Takip Edin

Ekonomi

Domatesin fiyatı 50 kuruşa düştü

Yayınlanma tarihi

-

Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ (Mersin), (DHA) – MERSİN’in Erdemli ilçesinde üretilen domatesin tarlada kilosu 50 kuruşa düştü. Üreticiler ihracat ile birlikte ürün fiyatlarının artması için yetkililerden destek bekliyor. 
Ziraat odası Başkanı Rasim Şahin, Genel Sekreter Aydın Çiftçi ile birlikte, Tapureli ve Hüsametli mahallelerinde domates üreticiliği yapan çiftçileri ziyaret ederek, sorunları dinledi. İlçenin yüksek kesimlerindeki 43 bin 500 dekar alanda yaş meyve- sebze üretimi yapıldığını dile getiren Şahin, üretimin yüzde 80’ini domatesin oluşturduğunu söyledi. Yılda ortalama 250 bin ton domates üretimi gerçekleştirildiğini ancak içinde bulunulan dönemde ihracatın az olması sebebi ile çiftçilerin sorun yaşadığını belirten Şahin, “İç piyasaya gönderilen kırmızı domatesin kilosu 50 kuruşa kadar düştü. İhracatlık pembe domateslerin kilosu 1.20 liraya kadar geriledi. Çiftçilerimiz dünya standartlarında, ilaç ve gübre kalıntısı olmayan domates yetiştiriyor. Bu kaliteli domatesleri almaya bütün tüccarlarımızı bekliyoruz” dedi.
Domatesin mevcut fiyatlar üzerinden satılması halinde çiftçinin zarar edeceğini kaydeden Şahin, “Gübre, ilaç, işçilik gibi masrafları da eklersek, çiftçi bu fiyattan domateslerini sattığı takdirde masrafı bırakın büyük bir borç batağına girecektir. İnşallah yetkililer bu sesimizi duyar ve domates ihracatını artırılır” diye konuştu.
5 dönümlük arazisinde domates üretimi yapan Alim Yıldız ise “Borçlarımız giderek artmaya başladı. Çiftçi artık bir şey kazanmıyor. Ekmek kapımız olan üretim artık borç bırakıyor. Yetkililerimizden ihracat ve fiyat konusunda destek bekliyoruz” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Renault MAİS Pazarlama Direktörü Levent Timur En Etkin 50 CMO Arasında

Yayınlanma tarihi

-

Türkiye’nin Pazarlama Liderleri Zirvesi CMO Summit 2020’de Renault MAİS Pazarlama Direktörü Levent Timur “En Etkin 50 CMO” arasında yer alarak ödüle layık görüldü.

2004 yılından bugüne dek Renault MAİS’te çeşitli kademelerde görev alan Levent Timur, 2017 yılından bu yana Pazarlama Direktörü olarak görev yapıyor. Timur, 20. kez binek liderliğini göğüsleyen markanın başarısının en önemli mimarları arasında yer alıyor. 2019 yılında kurguladığı dinamik satış kampanyaları ile markanın ticari başarısını kanıtlayarak; sektörün ezberlerini bozdu. Levent Timur, birbirinden yenilikçi uygulamaları devreye aldığı şirketin dijital transformasyonu kapsamında 27 farklı ödül aldı.

Megane Sedan ile iddiasını en üst seviyeye çıkaran Renault MAİS, başarısını 5. nesil Yeni Clio ile taçlandırmaya hazırlanıyor.Türkiye’nin en saygın ve prestijli araştırmalarından biri olarak kabul edilen “En Etkin 50 CMO”, markalar arasında değer odağının yaratılmasında büyük etkileri olan CMO’ların (Chief Marketing Officer-Üst Düzey Pazarlama Yöneticisi) yeni yükselen değerine dikkat çekmek amacıyla düzenleniyor.

Devamını oku

Ekonomi

TEMA’dan çocuklara “Yerküreye Saygı-İklimi Koru” eğitimleri

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 19 Şubat (DHA) – “Yerküreye Saygı” Projesi kapsamında Sompo Sigorta’nın 3 yıllık iş birliğine imza attığı TEMA Vakfı, 2020 yılında 30 ilde 12 bin 500 çocuğa ulaşmak üzere, Millî Eğitim Bakanlığı iş birliği ile ‘İklimi Koru’ eğitimlerine başladı.
Yerküreye Saygı projesi kapsamında yapılan saha aktiviteleri ve online faaliyetler ile bugüne kadar yaklaşık 32 milyon kişiye ulaşılan proje, şimdi de gönüllü katılımına açılıyor.
İklim gönüllülüğü konusunda topluma öncülük etmeyi amaçlayan Sompo Sigorta, “Yerküreye Saygı Gönüllüleri” hareketi ile yeni dönemde gönüllüleriyle birlikte birçok çalışma yürütecek. Yerküreye Saygı Gönüllüsü olmak isteyen herkes, Mart ayı içerisinde yerkureyesaygi.org adresi üzerinden gönüllü başvurusu yapılabilecek.
Projenin ilk yıl değerlendirmesi, “İklimi Koru” eğitimleri ve iklim gönüllülüğü üzerine yeni bir açılım yaratacak olan “Yerküreye Saygı Gönüllüleri” ile ilgili bilgiler, Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özer Şimşek ve TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç’ın katılımlarıyla düzenlenen toplantıda paylaşıldı.
İklim krizinin bugünümüzü ve yarınımızı tehdit eden en önemli sorunlardan biri olduğunu vurgulayan TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, şöyle konuştu:
“TEMA Vakfı olarak; geleceğimizi tehlikeye sokan iklim krizine karşı Millî Eğitim Bakanlığı ve Sompo Sigorta ile birlikte bu projeyi hayata geçirdiğimiz için oldukça mutluyuz. Kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum.
“Bizim için toprağı korumak, iklimi korumaktır. Şimdiye kadar bu anlayıştan hareketle birçok farklı ilde çeşitli etkinlikler düzenledik, düzenlemeye de devam ediyoruz.
“‘Yerküreye Saygı’ projesi kapsamında geliştirdiğimiz eğitim programıyla da çocukların iklime bağlı olarak kendi yaşamlarında ve doğada gerçekleşen değişimleri fark etmelerini; aynı zamanda bu değişimlerin yine kendi yaşamlarından yola çıkarak nedenlerini ve
sonuçlarını tartışmaları, gözlemlemeleri ve çözüm önerileri üzerine düşünmelerini istiyoruz.
“İlkokullarda 7.500 çocuğa ulaşmak üzere başlattığımız eğitim programımızı bu yıl ortaöğretim okullarına yaygınlaştırarak 30 ilde 5.000 ortaöğretim öğrencisine daha ulaşmayı planlıyoruz.
“Böylelikle bu yıl toplam 12 bin 500 çocukta ve proje sonunda ise yaklaşık 31 bin kişide iklim değişikliği konusunda farkındalık sağlamayı hedefliyoruz.
“Geçen yıl başladığımız ve 20 ilde yaklaşık 2.000 genç ve yetişkine ulaştığımız belgesel gösterimleri ve iklim söyleşilerini bu yıl yaygınlaştırarak 30 ilde uygulayacağız.
“Ayrıca bu illerde iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmak üzere saha çalışmaları da gerçekleştireceğiz.
“Sahada gerçekleştirilecek bu farkındalık etkinlikleriyle bu yıl en az 3.000 kişiye ulaşmayı hedefliyoruz.”
Yerküreye Saygı projesinin başlangıcından bu yana geçen 1 yıl içerisinde, küresel ısınma ve iklim krizi konularında farkındalık yaratmak üzere son derece önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade eden Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özer Şimşek, “TEMA Vakfı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğinde programladığımız eğitim projemizi bu eğitim öğretim döneminde başlattık” dedi ve ekledi:
“Diğer yandan, bireysel hayatta yapılacak küçük davranış değişiklikleri sayesinde nasıl tasarruf edileceğini ve küresel iklim değişikliğinin etkilerinin nasıl azaltılabileceğinin anlatıldığı video serilerini projenin web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden yayınladık.
“Projeye özel olarak hazırlanan ve iklim değişikliğinin dünyaya verdiği zararları konu alan klibi ile ön plana çıkan ‘Sensin, Benim, Biziz Dünyanın Sigortası’ adlı rap şarkısı ile geniş bir genç kitleye ulaştık.
“Sosyal medya üzerinden yaptığımız farkındalık çalışmaları ile 32 milyonluk bir erişim ve 34 milyonluk izlenme sayısı elde ettik.
“Proje çatısı altında bu çalışmaları yürütürken, küresel iklim değişikliğinin yol açtığı hasarları da koruma altına alan Türkiye’nin ilk ‘İklim Sigortası’nı da Sompo Sigorta olarak hizmete sunduk.”
Şimşek, bu sonuçların kendilerine daha fazlasını yapma cesareti verdiğini ve projenin kapsamını “Yerküreye Saygı Gönüllüleri” hareketi ile genişleterek, iklim konusundaki aksiyonları gönüllüler ile birlikte ortaya koymayı hedeflediklerini vurguladı ve ekledi:
“Çalışanlarımız ve acentelerimiz başta olmak üzere tüm Sompo Sigorta ekosistemi de bu gönüllü hareket içerisinde yer alacak.
“Yerküreye Saygı Gönüllüsü olmak isteyen herkes, 1 Mart 2020 tarihi itibariyle, yerküreyesaygi.org adresi üzerinden gönüllü başvurusunda bulunabilir.” (Fotoğraflı)
 

Devamını oku

Ekonomi

Akbank/Binbaşgil: Bu sene büyümemiz geçen yıla oranla daha iyi olacak

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 19 Şubat (DHA) – Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesini desteklemek ve bölgesel gelişime de katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen 2020 Akbank Buluşmaları’nın ilk durağı Eskişehir oldu. Buluşmada konuşan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “Bu sene büyümemiz de geçen yıla oranla daha iyi olacaktır” dedi.
Binbaşgil liderliğinde; Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz, Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tugal ve Akbank Baş Ekonomisti Dr. Fatma Melek’in katılımıyla yıl boyunca sürecek olan buluşmalar kapsamında birçok il ziyaret edilecek.
Akbank’tan yapılan açıklamaya göre, 2020 Akbank Buluşmaları kapsamında ülke ekonomisinin sadece metropoller ve dev sanayi merkezlerinden ibaret olmadığı bilinciyle başta kredi olmak üzere birçok bankacılık ürünü avantajlı koşullarda sunulacak.
2020 Akbank Buluşmaları‘nın ilk durağı olan Eskişehir’de yaptığı açılış konuşmasında Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “2020 yılında ekonomimiz geçen seneye oranla daha iyi bir performans gösterecektir” dedi ve ekledi:
“Enflasyon ve faizlerde önemli bir düşüş yaşadık. Bu sene büyümemiz de geçen yıla oranla daha iyi olacaktır.
“Biz de Akbank olarak yüksek sermayemiz ve likiditemiz ile ekonomimize katkıda bulunmaya, müşterilerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılamaya devam edeceğiz.
“Ülkemizin geleceğine inanıyoruz. Teknolojimize ve çalışanlarımıza geçtiğimiz yıllarda önemli yatırımlar yaptık ve bu sene de benzer yatırımlarımızı sürdüreceğiz.
“Bu sayede de müşterilerimize geleceğin bankacılık deneyimini sunmaya devam edeceğiz. Bankacılık ve reel sektör her zaman iç içe olmuştur.
“Biz de 72 yıldır her zaman müşterilerimizin yanında olmayı ilke edinen bir bankayız.
“2020 Akbank Buluşmaları bünyesinde üst yönetimimizle birlikte birçok ilimize ziyaretlerde bulunacağız, müşterilerimizle fikir alışverişi yapacağız, ihtiyaçlarına uygun ürün ve hizmetler sunmaya çalışacağız.
“2020 Akbank Buluşmaları’mıza Anadolu’nun kalbinde, Eskişehir’de başladık. Eskişehir yeni projeler ve yatırımlarla her geçen yıl daha da büyümeye ve gelişmeye devam ediyor.
“İlk şubemizi 1954 yılında açtığımız Eskişehir’de bugün 5 şubemiz ile müşterilerimize hizmet veriyoruz. 2020 Akbank Buluşmaları’nın müşterilerimize ve bankamıza hayırlı olmasını dilerim.”
Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Tugal ülke ekonomisinin büyümesi açısından ihracatın önemine değindiği konuşmasında Akbank’ın ihracatçılara yönelik öneri ve fırsatlarını anlattı:
“Dijitalleşme ile birlikte  sanayi alanında da önemli gelişmeler yaşanıyor. Biz de sanayicilerimizin hayatını kolaylaştıracak çözüm önerilerimiz ve  illere özel projelerimizle; gerek finansmana erişim kolaylığı, gerek güvenli tahsilat konularında dijital kanallara tamamen entegre olan ürünler sunuyoruz.
“Öte yandan uzun vadeli TL cinsinden borçlanmak isteyen müşterilerimizin beklentilerine uygun, faiz değişimlerini fiyatına yansıtan bir ürün olan TLRef endeksli krediyi bankacılık sektöründe bir ilk olarak Eylül ayında duyurduk.
“Bu ürünümüz uzun vadeli borçlanmayı  kolaylaştırmasının yanı sıra maliyetleri de şeffaf ve uluslararası standartlara uygun hale getiriyor.
“TLRef endeksli krediye olan talebin önümüzdeki dönemde daha da artmasını bekliyoruz. Akbank olarak güçlü altyapımız, ürün ve hizmetlerimizle müşterilerimizin ihtiyaçlarını ve taleplerini onlarla birlikte değerlendirerek, teknolojiyle uyumlu çözümler geliştiriyoruz.”
Akbank Perakende Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz 2020’nin büyümede ivmelenme yılı olmasını beklediklerine işaret ederek, “Devam eden bu olumlu ortam ile birlikte, tüketici ve ticari kredilerdeki büyümelerin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini öngörüyoruz” dedi.
Kredi almak ve büyümek isteyen KOBİ’lere öneriler yapan Oğuz, “KOBİ’lere kullandırılacak kredilerde bankaların sağlıklı bir değerlendirme yapmaları için firmaların finansman ihtiyacını doğru bir şekilde ortaya koymaları oldukça önemli” dedi ve ekledi:
“KOBİ’lerin finansal tablolarını şeffaf bir şekilde kreditör kuruluş ile paylaşmalarını öneriyoruz. Bunun dışında güçlü bir özkaynak yapısı ile faaliyetlerini sürdürmeleri, satışlarını kayıt altına almaları finansmana erişimi kolaylaştıracaktır. KOBİ’lerin nakit döngülerine uygun kredi kullanmaları da bir diğer önemli konu.
“Örneğin, günlük işlerini döndürmek için kısa vadeli kredilere yönelmeliler. Ancak yeni bir işyeri almak, mevcut işyerlerini büyütmek gibi geri dönüşü daha uzun süreli yatırımlar ise uzun vadeli bir kredi kullanmalılar.
“Ayrıca, KOBİ’lerin gelirleri ağırlıklı olarak hangi para cinsindense o para birimiyle borcunun olması daha sağlıklı. Böylelikle ileride oluşabilecek olası bir kur riskinden korunmuş olurlar.
“Dijital Dönüşüm de büyük önem taşıyor. Bu dönüşüm tüm dünyadaki iş yapış şekillerini değiştirirken aynı şekilde KOBİ’lerin de bu değişime hazır olması ve dönüşümü en hızlı şekilde tamamlaması gerekiyor.
“Dijitalleşme KOBİ’lerin işlerini daha verimli yapabilme, müşteri taleplerini karşılama, maliyetlerini azaltma ve işletmelerin hayatta kalabilmesi açısından kritik” dedi. (Fotoğraflı)
 

Devamını oku

Popüler Başlıklar