Takip Edin

Siyaset

Bakan Dönmez: Doğu Akdeniz tüm Türkiye’nin meselesidir

Yayınlanma tarihi

-

ANKARA, (DHA)- ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Doğu Akdeniz tüm Türkiye’nin meselesidir. Dün buradaydık, bugün de buradayız, yarın da burada olacağız” ifadelerine yer verdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Doğu Akdeniz’de yapılan çalışmalarla ilgili Twitter hesabından açıklamada bulundu. Bakan Dönmez, açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Yavuz, Karpaz-1 kuyusunda 1 aydır; Fatih, Finike-1 kuyusunda 4 aydır sondajlarına, Barbaros Hayreddin Paşa gemimiz de 2 yıldır sismik çalışmalara Doğu Akdeniz’de devam ediyor. Doğu Akdeniz tüm Türkiye’nin meselesidir. Dün buradaydık, bugün de buradayız, yarın da burada olacağız.”

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

AK Partili Zengin: Özkoç’un o ifadesi ile ilgili dava açabilirim

Yayınlanma tarihi

-

Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT, (DHA) – ADALET ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP’li Engin Özkoç’un kendisine hitaben söylediği, ‘ulan’ ifadesi için, “Ben maalesef o telaş içinde kaçırmışım. O ifade ile ilgili dava açabilirim. Çünkü genel kurulda onunla ilgili bir özür olmadı. Ben onu yazılı olanları okuduktan sonra gördüm” dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili ve Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Kadın ve Demokrasi Derneği Tokat Şubesi tarafından düzenlenen ‘Ailede Huzur ve Kadın’ konulu panele katılmak üzere memleketi Tokat’ta geldi. Konferans öncesinde basın mensuplarına açıklamada bulunan Zengin, TBMM Genel Kurulu’nda, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un sarf ettiği, “Bu kadına haddini bildirin” sözleriyle ilgili açıklama yaptı. Çok gergin bir hafta geçirdiklerini ifade eden Zengin, “Genel kuruluda, bütün Türkiye kamuoyu şahit oldu. Bundan tam 20 yıl önce yaşanan bir olayın tekrarını biz genel kurulda yaşadık. Onların grup başkan vekili bir özür diledi ama o özrün dilenmesi biraz zaruriyete binaendi. Çünkü özür dilemeseydi ceza alacaktı. Ve genel kurul devam edemeyecekti. O genel kurulun akışı için gerekiyordu. Fakat tüm bunlara rağmen ben orada bir konuşma yaptım ve devamında da bizim konuyu konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim söylediğimizin pek çok teyidi oldu. CHP zihniyeti dediğimiz o yaklaşımın, o duruşun, refleks olarak tezahürünü genel kurulda yaşamış olduk” dedi.
‘YASAL YOLLARA BAŞVURABİLİRİM’
Zengin, yazılı metni okuduklarında farklı ifadeler de bulunduğunu fark ettiklerini belirterek, “En azından bu cümlenin bizdeki karşılığını nasıl bir tahribat yarattığını öğrenemediler diye düşünüyorum. Genel başkanları başörtülülerle alakalı olumlu cümle söylerken bir taraftan bakıyorsunuz, kendi genel başkanlarını çok iyi dinlemeleri lazım en azından. Bizi anlama zorluğu çekiyorlar, onu fark ediyorum. Bir de başında ‘ulan’ varmış. Ben maalesef o telaş içinde kaçırmışım. O ifade ile ilgili dava açabilirim. Çünkü genel kurulda onunla ilgili bir özür olmadı. Ben onu, yazılı olanları okuduktan sonra gördüm. O ifade ile ilgili yasal yollara başvurabilirim. Bizim genel kurulda beklediğimiz, her zaman kendimizi ifade ederken belli bir edep içerisinde, muhatabımızın şahsına değil, fikirlerine cevap vermek anlamlı” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

CHP ‘Cumhuriyet Halk Fırkası’ zihniyetini ortaya koydu (2)

Yayınlanma tarihi

-

‘ERKEN SEÇİM TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDE DEĞİLDİR’ 
AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Ordu Valiliği’ni ziyaret etti. Vali Seddar Yavuz tarafından karşılanan Kurtulmuş, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin bazı siyasi parti temsilcilerinin ‘erken seçim’ çağrısını hatırlattığı Kurtulmuş, 2023’e kadar Türkiye’nin genel seçim yapmasının mümkün olmayacağını söyledi. Kurtulmuş, “Şimdi bir kere erken seçim, öncelikle siyasi şartların olgunlaşması durumunda ortaya çıkan bir meseledir. Türkiye’de de geçmiş dönemlerde erken seçim oldu. Şunu çok açık ifade ederim; Türkiye, seçimden daha yeni çıktı. Türkiye geçtiğimiz 4 yıl içerisinde 5 tane önemli seçim gerçekleştirdi. Genel seçimler, yerel seçimler, Anayasa referandumu ve Cumhurbaşkanlığı seçimi oldu. Dolayısı ile Türkiye zaten seçimler dönemini geride bıraktı ve bu seçimlerden sonra ne söyledik, bundan sonra 2023’e kadar Türkiye’nin genel seçim yapması mümkün değildir. 2024’e kadar da yerel seçimler gündeme gelmeyecektir. Hele ki yeni bir sistemde erken seçim kararının alınabilmesi için hem Cumhurbaşkanlığı seçiminin hem de parlamento seçiminin yenilenmesi lazım. Yani herhangi bir grup parlamento seçimini yenilemek istiyorsa, bu Cumhurbaşkanlığı seçiminin de yenilenmesi anlamındadır. Cumhurbaşkanlığı Türkiye’yi erken seçime götürecekse bu parlamentonun da yenilenmesi anlamındadır. Dolayısı ile erken seçim kararının alınabilmesi eskiye göre siyaseten daha zordur. Hatta Türkiye’nin bugünkü şartları içerisinde böyle bir konunun gündeme getirilmesi hemen hemen imkansızdır” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN SEÇİM TARTIŞMALARI İLE KAYBEDECEK BİR VAKTİ YOKTUR’
Uluslararası alanda ortaya çıkan üstün performans nedeniyle muhalefetin rahatsızlık duyduğunu ve erken seçim istediğini kaydeden Kurtulmuş,  “DEAŞ’ından PYD’sine kadar bir sürü uluslararası tehditle boğuşurken, Doğu Akdeniz’den Türkiye köşeye sıkıştırılmaya çalışılırken, ayrıca Ege’de yeniden Türkiye’ye karşı bir takım hareketlilikler gündeme getirilirken, böyle bir ortamda Türkiye’nin seçim tartışmaları ile kaybedecek bir vakti yoktur. Erken seçim Türkiye’nin gündeminde değildir. 2023’te genel seçimi, 2024’te de Allah nasip ederse yerel seçimi yaparak, Türkiye yoluna devam edecektir. Erken seçim tartışmaları, Türkiye’nin bu duruşuna ve uluslar arası alandaki meydan okumalara karşı Türkiye’nin dirayetli duruşuna zarar verir, Türkiye’de lüzumsuz yere yeni bir tartışmanın kapısını açar, vakit kaybettirir. Bunun doğru olmadığını, siyaseten de doğru olmadığını ve Türkiye’nin gerçekten bugünkü milli hassasiyetleri ve menfaatleri bakımından da hiçbir şekilde doğru olmadığını ifade etmek isteriz. Seçim vaktinde yapılacaktır, o da bellidir. 2023-2024’te Türkiye birisi milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimi, diğeri de yerel seçim olmak üzere inşallah o tarihlerde gidecektir” dedi.
‘HODRİ MEYDAN’
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden parlamenter sisteme dönülmesi ile ilgili eleştirilere de cevap veren Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Muhalefetteki dostlarımıza da arkadaşlarımıza da rakiplerimize de şunu tavsiye ederiz; Türkiye’de bir referandum yapılmamış ve Türkiye’de halk referandumla anayasayı değiştirme kararı alıp, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmemiş gibi konuşulamaz. Türkiye’de hangi sistemin ne şekilde oluşturulacağının yolu bellidir. Bu da anayasal değişiklik gerektirir. Yani eğer parlamentoda bunların dışardan konuşmak yerine, eğer parlamentoda bir anayasal değişiklik sürecini yapabilecek güç ve imkan görüyorlarsa buyursunlar hodri meydan, parlamentodan anayasa değişikliğini geçirsinler. Eğer sayımız o kadar yok, referandumda halk verir diyorlarsa, yine parlamentoda belli bir sayıyı bulmak lazım. Yani anayasa tartışması her zaman yapılabilir. Bizde siyasi hayatımız boyunca çok kere anayasanın değiştirilmesi ilgili görüşlerimiz oldu ama parlamenter sisteme nasıl geçileceği, yolu bellidir. Falanca parti istiyor diye parlamenter sisteme geçilmez. Millet isterse, anayasa değişikliği yaparsa, uygun görürse, parlamentoda gerekli oy bulunursa bunun yolu açılır.”  

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Cemaati olmayan cami yetim ve öksüzdür (2)

Yayınlanma tarihi

-

‘REHAVETE KAPILMA HAKKIMIZ YOK’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bilal Saygılı Cami ve Külliyesi’nin açılışının ardından partisinin İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Parti binasının balkonundan kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İzmir’de AK Parti’nin aldığı yüzde 39’luk oy oranını hatırlattı. Erdoğan, “İzmir’e, Büyükşehir Belediyesi vasıtasıyla getirmek istediğimiz hizmetler için bu oran yeterli olmadı. Kardeşlerim, bizim anlayışımızda seçmene küsme, darılma hele hele vatandaşı suçlama gibi bir durum asla söz konusu olamaz. Siyasette daima hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekin anlayışıyla hareket eden bir hareketiz. Nefsimizi sineye çekiyor, eksiklerimizi yanlışlarımızı telafi etmeye çalışıyoruz. Kardeşlerim, bugünlere sürekli kendimizi yenileyerek, geliştirerek geldik. Rehavete kapılma hakkımız yoktur. Herkes yorulsa bizim böyle bir lüksümüz olamaz. Herkes kızsa darılsa gücense bile biz bu şekilde asla davranamayız” dedi.
‘ARAMIZDAKİ SARSILMAZ BAĞI ANLAYAMADILAR’
AK Parti’yi geçmişin kalıplarıyla tanımlamaya çalışanların yanıldığını belirten Erdoğan, “Biz ‘Aşk ile çalışan yorulmaz’ diyerek bu yolda yürüdük. Siyaseti ikbal kapısı olarak değil mensubu olmaktan gurur duyduğumuz milletimize hizmet vesilesi olarak görüyoruz. Tüm kardeşlerimize hizmet etme sorumluluğumuz var. Unutmayın; milyonlar Türkiye’den bunu bekliyor. Milyonlar sizden, bizden bunu bekliyor. Mazlumlar, mağdurlar sizden, bizden bunu bekliyor. Türkiye’yi 2023 hedefleriyle 2053 ve 2071 vizyonuyla buluşturmak için milletimize söz verdik. Bu hareketi günlük siyasetin kavramlarına hapsetmeye çalışanlar hayal kırıklığı yaşıyorlar. AK Parti’yi geçmişin kalıplarıyla tanımlamaya çalışanlar yanıldılar. Kavgayı çıkar çatışmasını siyasetlerinin merkezine yerleştirenler, bizim aramızdaki şu muhabbeti, sarsılmaz bağı bir türlü anlayamadılar. Bizim gözümüzde tüm makamlar, unvanlar geçicidir, fanidir. Milletimizin kendisine hizmet etmemiz için bize verdiği emanettir. İşte bu ana muhalefet, bu CHP bunların farkında değil” diye konuştu. 
‘BUNLAR EDEPSİZ’ 
CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç’un, AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’e Genel Kurul’da “Bu kadına haddini bildiriniz” dediğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
“Bunlar özellikle lafı geldiğinde hanım kardeşlerimize saygı gösterdiklerini söylerler. Yalan. İşte parlamentoda Grup Başkan Vekilimiz Özlem kardeşimize ne yaptıklarını izlediniz değil mi? Gördünüz değil mi? İfadeye bak ‘Ulan şu kadını susturun’. Şimdi ben buradan sesleniyorum CHP’ye gönül veren hanım kardeşlerime sesleniyorum. ‘Ulan şu kadını susturun’, böyle bir ifade kullanılabilir mi? İşte bunu kullanıyorlar. Ben ne dedim? Bunlar edepsiz, bunlar ahlaksız. Bir hanımefendiye bu ifadeyi kullanacak kadar edepsiz, ahlaksız. Bunlar bu parlamentoda 50 civarında kadın milletvekili olan AK Parti’nin bu duruşunu hazmedemiyorlar. Bunlara göre kadın ne olmalı? Bunlara göre kadın hizmetkar olmalı. Kadın bahçıvan olsun; tarlada, bahçede, oralarda domates toplasın, biber toplasın. Karşılarında bir hukukçu gördükleri zaman kuduruyorlar. Özlem hanım bir hukukçu, hazmedemiyorlar. Bunların içinde mühendis arkadaşlarımız var, doktorlar var, hazmedemiyorlar. Onlar istese de istemese de inşallah AK Parti’nin kadınları, bunları aşa aşa iktidara yürüyorlar.”
‘EN KÜÇÜK REHAVETE FIRSAT VEREMEYİZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin kongre sürecine girdiğini hatırlatarak, teşkilatların yenilenmesi çağrısı yaptı. Erdoğan, “Kardeşlerim, ülke genelinde 31 Mart seçim sonuçları için değerlendirmelerimizi samimiyetle yaptık, yapıyoruz. Güçlü ve zayıf yanlarımızı tartarak, eksiklerimizi gidererek, partimizi çok daha güçlü şekilde geleceğe taşımanın gayreti içindeyiz. Kardeşlik bağlarımızı güçlendirdiğimiz, partimizi yenilediğimiz taze bir ruhla yeni bir heyecanla yola revan olduğumuz farklı bir görev olacaktır. İzmir bu sesi verecek mi? Kongrelerimizde ortaya çıkacak yeni teşkilat yapılanmamız 2023- 2024 başarılarımızda kilit rol oynayacaktır. Bulunduğunuz yerlerin Ömer’lerini, Hatice’lerini bulun çıkarın. Güçlü kadrolarla geleceğe yürüyelim. Bunun için en küçük rehavete, ihmale, hataya fırsat veremeyiz. Tıpkı bir kuyumcu titizliğiyle adeta kılı kırk yararak çalışıyoruz. Şiddete ve teröre bulaşmadığı sürece her türlü görüşün başımızın üzerinde yeri var” dedi.
‘ESED’E ADAMLARINI NİYE GÖNDERDİN?’
Terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerde bulunarak, “Terörün inine girdik mi? Teröristleri adım tadım takip ediyor muyuz? Artık kaçacak delik arıyorlar. Onlar kaçıyor, biz kovalıyoruz. İzmir size sesleniyorum. Suriye’de Barış Pınarı Harekatı ile bizim sınırlarımızı taciz eden teröristlere hadlerini bildirdik mi? Şimdi o terör koridorunu yapamadılar. Bay Kemal ne dedi? ‘Bizim Suriye’de ne işimiz var?’ Bay Kemal bizim Suriye’de işimiz var ya da yok da senin oralarda ne işin var? Esed’e adamlarını niye gönderdin? Bütün bunları söylerken bakıyorsun PYD/YPG bu örgütlerle bay Kemal iş tutuyor. HDP, PKK’nın desteği ile orada değil mi? Onlarla birlikte Ankara, İstanbul’a neden yürüyorsun? Bir gün çık da ‘Bu PKK terör örgütüdür’ de. Duydunuz mu? Demedi, diyemez. Çünkü ürkektir, korkaktır, pısırıktır ve yalancıdır” diye konuştu. 
‘İSPAT EDEMEZSEN ÇEK GİT’
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde CHP’li bir isimle görüştüğü iddialarıyla ilgili Erdoğan, “Son günlerde tutturdu, güya ben Külliye’de bir CHP’li ile görüşmüşüm. Arkadaşlarım gerekli cevabı verdiler. ‘Öyle bir görüşme olmadı’ dediler. Bunu haber yapan gazeteci kayıp. Bay Kemal senin hayatın yalan. Bak İzmir’den, milletvekili olduğun ilden sesleniyorum sana. Eğer yiğitsen, bunu Cumhurbaşkanlığımı ortaya koyuyorum, acaba sen genel başkanlığını ortaya koyabiliyor musun? İspat ettin ettin, edemezsen çek git; ama yapamaz. Bugüne kadar ben bunu çok denedim. Hepsi birbirini bulmuş. O gazetenin köşe yazarı da bu kadar iddialı söylüyorum. Bizim hayatımıza yalan girmedi ama bunların hayatı yalan” dedi. 
’28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİN HORTLATILMASINA İZİN VERMEYİZ’
Türkiye’nin kendi iç kavgalarıyla kavrulan ülke haline getirilmesine izin vermeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: 
“Cumhuriyetimizi kuruluşundan 10 yıllar sonra demokrasiyle taçlandırmak, hamdolsun bize nasip oldu. Sadece eğitimde, sağlıkta, ulaştırmada, turizmde değil hak ve özgürlükler konusunda da ülkemizi farklı noktalara taşıdık. Milli iradeyi hakim kıldık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile en büyük yönetim reformunu başarıyla gerçekleştirdik. Haksızlığa, hukuksuzluğa maruz kalmış bir kadro olarak ayrımcılığa müsaade etmedik. Bölgesel milliyetçilik, ırka dayalı milliyetçilik yok bizde. Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Abaza, Boşnak ayrımı yok. Biz yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevdik. 40 yıllık siyasi hayatımızın hiçbir döneminde inancına, dünya görüşüne karışmadık. Kılık kıyafetinden dolayı hiçbir şekilde dışlamadık, ötekileştirmedik. Üniversite kapılarında başörtüsünden dolayı uygulanan zulümlere biz son verdik. Kat sayı olarak devlet kurumlarında kadınlara başörtüsüyle çalışabilme serbestisini biz getirdik. Eski Türkiye özlemiyle yanan, tutuşan bazı çevrelerin çeşitli kışkırtmalarına şahit oluyoruz. Başörtülü 2 kız yolda yürürken biri, bir çılgınlık yapıyor, başörtülü kızlarımıza saldırıyor. Bir araştırıyoruz, maalesef aynı zihniyet altından çıkıyor. Milletin inancıyla milletin değerleriyle insanımızın tarihiyle kültürüyle kavgalı bir kesimin tekrar eski alışkanlıklarına döndüğünü görüyoruz. Sözlü ve fiili şiddete dayanan bu provokasyonlara asla göz yummayız, yummayacağız. Hiç kimsenin 28 Şubat zihniyetini hortlatmasına izin vermeyiz. Yeni nifak tohumları ekilmesine tahammülümüz yok. Emniyet ve yargı kurumlarımız nefret suçlarıyla ilgili anında gereken adımları atacak. Ne kadar kışkırtırlarsa kışkırtsınlar, Türkiye’yi kendi iç kavgalarıyla kavrulan bir ülke haline getiremeyecekler.”

Nevra UÇKAÇ/İZMİR, (DHA)

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar