkları çalışmaları, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini, ailelerin isteklerini tespit ettiklerini vurgulayan Çelik, en önemli hususun eğitim olduğunu dile getirdi.
‘OTİZM DAİRESİ’ KURULACAK’
Aksaray’da yaşanan olayın ardından, tespit ettikleri konuları Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlarına aktardıklarını dile getiren Çelik, şöyle dedi:
“Başta Aksaray olmak üzere tespit ettiğimiz konuları ilk olarak Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a anlattık. Sayın Bakan da hemen uygulanacak konuların talimatını verdi. İlk olarak, ‘kolaylaştırıcı kişi’, yani ‘gölge öğretmen’ ataması yapacağını söyledi. Okullardaki otizm levhalarının kaldırılması talimatını verdi. Özel öğretmen eğitimi konusunda çalışma başlatılacak. Ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sunum yaptık. Sayın Bakan da konuya hassas yaklaştı. Sağlık bakanımız da bir ‘otizm dairesi’ kurulacağını söyledi. Ve yine çok önemli çalışmalar başlatıldı. Toplumda otizm büyük salgın. Türkiye’de farkındalık olayı yok. 59 doğumdan 1 tanesi otizm. Herkes bu konu ile karşılaşabilir. Sizin çocuğunuz otizmli olmayabilir; ama bir yakınınızda olabilir. Torununuz otizmli doğabilir. Biz komisyon olarak il il geziyoruz. Güzel bir proje çıktı ortaya.”
‘YASAL DÜZENLEME ÖNERİMİZ OLACAK’
Komisyon çalışmalarını 27 Kasım’da tamamlayarak rapor haline getireceklerini anlatan Çelik, raporda yer alacak önerilerle ilgili de “Geldiğimiz  sonucu ve önerilerimizi kısa uzun ve orta vadeli önerilerimizi Sayın Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Belki yeni sisteme uygun Cumhurbaşkanlığı’nda belli bir koordinasyon kurulmasını önereceğiz. Yerel yönetimleri bu konuda daha aktif hale getirmek için bir yasal düzenleme önerilerimiz olacak. Dil eğitimi ve terapi gibi konularda önerilerimiz olacak. Komisyon çalışmalarımız 27 Kasım’da bitecek; ama biz komisyon olarak gönüllü olarak bu işi takip edeceğiz” diye konuştu.
FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Türklerin yüzde 41’i Amerika’nın sözüne güvenmiyor

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)- Türkiye ile ABD ilişkilerinin sorgulandığı araştırmadan çarpıcı sonuçlar elde edildi. Araştırmaya katılanların yüzde 41,4’ü ABD’yi sözüne güvenilmez bir ülke olarak tanımlarken, sömürgeci olarak görenlerin oranı yüzde 58,9 çıktı. Türkiye NATO içerisinde kalmaya devam etmesi gerekir diyenlerin oranı ise yüzde 49,3.

Araştırma şirketi AredaSurvey Türkiye ile Amerika ilişkilerini ele alan bir araştırma gerçekleştirdi. 4 bin 36 kişi ile 5-11 Ekim tarihleri arasında yapılan çalışmada ekonomik yatırımlar, Türkiye ile ABD ilişkileri, Türkiye’nin dış politikası gibi konular ele alındı.

Vatandaşların yüzde 49,3’ü Türkiye’nin NATO içerisinde kalmaya devam etmesi gerektiğini söylerken yüzde 33,8’i de NATO’dan çıkması yönünde görüş bildirdi.

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ

Araştırmaya katılanların yüzde 41,4’ü, iki ülke arasında yaşanan sorunların Amerika’nın vaadlerini yerine getirmeyen, sözüne güvenilmez bir ülke olmasına bağladı. Yüzde 28,5’i ise ABD’nin Ortadoğu başta olmak üzere dünyada sömürgeci devlet gibi davranmasına bağladı. Yüzde 12,5’i de ABD’nin PKK/PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görmemesi şeklinde yorumladı.

ABD TÜRKİYE’Yİ NASIL GÖRÜYOR?

Katılımcıların yüzde 59,6’sı ABD’nin Türkiye’yi mecburen iş birliği yapması gereken bir ülke olarak gördüğünü söylerken, yüzde 12,9’u da ‘düşman ülke’ olarak gördüğünü belirtti. Yüzde 10,3 ise ABD’nin Türkiye’yi ‘stratejik ülke’ olarak değerlendirdiğini aktardı.

ABD’yi tek kavram ile tanımlamak gerekirse, nasıl tanımlarsınız? Sorusuna katılımcıların yüzde 58,9’u ‘sömürgeci’ derken yüzde 23,5’i ‘düşman’, yüzde 16’sı ‘menfaatçi’ diye tanımladı.

Türkiye’nin dış politikasını yürütürken Türk dünyası ülkeleriyle iş birliği yapması gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 45,1 oldu. Yüzde 15,3’ü Avrupa Birliği, yüzde 10,6’sı İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleriyle iş birliği vurgusu yaptı.

Katılımcıların yüzde 45,9’u Türkiye’yi Türk dünyasının bir parçası olarak görürken, yüzde 27’si İslam dünyasının bir parçası olarak gördüğünü söyledi. Yüzde 17’si de Avrupa’nın bir parçası olarak gördüğünü belirtti.

 

Devamını oku

Popüler Başlıklar