Takip Edin

Siyaset

CHP’li Erdoğdu: Yurtseverlilik bütün engellileri hayatın içine sokmaktır

Yayınlanma tarihi

-

Kaan ULU/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, “Yurtseverlilik bu ülkenin bütün engellilerini hayatın içerisine sokmak, hayatı onlara ulaşabilir kılmak ve fiilen de bunu yapmaktır” dedi.
‘3 Aralık Dünya Dünya Engelliler Günü’ nedeniyle Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Sevgi Engel Tanımaz’ etkinliği Gençlik Parkı Kültür Merkezi’nde yapıldı. Etkinliğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu da katıldı. Erdoğdu, yurtseverliğin bu ülkenin engelli bireylerini sevmek olduğunu ifade ederek, “Engellileri sevmek sadece 3 Aralık’ta engellileri hatırlamak değildir. Yurtseverlilik bu ülkenin bütün engellilerini hayatın içerisine sokmak, hayatı onlara ulaşabilir kılmak ve fiilen de bunu yapmaktır. Bütün kamu kurumlarının binalarını engellilerin ulaşacağı şekilde yapabiliyor muyuz? Türkiye’de engelli çocukların ilkokuldan sonra okula devam edememe oranı yüzde 60, İsviçre’de ise yüzde 11. İsviçre halkı bizimkinden daha mı kıymetli?” dedi.
‘HER BİRİMİZ ENGELLİ ADAYIYIZ’
Erdoğdu, engelli bireylerin en duygusal insanlar olduğunu belirterek, “Bir engeli dolayısıyla vicdanları daha fazla gelişiyor. Daha temizdirler, daha saflardır. Bunu en iyi engelli aileleri bilirler. Ve engellilik hepimizin başına gelebilecek bir şey. Yani her birimiz engelli adayıyız, onun için hayatı ne kadar engellilere uygun bir hale getirirsek aslında kendimize de o kadar uygun bir hale getiriyoruz. Medeniyet budur, ilericilik budur, kültür budur. Eğer bir ülke engellisine, kadınına, çocuğuna iyi bakıyorsa ve onu hayatın içerisine alıyorsa medeni bir ülkedir. Medeniyet sadece daha fazla tüketmek değildir. Medeniyet daha fazla türkü yazabilmek, şiir yazabilmektir” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

Sözcü Çekin: 289 fiili darbe davasının 271’i karara bağlandı

Yayınlanma tarihi

-

Kaan ULU/ANKARA, (DHA)- ADALET Bakanlığı Sözcüsü Ertuğrul Çekin, “15 Temmuz hain darbe girişimiyle ilgili soruşturma ve davalar yargı mercileri tarafından büyük bir hassasiyetle yürütülmeye devam etmektedir. Açılan 289 fiili darbe davasının 271’i karara bağlanmıştır” dedi.
Adalet Bakanlığı Sözcüsü Ertuğrul Çekin, Ankara Hakimevi’nde bilgilendirme toplantısı düzenledi. Çekin, Ordu’da üniversite öğrencisi Ceren Özdemir’in menfur bir saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, olaydan sonra şüphelinin yakalandığını ve ‘canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan tutuklandığını bildirdi. Çekin, “Şüphelinin daha önce işlediği, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçu ve diğer suçları nedeniyle verilen cezalar 15 Ağustos 2005’ten bu yana aralıksız olarak 14 yıldır infaz edilmekteydi. 1 Aralık 2019’da Ordu Açık Cezaevi’nden firar ettiği tespit edilen hükümlü hakkında aynı gün Ordu Cumhuriyeti Başsavcılığı’nca yakalama emri çıkarılmışsa da katil yakalanamadan bu elim hadise yaşanmıştır. Ülkemizde dünya uygulamalarıyla uyumlu yüksek güvenlikli, kapalı ve açık gibi ceza infaz kurumları bulunmaktadır. Her infaz kurumuna alınma usül ve esasları ve bu kurumlardan diğerine geçiş şekilleri mevzuatımızda açıkça belirlenmiştir. Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması ve açık ceza infaz kurumundan firar etmesi konusunda idari soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda en ufak bir ihmal veya kusurun tespiti halinde gerekenin yapılacağından kimse şüphe duymamalıdır” dedi.
‘FETÖ İLE MÜCADELE KESİNTİSİZ SÜRMEKTE’
Çekin, Türkiye’nin FETÖ, PKK/PYD/YPG ve DEAŞ gibi terör örgütleriyle eş zamanlı mücadele ettiğini kaydederek, şunları kaydetti:
“15 Temmuz hain darbe girişimiyle ilgili soruşturma ve davalar yargı mercileri tarafından büyük bir hassasiyetle yürütülmeye devam etmektedir. Açılan 289 fiili darbe davasının 271’i karara bağlanmıştır.  Bununla birlikte terör örgütü yöneticiliği ve üyeliğine ilişkin soruşturma ve davalarda devam etmektedir. Bakanlığımızca firari örgüt üyelerinin iade süreçleri de büyük titizlikle sürdürülmektedir.  Örgüt üyelerini bir şekilde barındıran ülkelerin, uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerine uymalarını bekliyoruz. Yargının FETÖ silahlı terör örgütü ile mücadelesi kesintisiz sürmektedir. 15 Temmuz’dan sonra FETÖ konusunda yargıda önemli bir arınma süreci başlatılmıştır. Ulaşılan yeni bilgi, belge ve deliller dikkatle değerlendirilerek adli ve idari mercilerle paylaşılmaktadır.”

FOTOĞRAFLI

 

Devamını oku

Siyaset

TBMM Başkanı Şentop’tan, ‘İnsan Hakları Günü’ mesajı

Yayınlanma tarihi

-

ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop, “Ülkemiz, geçmiş yıllarda yaşadığı bazı olumsuz tecrübelere rağmen, temel insan hakkının korunması ve geliştirilmesi konusunda ilkelerini sağlamlaştırmış, hem uygulama hem de kanunlardan kaynaklanan sorunları gidermek için kararlı davranışını sürdürmüştür” dedi.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop, ’10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’ nedeniyle yayımladığı mesajında, insanların doğuştan sahip oldukları temel hak ve özgürlüklerin bütününü oluşturan değerlerin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ile 71 yıl önce kayıt altına alındığını bildirdi. Beyannamenin, bütün insanların doğduğu andan itibaren vazgeçilemez ve devredilemez özellikteki haklarının korunmasını hedeflediğini kaydeden Şentop, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye, tüm insanların, hiçbir ayrım gözetmeksizin özgür ve onurlu bir yaşama sahip olmasını öngören beyannameye imza koyan ülkelerin başında gelmektedir. Ancak beyannameye kaynaklık eden ve ilk imzaları koyan batılı ülkelerin, dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaşanan çatışmalardaki rolleri, kendilerini ileri gören ülkelerin ahlaki ve vicdanî olarak sorgulanmalarını zaruri kılmaktadır. İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin yayımlanma amacıyla yaklaşık aynı gayeyle kurulan Birleşmiş Milletlerin durumu ise ortadadır. Geride bırakılan 71 yılda yaşananlar, geçmişteki kanlı savaş tecrübelerinden yeteri kadar ders alınmadığını göstermektedir. Ülkemiz, geçmiş yıllarda yaşadığı bazı olumsuz tecrübelere rağmen, temel insan hakkının korunması ve geliştirilmesi konusunda ilkelerini sağlamlaştırmış, hem uygulama hem de kanunlardan kaynaklanan sorunları gidermek için kararlı davranışını sürdürmüştür. TBMM, hem demokrasinin kökleşmesini sağlayacak, hem de insan hakkı ihlallerini, ‘sıfır ihlal’ hedefiyle, en aza indirecek iradeyi sürdürmekte kararlıdır.”

 

 

Devamını oku

Siyaset

TBMM’de bütçe görüşmeleri başladı (5)

Yayınlanma tarihi

-

“HER ZAMANKİ GİBİ ‘İSTEMEZÜK’ DEMEYE DEVAM EDEBİLİRSİNİZ”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerinde konuştu. Muhalefetin Cumhurbaşkanlığı yardımcılığı ve bakanlıklara ilişkin eleştirilerine cevap veren Oktay, yenin sistemin Meclis’ten geçerek referanduma sonucu yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Yeni sistemde, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiğini, yardımcılarını ve kabineyi ise Cumhurbaşkanı’nın belirlediğini vurgulayan Oktay şöyle konuştu:
“Muhalefet ne diyor? ‘Ben ne Meclis, ne de millet iradesini tanırım. Milletin ve parlamentonun onay verdiği bu uygulamayı kabul etmem’ diyor. Seçilmiş Cumhurbaşkanının, milletin ve parlamentonun iradesi ve onayı ile belirlenmiş Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi doğrultusunda, Sayın Cumhurbaşkanı’nın siyasi programını benimsemiş, milletin verdiği yetkiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görevini yürüten, TBMM’de yemin ederek görevine başlamış birisiyim. Bakanlar da aynıdır. Millet ve yüce Meclis erkler arası kuvvetler ayrılığı çerçevesinde bize bütçe sunma yetkisini de vermiştir, Cumhurbaşkanı’na vekalet etme yetkisini de. Siz, her zamanki gibi millet iradesini kabul etmeyip ‘istemezük’ demeye devam edebilirsiniz, serbestsiniz. Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların, siyasi faaliyette bulunmaları Anayasa’da yasaklanmış değildir. Bu nedenle bakanlar siyasi parti üyesi, kurucusu, yöneticisi olabilir. Haliyle de siyasi açıklama yapar, siyasi iradesini kullanır. Siyaset; devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esasları belirlemektir ve Cumhurbaşkanı, yardımcısı ve bakanlar bunların belirlenmesine en üst düzeyde katkı sağlamaktadır. Üst düzey katkı sağlanan bir hususta açıklama yapmak işin tabiatı gereğidir. Bakanlar eğer sadece teknokratlar olsaydı, Meclis’te ant içmezler, kendilerine Anayasa’da seçilmişlere tanınmış olan yasama dokunulmazlığı tanınmaz ve yüce divanda yargılanmaları ile ilgili düzenlemelere yer verilmezdi. Diğer taraftan şunu da hatırlatmakta fayda var, her siyasi figür gibi eleştirildiğimiz bir yerde siyasi eleştiri hakkımızın olmadığını iddia etmek ancak abesle iştigal olur.”

“YPG/PKK, KÜRTLERİN TEMSİLCİSİ DEĞİL, EN AZ DEAŞ KADAR TEHLİKELİ BİR TERÖR ÖRGÜTÜDÜR”
FETÖ, PKK/PYD-YPG ve DEAŞ olmak üzere terör örgütlerine karşı yürütülen mücadelenin sürdürüldüğüne dikkat çeken Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, “Fırat’ın batısını terörden temizleyip nasıl bölgede hastanelerini, okulları, kilise ve camileri, tarımsal çalışmaları ve alt yapı hizmetlerini faaliyete geçirdiysek Fırat’ın doğusunu da huzur, güvenlik ve temel hizmetler ile buluşturacağız. Bunu Arap, Kürt, Türk, Yezidi, Keldani her kökenden kardeşlerimiz için yapacağız. Suriye’de ve sınırlarımızda masum sivilleri katleden YPG/PKK, Kürtlerin temsilcisi değil, en az DEAŞ kadar tehlikeli bir terör örgütüdür. Bu gerçeği görmezden gelerek kullanışlı örgüt ayrımı yapanlar ve açık-kapalı destek verenler milletimizin vicdanını yaralamaktadır. Bizim mücadelemiz uzun yıllardır ülkemize musallat olmuş terör belasını kaynağında yok etmek içindir ve kararlılıkla sürecektir” değerlendirmesinde bulundu.

“MİLLETİN İRADESİNİN VE KAYNAKLARININ TERÖR ÖRGÜTLERİ TARAFINDAN GASP EDİLMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Oktay, kayyum atanan HDP’li belediyeler konusunda getirilen eleştirilere de yanıt verdi. Belediye başkanlarının hukuki çerçevede görevden uzaklaştırıldığını kaydeden Oktay, şöyle konuştu:
“Milletin iradesinin ve kaynaklarının terör örgütleri tarafından gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Teröre destek verdiği tespit edilen kişilere ve bunların yuvalandığı belediyelere kayyum atanarak denetim altına alınması Anayasal bir yükümlülüktür. Terör örgütü kuran, üye olan, bunun propagandasını yapan ve işledikleri suçu öven kişilerin belediye başkanı adayı gösterilmeleri görevden uzaklaştırmaların temel hukuki nedenidir. Hukuki bir dayanağı olmayan sözde eş başkanlık uygulaması ile kim tarafından seçildiği ve yetkilendirildiği belli olmayan kişiler yasa dışı olarak fiilen belediye başkanlığı yapmaktadır. Bu eş başkanların belediyeleri bölücü terör örgütü ile iltisaklı, irtibatlı kişilerin emri doğrultusunda yönettikleri ve belediyeleri terör örgütünün merkezi haline getirdikleri adli ve idari soruşturmalarda tespit edilmiştir. Anayasamız, Türk Ceza Kanunu ve ülkemizin bölücü terör örgütlerine karşı yıllardır verdiği mücadele dikkate alındığında, belediyelerimizi terör unsurlarından arındırılması bir zaruret ve demokrasinin gereğidir. Hangi kisve altında olursa olsun teröre hizmet ettiği tespit edilen kişiler, görevinden el çektirilerek, hukuk kuralları çerçevesinde yargılanacaktır. Bu bizim milletimize ve şehitlerimize karşı en temel görevimiz, boynumuzun borcudur.”

“ENFLASYON RAKAMLARI, ÜLKENİN TAMAMINA YÖNELİK BİR GÖSTERGEDİR”
Milletvekillerinin sorularına cevap veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, resmi enflasyon rakamlarının reel enflasyon ile aynı olup olmadığı yönündeki soru üzerine, “Enflasyon sepeti, ağırlıklar ve açıklanan değişim oranları tek bir bireyi yansıtmamakta, ülke ortalamasını ifade etmektedir. 2019’da TÜFE kapsamında 81 il merkezi ve 225 ilçeden aylık olarak yaklaşık 28 bin iş yerinden 895 madde çeşidi için 545 bine yakın fiyat değerlendirilmektedir. Enflasyon rakamları, belirli bir gelir grubuna ait olmayıp, ülkenin tamamına yönelik bir göstergedir. Diğer ülke enflasyon rakamlarında olduğu gibi, Türkiye rakamları da ülkenin tamamına yönelik bir göstergedir. TÜFE rakamlarını bireyler veya haneler kendi harcama ve tüketim yapılarına göre daha fazla veya daha az hissedebilirler” dedi.

“EMEKLİ AYLIĞI 1000 TL’NİN ALTINDA OLAMAZ”
1000 liranın altında emekli aylığı olup olmadığına yönelik tartışmalara değinen Oktay, “2002 Aralık-2019 Temmuz döneminde en düşük aylık 257 TL’den nominal olarak yüzde 642, reel olarak yüzde 52 artırılarak 1906 TL’ye yükseltilmiştir. En düşük Bağ-Kur çiftçi emekli aylığı 66 TL’den nominal yüzde 1941, reel olarak yüzde 318 artırılarak 1343 liraya yükseltilmiştir. En düşük Bağ-Kur esnaf emekli aylığı 150 TL’den nominal olarak yüzde 1050, reel olarak yüzde 135 artırılarak bin 1724 liraya yükseltilmiştir. En düşük emekli sandığı emekli aylığı 376,5 TL’den nominal olarak yüzde 487, reel olarak yüzde 20 artırılarak 2211 TL’ye yükseltilmiştir. Ayrıca 7161 sayılı kanunla ek ödeme dahil dosya başı aylık tutarının 1000 TL’den az olmayacağı düzenlenmiştir. Mevcut durumda hak sahibi hissesi oranı uygulanmadan dosya başına ek ödeme dahil emekli aylığının 1000 TL’nin altında olması mümkün değildir. Burada kast ettiğimiz bir kişinin ölmesi durumunda hak sahibi hissesi oranı diye ifade ettiğimiz budur. Birisi hayatını kaybettiği zaman onun aldığının oğlu, kızı, yakını, eşi arasındaki paylaşımını kastediyorsanız, o şahısla ilgilidir. Şahsın emekli aylığı 1000 TL’nin altında değildir, olamaz” diye konuştu.

“SİYASİ GÖMLEK GİYDİRME GAYRETİNDEN VAZGEÇMEMİZ GEREK”
İzmir’de, maddi sıkıntıları nedeniyle intihar ettiği öne sürülen Ali Kabasakal hakkındaki tartışmalara da yanıt veren Oktay, İçişleri Bakanlığı ve diğer birimler tarafından yapılan araştırmalara değindi. Oktay, özel nedenlerden dolayı Kabasakal’ın yaşamına son verdiğini söyleyerek, “İçişleri Bakanlığımızca ve yerlerdeki birimlerimizce yapılan araştırmaya göre, Ali Kabasakal’ın intiharına ilişkin olarak aşırı borçlanma, ailevi sorun, alacak-verecek meselesi gibi intihar etmeye yönlendirici bir sebep tespit edilememiştir. Maddiyat dışı, özel bir nedenden kaynaklandığı değerlendirilmektedir. Özel olduğu için ifade etmek istemiyorum. Konuyla ilgili araştırmalar devam etmektedir. Her intihar olayının üzerine açlık, yoksulluk gibi söylemlerle bir siyasi gömlek giydirme gayretinden vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“NE KADAR PROFESYONELCE İŞ GÖRDÜKLERİNİN DOĞAL KANITIDIR”
Oktay, kayyum atanan HDP’li belediyelerde, terör örgütüne kaynak aktarıldığına dair belge bulunmadığı iddiası hakkında, “Doğrudan ya da dolaylı olarak terör örgütüne yapılan kaynak aktarımının; ihale mevzuatına, imar mevzuatına, personel mevzuatına aykırı uygulamalarda kendini gösterdiği gerçeği karşısında PKK’ya para aktarılmasının belgesinin olmadığı iddia etmek, bunu öne sürenlerin ne kadar profesyonelce iş gördüklerinin doğal bir kanıtıdır” dedi.

“MÜTEVELLİ HEYETİ KARAR VERECEK”
15 Temmuz Darbe Girişimi’nde hayatını kaybedenlerin yakınları ile yaralananlara yapılacak yardımlar için toplanan paraların nasıl kullanıldığı yönündeki soruyu yanıtlayan Oktay şöyle konuştu:
“Burada yardım toplama döneminde intikal eden bağış miktarı, Ziraat Bankası’nda nemalandırılmak suretiyle toplam 338 milyon 971 bin 731 TL ve 97 kuruş olarak 2 Ocak 2019 tarihi itibariyle Tek Hazine Kurumlar Hesabı’na aktarılmıştır. Tek Hazine Hesabı uygulaması kapsamında Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı adına sermaye taahhüdü olarak Ziraat Bankası Ankara Kamu Kurumsal Bankacılık Şubesi nezdinde açılan hesaba 10 milyon TL vakıf kuruluş mal varlığı olarak bloke edilmiştir. 2016/18 sayılı Başbakanlık genelgesi uyarınca FETÖ’nün darbe girişimi sırasında şehit olan vatandaşların ailelerine ve gazilere yardım edilmesi maksadıyla dayanışma kampanyası kapsamında bugüne kadar toplanan bağış tutarının 251 şehidimizin hak sahipleri ve 2731 gazimizin tamamı için nasıl değerlendirileceği Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı Mütevelli Heyeti kararı ile belirlenecektir. Biz şehitlerimizin de gazilerimizin de sonuna kadar yanında olduğumuzu, şehit yakınlarımız da gazilerimiz de çok yakinen bilirler. Onların kuruşuna dokunmayız dokundurtmayız halel getirtmeyiz bundan emin olun.”

“KÜRTLERİN DOSTUNU ARIYORSANIZ BURAYA BAKABİLİRSİNİZ”
Oktay, HDP’li vekillerin ‘Kürt halkına karşı düşmanlık’ söylemine tepki göstererek, “Eğer Kürtlerin bir dostunu arıyorsanız, buraya bakabilirsiniz. Eğer ‘Kürtlerin düşmanı kimdir’ diye bakıyorsanız, onları dağlara süren, onları perişan eden, çocuklarını ailelerini darmadağın eden, gidin Diyarbakır’daki annelere sorun. Siz, bize ve şahsıma, ‘Kürt halkına karşı düşmanlık besleyen’ diye bir ifadeyi kullanamazsınız. Tamamen reddediyorum. Türkiye’de hiçbir ilde ve ilçede hiç kimse yanındakini Kürt müdür, Türk müdür, Çerkez midir ayrımına asla tabi tutmamıştır” diye konuştu.

“HESABIMIZ 7-24 DEVAM EDİYOR”
Millete hesap verilmediği yönündeki eleştirilere yanıt veren Oktay, “Bizim millete hesap verip, vermediğimizle ilgili, siz bizi nerede zannediyorsunuz bilmiyorum. Biz bugün burada millete hesap veriyoruz. Biz Allah’ın her günü her bir ilimizde milletle beraberiz, bizim telefonlarımız 7-24 açıktır. Bizim hesap verdiğimiz Cumhurbaşkanı da milletin seçtiği ve milletin iradesiyle gelmiş birisidir. Kabinenin bir üyesi olarak Cumhurbaşkanının yardımcısı olarak Anayasa’da çizilmiş görevleri çerçevesinde tabii ki ona hesap vereceğiz. Ama milletimize de hesabımız 7-24 devam ediyor” ifadelerini kullandı.

GÖRÜŞMELER BUGÜN DEVAM EDECEK
Oktay’ın konuşmasının ardından 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 2018 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi’nin tümü üzerindeki görüşmeler sona erdi. AK Parti’li ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla teklifin maddelerine geçilmesine karar verildi. TBMM Başkanı Şentop, bugün saat 11.00’de toplanmak üzere birleşimi kapattı.

FOTOĞRAFLI

Haber: Arda ERDOĞAN – Harun ÖZALP / ANKARA,(DHA)

Devamını oku

Popüler Başlıklar