Takip Edin

Güncel

D-100’de orta refüjde ceset bulundu

Yayınlanma tarihi

-

Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN-İsa ALMAÇAYIR – İstanbul DHA- D-100 Karayolu Maltepe mevkiinde orta refüjde bariyerler arasında 25 yaşlarında bir erkeğe ait ceset bulundu. Darp izi ve yüzünde kan bulunan ceset olay yeri ve savcını incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
D-100 Karayolu Maltepe İdealtepe mevkiinde motosikletli trafik polisi, orta refüjde bariyerler arasında hareketsiz yatan bir kişiyi fark etti. Darp izi ve yüzünde kan bulunan kişiyi fark eden polis, olay yerine sağlık ekiplerini de çağırdı. Sağlık ekipleri hareketsiz yatan kişinin öldüğünü belirledi. Polis ekipleri de olay yerinde inceleme yaptı. 
İnceleme sırasında D-100’de trafik yoğunluğu yaşandı. Üzerinden kimlik çıkmadığı belirtilen kişinin cesedi incelemenin ardından Adli TIp Kurumu’na götürüldü.

(FOTOĞRAFLI) 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde hain darbe girişimi izleri

Yayınlanma tarihi

-

Esma MURAT-Güven USTA-Uğur CAN/İSTANBUL, (DHA) -FETÖ’nün darbe girişiminde 34 kişinin şehit olduğu 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, hain saldırının izlerini hala taşıyor. Köprünün yaya korkulukları ve ayaklarında darbeci FETÖ’cü askerlerin ateşlediği mermi izleri, şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla onarılmıyor. Ancak 165 metre yükseklikteki köprünün bakım ve onarımı düzenli olarak yapılıyor.
DHA, 15 Temmuz Şehitler Köprü’ndeki işte bu kontrol, bakım ve onarım çalışmalarını yerinde izledi. Asya ve Avrupa kıtalarını, 1973 yılında karayoluyla ilk defa birbirine bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, her gün büyük bir titizlikle kontrol ve bakımdan geçiriliyor. İstanbul’un dünyaca ünlü köprülerinden biri olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, kontrol izleme noktası, aydınlatma, elektrik, elektronik, trafik, temizlik ve otomatik geçiş sistemleri gibi birçok alanda kontrol, bakım ve onarımdan geçiriliyor.
20 Şubat 1970 tarihinde yapımına başlanan köprü, 30 Ekim 1973 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 50. yıldönümü şerefine Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından devlet töreniyle trafiğe açıldı. 47 yılıdır da kesintisiz hizmet vermeye devam eden tarihi köprünün Uzunluğu bin 560 metre, genişliği 33 metre, denizden yüksekliği ise 165 metre olarak belirtiliyor.

KÖPRÜ HER GÜN 400 BİN TON AĞIRLIK TAŞIYOR
İstanbul’un en çok kullanılan köprüsü olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nden, her günde yaklaşık 200 bin araç geçiyor. Köprünün günlük taşıdığı ağırlık ise ortalama 400 bin ton olarak belirtiliyor. Köprü bu yüksek ağırlığı toplam 240 çelik askı halatla taşıyor. Bunun yanısıra kontrol izleme noktası, aydınlatma, elektrik, elektronik, trafik, temizlik ve otomatik geçiş sistemleri gibi birçok alanda da her gün çalışma gerçekleştiriliyor.

47 GÖREVLİ 7/24 MESAİ YAPIYOR
Ulaştırma Bakanlığı Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı 15 Temmuz Köprüsü Bakım İşletme Başmühendisliği görevlileri, 165 metre yükseklikteki dev halatların kontrolleri ve bakımlarını yapıyor. Çalışmalar zorlu hava koşullarında da kesintisiz sürdürülüyor. Mühendis, teknisyen ve işçilerden oluşan 47 kişilik ekip, vardiya sistemiyle, 7 gün 24 saat çalışıyor. Yoğun ve özverili çalışmalar sayesinde 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, eksiksiz ve sorunsuz bir şekilde köprüyü kullananlara hizmet veriyor.

TARİHİ KÖPRÜ DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN İZLERİ TAŞIYOR
FETÖ’nün darbe girişiminde 2’si polis, 34 kişinin şehit olduğu 15 Şehitler Köprüsü’nde, halkın darbecilere karşı direnen şehit ve gaziler anısına, mermi izleri de silinmedi. Köprüde en fazla ölüm ve yaralanma olayının yaşandığı yaya korkuluklarındaki mermi izleri ise, darbecileri ellerindeki Türk bayraklarıyla durdurmaya çalışan şehit ve gazilerin anısına korunduğu gözlendi. Darbecilerin köprünün üzerindeki insanlara hedef gözeterek ateş açtığının göstergesi olan köprü ayaklarındaki mermi izleri de aynı gerekçeyle onarılmadı.

Devamını oku

Güncel

Fındıkta ‘küresel ısınma’ tehdidi

Yayınlanma tarihi

-

Selçuk BAŞAR- Aleyna KESKİN/TRABZON, (DHA)- DÜNYA fındık üretimi ve pazarının büyük kısmını elinde bulunduran Türkiye’nin fındık ambarı Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, fındık bahçelerine dadanan zararlı böcek türleriyle, mücadeleler sürüyor. Uzmanlar, fındıkta zararlı böceklerin yanı sıra ‘külleme’ hastalığı artışını, küresel ısınmanın etkisiyle iklim koşullarının değişimine bağlayarak, tarımda ‘küresel iklim değişikliği uyum programı’ hazırlanması tavsiyesinde bulundu. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Edip Sevinç, fındıkta hastalık ve zararlıların artışını, küresel ısınmanın tetiklediğini belirterek “Aylar, olması gerektiğinden daha sıcak geçtiği için zararlılar bahçelere erken inip yavrulama dönemine geçiyor. Bu durum da rekolte hesaplarında yüzde 60’lara varan kayıpları meydana getirebiliyor” dedi.
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde, 2007 yılından sonra görülmeye başlanan ve birkaç yıldır çoğalan ‘vampir kelebek’ olarak adlandırılan ‘Ricania simulans’ adlı zararlı böcek ile bahçelerde yapraklarını yiyip, suyunu emdiği fındık ağaçlarının kökünü kurutan ‘kahverengi-yeşil kokarca’ zararlılarıyla ilgili başlatılan kimyasal mücadele sürüyor. Yılda yaklaşık 400 bin ton üretilerek, 110’dan fazla ülkeye ihracat edilip, 3 milyar dolara yakın döviz girdisi sağlanan fındıkta, zararlı böcek türlerinin yanı sıra, ‘fındık kurdu’ ve ‘külleme’ hastalığı, üreticiyi tedirgin ediyor. Bölgede, son dönemlerde kış aylarının, mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, fındıkta, üreticilerin kâbusu olan hastalıklar ve zararlı böcek türlerinin artışını da tetikliyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın, iklim parametrelerini etkileyerek, ani iklim değişikliğine yol açtığına dikkat çektiği durumun; verim ve kaliteyi olumsuz etkilediği fındıkta, ekonomik kayıplara yol açtığını belirtiyor. Tarım sektörü ihracatçıları, tarım uygulamalarının zamanında yapılması tavsiyesinde bulunurken, akademisyenler ise tarımda ‘küresel iklim değişikliği uyum programı’nın hazırlanması önerisinde bulunuyor.
‘FAZLA FINDIK ÜRETİLMELİ’
Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İlyas Edip Sevinç, fındık ihracatında 2019 yılında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldığını ve bu durumun devam etmesi için fındıkta verim ve kaliteye önem verilmesi gerektiğini söyledi. Sevinç, “Sürdürülebilirlik açısından fındık arzı çok önemli. Bahçelerde fazla fındık üretilmeli ve piyasaya fazla fındık sunulmalı. Bunun için iklim şartlarının uygun olması ve zararlılarla mücadele edilmesi gerekiyor. Bazen iklim şartları uygun olsa bile zararlılarla mücadele edilmezse fındık veriminde kayıplar olabilir. Küresel ısınma çok ciddi bir problem. Bunu 2018 yılında yaşadık. 2018 yılında özellikle mart ve nisan ayları olması gerektiğinden daha sıcak geçtiği için zararlılar bahçelere erken inip erken yavrulama dönemine geçtiler. Haziran ve Temmuz’da çok sıcak geçince önü alınamadı. Ve başta hesapladığımız rekolte hesaplamasında yüzde 60’lara varan kayıplar meydana geldi” dedi.
‘BİZİ NE BEKLİYOR BİLEMİYORUZ’
Tarım uygulamalarının zamanında yapılması gerektiğini de kaydeden Sevinç, 2020 sezonunda kendilerini nelerin beklediğini bilmediklerini söyledi. Sevinç “2019 yılı ocak ayı itibari ile havalar biraz ılıman geçmesine rağmen havalar Nisan ayı sonuna kadar soğuk geçti. Bu nedenle zararlıların yavrulaması gecikti ve yerde kaldılar. Yaz ayları da yağışlı geçtiği için fazla tahribat yapamadılar ve bu 800 bin tonun üzerindeki rekor ürün oldu. Şimdi bizi ne bekliyor bilemiyoruz. Genel anlamda global bir ısınma söz konusu. Öncelikle ısınmadan ötürü oluşacak zararlıların yapacak olduğu tahribatı engellemek için üreticiler mutlaka mücadele etmeli. Sadece üretici değil, Tarım Bakanlığı ve bütün tarafların harekete geçmesi gerekiyor. Fındıkta alan bazlı destekler veriliyor. Bunun bahçe zararlılarla mücadelesi iyi tarım uygulamalarına da bağlanması mümkün” diye konuştu.
‘KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE UYUM PROGRAMI HAZIRLANMALI’
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise tarımda, ‘küresel iklim değişikliğine uyum programı’ hazırlanması tavsiyesinde bulundu. Küresel ısınmanın dünyanın sorunu olduğunu ifade eden Bektaş, şunları söyledi:
“Bölgemizde küresel ısınma hem karayı etkiliyor, hem de Karadeniz’i. Küresel ısınma aşırı sağanak yağmurlara, sellere, heyelanlara neden oluyor. Buna karşı eylem planlarının şimdiden hazırlanması gerekiyor. Bu bölgede bir metreye yakın buzlar görüyordum kış mevsiminde. Şimdi ılık kış yaşıyoruz. Bu ılık kışlar da bölgemizi çok etkiliyor. Deniz bir türlü soğumuyor. Sıcak olan deniz suyu buharlaşıyor ve karada sağanak yağmurlara dönüşüyor. Küresel ısınma aşırı yağışlara sebebiyet veriyor. Bu yağışlar toprağın süpürülmesine, toprağın tüketilmesine neden oluyor. Çevre ve şehircilik bir afet planı ve küresel iklim değişimine uyum programı hazırladı. Tarımda da, küresel iklim değişikliğine uyum programı hazırlanmalı.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Dünyanın en tehlikeli yolunu geçip, 3 kişinin yaşadığı köydeki arızayı giderdiler

Yayınlanma tarihi

-

BAYBURT (DHA)- BAYBURT’ta Bayraktar ailesinden 3 kişinin yaşadığı Günbuldu köyünde meydana gelen elektrik arızasını Aras Elektrik ekipleri, dünyanın en tehlikeli yolunu geçerek giderdi. Karla mücadele ekiplerinin desteğiyle 12,5 saatte köye ulaşan ekipler, ailenin yeniden elektriğe kavuşmasını sağladı. 
Bayburt’a 26 kilometre mesafedeki 50 haneli Günbuldu köyünde yaşayanlar zorlu kış mevsimi öncesi ya kent merkezine ya da batıdaki illere göç etti. Fahrettin Bayraktar (57), eşi Havva (47) ile 5 yaşındaki kızları Elif Su’nun yaşadığı köyün, kar ve fırtına sebebiyle elektriği kesildi. 15 Ocak günü karanlıkta kalan Bayraktar ailesi arızanın giderilmesi için Bayburt Aras Elektrik Koordinatörlüğü’ne ulaştı. Günbuldu köyündeki arıza kaydını alan Aras Elektrik ekipleri, harekete geçti. Bayburt ile Trabzon arasındaki ve 29 keskin virajıyla dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen D-915 karayolu kenarında 2162 rakımda kurulu bulunan köydeki arızayı gidermek için yola çıkan ekipler, kar engeliyle karşılaştı. Bayburt tarafından köye ulaşamayan ekipler, Trabzon üzerinden gitmeye çalıştı. Çaykara Belediyesi’nin karla mücadele ekiplerinin destek verdiği ekipler, çığ riski olan bölgede dikkatle yolu açmaya çalıştı. Kardan kapalı 17 kilometrelik yolun açılması için ekipler yoğun mücadele sarfetti. 
Tehlikeli yolun bulunduğu Soğanlı Dağı’nda karla mücadele ekipleri ile Aras EDAŞ personeli, zaman zaman çıkan fırtınada beklemek zorunda kaldı. Bayburt ile Trabzon’u birbirine bağlayan dağın zirvesinde uçsuz bucaksız uçurumların bulunduğu yolda yer yer 2 metreye ulaşan karı temizleyen ekipler, 17 kilometrelik yolu yaklaşık 8 saatte açabildi. Sabah erken satlerde yola çıkan Aras Elektrik ekipleri ise zorlu mücadelenin ardından ancak 12,5 saatte köye varabildi. Gün kararırken köye ulaşan ekipler kısa sürede elektrik arızasını gidererek Bayraktar ailesinin yüzünü güldürdü.
BAŞKA GİDECEK YERİM YOK
Köyde hayvancılık yaparak ailesini geçindirdiğini söyleyen Fahrettin Bayraktar, “3 oğlum üniversitede okuyor. Ben burada hayvancılık yapıyorum. Bu köyden başka gidecek yerim yok. Yardıma ihtiyacım olduğunda 2 kilometre yürüyüp telefonun çekeceği yere ulaşıyorum. Tek sorunum kar ve fırtına nedeni ile oluşan elektrik arızaları. Sağ olsunlar Aras EDAŞ ekipleri adam boyu kara rağmen köye ulaşarak sıkıntımı giderdi. Köyümüzün yolu çok tehlikeli, her yıl bir iki kişi düşüp hayatını kaybediyor. Bu nedenle kışın kolay kolay bu yolu kimse açmak istemiyor” diye konuştu.
BU YOL YAZIN DA TEHLİKELİ
Aras EDAŞ Bayburt İl Koordinatörü Kubilay Atan, kış aylarında arızaya giden ekiplerin ciddi tehlikeler atlattığını söyledi. Soğanlı Dağı bölgesinin sadece kışın değil yaz aylarında da tehlikeli olduğunu belirten Atan, “Bizim işimiz vatandaşı enerjiye kavuşturmak, o köyde kaç kişinin yaşadığının önemi yok. Gelen ihbarları değerlendirmek bizim görevimiz. 50 hanelik köyde kış aylarında yalnızca bir aile kalıyor. Devletimiz bir ailede olsa tüm imkânlarını seferber ediyor” dedi. 

FOTOĞRAF

Devamını oku

Popüler Başlıklar