Takip Edin

Siyaset

Erdoğan: Belediye başkanlığı görevine geldiğimizde hiç kimseyi ekmeğinden etmedik

Yayınlanma tarihi

-

Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, “Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiğimizde; bizden 1, 2, 3 önceki hatta çok daha önceki dönmelerden kalma personel vardı. Çalışan, birikimi ve gayretiyle bulunduğu yeri hak eden hiç kimseye dokunmadım, hiç kimseyi yerinden, ekmeğinden, aşından etmedik. Ne personelle, ne araçlarla, ne de başka şeylerle uğraştık” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Büyükşehir Belediye Başkanları ile bir araya geldi. Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın mazereti nedeniyle katılmadığı toplantıya tüm Büyükşehir Belediye Başkanları katıldı. Toplantıda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu üyeleri de yer aldı.
Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’ndan ise Bakan Yardımcıları toplantıya katıldı.
‘HERKESİN BELEDİYE BAŞKANI’
Toplantının açılışında konuşan Erdoğan, çok partili hayata geçilen 1946’dan beri Türkiye’de gerçekleşen her seçimin demokrasi şöleni havasında yapıldığını, 31 Mart 2019 mahalli idareler seçimlerinin de aynı coşkuyla tamamlandığını kaydetti. Türkiye’ye yöneltilen eleştirilere verilecek en büyük cevabın; Türkiye’de hemen hemen her vatandaşın içinde yer aldığı bu geniş demokrasi tablosu olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Seçim sürecindeki rekabeti meydanlarda bırakan, milletimizin sandıktan çıkan iradesine herkesin teslim olduğu bu güzel manzara; geleceğimizin en büyük teminatıdır. 31 Mart seçiminde elde ettiğiniz başarılardan dolayı; her birinizi ayrı ayrı tebrik ediyor, muvaffakiyetler diliyorum. Seçildiğiniz gün itibarıyla artık size oy versin, vermesin şehrinizdeki herkesin belediye başkanı olarak görev yaptığınıza, yapacağınıza inanıyorum. Biz de milletin teveccühüyle görev alan tüm belediye başkanlarımıza aynı samimiyet ve hüsnüniyetle yaklaşıyoruz. Gördüğünüz gibi şu anda tüm Bakanlarımız sizlerin sorularına cevap vermek, taleplerinizle ilgili değerlendirmeleri yapmak üzere burada bizimle beraber. Bütün bu sorular kayda alınmak suretiyle bunların üzerinde bakanlarımız gerekli çalışmaları yapacaklar. Aynı şekilde ilgili politika kurulu üyelerimiz de buradadır” dedi.
‘MİLLETİMİZİN BİZDEN İSTEDİĞİ GÖRÜNTÜ BU’
Türkiye’nin birliğe, beraberliğe, kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde Beştepe’de ortaya konulan fotoğrafın çok önemli olduğuna işaret eden Erdoğan, “Siyasi olarak elbette farkı görüşlere ve duruşlara sahip olabiliriz, ama ülkemizin ve milletimizin ali çıkarları söz konusu olduğunda, birlikte hareket edebilme erdemini gösterebileceğimize inanıyorum. Özellikle de terörle, terör örgütleriyle, hukuksuzlukla arasına mesafe koymayı başarmış belediye başkanlarımızla birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum. Her fırsatta ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet’ derken tam da şu anda buradaki manzarayı ifade etmek istiyorum. Milletimizin de bizden istediği görüntünün bu olduğuna eminim” dedi.
‘HİÇBİR BAŞKANIN PARTİSİNE BAKMADIK’
Belediye başkanlığından gelme bir siyasetçi olduğuna vurgu yapan Erdoğan, “1994 yılında kazandığım İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına bugüne kadar hep iftihar duyduğum ve ömrüm boyunca gururla yad edeceğim bir vazife olarak baktım. Belediye başkanlığımızın ardından üstlendiğimiz Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevleriyle masanın her iki tarafında da bulunmuş oldum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devletin başı olma sıfatı yanında; yürütmenin de temsilcisi konumuna gelmiş bulunuyoruz. Sizlerin her biriyle şehirlerimizin sıkıntıları, beklentileri, çözüm yolları ve yatırımları konusunda yakın mesai içinde olmamızın gereğine inanıyorum. Vicdan sahibi herkes kabul edecektir ki; 11 yıllık Başbakanlık ve 5 yılı aşan Cumhurbaşkanlığı görevlerimiz süresince, hizmet söz konusu olduğunda hiçbir başkanın partisine bakmadık. İzmir’den Van’a, Eskişehir’den Hatay’a, Muğla’dan Mardin’e kadar hangi şehrimizin ne tür yatırıma ihtiyacı varsa, hepsine altyapısıyla, üstyapısıyla gerekli desteği verdik” şeklinde konuştu. 
‘BELEDİYELERİMİZİN TAMAMININ DURUMUNU YAKINDAN BİLİYORUZ’
Kendisine karşı aleni husumet içine girmeyen, nezaketi ve insani mesafeyi koruyan tüm belediye başkanlarıyla çalıştığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasi çekişmelerin geçici, buna karşılık ülkemize ve şehirlerimize yapılan hizmetlerin kalıcı olduğu gerçeğini hiç unutmadık. Bundan sonra da aynı anlayışla hareket edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Cumhurbaşkanı olarak, ülkemizin tüm kurumları ve meseleleri gibi büyükşehir belediyelerimizin durumlarını da yakından izliyorum. Sık sık, yaptığım il ziyaretleri sırasında, belediyelerimizle ilgileniyor, yürütülen çalışmaları ve sıkıntıları doğrudan kaynağında tespit ediyorum. Dolayısıyla parti ayrımı olmaksızın belediyelerimizin tamamının durumunu yakından biliyoruz. Neredeyse tüm belediyelerimiz mali sıkıntı yaşıyor. Belediyelerin bugün içinde bulunduğu durumun; sistemden de uygulamadan da kaynaklanan sebepleri var. Bu ülke 81 vilayetinin tamamıyla hepimizin olduğuna göre, bu sorunların tespiti ve çözüm yollarının bulunması da, bizlerin ortak sorumluluğudur” açıklamasında bulundu.
‘SİYASETİ KAOTİK YAPIDAN KURTARMAK İÇİN ÇOK ÇABA SARF ETTİK’
Erdoğan, belediyelerin sorunlarının üstesinden gelinebileceğine dikkat çekerek, “Kanun değişikliği gereken konuları Meclis’te, Kararname gereken konuları Cumhurbaşkanlığı’nda, diğer idari düzenlemeleri ilgili kurumlarımızda çalışabiliriz. Önemli olan bu sürece, tüm belediye başkanlarımızın ve elbette partilerinin samimi destek vermesidir. Türkiye için 81 ilimizin tamamı için, bu işbirliği zeminini oluşturup, işletmeliyiz. Biz ülkemizi yönetme sorumluluğu üstlendiğimiz dönem boyunca, siyasetimizin iklimini daha önceki 30 yıllık dönem boyunca içinde bulunduğu kaotik yapıdan kurtarmak için çok çaba sarf ettik. Ülkenin ve milletin menfaati söz konusu olduğunda toplumumuzun farklı kesimlerini aynı ortak paydada buluşturmak için gerçekten samimi gayret gösterdik. İnşallah Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en büyük katkısı siyasetin uzlaşma ve kucaklaşmaya dayalı yapıya kalıcı şekilde kavuşması olacaktır” dedi.
‘VİCDAN YARALAYICI HABERLERE RASTLIYORUZ’
Bugünkü toplantının, hedeflenen demokratik uzlaşmanın ilk adımı olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
“Eskiler ‘el işler dil övünür’ derler. Hepimizin bulunduğu yerler, polemik siyaseti değil, eser siyaseti üretme makamlarıdır. Çalışmadan, çabalamadan, eser vermeden yapılan siyaset; şehirlerimize ve insanlarımıza vakit kaybettirmekten, ülkemizin enerjisini ve imkanlarını heba etmekten öte bir işe yaramaz. Belediye başkanlarının görevi, devri sabık peşinde koşmak değil; şehirlerine en güzel, en kalıcı, en verimli hizmetleri getirmek için çalışmaktır. Medyada her gün çeşitli şehirlerimizdeki belediyelerle ilgili sendika değiştirme baskısından, işten atmalara envai türden tehditlere kadar pek çok vicdan yaralayıcı haberlere rastlıyoruz. Unutmayınız; kağıt üzerinde bir toplam olarak önünüze gelen personel sayısındaki her rakam, bir insana ve onun etrafında şekillenen daha geniş bir hayata tekabül ediyor. Belediye başkanlarının kurumlarını yönetme tasarrufu, emekleriyle ekmek paralarını kazanma peşindeki insanların hayatlarını diledikleri gibi alt üst edebilecekleri anlamına gelmiyor. Kapının önüne konan, canları yanan, yuvaları başlarına yıkılan insanların ahı üzerinde ne siyaset, ne hizmet bina edilebilir. Kamunun diğer tüm kurumları gibi belediyeler de çeşitli statülerde çalışan personelin de tamamına, hakka, hukuku, adalete ve elbette vicdana uygun şekilde davranılması şarttır.”
‘NE PERSONELLE NE DE ARAÇLARLA UĞRAŞTIK’
Birkaç kötü örnek bahane edilerek, yüzlerce, binlerce kişinin ekmeğiyle oynanmasının, hakka, hukuka, adalete ve insanlığa sığmayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“İşte sırf bu sebeple keyfi uygulamalara maruz kalmamaları için, tüm kamuda sayıları milyonu bulan taşeron şirketler üzerinde işçileri sözleşmeli statüyle kadroya geçirdik, sebebi buydu. Buna rağmen son aylarda bazı belediyelerimizde yaşanan hadiseleri üzüntüyle takip ediyoruz. Biz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiğimizde; bizden bir, iki, üç önceki hatta çok daha önceki dönmelerden kalma personel vardı. Çalışan, birikimi ve gayretiyle bulunduğu yeri hak eden hiç kimseye dokunmadım, hiç kimseyi yerinden, ekmeğinden, aşından etmedik. Göreve geldiğimizde, kendimizi şehrin üzerine kabus gibi çökmüş devasa sorunlarla ve en az onlar kadar büyük bir borç yüküyle karşı karşıya bulduk. Şayet derdimiz hizmet etmekse, eser ortaya koymaksa, şehrimize de deruni aşkla bağlıysak, çözülemeyecek hiçbir mesele yoktur. Biz de teker teker her meseleyi çözüm yoluna koyarken, borçlarımızı da sabırla ödedik, ne personelle ne araçlarla ne de başka şeylerle uğraştık. Tüm vaktimizi ve imkanları doğrudan şehrin sorunlarını, halkın sıkıntılarının çözümüne teksif ettik. Üstlendiğimiz diğer görevlerde de bu çizgiden sapmadık. Tüm belediye başkanlarımızdan da aynı hassasiyeti bekliyoruz. Şehirlerinize ve oralarda yaşayanlara yapacağınız tüm hayırlı çalışmalarda yanınızda olacağımı tekrar tekrar ifade ediyorum.”
Erdoğan, konuşmasının ardından şehirlerinin sorunlarını anlatmaları için söze Büyükşehir Belediye Başkanlarına bıraktı.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de Türk, soydaş ve Müslüman toplumu ile bir araya geldi (3)

Yayınlanma tarihi

-

SİYONİZME KARŞI YAHUDİLER BİRLİĞİ HEYETİNİ KABUL ETTİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Siyonizme karşı Yahudiler Birliği’ heyetini kabul etti.
Kabulde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik hazır bulundu. Görüşme yaklaşık yarım saat sürdü.

Haber: Arda ERDOĞAN / NEW YORK,(DHA)

Devamını oku

Siyaset

DHA DIŞ – Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’de Türk, soydaş ve Müslüman toplumu ile bir araya geldi

Yayınlanma tarihi

-

Arda ERDOĞAN / NEW YORK,(DHA) – CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulu için geldiği New York’ta Türk, soydaş ve Müslüman toplumu ile bir araya geldi. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Sizlerle beraber, 15 Temmuz gecesi 251 insanı şehit eden bu terör örgütünün maskesini tüm dünyada indireceğiz. Pensilvanya’daki bu terörist başının ülkemize iade edilmesi ve FETÖ’nün Amerika’daki faaliyetlerinin tamamen bitirilmesi konusunda gerekeli adımları attık, atmayı sürdürüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulu için geldiği New York’ta, Türk Amerikan Yönlendirme Komitesi (TASC) tarafından düzenlenen etkinlikte, ABD’deki Türk, soydaş ve Müslüman toplumu ile bir araya geldi. Programda konuşan Erdoğan, Türk, soydaş ve Müslüman topluluklarıyla buluşmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Salonda bulunanlara Türkiye’den selam getirdiğini belirten Erdoğan, “Sizlere 566 yıldır semalarından ‘Allah-u Ekber’ nidalarının eksilmediği Fatih’in emaneti, tüm dünyanın göz bebeği İstanbul’un selamını getirdim. 82 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının her birinin hasretini, özlemini, bugün bir kez daha New York’a taşıdık. Bu salonu dolduran tüm vatandaşlarımıza, tüm dostlarımıza aşkınız, sevdanız, muhabbetiniz, ahde vefanız için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“AMERİKAN MÜSLÜMANLARININ AYNI ORTAK PAYDADA BULUŞMASI GEREKİYOR”

Erdoğan, aynı yaratıcıya inanan, aynı duaya amin diyen yürekleri hiç kimsenin birbirine düşüremeyeceğini ifade ederek, “Kardeşlik hukukumuzu gözettiğimiz sürece, aramızdaki şu muhabbeti diri tutuğumuz müddetçe hiçbir sorunumuz çözümsüz değildir. Bunun için hangi ülkeden olursa olsun Amerikan Müslümanlarının aynı ortak paydada buluşması gerekiyor. Sizlerin arasındaki koordinasyon, birlik ve beraberlik ne kadar sıkı olursa, sıkıntılarımızı çözme becerimiz de o kadar artacaktır. Yoksa son 2 asırda birçok defa şahit olduğumuz gibi, başkalarının bizim için yazdığı acı reçeteleri takip etmekten kurtulamayız. Biz hakkımızı aramazsak, onurumuzu savunmazsak, kimse bize onları lütuf olarak vermeyecektir” dedi.

“11 EYLÜL DE GERİDE MAALESEF ÇOK KÖTÜ MİRAS BIRAKMIŞTIR”

Amerikalı Müslümanların, 11 Eylül terör saldırılarının ardından oldukça çetin bir sınav verdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

“İbadethanelerin tehdit kaynağı olarak görüldüğü, insanların isminden, inancından, sakalından, başörtüsünden horlandığı sıkıntılı günler yaşadınız. Bu haksızlıklara karşı mücadele yürütürken hiçbir zaman hukuktan, meşruiyetten, demokrasiden ayrılmadınız. Rabbimiz, mukaddes kitabımızda “Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde hayır olabili” buyuruyor. Her imtihan doğru değerlendirildiğinde aynı zamanda bir imkandır. Mevla 11 Eylül sonrasındaki o sancılı dönemi Amerikalı Müslümanlar açısından eşsiz İrade-i Rahmetiyle hayra tebliğ etmiştir. Müslümanların hayat alanlarının daraldığı bu dönemde sivil toplumun ve siyasetin imkanlarının farkına vardık. Birlik ve beraberlik içinde oldukları zaman neleri başarabileceklerine bizzat şahit oldular. Kamuoyunu doğru bilgilendirme noktasında mevcut medya kanalları dışında, kendi iletişim araçlarına sahip olmanın önemini idrak ettiler. Bu imtihan hepimize eksiklerimizle beraber, güçlü taraflarımızı da göstermiştir. Bugün Amerikan İslam toplumu siyasi, ekonomik, sivil inisiyatif açısından, ahlaki ve söylem üstünlüğü bakımından, 11 Eylül öncesine göre çok daha güçlüdür. Elbette sel gider izi kalır. 11 Eylül de geride maalesef çok kötü miras bırakmıştır. Medeniyetler çatışması, ırkçılık, ötekileştirme, yabancı karşıtlığı ve İslam düşmanlığının artması bu mirasın sadece bir kısmıdır.”

“KENDİ HAKLARI KONUSUNDA ASLAN KESİLENLER, SÖZ KONUSU MÜSLÜMANLAR OLUNCA ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR”

Erdoğan, İslam’la ve insanlıkla hiçbir alakası olmayan terör örgütleri üzerinden, Müslümanların hak ve özgürlük taleplerinin boğulmaya çalışıldığını vurgulayarak, “El Kaide, DEAŞ, Boko Haram, Eş Şebap, FETÖ gibi katil sürülerinin eylemleri, bize zarar vermesinin yanında, İslam düşmanlarına da istismar zemini sunuyor. Oysa bu örgütlerin Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Nijerya’da, Türkiye’de, Afganistan’da katlettiği masumların neredeyse tamamı Müslümanlardır. Müslümanın Müslümana kanı, canı, malı ve ırzı haramdır. Böyle olduğu halde bu Müslüman olduklarını söyleyenler, bu katliamları nasıl yapıtlar, nasıl yapıyorlar, bunlara Müslüman demek mümkün mü? Bunların dinimizde yeri var mı? Emperyalistlere taşeronluk yapan bu örgütlerin hayatını kararttığı insanlar, ne yazık ki bizim kardeşlerimizdir. Çıkarları için bölgemizi yangın yerine çevirenlerin menfaatlerini koruma uğruna terör örgütlerini TIR’lar dolusu silaha boğanların dökülen her damla Müslüman kanında payı olduğunu gayet iyi biliyoruz. Ancak her fırsatta diğer ülkelere demokrasi, hukuk ve insan hakları dersi verenler, maalesef bunları göremiyor, görmek istemiyor. Kendi hakları konusunda aslan kesilenler, söz konusu Müslümanlar olunca üç maymunu oynuyor” ifadelerini kullandı.

‘BAŞKA DİN MENSUPLARIYLA BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA PROBLEMİMİZ YOKTUR’

Neonazi örgütlerin insanlık için en az DEAŞ kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ ile El Kaide gibi örgütlerle mücadelede sergilenen o kararlılık, muhakkak bu şer şebekeleriyle mücadelede de gösterilmelidir. Yoksa Müslümanlara yönelik ırkçı saldırıların önüne geçilmesi mümkün değildir. Şu gerçeği açık ve net ifade etmek istiyorum, bizim Müslümanlar olarak başka din mensuplarıyla barış içinde yaşama problemimiz yoktur, hiçbir zaman olmamıştır. Endülüs’ten İstanbul’a, Şam’dan Kahire’ye kadar kadim İslam beldelerinin tamamında farklı inançlara ev sahipliği yapmıştır” şeklinde konuştu.

“GAZETECİ CEMAL KAŞIKÇI’NIN, MISIR CUMHURBAŞKANI MUHAMMED MURSİ’NİN HAKKINI ARAMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Erdoğan, gelişmiş ülkeler sırtını dönse de kendilerinin mazlumlara sırtını dönmeyeceğini vurgulayarak, “Birileri istemese de Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın, Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin hakkını aramaya devam edeceğiz. Açık ve net söylüyorum; hiçbir güç, hiçbir tehdit, bizi Filistin’in, Kudüs’ün hukukunu korumaktan alıkoyamaz. Kudüs davası yalnızca Filistin’deki bir avuç Müslümanın davası değil, İslam aleminin onuru, namusudur, harim-i ismetidir. İşte bunun için her platformda biz “Kudüs kırmızı çizgimizdir” diyoruz. Kudüs’ü savunmanın adaleti savunmak olduğu inancıyla bu meseleye en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Holokost’a nasıl bakıyorsak, Gazze’yi açık hava hapishanesine çevirenlerin işlediği katliamlara da aynı nazarla bakıyoruz” dedi.

“FETÖ’NÜN İADE EDİLMESİ VE AMERİKA’DAKİ FAALİYETLERİNİN BİTİRİLMESİ KONUSUNDA GEREKELİ ADIMLARI ATTIK”

Erdoğan, programda FETÖ’yle mücadeleye ilişkin de mesajlar verdi. FETÖ’nün 40 yıl boyunca, ‘Hizmet, himmet ve eğitim’ diyerek insanların iyi niyetini kullandığını ve böylece dünyanın 150 ülkesini ‘zehirli sarmaşık gibi’ sararak, bir suç şebekesi inşa ettiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu: 

“Burada, Pensilvanya’da bildiğiniz gibi karargahını kurmuş ve oradan yönetiyor insanları. FETÖ’nün en büyük özelliği, istismar etmediği hiçbir kutsal değer, ilke olmamasıdır. Yalan, iftira, ikiyüzlülük bunların adeta karakteri olmuştur. 15 Temmuz gecesi 251 insanı şehit eden bu terör örgütünün maskesini tüm dünyada indireceğiz, sizlerle beraber. 2 bin 193 gazimizin kanını yerde bırakmayacağız. Tüm darbeciler adalet önünde hesap verene kadar bunların peşlerini bırakmayacağız. Pensilvanya’daki bu terörist başının ülkemize iade edilmesi ve FETÖ’nün Amerika’daki faaliyetlerinin tamamen bitirilmesi konusunda gerekeli adımları attık ve atmayı sürdürüyoruz. Birlikte hareket etmeliyiz.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Emine Erdoğan, ABD’li Müslüman toplumun kadın temsilcileriyle buluştu

Yayınlanma tarihi

-

NEW YORK, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, New York’ta, ABD’li Müslüman toplumun kadın temsilcileriyle bir araya geldi.
Emine Erdoğan, Birleşmiş Milletler 74’üncü Genel Kurulu kapsamında ziyaret ettiği New York’ta, ABD’li Müslüman toplumun kadın temsilcileriyle buluştu.  Programa Emine Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun eşi Hülya Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın eşi Esra Albayrak ve Milli Savurma Bakanı Hulusi Akar’ın eşi Şule Akar ile ABD’li Müslüman toplumun kadın temsilcilerinden Bangladeş-Amerika Aktivist Grubu adına Samira Nazneen, Mozaic Derneği Kurucu Başkanı ve Amerika’daki Suriyeli mültecilere yardım eden bir hayırsever olan Rasghad Bushnaq, İslam’da Kadın Derneği Kurucusu Aisha Al Adawiya’nın da aralarında bulunduğu davetliler katıldı. Programda konuşan Erdoğan, Müslüman topluluklarla bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kendimi uzun zamandır görmediğim akrabalarıma kavuşmuş gibi hissediyorum” ifadesini kullandı. Irkçılık gibi insanlığı nefrete iten düşüncelerin İslam dini içinde kaybolup gittiğini belirten Erdoğan, İslamofobi nedeniyle Müslümanların ‘öteki’ olarak nitelendiğini söyledi. Müslümanların terörle, kadına zulümle ve savaşla anıldığına dikkat çeken Emine Erdoğan, tasvip edilmeyen bazı kültürel uygulamaların, ‘İslam dini’ olarak tanıtıldığını ve İslam’ın aleyhine kullanıldığını aktardı.
‘HEPİMİZİN HAYAT MÜCADELESİ KELEBEĞİN KANAT ÇIRPIŞI GİBİ’
Emine Erdoğan, 11 Eylül’den bu yana Amerika’da yükselen İslamofobi ve ırkçılık ile herkesin mücadele etmesi gerektiğiniz altını çizerek, “Olimpik sporcu İbtihaj Muhammed hepimizin onuru, Malcolm X, hepimizi cesaretlendiriyor, Muhammed Ali ise okyanus ötesinde bizlerin kahramanıydı. Şimdi de torunlarım için ilham kaynağı. Yani, hepimizin hayatı, mücadelesi, bir kelebeğin kanat çırpışı gibi, birbirine bağlı. Bu nedenle, ilişkilerimizi geliştirmeliyiz”  değerlendirmesinde bulundu.
KADIN HAKLARI VURGUSU
İslam dininin kadın hakları meselelerinde iftiraya uğradığını anlatan Erdoğan, “Bizler İslam’ın altın çağında, kadınların öncüler ve önderler olarak, hayatın her alanında yer aldıklarını biliyoruz. Bunu hem yeni nesillere, hem de dünyaya iyi anlatabilmeliyiz. Bu ayak izlerini takip etmeliyiz. Mesela dünyanın en eski üniversitesi, ne Oxford ne Harvard’dır. En eski üniversitenin, Fatima el Fıhri adında, Müslüman bir kadın tarafından, Fas’ta kurulduğunu kaç kişi biliyor? İslam’ın bilime, sanata kattığı cevherleri, varettiği medeniyeti, yüksek sesle anlatmalıyız” dedi.
Konuşmasının sonunda katılımcıları Türkiye’ye davet eden Emine Erdoğan, özellikle gençlerin Türkiye’de üniversite eğitimi tecrübesi yaşamaları çağrısında bulundu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar