Takip Edin

Güncel

Bursa İpeği tescillendi

Yayınlanma tarihi

-

Cansel ORUÇ/BURSA, (DHA)- BURSA’ya özgü değerleri markalaştırarak kent ekonomisine kazandırmayı hedefleyen Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa bıçağının ardından Bursa ipeğini de tescil ettirdi. Böylelikle Bursa’nın Coğrafi İşaret Tescil Belgeli ürün sayısı 11’e çıktı.
Tarihi ipek yolunun Anadolu’daki son durağı olan ve Osmanlı döneminde başta Topkapı olmak üzere dünya saraylarını süsleyen ipek halı ve kumaşlar üreten Bursa, yaklaşık 2 asır sonra dünyaca ünlü ipeğiyle yeniden vitrine çıkıyor. Türk kültürünün en önemli parçalarından biri olmasına rağmen Gümrük Birliği ile ipek üzerindeki fonların kaldırılmasıyla ipek fabrikalarının bir bir kapanması ve çiftçilerin de para kazanamadıkları gerekçesiyle dut ağaçlarını kesmesiyle Bursa ipeği tarihin tozlu rafları arasındaki yerini almıştı. Osmanlı’nın en stratejik ürünü olan ve Avrupa’nın yıllarca vergi almadığı Bursa ipeğini yeniden eski ihtişamlı günlerine döndürmek için 2013 yılında ‘Bursa İpeği Hayat Buluyor’ projesini başlatan Bursa Büyükşehir Belediyesi, ilk olarak 1790 yılında kurulan ve kuruluşunda 270 kişinin istihdam edildiği Muradiye İpek Fabrikası’nda yıllar sonra yeniden üretime başladı. Projenin ikinci ayağında ise kaderine terk edilmiş olan tarihi ipek dokuma fabrikası, Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi olarak hizmete açıldı. Bursa’nın en fazla göç veren dağ ilçeleri olan Orhaneli, Harmancık, Keles ve Büyükorhan ilçeleri ile İnegöl’ün İhsaniye Köyü’nde dut yetiştiriciliğinin yaygın olduğu 16 noktaya dokuma atölyesi kuruldu. Bursa’da yıllarca üretimi yapılmayan ipek, dokuma eğitimi alan köylü kadınların hünerli ellerinde nadide halılara dönüşmeye başladı.
TESCİL EDİLDİ
Bursa’ya özgü değerleri markalaştırma konusunda kararlı adımlar atan Büyükşehir Belediyesi’nin 12 Ağustos 2015 tarihinde Bursa ipeğine Coğrafi İşaret Tescil Belgesi almak için yaptığı başvuru kabul edildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından gerekli inceleme ve araştırmalar yapılırken, 29 Mart 2019’da Bursa İpeği tescil edilmiş oldu. Askı itiraz sürelerinin de tamamlanmasının ardından kısa süre önce süreç tamamlandı ve Bursa İpeği, Bursa’nın Coğrafi İşaret Tescil Belgeli 11’inci ürünü oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi adına tescil sürecini takip eden Erdem Kaya Patent Şirketi Genel Müdürü Erdem Kaya, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ı ziyaret ederek, tescil belgesini teslim etti.
‘BU DEĞERE SAHİP ÇIKILMALI’
Bursa ipeği ile ilgili tescil sürecinin kısa süre önce tamamlandığını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Orhangazi Gedelek Turşusu gibi Karacabey Soğanı gibi İnegöl Köftesi ve Bursa İpeği de Bursa’mızın Coğrafi İşaret Tescil Belgeli 11’inci ürünü oldu. Bundan sonra da özellikle Bursa ipeğini yaşatmayla alakalı belediyemizin çalışmaları olacak ama özellikle Bursa’da satıcı arkadaşlarımıza ve bu işin ticaretini yapan herkese tavsiyemiz bu değerin korunması ve sahip çıkılması. İnanıyorum ki Bursa’nın yüz aklarından olan Bursa ipeği bu tescille beraber Bursa için daha fazla ekonomik değer haline dönüşecektir. Bursa ipeği zaten Bursa’nındı ama biz onu tescil etmiş olduk. Kozadaki hayvanın yediği yapraktan tutun da ipeğin ürün olarak teşhirine kadar geçen tüm süreçlerde bu ipeğin ortaya çıkışı bizim için önemli ve değerli. Biz artık bu değerimizi dünyaya tanıtma ve anlatmanın derdinde olacağız” diye konuştu.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin başvurusu ile Karacabey Soğanı, Orhangazi Gedelek Turşusu, İznik Çinisi, İnegöl Köfte, Gürsu Deveci Armudu, Gemlik Zeytini, Gemlik Atı, Bursa Şeftalisi, Bursa Siyah İnciri ve Bursa Bıçağının ardından Bursa İpeği de kentin Coğrafi İşaret Tescil Belgeli 11’inci ürünü oldu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Beşiktaş’ta dehşet: Polise yakalanmamak için intihar etti

Yayınlanma tarihi

-

Ali ABLAY/İSTANBUL,(DHA)-BEŞİKTAŞ’ta, polisin şüphe üzerine durdurmaya çalıştığı otomobilin sürücüsü, silahla başına ateş ederek intihar etti. Otomobilin arka koltuğunda ise intihar edenin ortağı üzeri kartonla örtülmüş, ağır yaralı olarak bulundu. İki ortağın olay öncesi birlikte yürüdükleri güvenlik kamera görüntülerine yansıdı.
Olay, dün saat 18.30 sıralarında, Beşiktaş Kültür Mahallesi’nde meydana geldi. Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelendikleri bir otomobili durdurmak istedi. Otomobil sürücüsü, durmayarak kaçmaya başladı. Bunun üzerine polis ile aralarında kovalamaca yaşandı. Polis ekipleri, otomobilin önünü keserek durdurdu. Yakalanacağını anlayan sürücü Umut G., başına silahla ateş ederek intihar etti. Otomobilin arka koltuğunda kartonla üzeri örtülmüş ve başına ateş edilerek ağır yaralanmış halde bir kişi bulundu. İntihar eden Umut G.’nin ortağı olduğu belirlenen Bekir H., hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Bekir H.’nin hayati tehlikesi ise devam ediyor.  
Olayla ilgili soruşturma sürerken Bekir H.’nin, Umut G. tarafından otomobilin arka koltuğunda bulunduğu yerde silahla vurulduğu değerlendiriliyor. Ortaklar arasında alacak verecek meselesinden dolayı sorunlar olduğu tespit edildi.

SON ANLARI KAMERADA
Umut G. ile Bekir H.’nin, olay öncesi bir AVM’de birlikte yürüdükleri güvenlik kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, iki ortağın olay öncesi, alışveriş merkezinden çıkarak, aynı otomobile bindikleri görülüyor.  
(FOTOĞRAFI)

Devamını oku

Güncel

Bayrampaşa’daki saldırganın davranışlarını psikiyatri uzmanı değerlendirdi

Yayınlanma tarihi

-

Müge YARIMBATMAN – İdris TİFTİKCİ / İSTANBUL, (DHA)- BAYRAMPAŞA’da kafede bıçaklı dehşeti değerlendiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Altın, “Uyuşturucu kişilerin muhakeme yeteneklerini bozar. Uyuşturucu etkisi altındaki kişiyi ikna etmek gerçekten çok zordur. Uyuşturucu etkisindeyken içinizden gelen dürtü neyse onu yaparsınız” dedi. 

“UYUŞTURUCU KİŞİLERİN MUHAKEME YETENEKLERİNİ BOZAR”
Bayrampaşa Yıldırım Mahallesi Şehit Kamil Balkan Caddesi’ndeki kafeye elinde bıçakla giren Bulgaristan uyruklu Milen Stoyanov Bahchevanov (33) bir bekçiyi yaraladıktan sonra vurularak öldürmüştü. Uyuşturucu kullandığı öne sürülen Bahchevanov’un davranışını Psikiyatri Uzmanı Dr. Murat Altın, “Kişilerin aldıkları uyuşturucu çeşitlerine göre farklılık göstermekle beraber genel olarak uyuşturucular kişilerin öncelikli olarak muhakeme yeteneklerini bozar. Bunlarla birlikte kendilerine veya çevrelerine, o anda mantıklı olmayan hareketler veya davranışlar göstermeye başlarlar. Bunlar basit bir sarhoşluk diyebileceğimiz bağırmaktan, nara atmaktan veya söylenmeyecek tarzda bir şey söylemekten başlayabilir. Fakat daha sonra bu giderek toplum kurallarını çiğnemek, dünkü olaydaki gibi diğer insanlara saldırmak olabilir. Alınan maddenin çeşidine göre halüsinasyonlar görmek, olmayan şeyleri görmek, hissetmek veya duymak şeklinde olabilir. O dönemde de kişilerde iyice saldırganlık, kendine zarar verme, insanlara zarar vermeye kadar giden basitten ağıra doğru birçok çeşitte davranış bozuklukları görülebilir” diye konuştu. 

“İKNA ETMEK GERÇEKTEN ÇOK ZORDUR”
Uyuşturucu etkisi altındaki bir saldırganın nasıl ikna edilebileceği konusunda Murat Altın, “Biriyle ortak noktada buluşabilmek için mantıklı konuşmanız gerekir ama eğer benim mantık merkezim dışarıdan bir şekilde kapatıldıysa ben mantıklı konuşamam. O an halüsileysem karşımdakilerin polis olduğunu algılayamayabilirim. ‘Benimle birileri konuşuyor ama acaba kimler’, ‘Benimle konuşanlar gerçekten polis mi’ veya ben de paranoya tezanlar başladığında ‘Bunlar polis kostümlerinde olan başka insanlar’ da diyebilirim. O yüzden de uyuşturucu etkisi altındaki bir kişinin, özellikle karşısındakinin polis olması veya başka bir ikna ekibinin olması çok bir şey değiştirmez. Kişi mantıklı düşünemediği için o anda bu kişiyi ikna etmek gerçekten çok zordur. Genel olarak bu tip durumlarda polisin çağırılmasının en önemli sebebi, kişi mantıklı düşünemediği için bu konuda eğitimli ve yetkili olan emniyet birimlerinin gerektiğinde fiziksel önlemler almasıdır” ifadelerini kullandı.

“İÇİNİZDEN GELEN DUYGU NEYSE ONU YAPARSINIZ”
Uyuşturucunun etkisindeki kişilerin korku durmasının zor olduğunu belirten Murat Altın, “Eğer mantıklı düşünmüyorsanız ve sebep sonuç ilişkisi kuramıyorsanız korku duymanız zordur. İçinizden gelen dürtü neyse onu yaparsınız. Bu tür maddeler korkusuzluk sağladıklarından veya korku duygularını yenmelerinden dolayı değil, kişilerdeki mantıklı düşünmeyi yok etmelerinden kaynaklı sebep sonuç ilişkisi kuramamalarından dolayı içlerinden geldiği gibi davranmalarıdır” dedi.

“VİZE UYGULAMALARINDA KİŞİLERİN UYUŞTURUCU ÖZGEÇMİŞİNE BAKILABİLİR”
Altın, “Öncelikli olarak bu tür uyuşturucu maddelerin ulaşıma engel olunması gerekiyor. İkincisi, özellikle dünkü olay bazında değerlendirdiğimizde vize uygulamalarında birçok ülkenin dikkat ettiği gibi, kişilerin daha önce uyuşturucu kullanım özgeçmişinin olup olmadığına, bu konuda adli sicil kayıtlarının olup olmadığına bakılabilir. Özellikle böyle kayıtları olan kişilerin ülkemize girdiklerinde belli oranda takip edilmeleri, uyuşturucu maddelere ulaşımın zorlaştırılması; kendi vatandaşlarımız açısından bakarsak da her yaştan vatandaşımızın bu konuda eğitilmesi ve bundan uzak durması için çalışmaların yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞ OLARAK YAPABİLECEĞİMİZ EN ÖNEMLİ NOKTA YETKİLİ EMNİYET BİRİMLERİNİ ÇAĞIRMAK”
Altın uyuşturucu etkisindeki bir saldırganla aynı ortamda olduğumuzda yapmamız gerekenlerle ilgili ise, “Orada olursak öncelikli olarak kişiyle yumuşak bir tarzda konuşmaya çalışırız. Eğer kişi mantıklı konuşmuyorsa, sanki başka insanlar da varmış gibi konuşuyorsa veya saldırganlaşmaya başlamışsa bu duruma emniyet birimlerinin müdahale etmesi gerekir. Çünkü emniyet birimleri bu konuda eğitimiler, ekipmanları var. Bizim vatandaş olarak burada yapabileceğimiz en önemli nokta, bu konuda yetkili olan emniyet birimlerini çağırmak ve durumu yetkililere bırakmaktır. Emniyet birimleri zaten duruma sağlık birimleriyle birlikte müdahale ediyorlar” sözlerini kullandı.
Uyuşturucu etkisi altındaki bir insanın bilerek veya bilmeyerek çok büyük zararlar verebileceğini belirten Altın, “Dünkü olaydaki gibi bir anda bir şeye karşı saldırganlaşabilir, bir şeyler fırlatabilir. Bunun sonuçlarının hangi etkiyle ne kadar büyüyebileceğini de hiçkimse tahmin edemez. O yüzden de en başından bu kişilerin belirli bir şekilde gözlem altına alınıp uzaklaştırılması, tedavi edilmesi veya tutuklanması gerekiyorsa hukuki bir şekilde değerlendirilmesi gerekir” dedi.

(FOTOĞRAF)

Devamını oku

Güncel

Öğretmenlere şiddet davası sanığı: Darbetmedim, ayaklarıma sarıldı  

Yayınlanma tarihi

-

Özkan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA’da, anaokulu öğretmenleri Asuman Y. ve Yasemin Ş.’yi sınıfta çocukların gözü önünde darbettiği suçlamasıyla eşi ve gelini ile birlikte tutuksuz yargılanan okulun ortağı Nadir E., duruşmadaki savunmasında, “Darbetmedim, kendisini yere atıp ayaklarıma sarıldı” dedi. 
Geçen yıl meydana gelen olayda, Asuman Y. ve Yasemin Ş., anlaşmazlık yaşadıkları ortakları Fatma Gül E, eşi Nadir E. ve gelinleri Neslihan E. tarafından, anaokulundaki sınıfta çocukların gözü önünde darbedildi. Güvenlik kamerasına yansıyan olayda Nadir E., aldığı darbelerle yere düşen Asuman Y.’yi  dövdü. Olayın ardından tarafların birbirinden şikayetçi olması üzerine Nadir E.hakkında, ‘hakaret’, ‘yağmaya teşebbüs’, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, Fatma Gül E. ve gelini Neslihan E. hakkında, ‘cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından, Asuman Y. ve Yasemin Ş. hakkında ise ‘basit yaralama’ ve ‘haksız fiil nedeniyle karşılıklı hakaret’ suçlarından dava açıldı.
‘KENDİNİ YERE ATTI, BACAKLARIMA SARILDI’
Ankara 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmad müşteki sanıklar Asuman Y, Yasemin Ş., Nadir E. ve Fatma Gül E. ile taraf avukatları katıldı. Müşteki sanık Neslihan E. ise sağlık sorunları nedeniyle mahkemeye mazeret dilekçesi sunarak katılmadı. Savunmasını yapan Nadir E., eşinin ortakları ile anlaşmazlık yaşadığını, olay günü Asuman Y.’nin kendisine hakaret ettiğini ileri sürerek, “Bu olayların yaşanması için komplo kurmuşlar. Tartışma çıkarıp bunu cep telefonuyla kaydediyorlardı. Ben görüntü almasını engellemek için üzerine gittiğimde kendini yer attı. Ben de gayri ihtiyari üzerine eğildim. Bu sırada gözümde bir acı hissettim. Telefonu almak için gelen Yasemin Ş.’nin gözüme biber gazı sıktığını anladım. Ayağa kalkıp sınıftan çıkmak istedim. Ayaklarıma sarılıp bırakmadı. Kurtulmaya çalıştım ancak bırakmadı. Ben de kendisini tutup sağa sola zarar vermesini engellemek istedim” dedi.
Müşteki sanık Fatma Gül E. da savunmasında, Yasemin Ş.’nin kendilerine biber gazı sıktığını, Asuman Y.’nin tartışma sırasında kendini yere attığını, kesinlikle darp olayı yaşanmadığını ileri sürdü. 
‘OKULU AİLE ŞİRKETİ YAPMAK İSTİYORLARDI’
Müşteki sanıklar Asuman Y. ve Yasemin Ş. de, Fatma Gül E. ve eşi Nadir E.’nin okuldaki hisselerini almaya çalıştıklarını, şirketi aile şirketine döndürmeye çalıştıkları için aralarında uzun süredir anlaşmazlık olduğunu söyledi. Olay günü ilk olarak sabah saatlerinde gelinleri müşteki sanık Neslihan E. ile tartışma yaşadıklarını, bunun üzerine okula çağrılan Nadir E.’nin eşi ve geliniyle birlikte kendilerini darbettiğini ileri sürdüler. Ayrıca Asuman Y. dövülmesinin ardından Nadir E., eşi ve gelininin sınıftan çıkmasına izin vermediğini söyledi. Yasemin Ş. de iddia edildiği gibi kimseye biber gazı sıkmadığını ifade etti.
Müşteki sanıkların savunmaları ardından mahkeme tanıkları dinledi. Tanık ifadelerinin ardından  duruşma ertelendi.
FOTOĞRAFLI
 

 

 

Devamını oku

Popüler Başlıklar