Takip Edin

Siyaset

CHP’lilerden İmamoğlu’nun kampanyasına bağış

Yayınlanma tarihi

-

Kaan ULU/ANKARA, (DHA) – ANKARA’da, aralarında milletvekillerinin de olduğu bir grup CHP’li, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyasına bağışta bulundu.
CHP İl Başkanlığı’nca düzenlenen program kapsamında, aralarında milletvekilleri Ali Haydar Hakverdi ve Yıldırım Kaya’nın bulunduğu bir grup partili, Kızılay’daki banka şubesi önünde bir araya geldi. Ankara İl Başkanı Rıfkı Güvener, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin verdiği karara tepki gösterdi. İstanbul halkının 23 Haziran’da bir kez daha sandığa gideceğini kaydeden Güvener, “Bu defa çocukları için gençleri için ve 31 Mart’ta gösterdikleri kendi iradelerine sahip çıkmaları için yine 16 milyonun adayı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu seçecekler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı yapacaklar. Biz Ankaralılar olarak Sayın Ekrem İmamoğlu’nun her zaman yanında olacağız. İstanbul halkının iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz. Bugün burada İstanbul halkının yanında olduğumuzun, 16 milyon İstanbullunun belediye başkan adayı İmamoğlu’nun yanında olduğumuzu göstermek için burada toplanmış bulunuyoruz” dedi.
CHP’li Kaya ise İmamoğlu’nun kampanyasına katkıda bulunacaklarını söyledi.
CHP’liler, daha sonra bankaya girerek, Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyasına destek olmak için açılan hesaba bağışta bulundu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

Numan Kurtulmuş: Cumhurbaşkanımızın böyle bir görüşmeyle ilgisi yoktur

Yayınlanma tarihi

-

Tuba ATAV/ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde CHP’li bir siyasetçi ile görüştüğü iddiasıyla ilgili “Cumhurbaşkanımızın asla böyle bir görüşmeyle ilgisi yoktur. Biz siyasi hayatımız boyunca rakip partilerin ne yaptığıyla ilgilenmedik. CHP ya da başka bir siyasi partinin nasıl gelişeceği bizi ilgilendirmez” dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, DHA canlı yayınında Ankara Temsilcisi Tuba Atav’ın sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, erken seçim tartışmalarıyla ilgili “Türkiye’nin bu kadar çok yoğun gündemi varken, Türkiye’nin temel milli güvenlik meseleleri varken, Barış Pınarı Harekatı, siyasal sonuçlarını elde etmek üzere kararlılıkla masada da varlığımızı devam ettirmek gerekirken, böyle bir erken seçim tartışmasını suni, anlamsız, Türkiye’nin menfaatleri ile uyuşmayan bir çağrı olduğunu söylemek isterim. Türkiye’de 2023’e kadar genel seçim yok” dedi. 
‘MİLET İRADESİNE SAYGISIZLIK’
Kurtulmuş, İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın, “Parlamenter sisteme geri dönüş olursa, birkaç tane de icracı bakanlık verirse erken seçime destek veririz” açıklamasına ilişkin, “Türkiye’de sistemin değişmesinin nasıl olacağının yolu bellidir. Türkiye Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçerken, laf olsun diye değil, ‘AK Parti istiyor’ diye geçmedik. Halkımızın yüzde 52’si yeni sisteme ‘evet’ dedi. Hiç kimse; Türkiye’de milletin referandumda bir iradesi yokmuş gibi, ‘kapalı kapılar ardından görüşürüz, ondan sonra sistemi değiştiririz’ diye hiç heveslenmesin. Yeni yönetim modeli nasıl halkın iradesi ile oluştuysa, parlamenter sisteme geçişin de yolu bellidir. Parlamentoda da bu işi hallederler, ya da vakti zamanı geldiğinde seçime giderler. Muhalefet değil millet karar verir. Bu çağrıyı millet iradesine saygısızlık olarak görüyorum. Milletimiz verdiği karardan memnundur. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile ilgili milletimiz nezdinde bir tartışma yoktur. Parlamenter sistemi gündeme getirip, onun üzerinden yeni bir ittifak kurabilir miyiz diye bir arayış içerisindeler. Yanlıştır. Türkiye’de herhangi bir sistemi millet isterse değiştirebilir” ifadelerini kullandı.
‘İTTİFAK MİLLETİN GÖNLÜNDE OLUR’
Numan Kurtulmuş, Cumhur İttifakı’nın İYİ Parti ile yakınlaştığı iddialarıyla ilgili, “İttifakları partiler üzerinden konuşursak yanılırız. Cumhur İttifakı’nın ortaya çıkması masa başında birtakım pazarlıklarla olmadı. 15 Temmuz gecesinde o ‘Ya Allah bismillah’ sesleri arasında, milletin demokrasiyi savunduğu ortamda, zaten geniş kitleler arasında, AK Parti ve MHP kitleleri bir araya gelerek, orada omuz omuza verilerek bir ittifak kuruldu. Siyasi liderlerin, parti yöneticilerinin vereceği bir kararla ittifak olmaz. İttifak milletin gönlünde, zihninde olur. Biz bu anlamda Türkiye’nin daha geniş anlamda bu ittifakı genişletmesi, milli meselelerde ortak çizgiye gelinmesi, milli meselelerde ortak çizgiye gelenlerin siyaseten de güçlü bir şekilde hareket etmesi gerektiğini zaten Cumhurbaşkanımız seçimlerden hemen sonra ‘Türkiye İttifakı’ adı altında gündeme getirdi. Bu çağrı bir koalisyon mantığıdır. Biz bir koalisyon mantığında değil, temel meseleler ittifakı içerisinde davranıyoruz. Sınırları bellidir. AK Parti ve MHP birleşip tek parti olmamıştır. Siyasi programları farklıdır. Ama buna rağmen milli meselelerde birlikte müşterek hareket ediyoruz. Tabii ki bu milletin gönlünde genişletilebilir. Bunun Türkiye’nin faydasına olacağı kanaatindeyim” dedi.
‘İTTİFAKIN DEVAMINI SAĞLAYACAK BİR BAŞARI DEĞİL’
Kurtulmuş, 31 Mart seçimlerinde Millet İttifakı açısından İstanbul, Ankara’da bir seçim başarısının kazanıldığına vurgu yaparak, “Ama karşımızdaki Millet İttifakı’nın devamını sağlayacak seçim başarısı değil, bundan sonraki süreçte bu ittifakın ana eksenini ortaya koyabilmeli ve ortak fikirde hareket edebilme becerilerini sağlayabilmeli. Ama bu beceriyi ortaya koyabilmiş değiller” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKANIMIZIN BÖYLE BİR GÖRÜŞMEYLE İLGİSİ YOKTUR’
Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde CHP’li bir siyasetçi ile görüştüğü iddialarıyla ilgili, “CHP, başından beri birtakım kendi iç hizipleşmeleriyle meşgul olan bir partidir. Biz bununla ilgilenmeyiz. Cumhurbaşkanımızın bu tür tartışmalara çekilmesini son derece yakışıksız ve çirkin buluruz. Cumhurbaşkanımızın asla böyle bir görüşmeyle ilgisi yoktur. Biz siyasi hayatımız boyunca rakip partilerin ne yaptığıyla ilgilenmedik. Benim çocukluğumdan beri ‘CHP’ denince benim aklıma kongreler, iç çekişmeler gelir. CHP ya da başka bir siyasi partinin nasıl gelişeceği bizi ilgilendirmez. Bu son derece yanlıştır. ‘Başka bir partinin zaafı bizim için güç olur’ diye hiç düşünmedik. Son derece yakışıksız bir iddiadır. Cumhurbaşkanımızın ismi üzerinden mevzi kazanmak gibi pozisyonlar olabilir. AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanımızın bir başka partinin zaafları üzerinden içişleri ile uğraşması söz konusu değil” dedi.
‘HADDİNİ BİLDİRİN’ TARTIŞMASI 
Kurtulmuş, TBMM Genel Kurulu’nda, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç arasındaki tartışmaya ilişkin de şunları söyledi:
“Çok acı, çok yaralayıcı, Türkiye siyasetinin temellerine dinamit koyan fevkalade vahim bir tavır, tarzdır. Ve bir zihin yapısının, zihindeki arka planın ortaya çıkmasıdır. ‘Bu kadına haddini bildirin’ lafı Türkiye’nin bir döneminin simge laflarındandır. Bir döneminin deşifresi, kilidi, anahtarıdır. Bunları bilmemesi mümkün değildir. 28 Şubat’ta Fazilet Partisi il başkanıydım. Ve bizim İstanbul milletvekilimiz olan Merve Kavakçı hanımefendi 80 bine yakın oyla seçilerek parlamentoya geldi. Yemin edecek, eski başbakan Ecevit ayağa kalkarak ‘Bu kadına haddini bildirin’ dedi. Bu Türkiye’nin sahibi olduğunu zanneden zihniyetin, CHP’nin, dışa vuruşudur. Bu ülkenin yönetiminde söz sahibi olmayın, o zaman Meclis’te söylenen laf tamda böyle zihin alt yapısını ortaya çıkaran bir laftı. CHP’nin dışavurumuydu. Bunlar bitti, eski Türkiye’nin işleriydi. Geçmiş dönemlerde de ‘ordu göreve’ diyen zihniyetin dışa vuruşudur. Bunlar geride kaldı. CHP, dünkü o çıkışıyla birlikte genetiğinin hiç değişmediğini, değişmeyeceğini gösterdi. Biraz zorlasanız zihin yapılarında 28 Şubat özlemi, biraz daha zorlarsanız 27 Mayıs özlemi var. O kilit bir sözdür, bir dönemin özeti olan bir sözdür. Tesadüfen söylenmiş bir söz değildir.”
‘ÖZÜR, BU İŞİ KURTARACAK BİR ŞEY DEĞİLDİR’
Bu tavrı kınadığını ifade eden Kurtulmuş, “Bu milletimizin de gözünü açmıştır. Herkesin inanç, yaşam özgürlükleri konusunda rahat olduğunu zannettiğimiz bir ortamda CHP yine geleneksel reflekslerini verdi. Çok üzüntü vericidir. CHP adına da üzüntü vericidir. Özür bu işi kurtaracak bir şey değildir. Niye başka bir şey demiyor? ‘Hanımefendi otur’ diyebilir, başka bir şey diyebilir, bir zihin arka planı ortaya çıkıyor. Bu bir hadsizlik, hatta Ecevit’in sözlerini hatırlarsak cumhuriyete meydan okuma eylemi olarak görüyor. Bugün sorsanız, ‘hayır ben öyle görmüyorum’ diyebilir; ama arka planda hala bunun çok diri olduğunu gösteren acı bir çıkıştır; bütün bunlardan kurtulduklarını bir şekilde ortaya koymaları lazım. Bu, CHP’ye de çok büyük bir şekilde zarar verir.  CHP zaten bu tür zihniyetten kurtulup, samimiyetle halkın önünde yeni bir tarz ortaya koymadıkça zaten çok büyük zarar görür” diye konuştu.
‘CUMHURBAŞKANIMIZ VİTES YÜKSELTTİ’
Numan Kurtulmuş, kapalı grup toplantısında milletvekillerine söylediği, “Artık Erdoğan rüzgarıyla oy kazanma dönemi bitti” sözleri hatırlatılması üzerine, “Sayın Cumhurbaşkanımız hem kendi siyasi hayatı hem de AK Parti’nin siyasi çizgisi bakımından vites yükseltti, bir seviye daha yukarıya çıktı. Yani Davos’taki ‘one minute’ bir seviyeydi. Uzun yıllar boyunca bunu sürdürdük. Sonra ‘dünya beşten büyüktür’, bunu da sürdürdük. Cumhurbaşkanımızın son Birleşmiş Milletler konuşmasının siyasi hayatımız bakımından önemli bir dönüm noktası olduğuna inanıyorum.  Orada bütün dünyaya tezlerimizi ifade etti, mükemmel bir konuşmaydı. ‘İsrail’in burada sınırı neresidir?’ diye bir harita gösterdi. Bu gerçekten önemli bir çıkıştır. Dünya sisteminin egemenlerine karşı ‘biz bu oynanan oyunların ne olduğunu biliyoruz, farkındayız ve bu oyunları bozacağız’ demektir. Aynen terör koridorunu Suriye’nin kuzeyinde bozma kararlılığımız gibi” dedi.
‘AK PARTİ’DE DE YENİ BİR DÖNEM BAŞLADI’
Türkiye’nin temel milli meselelerinde içeride birlik ve dirliği sağlayarak, dışarıda da Fas’tan Endonezya’ya kadar gönül bağını artırmaları gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, “Bunun için cumhurbaşkanımız vitesi yükseltmişken biz aynı yerde duramayız. Bizim de onun yükünü  üstünden almamız lazım. Mahalle başkanlarından ilçe başkanlarımıza, il başkanlarımıza, milletvekillerinin her birisinin Tayyip Erdoğan’ın bu siyasi çıkışını yüklenip, onu omuzlayabilen karalılık ve motivasyonda olması lazım. Söylediğim şey budur. Türk siyasetinde yeni bir dönem başladığı gibi AK Parti’de de yeni dönem başlıyor. Karşı karşıya kalınan meydan okumaların  hepsine anında cevap verebilecek hatta gündemi yönlendirebilecek bir parti yapısına sahip olmamız lazım. Bu dönemde kongre süreçlerimiz de son derece önemlidir” diye konuştu. 
‘AK PARTİ, GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE KURMA HAREKETİDİR’
AK Parti’nin içinde yenilenmeyi sağlayan bir parti olduğunu, o yüzden 17 yıldır diri ve zinde olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Toplumda karşılığı olan sevilen sayılan dürüst düzgün ve kimsenin bir şey diyemediği isimlerle birlikte yolumuza devam etme kararlığı içindeyiz. ‘AK Parti’de eski yoktur’ diye sayın cumhurbaşkanımızın bir sözü var. Yani bu bir davadır. AK Parti sadece bir siyasi parti değil yeniden güçlü bir Türkiye kurma hareketidir. Buna inanan herkes, önceki görevi ne olursa olsun hiçbir şekilde duraksamadan, kenara çekilmeden yoluna devam etsin. Kongre süreçleri bu anlamda daha genişlemeyi, diri olmayı sağlayacak bir süreç olacak” dedi. 
‘BÖYLE BİR KONU GÜNDEMDE DEĞİLDİR’
Kurtulmuş, Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanlığını bırakacağı iddiasıyla ilgili, “Böyle bir yaklaşım yok. Çünkü zaten anayasa değişikliği genel başkan olan ya da partili olan birisinin önünü açmıştır. Anayasaya uygun bir durumdur. Böyle bir tartışma da yoktur. Böyle bir konu da gündemde değildir” diye konuştu. 
‘ÖNÜMÜZ AÇIKTIR’
Kurtulmuş, AK Parti’nin bu dönemde temel 4 özelliğini yeniden kuvvetlendirmesi gerektiğini vurgulayarak, “AK Parti milli ve yerli bir parti, reformcu, demokrat, kapsayıcı ve kuşatıcı bir partidir. Türkiye’de kim varsa etnik, bölgesel farklı kesimleri bir arada tutabilen bir parti. AK Parti bu konulardaki temel duruşu, tezlerini, ana iskeleti, omurgasını, tabiri caizse cıvatalarını sıkarak güçlendirecek. Reform dinamiklerinin merkezi de AK Parti’dir. Yargı reformu, askerlik reformu yapabiliyoruz. Başka reformlar gündeme gelecek önümüzdeki günlerde. Bunu yapabilmek, halkımızın beklentilerini karşılayabilmek, bu özelliklerimizi yeniden çok güçlü hale getirerek yolumuza  devam edeceğiz. Ne yapacağımız biliyoruz. Ödevlerimiz ortadadır. Bir taraftan söylemlerimizi güçlendirmek, kuvvetlendirmek, diğer taraftan teşkilatlarımızı, kadrolarımızı güçlendirmek, bunları yapabilirsek önümüz açıktır. Bütün bu meydan okumalara sınamalara karşı güçlü bir şekilde devam edeceğiz” dedi.
‘ÖNEMLİ OLAN TEZGAHI DAĞITTIRMAMAKTIR’
Kurtulmuş, ekonomiye yönelik eleştirilerle ilgili ise “Türkiye dışarıdan gelen ekonomik saldırılarla boğuşmak zorunda kaldı. Çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Geçen sene tüketici fiyatlarındaki artış yüzde 45’ler seviyesine yükseldi. Çok şükür bunun yüzde 8,55 civarında düştüğünü görüyoruz. Esas önemli olan tezgahı dağıttırmamaktır. Bir ülkenin ekonomideki üretim gücünün artmasıdır. Son birkaç senedin Türkiye ekonomisi yeni bir faza geçti. Kendi milli imkanlarımızı geliştirecek bir üretim seferberliğine doğru Türkiye gidiyor. Bunun alt yapısını oluşturmaya çalışıyoruz. Makro dengeleri bakımından Türkiye iyi noktaya gelmiştir. Çok kötü geride kaldı” diye konuştu.
FOTOĞRAFLI

 

Devamını oku

Siyaset

Erdoğan: Tarımı, küresel şirketlerin kar odaklı çarkında ezdirmeyeceğiz

Yayınlanma tarihi

-

Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA) – CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak, en az savunma sanayisinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir. Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bölgede yer alan bizim gibi bir ülke için bu asla göze alınamayacak bir risktir. Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen, ‘3’üncü Türkiye Tarım Orman Şurası’na katıldı. Programda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bakanlık yetkilileri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen çiftçiler de yer aldı. Burada konuşan Erdoğan, şuranın temel ilkesinin istişare olduğunu belirterek, konuya müdahil olan, kanaatlerini paylaşan herkese teşekkür etti. Cumhurbaşkanı olarak Türk tarımını geliştirecek, Türk çiftçisini güçlendirecek tüm kararların yakından takipçisi olacağını vurgulayan Erdoğan, “Ziraat Bankası Genel Müdürümüzle etraflıca görüştüm. Bu görüşmeden sonra da Ziraat Bankamız çiftçilerimizle çok daha etraflıca, geniş kapsamlı ve kredide bugüne kadar alışılmışın dışında bir dayanışmayı sürdürecektir. Belki de sizlerle ortaklığa girecek, bu tür adımları atacak. Çünkü istiyoruz ki biz artık dışarıdan kurban bayramlarında, şurada, burada artık hayvan ithali yapmayalım” diye konuştu.
‘DIŞA BAĞIMLILIK KADAR TEHLİKELİ’
Gelişmiş ülkelerin, gıda güvenliği ile geleceğini garanti altına almak için olağanüstü çaba harcadığını belirten Erdoğan, “Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de bir mili güvenlik meselesi haline gelmiştir. Temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı olmak en az savunma sanayisinde dışa bağımlılık kadar tehlikelidir. Kıtaların ve çıkar mücadelelerinin kesiştiği bir bölgede yer alan bizim gibi bir ülke için bu asla göze alınamayacak bir risktir. Tarım politikalarımızı işte bu gerçeklerin üzerine bina ediyoruz. Ülkemiz için güvenlik riski oluşturacak hiçbir adıma şimdiye kadar müsaade etmedik, asla da müsaade etmeyeceğiz. Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz. Tarımda milli güvenliğimize özellikle öncelik vermeyen her türlü projeye, dönüşüme, karına, zararına bakmaksızın karşı olduğumuzu altını çizerek ifade etmek istiyorum” dedi.
‘DEVLET YALAN SÖYLEMEZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2020 bütçesinin yüzde 54,5’inin tarımsal desteklere ayrıldığını, önceki yıla göre tarımsal desteklerin yüzde 36,7 oranında artırıldığını belirterek, “Şimdi ana muhalefetin başı çıkıyor, zaman zaman saçma sapan bir şeyler konuşuyor. Buradan şimdi açıklıyorum; bu rakamlar resmi rakamlardır. Gazete kupürlerinden toplanan rakamlar değildir. Devlet yalan söylemez. Devlet gerçeği söyler, ben de bunu söylüyorum. Biz tarımsal hasılada dünyada yedinci, Avrupa’da ise birinci sıradayız” diye konuştu.
‘TOHUM İHRACATIMIZI 102 BİN TONA YÜKSELTTİK’
“20 yıl önce ‘Acaba Avrupa’da, Amerika’da nerede tohum buluruz da biz bunu çiftçimize dağıtırız?’ diye koşturup, duruyorduk; şimdi neredeyiz” diyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Tohum ihracatımızı 11 kat artırarak 102 bin tona, ihracat rakamımızı ise 152 milyon dolara yükselttik. Bu dönemde alan bazında tarımsal üretimin yerli tohumdan karşılanma oranı ise yüzde 80 oldu. ‘Ata Tohumu’ projesiyle ülkemiz gen kaynaklarını oluşturan bitki çeşitlerinin koruma altına alınmasını sağlıyoruz. Dünyanın üçüncü büyük tohum gen bankasını 250 bin örnek kapasiteyle Ankara’da hizmete açtık. Bugün itibariyle gen bankasında 3 bin 400 türe ait, 121 bin örnek muhafaza altındadır.”
‘HERKESİN UFKU, DENİZİ KADARDIR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl terör örgütünün ormanları yaktığını, 11 Kasım’da ise 11 milyon fidanı toprakla buluşturduklarını söyledi. Muhalefetin, bu çalışmayı karalamaya çalıştığını kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:
“11 Kasım’da milletin heyecanına ortak olmak, ağaç seferberliğine katkıda bulunmak varken, ‘Kasım ayında fidan mı dikilir?’ diyerek yapılan işe çamur atmaya kalktılar. Cehaletleri anlaşılınca da milletten özür dilemek yerine bu sefer de ’11 milyon fidanın 9 milyonu kurur’ diyerek işi pişkinliğe vurdular. Herkesin ufku, denizi kadardır. Bunların bırakın asırlık, yarım asırlık, çeyrek asırlık projeler üretmeyi, yarına dair hiçbir tasavvurları yok. Ne 2023’e dair bir kanaatleri ne 2053’e dair hayalleri ne de 2071’e dair bir vizyonları var. Milletimiz bu olup bitenlerin hepsini de hafızasına kaydediyor. Vakti saati geldiğinde bunların hepsinin de hesabını milletimiz soracaktır.”
‘KIRMIZI ET SEKTÖRÜNÜ HAFİFE ALMAYACAĞIZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Türkiye Tarım Orman Şurası’nda alınan kararlardan bazı başlıkları da davetlilerle paylaştı. Erdoğan, arazi toplulaştırma ve sınıflandırma işlemlerinin hızlandırılarak, 10 yıl içinde tamamlanacağını, toprak bilgi sitemine dayalı tarımsal arazi kullanım planları hazırlanacağını, atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için arazi bankacılığı ve birlikte üretim gibi alternatif modellerin devreye alınacağını, miras mevzuatının geliştirilerek, tarım arazilerinin bölünmesi sorununa kalıcı çözüm getirileceğini söyledi.
Kırmızı et sektöründe, küçükbaş eti tüketiminin özendirileceğini belirten Erdoğan, “Ben o sektörde çalıştım. O sektörde bulunmuş birisi olarak söylüyorum, önemli bu. Kırmızı et sektörünü hafife almayacağız, ürünlerini hafife almayacağız. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta yerli ırkların muhafaza ve ıslahına yönelik çalışmalara ağırlık vereceğiz. Balık işleme sektörünü geliştirerek ihracatın ve yerli tüketimin artırılmasına gayret göstereceğiz” dedi.
1000 KÖYE 1000 TIBBİ AROMATİK BİTKİ BAHÇESİ 
Son 1,5 yılda, zorunlu olmadıkça et ithalatı yaptırmadıklarını vurgulayan Erdoğan, “Besilik hayvan için kasım ayıyla beraber yeni ithalat müracaatı almıyoruz. İnşallah bu hassasiyetimizi 2020’de de devam ettireceğiz. Su ürünleri konusunda yeni bir dönemin kapısını açan kanun değişikliği Meclis tarafından kabul edildi. Balık yetiştiricilerine desteklemelerimiz ödendi. Avrupa’nın ve ülkemizin ilk tarıma dayalı İhtisas Organize Su Ürünleri Yetiştiricilik Bölgesi’ni 16 bin 500 ton kapasiteyle kuruyoruz. Ormancılık faaliyetlerinde çalışan vatandaşlarımızın arazi şartlarında güvenli, sağlıklı ve konforlu bir şekilde barınmalarını teşvik edeceğiz. Bu amaçla orman çalışanlarının maliyetinin yüzde 20’si hibe, kalanı faizsiz kredi şeklinde olmak üzere prefabrik evler edinmelerini sağlayacağız. Çiftçimize ek gelir temini kapsamında, 1000 köye 1000 tıbbi aromatik bitki bahçesi kurulmasını hedefliyoruz” diye konuştu. 
‘ÇAY ÜRETİMİNİ DESTEKLEYECEĞİZ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bitkisel üretimin gelecek yıl yüzde 5 artırılarak, yaklaşık 125 milyon tona, sertifikalı tohum üretiminin 1,2 milyon tona, tohum sektörünün pazar büyüklüğünün ise 1,4 milyar dolara çıkarılmasının planlandığını açıkladı. Erdoğan, “Çay üretimini destekleyeceğiz. Bunu Rizeli olduğum için söylemiyorum. Önümüzdeki yıl yaş çay alım miktarı 650 bin tona, ihracat dahil kuru çay satışı da 115 bin tona çıkacak. Doğal kaynaklarımızı korumaya devam edeceğiz. Korunan alan sayısını 599’dan 605’e çıkaracağız. Orman varlığımızı 2020 yılı sonunda 22,9 milyon hektara ulaştıracağız. Baraj sayımızı 841’den 856’ya çıkarmayı ve depolama hacmini 178 milyar metreküpe ulaştırmayı hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından Edirne, Manisa, Rize ve Şanlıurfa’dan gelen kadın çiftçilerle fotoğraf çektirdi. 

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

İYİ Parti’li Ağıralioğlu: Grup Başkanvekilimizin açıklaması kabul edilemez

Yayınlanma tarihi

-

İrfan ÖZŞEKER/ANKARA, (DHA)- İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, partilerinin Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, AK Parti ile koalisyon sözlerine ilişkin, “Grup Başkanvekilimizin malum yanlış ve kabul edilemez açıklaması, partimizin imasını dahi meşru görmediği ve göremeyeceği bir beyandır” dedi.
İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. İYİ Parti’nin, Türkiye’yi yönetmek için yola çıkan bir siyasi hareket olduğunu belirten Ağıralioğlu, temel amaçlarının, iyileştirilmiş parlamenter sistem ile Türkiye’yi 21’nci yüzyılın yarışan ülkeleri arasına katmak olduğunu söyledi. Grup Başkanvekili ve Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın, Bursa’da bir soru üzerine, AK Parti ile koalisyon sözlerini değerlendiren Ağıralioğlu, “Grup Başkanvekilimizin malum yanlış ve kabul edilemez açıklaması, partimizin imasını dahi meşru görmediği ve göremeyeceği bir beyandır. Partimiz seçmenine ve milletine verdiği sözleri, siyasi namusu bilen bir sorumlulukla siyaset yapmaktadır. İyileştirilmiş parlamenter sistem hassasiyetlerimiz, bu kabil siyasi savrulmaları mazur yahut meşru göremeyeceğimiz kadar mühimdir” dedi.
Ağıralioğlu, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu ağır şartların, partilerince mevcut iktidarın yönetim beceriksizliği olarak görüldüğünü kaydederek, “Partimiz bu yönetim beceriksizliğine son vermek ve ülke yönetimini üstlenmek için mücadele etmektedir. Sürdürdüğümüz siyasi mücadelenin ilkeleri partimizin ve milletimizin umududur. Bu umudun hiçbir açıklama ile söndürülmesine, değersizleştirilmesine ve itibarsızlaştırılmasına asla müsaade edemeyiz. Bu, seçmenimize olduğu kadar devletimize ve milletimize olan sorumluluğumuzun da gereğidir” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar