Takip Edin

Siyaset

Erdoğan: Soykırım heveslilerini ödüllendirmek yeni soykırımlara icazet vermek demektir

Yayınlanma tarihi

-

Arda ERDOĞAN/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Avusturyalı yazar Peter Handke’e Nobel edebiyat ödülü verilmesine ilişkin, “İslamofobi’nin batı ülkelerinde veba gibi yayıldığı bir dönemde soykırım heveslilerini ödüllendirmek, yeni cinayetlere, yeni ırkçı saldırılara, yeni soykırımlara icazet vermek demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Sürgünün 75. Yılında Ahıska Türkleri Anma Programı’nda Ahıskalı Türkmenlerle bir araya geldi. Programa, Erdoğan’ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren ve Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanı Ziyatdin Kassanov katıldı. Programda, Ahıska Türklerinin sürgün edilişini anlatan belgesel gösterildi. Erdoğan, yaptığı konuşmada, Ahıska Türklerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 
‘ADALETİ SAVUNMAK GİBİ BİR DERTLERİ ASLA YOKTUR’
Türkiye’de geçmişte yaşanmış en küçük hadiseleri bile, mecrasından saptırarak küresel çapta karalama kampanyasına çevirenlerin, Ahıska Türklerinin trajedisine kör ve sağır kaldıklarına dikkat çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
“Çünkü bunların hakkı, hakikati, adaleti, insani değerleri savunmak gibi bir dertleri asla yoktur. Böyle bir hassasiyetlerinin olmadığını Nobel edebiyat ödülünü Bosna soykırımını inkar eden bir faşiste vererek tekrar göstermişlerdir. On binlerce Müslüman’ın kanını döken bir caniyi savunan, destekleyen, hatta öven bir şahsın böyle bir ödüle layık görüşmesi utanç vericidir, rezalettir. Bu şahsın insan hakları evrensel beyannamesinin kabul edildiği 10 Aralık İnsan Hakları gününde ödüllendirilmesiyse ayrı bir garabettir. İslamofobi’nin batı ülkelerinde veba gibi yayıldığı bir dönemde soykırım heveslilerini ödüllendirmek, yeni cinayetlere, yeni ırkçı saldırılara, yeni soykırımlara icazet vermek demektir. Kirli ve kanlı siciline rağmen bu şahsı ödüllendirenler, 25 yıl önce Bosna’da işlenen soykırıma da ortak olmuşlardır. Zira bizim değerlerimizde zulme rıza zulümdür. Nobel komitesi, hem edebiyat hem de barış ödülü alanında daha önce de benzer vahim kararlara imza atmıştır. Ortada küresel barış ve istikrar adına hiçbir başarısı olmayan, hatta eline masumların kanı bulaşmış kimi siyasetçiler, bu komite tarafından ödüle layık görüşmüştür. Nobel’in barış çabalarını veya edebiyatta kaliteyi ödüllendirmekten ziyade çoğu zaman siyaset ve toplum mühendisliğinin vasatı olarak kullanıldığını hepimiz gayet iyi biliyoruz.”
‘SÖZ KONUSU MÜSLÜMAN HAKLARI OLUNCA DERİN SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜLER’
Erdoğan, hassas bir dönemde, ırkçılığından gurur duyan bir kişinin ödüllendirilmesini iyi niyetli görmediği belirterek, “Bana göre Nobel itibarını tamamıyla kaybetmiştir. Nobel tamamıyla siyasileşmiştir. Nobel tamamıyla ideolojik kararlar vermektedir. Avrupa’da hemen her gün camilere saldırılırken, Müslümanların can ve mal emniyeti giderek kaybolurken bu ödül sadece İslam ve insanlık düşmanlarına cesaret aşılayacaktır. Akıl, izan ve vicdan sahibi herkesi bu skandala tepki göstermeye çağırıyoruz. Ülkemizin yetiştirdiği en önemli bilim adamlarından Prof. Dr. Aziz Sancar hocamıza hassasiyeti için ayrıca teşekkür ediyoruz. Elbette bu skandal Müslümanların acılarına karşı duyarsızlığı ne ilk ne de son örneğidir. Hocalı Katliamı’ndan, Ahıska sürgünlerine, Arakan’da işlenen cinayetlerden Suriye’deki vahşete kadar biz buna pek çok şahit olduk. Lafa gelince insan haklarını kimseye bırakmayanlar, söz konusu Müslüman hakları olunca birden derin bir sessizliğe büründüler. Bize demokrasi ve hukuk dersi verenler on binlerce insanının kanını döken diktatörleri ve terör ele başlarını kırmızı halıda ağırladılar. Kendi vatandaşlarına hak gördükleri demokrasi ve özgürlükleri Afrikalıya, Asyalıya, Suriyeliye, Yemenliye, Libyalıya lüks gördüler. Çıkarları uğruna Suriye’de olduğu gibi dünyanın en vahşi terör örgütlerini desteklemekten bir an olsun çekinmediler, utanmadılar. PKK/PYD-YPG gibi terör örgütlerini desteklemekten geri durmadılar. Biz bunların hak, hukuk, adalet, insan hakları gibi bir endişelerini olmadığını çok çok iyi biliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
350 YILLIK KUR’AN-I KERİM HEDİYE EDİLDİ
Programın sonunda Ahıska Türkleri adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdim edildi. Sürgünün 80 yaşındaki tanığı Nedim Aliyev, sürgün öncesinde Ahıska’da yaşayan Rahime Nine’de bulunan, sürgün sırasında ve sonrasında Züleyha Nine’nin koynunda sakladığı 350 yıllık Kur’an-ı Kerim’i, Erdoğan’a armağan etti. Erdoğan’a ayrıca Ahıska kıyafetleri de hediye edildi. Erdoğan kendisine hediye edilen kalpak, kemer ve kılıcı kuşanarak poz verdi.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, Doğanyol ilçesinde inceleme

Yayınlanma tarihi

-

Taha AYHAN/MALATYA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ’daki depremde yaralanları ziyaretinin ardından depremin etkili olduğu Malatya’nın Doğanyol ilçesine gelip, incelemelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ’daki incelemelerinin ardından depremden etkilenen Malatya’nın Doğanyol ilçesine geldi. Erdoğan’ın Doğanyol ilçesi ziyaretine TBMM Meclis Başkanı Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ile İletişim Başkanı Fahrettin Altun da eşlik etti. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak Doğanyol Öğretmenevi’ne geçerek burada depremzedelerle bir araya geldi. Daha sonra ilçe meydanına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan burada halka seslendi. Depremzedeleri çadırlardan kurtararak kalıcı evlere yerleştirmek için çalışmaların başladığını ifade eden Erdoğan şunları söyledi:
“Dün akşam 20.55 sularında cereyan eden deprem neticesinde gerek burada gerek Elazığ’daki ilçelerimizde mahallerimizde tabi kayıplarımız oldu. Allah kayıplarımıza rahmet eylesin ve tüm yakınlarına şahsım milletim adına sabırlar diliyorum. Burada dört kaybımız var. Toplama baktığımız zaman 1000’i aşkın yaralımız var. Elazığ’daki yaralılarımızı hastanede ziyaret ettik, burada da tabi yaralılarımız var. Allah’tan şifalar diliyorum, Rabbim en kısa zamanda sağlıklarına kavuşmalarını nasip etsin. Kazayla kadere iman etmiş insanlarız. Her şeyden önce Müslümanız. Kaza da kader de imanımızın gereği. Az önce de 5.1 kuvvetinde bir artçı depremi yaşadık. Demek ki bu artçı depremler şu anda devam ediyor. Yıkılan yerler de çevre ve şehircilik bakanlığımızın zemin etütlerini süratle yaptırarak buralarda vatandaşları geçici çadırlardan da kurtarıp hemen kalıcı konutlara alacağız. Kalıcı konutlarına kavuşturmanın yanında buralarda özellikle kendi hayvanları var, ahırları var. Bütün projeleri, çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yapacak. Bu yatırımları kısa zamanda bitirerek sahiplerine teslim edeceğiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın Cezayir, Gambiya ve Senegal ziyaretlerine çıkacağını da anımsatarak bu ziyaret öncesinde deprem bölgesinde inceleme yaptıklarını söyledi. Erdoğan, Doğanyol ilçesinde Afet Yönetim Merkezi’nde de son çalışmalar hakkında yetkililerden bilgiler aldı. Sonrasında depremzedelerle de sohbet eden Erdoğan, geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin tüm olanaklar ile halkının yanında olduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğanyol ilçesinden tekrar helikopter ile Elazığ’a oradan da İstanbul’a hareket etmek için yola çıktı.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Bakan Selçuk: Elazığ’da okullarımız açısından korkulacak bir durum yok

Yayınlanma tarihi

-

ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Elazığ’da meydana gelen depremle ilgili yaptığı açıklamada, “Şu anda okullarımız açısından korkulacak bir durum yok. Ancak her ihtimale karşı incelemelerimiz sürüyor” ifadelerine yer verdi.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, dün akşam Elazığ’ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki depremle ilgili Twitter hesabında açıklama yaptı. Depremi yaşayan Elazığ’ın Gezin köyünde bulunduklarını ve bakanlıklar arasındaki çalışmaların tam bir koordinasyon halinde sürdüğünü belirten Bakan Selçuk, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:
“Şu anda okullarımız açısından korkulacak bir durum yok. Ancak her ihtimale karşı incelemelerimiz sürüyor. Deprem eylem planımızı uyguluyoruz. Rehber öğretmenlerimiz ve okul öncesi ekibimizle saat 12.30 itibariyle Elazığ’dayız. Afet sonrası psikososyal destek de en az fiziksel destek kadar önemlidir. Çocuklarımızın yaşadığı korkunun travmaya dönüşmemesi için, çocuklarımızla bizzat ilgilenmek için ekibimizle buradayız. Çocukların korkularını dile getirmesi ve işleyebilmesi için oyun terapisi alanları kuruyoruz; çocuklar kitapla, masalla, oyunla korkuyu yener. Uzman rehber öğretmenlerimiz kitap okuyarak, oyun oynatarak, masal anlatarak çocuklarımıza duygusal destek vermek için burada bizimleler.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Siyaset

Bahçeli: Devlet seferberlik içinde

Yayınlanma tarihi

-

Aslıhan ALTAY KARATAŞ/ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Elazığ’daki depremle ilgili “Türkiye her zorluğu aşmaya muktedirdir. Devlet seferberlik içindedir. Afet bölgesine her türlü insani yardım ve teknik destek sağlanmaktadır”  dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Elazığ depremiyle ilgili Twitter hesabından açıklama yaptı. Bu dönemde sabır ve yardımlaşmaya, birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçeli, “Çünkü yaraların sarılması, gözyaşlarının silinmesi, feryatların dindirilmesi elbette gönül ve vicdan köprüleri inşa ederek mümkün olacaktır” mesajı verdi. Depremin herkesi derinden üzdüğünü ve Türkiye’nin deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiğini belirten Bahçeli, “Aziz milletimizin tüm dikkati deprem alanlarına yönelmiş ve sabitlenmiştir. Meselenin vahamet düzeyini idrak ederek; incelemelerde bulunmak, çalışmalara destek vermek maksadıyla deprem bölgesine bir heyet görevlendirmiş bulunuyoruz. Bütün teşkilatlarımız yöre insanımızın yanındadır, enkazın kaldırılması için üstümüze ne düşüyorsa yapmaya da hazırız” ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE HER ZORLUĞU AŞMAYA MUKTEDİR’
Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Bahçeli, tedbirli ve hazırlıklı olmaktan, muhtemel risk ve tehlikeleri en aza indirmekten başka seçenek olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“Felaketlere teslim olmak, karamsarlık salgınına boyun eğmek milli fıtrata aykırıdır. Türkiye her zorluğu aşmaya muktedirdir. Devlet seferberlik içindedir. Afet bölgesine her türlü insani yardım ve teknik destek sağlanmaktadır. İnanıyorum ki, arama kurtarma ekipleri enkaz altında bulunan kardeşlerimizi sağ salim çıkaracak, depremin acı sonuçları milli birlik ve dayanışmayla etkisiz hale getirilecektir. Barınma, beslenme, enerji, haberleşme gibi acil ihtiyaçlarının giderilmesi, hasar tespit ve psikososyal çalışma gruplarının deprem bölgesine zamanında intikali memnuniyet vericidir. Allah’ın izniyle bu felaketin üstesinden el birliğiyle, güç birliğiyle gelinecektir.”
‘HAK ETTİKLERİNİ BULACAKLAR’
Depremde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara şifa dileyerek bölge insanına ve Türk milletine başsağlığı temennisinde bulunan Bahçeli, “Rabbim her türlü afet, felaket ve musibetten Türk milletini ve Türkiye’yi korusun. Ayrıca depremi siyasi fırsata çevirmeye çalışanları, hatta eksik kalan yıkımı fitne ve tezviratla tamamlamaya teşebbüs edenleri de Allah’a havale ediyorum. Yalan haber yayanlar, kasten yanlış bilgi verenler, kötümserlik aşılayanlar inşallah hak ettiklerini bulacaklardır” açıklamasında bulundu. 
FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar