Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

Dünya sineması Antalya’ya geliyor

Yayınlanma tarihi

-

Hasan ALAYBEYOĞLU/ANTALYA, (DHA) – ANTALYA Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 26 Ekim’de başlayacak 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Dünya Sineması bölümünde, Cannes’dan Venedik’e, Sundance’ten Toronto’ya, dünyanın önemli film festivallerinde büyük ilgi görmüş 10 film yer alıyor.
56. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 26 Ekim’de başlıyor. Festivalin bugün açıklanan Dünya Sineması bölümünde, Cannes’dan Venedik’e, Sundance’ten Toronto’ya, dünyanın önemli festivallerinde büyük ilgi görmüş 10 film, Antalya’da ilk kez sinemaseverle buluşuyor. Seçkide yer alan, Billie Piper’ın yönettiği ‘Rare Beasts / Ayrık Otları’ ve Oscar yarışının güçlü adaylarından Lauren Greenfield belgeseli ‘The Kingmaker / İpleri Elinde Tutan Kadın’ ise Türkiye’de ilk kez 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gösterilecek.
CANNES’DAN ANTALYA’YA
Dünya Sineması bölümünün çok konuşulacak filmlerinden dördü, bu yıl 72’ncisi düzenlenen Cannes Film Festivali’nden geliyor. ‘The Host / Yaratık’ (2006), ‘Mother / Ana’ (2009), ‘Snowpiercer’ (2013) gibi modern sinema klasikleriyle tanınan ve en son ‘Okja’ (2017) ile tartışmalar yaratan Bong Joon Ho’nun Cannes’da Altın Palmiye’yi kazanan karakomedisi ‘Parasite / Parazit’; Brezilyalı yönetmen Karim A’nouz’un Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Film seçilen, görsel tasarımıyla etkileyici bir epik sinema örneğine dönüşen son filmi ‘The Invisible Life Of Eurídice Gusmão / Görünmez Yaşam’, ‘Tomboy’ (2011) ve ‘Girlhood’ (2014) filmlerinin Fransız yönetmeni Céline Sciamma’nın eleştirmenlerce övgülere boğulan, Indiwire’ın ‘Yılın En İyi Filmi’ olarak duyurduğu ve Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nün yanı sıra, Kuir Palmiye’yi de alan draması ‘Portrait Of A Lady On Fire / Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’, Antalya’da ilk kez gösterilecek.
Cannes’da yarışma dışı gösterilen ve Oscar adaylığı garanti olarak görülen ‘Diego Maradona’ adlı belgesel de seçkinin merak uyandıran bir diğer filmi. ‘Senna’ (2010) ve ‘Amy’ (2015) gibi belgesellere imza atan Oscar ödüllü yönetmen Asif Kapadia’nın, daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış 500 saati aşkın görüntüyü kurgulayarak oluşturduğu, Arjantinli efsanevi futbol oyuncusu Diego Armando Maradona’nın 1980’lerdeki hayatına odaklanan belgeseli, tüm zamanların en iyi futbolcusunun duygusal ve ateşli portresini perdeye taşıyor.
TÜRKİYE’DE İLK KEZ ANTALYA’DA
Dünya Sineması’nda yer alan iki film Türkiye’de ilk kez 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak. Bunlardan ilki ‘Doctor Who’ (2005), ‘Secret Diary of a Call Girl’ (2007), ‘Mansfield Park’ (2007) gibi kült televizyon dizilerinin ödüllü oyuncusu Billie Piper’ın ilk yönetmenlik denemesi olan ‘Rare Beasts / Ayrık Otları’ olacak. Piper’ın başrolünü Lily James, David Thewlis ve Kerry Fox gibi isimlerle paylaştığı film, dünya prömiyerini yaptığı Venedik’te eleştirmenlerce yılın en iyi romantik komedilerinden biri olarak gösterildi.
Türkiye galasını yapacak bir diğer film ise Oscar yarışının bir diğer güçlü adayı olarak gösterilen Lauren Greenfield belgeseli ‘The Kingmaker / İpleri Elinde Tutan Kadın.’ ‘Thin’ (2006), ‘The Queen of Versailles’ (2012) gibi sıra dışı belgeselleriyle tanınan Greenfield’in büyüleyici bir yolsuzluk portresi çizdiği filmi, 1972 yılında ilan ettiği sıkıyönetimin ardından 20 yıl süren diktatörlüğü boyunca binlerce muhalifini hapse attırdığı ve öldürdüğü iddia edilen Filipinler Başbakanı Ferdinand Marcos’un eşi ‘Demir Kelebek’ Imelda Marcos’u anlatıyor.
CATHERİNE DENEUVE’E SAYGI DURUŞU
Dünya Sineması’nın merak uyandıran diğer filmleri ise şöyle: ‘Crulic – drumul spre dincolo’ (2011), ‘La montagne magiqueö (2015) gibi ödüllü dokü-drama animasyonlarıyla tanınan Romanyalı yönetmen Anca Damian’ın Strasbourg Fantastik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan son başyapıtı ‘Marona’s Fantastic Tale / Bir Köpeğin Fantastik Hikâyesi’, 2011’de çektiği ‘Porfirio’ ile festivallerin radarına giren Brezilyalı yönetmen Alejandro Landes’in San Sebastián’da En İyi Film seçilen ve Sundance’in Dünya Sineması bölümünde Jüri Özel Ödülü’nü kazanan hipnotize edici filmi ‘Monos’, geçen yıl ‘Shoplifters / Arakçılar’ ile Altın Palmiye kazanan Japon yönetmen Hirokazu Kore-eda’nın Venedik Film Festivali’nin bu yılki açılışını yapan, Juliette Binoche ve Ethan Hawke gibi isimlerin yanı sıra, adeta saygı duruşunda bulunduğu Catherine Deneuve’ü başrole taşıyan son filmi ‘The Truth / Saklı Gerçekler’ ve ‘Mr & Mme Adelman’dan iki yıl sonra yeniden kamera arkasına geçen Fransız aktör Nicolas Bedos’un Daniel Auteuil, Guillaume Canet ve Fanny Ardant gibi Fransız sinemasının usta isimlerini bir araya getirdiği komedisi ‘La Belle Epoque / Yeni Baştan’.
PROGRAM 17 EKİM’DE AÇIKLANIYOR
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev sahipliğinde düzenlenecek 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin idari direktörlüğünü Cansel Çevikol Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu üstlenirken, sanat yönetmenliğini Başak Emre, Antalya Film Forum’un yöneticiliğini ise Olena Yershova Yıldız yürütecek. 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin programı 17 Ekim’de açıklanacak.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

 ‘Kuzucuk’ ilk kez ara tatilde çocuklarla buluşacak

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)- Çocukların çok sevdiği çizgi film Kuzucuk’un kahramanları ara tatilde Trump AVM’de çocuklarla buluşacak.

Türkiye’de ilk kez gerçekleşecek ‘Kuzucuk’ gösterisi, çocuklara eğlence ve neşe dolu anlar yaşatacak. 24 Kasım’a kadar her gün Trump Alışveriş Merkezi’nin çocuk katı Trumpland’de sahnelenecek gösteri, tüm çocukların ücretsiz katılımına açık olacak. Ayrıca gösteri sonunda her çocuğa Kuzucuk posteri hediye edilecek.

Gösteri, Trump AVM B3 katında kurulacak özel sahnede gerçekleşecek ve 12.00-14.00- 16.00-18.00 seansları olmak üzere bir günde toplam 4 defa çocuklarla buluşacak.

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

Dr. Cemalettin Sevim’in Anadolu Medeniyetleri Sergisi’ne yoğun ilgi

Yayınlanma tarihi

-

Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR, (DHA) – ESKİŞEHİR’de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim üyesi Dr. Cemalettin Sevim’in, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Sergi Salonu’nda açtığı seramik sergisi yoğun ilgi görüyor. 
Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü öğretim üyesi Dr. Cemalettin Sevim, Odunpazarı Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Sergi Salonu’nda Anadolu Medeniyetleri figürlerinin yer aldığı seramik sergisi açtı. Sevim, toprağa biçim vererek insanlara ulaşmak istediğini belirterek, toprakla insanın ilişkilerini ortaya koyduğunu söyledi. Çamur ile uğraşmanın çok iyi bir terapi aracı olduğunu ifade eden Sevim, “Tam 40 yıldan beri bu işi yapıyorum. Kaçıncı sergim oldu bilmiyorum, o yüzden çok mutluyum. Sergimde daha çok bizim kültürümüzü yansıtmaya çalışıyorum. Anadolu kültüründen esintiler var burada. Toprağa biçim vermeye çalışıyorum. Toprakla insanın ilişkisini ortaya koymaya çalışıyorum. Toprağa biçim vererek, sanatseverlere ulaşmak istiyorum. Eserlerimde daha çok Anadolu medeniyetlerinin figürlerine yer vermeye çalışıyorum. Eserlerim de çok fazla sır kullanmıyorum.  Aynı zamanda bir torna sanatçısıyım ve 3 boyutlu formlarım var” dedi.
SANAT BÜTÜN İNSANLAR İÇİNDİR
Sergide uyguladıkları fiyat politikasının alışılmışın dışında olduğunu söyleyen Dr. Cemalettin Sevim, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin her yerinden ziyaretçi geliyor. Bu kadar olacağını bilemiyordum. Bizim amacımız burada insanlara ulaşmak. Onlara dokunabilmek. Sergimizi ziyaret edenlerin beğenip hemen alıp götürmesini hedefledik. Eskişehir o kadar güzel bir şehir oldu ki insanlar artık günlük geliyorlar. 40 yılda oluşturduğumuz eserleri birden elden çıkarmıyoruz, depomuzda biriktiriyoruz. Fiyat politikamız çok değişik. Bize, ‘Bu fiyatlar ciddi mi? Şaka mı yapıyorsunuz?’ diyorlar. Çok uygun bir fiyata veriyoruz. Herkes alsın istiyoruz. Sanat bir zümre için değildir. Sanat bütün insanlar içindir. Bizim felsefemiz bu. Ben zaten küçük bir bölgede yetiştim, büyüdüm. Herkes alsın, en azından seramik sanatını öğrensin istiyoruz. Hiç de pişman değilim. Ancak bu sayede çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabileceğimize inanıyorum. Yoksa herkes sanatını saklasın olmaz. Burada 200 liradan 2 bin liraya kadar eserler var. Ama o 2 bin liralık eserler birkaç tane. Biz işçi de, memur da alsın, öğrenci de alsın istiyoruz. Şu anda en çok öğrenciler satın alıyor. Bu benim hiç beklemediğim bir şey. Yıllardan beri çamurla uğraşıyorum. Bana, ‘Hala çamurla mı uğraşıyorsun’ diye soruyorlar. Ben de serginin adını ‘Koskoca adam çamurla uğraşıyor’ olarak belirledim. Çamur çok iyi bir terapi aracı. Böyle bir projemiz var. Bu projeyi yapacağım”
SANAT, İNSANLARIN EVİNE GİRDİKÇE ÇOĞALIR VE PAYLAŞILIR
Sergide eşine destek olmak amacıyla kendi yaptığı tasarımları da yer alan Dr. Cemalettin Sevim’in eşi Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Böümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Sevim ise, Türkiye’de, sanat eserlerinin yüksek fiyatlar nedeniyle gelişmiş ülkelerdeki gibi evlere giremediğini söyledi. Bir eserin kalitesini fiyatının belirlemediğine dikkat çeken Sevim şöyle konuştu:
“Toplumda çok önemli olan bir olgu var. İnsanlar sanat eserine karşı çok mesafeli duruyor. Sanatçıya karşı da mesafeli duruyor. Hep nedenini sorguladım. Öğrencilerimle de çok tartıştık. Neden gelişmiş ülkelerdeki gibi sanat eserlerimiz evlere girmiyor, evlerde yer almıyor. Bunu sorgularken en öneli unsurun fiyat politikası olduğunu gördüm. Çok haklılar. Biz sanatçılar da bunu yaptık aslında. Bu noktada kendimizi de eleştirmek istiyorum. Yeni mezun olmuş gençlere bakıyorum, eserine milyonlar yazıyor. Sanatçı biraz daha yukarıya çıktığı zaman bu fiyatlar inanılmaz yukarıya çıkıyor. Türkiye’de yaşıyoruz. Biz bunu tespit ettik. Dedik ki, ‘Biz sanatçıyız, üreteniz, üretmeliyiz’. Çünkü sanat insanların evine girdikçe çoğalır ve paylaşılır. Fiyatlarımızı buna göre belirledik. İnsanlar inanılmaz ilgi gösterdi. O eserler insanların evine girdikçe bunun tarifi mümkün değil. Bir eserin, eser niteliğini, kalitesini onun fiyatı belirlemez. Bir eserin kalitesi insanların alıp evlerine sokması belirler diye düşünüyorum”
Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Sergi Salonu’nda 16 Kasım’da açılan sergi 8 Aralık 2019 tarihine kadar ziyaretçilere açık olacak. 
FOTOĞRAFLI

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

7 yaşındaki çocuğun gözünden ‘çocuk halleri’

Yayınlanma tarihi

-

Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)- MERSİN’de, sokakta oynayan, çadır kente kalan, spor yapan çocukları fotoğraflan 7 yaşındaki Can Çınar Tucel, sergi açtı.
Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi tarafından 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü etkinlikleri kapsamında Can Çınar Tucel, ‘Çocuk Gözümle Çocuklar’ konulu ilk kişisel fotoğraf sergisini açtı. Mersin Adliyesi içerisinde yer alan Baro Odası’nda düzenlenen serginin açılışını Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ve Can Çınar Tucel birlikte yaptı.
26 fotoğrafın yer aldığı sergi, 8 aylık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıktı. Sokakta, çadır kentlerde, jimnastik salonlarında fotoğraf çeken minik Çınar’ın dedesi fotoğrafçı olan Nizamettin Düzgün, torununun fotoğrafla buluşmasını anlattı. Çınar’ın fotoğrafla henüz yaşında buluştuğunun bilgisini veren dede Düzgün, “Amacımız beraber olmaktı. Çektiği fotoğrafların başarılı olması üzerine Çınar’ı bir projeye yönlendirdim. Çocukları kendi gözüyle kendi boyunda birinin fotoğraflaması amacıyla ‘Çocuk Gözümle Çocuklar’ projesi haline getirdik. Birçok mekana gittik. Sokaklar, çadır kentler ve jimnastik salonları gibi çok farklı mekanlarda her kesimden çocukları gözlemesini sağlamaya çalıştık” dedi.
SERGİSİ OLAN EN KÜÇÜK FOTOĞRAFÇI
Çınar’ın henüz 4,5 yaşında iken Deniz Müzesi’nde açılan ‘Atatürk, Bayrak ve Mehmetçik’ konulu karma sergide 2 eserinin yer aldığını dile getiren dede Düzgün, “Şuan fotoğraf sergisi olan en küçük fotoğrafçı unvanına sahip. Fotoğraf benim tutkumdu, Çınarda benim tutkumdu. Biz tutkularımızı birleştirdik, beraber gezmekten çok keyif alıyoruz. Hala şehir dışı ve şehir içerisinde fırsat buldukça beraber fotoğraf gezilerine katılıyoruz. Bu şekilde dünyayı tanımasını, hayat hakkında fikir geliştirmesini sağlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.
Avukatlar tarafından büyük beğeni alan sergi Mersin Adliyesi içerisinde yer alan Baro Odası’nda 3 gün boyunca açık kalacak.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar