Takip Edin

Ekonomi

Eskişehir’de ‘doğal gaz ısıtmıyor’ tartışması

Yayınlanma tarihi

-

Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,(DHA)- ESKİŞEHİR’de doğal gazı yüksek derecelerde yakmalarına rağmen ısınamadıkları yönündeki şikayetlerini sosyal medyada dile getirenler ‘yakıyoruz ama ısınamıyoruz’ tartışması başlattı. Sosyal medyadaki paylaşımlarda ‘doğal gaza hile mi karıştı’ diye sorulurken, kentte 350 bin abonesi bulunan ve doğal gaz dağımı yapan Eskişehir Doğalgaz Dağıtım A.Ş (ESGAZ) Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Ceyhan, iddiaları yalanlayıp, doğal gaza hava basılmasının mümkün olmadığını söyledi. Kombi bakım uzmanı Hasan Hüseyin Sandıkçı da, yüksek doğal gaz faturalarının kombi ve petek bakımının yanı sıra binalardaki yalıtımlara bağlı olduğunu ifade etti.
Kentte doğalgaz yakmalarına rağmen ısınamadıkları yönündeki şikayetlerini sosyal medyada dile getirenler, ‘yakıyoruz ama ısınamıyoruz’ tartışması başlattı. Kullanıcılar paylaşımlarında, “Kazan cayır cayır yanıyor ancak ısınamıyoruz. Gazınızın enerjisi düşük, Eskişehir gazına bir şey karıştırıyorlar sanırım, geçen yıla göre 5-10 derece üstte yanıyor kombi ama ısınamıyoruz. Eskiden gece yatarken kombiyi kapatırdık, şimdi bütün gece yanıyor ama sabah buz gibi eve uyanıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık 900 bin nüfuslu Eskişehir’de 350 bin kadar aboneye doğalgaz dağıtımı yapan ESGAZ Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Ceyhan, iddiaları yalanlayıp, doğalgaza hava basılmasının mümkün olmadığını söyledi. Ceyhan, “Hava karıştırma söz konusu değil. Tamamen kapalı bir sistem. Gaz kullanıyorum ama ısınamıyorum diyenlerin asıl problemi aslında binanın izolasyonu, kombi bakımıyla ilgili. Gazı enerji olarak BOTAŞ’tan teslim alıyoruz, vatandaşlara da enerji olarak satıyoruz. Bunu her 4 dakikada bir kontrol ediyoruz. Faturaları kontrol ettiklerinde kilovat/saat olarak satış yapıyoruz. Doğalgaz kolerik değeri düşse bile faturada düşmüş olur. Hava kaçırma, ekleme gibi bir şey söz konusu değildir” dedi. Doğalgazı BOTAŞ’ın yurt dışından satın alarak kendilerine teslim ettiğini anlatan Ceyhan, “Yurtdışından BOTAŞ satın alıyor, siz teslim aldıktan sonra şehirde gaz isteyen bütün noktalara çelik borularda dağıtıyorsunuz. Doğalgazda hile olursa zaten yanmaz. Bu hemen belli olur zaten, devletin kontrolünde olan bir sistem. Bizlere de ‘yakıyoruz ama ısınamıyoruz’ diyenler oluyor. Öncelikle evlerin izolasyonuna dikkat etmeliler, cihazların bakımları mutlaka yapılmalı. Yoksa bizim tarafımızdan herhangi bir sorun yok. Tamamen yatılımla alakalı bir durum” diye konuştu.
‘460 LİRAYA ISINAMADIK’
Bu ay 460 lira doğal gaz faturası ödediğini ifade eden Ahmet Yılmaz, yüksek faturaya rağmen istedikleri gibi ısınamadıklarını iddia etti. Doğalgaza gelen zammın da bunda etkisi olduğunu anlatan Yılmaz, “Yüksek fatura ödememize rağmen ısınamadık. Bence öncelikle Türkiye’de doğalgaz pahalı. Kış şartları bu sene daha ağır. Zam da geldiği için bu ay 460 lira fatura ödedim. İstediğimiz randımanı alamadık” dedi.
‘YALITIM AYLIK 100 LİRA FARK EDER’
Kentte bina yatılımı yapan Mahmut Aslan, şuan iyi ısındığını ve durumundan memnun olduğunu söyledi. Yalıtımlı bina ile yalıtımsız bina arasında faturada aylık 100 lira fark olduğunu belirten Aslan, “Ben kendi binamın yalıtımını yaptım şuanda herhangi bir sorun yaşamıyorum. Doğalgaza gelen zamların etkisi var. Binalara doğru yalıtımın yapılması gerekiyor. Kışın doğalgaz faturası ortalama 250 lira geliyor, yalıtımlı binalarda aylık 100 lira fark ediyor” diye konuştu. Üniversite öğrencisi olan Onur Kalın ise, bu ay 164 lira doğalgaz faturası ödediğini belirterek, “Evlerin yalıtımları düşük bence. Bu ay yakmadığımız halde 164 lira fatura ödedik. Ben doğalgaza hile karıştırıldığını da düşünmüyorum. Tamamen evlerdeki yalıtımla ilgili olduğunu sanıyorum” dedi.
EN ÇOK ‘ISINAMIYORUM’ ŞİKAYETİ GELİYOR
Kombi bakım uzmanı Hasan Hüseyin Sandıkçı ise ısınamayanların öncelikli olarak kombi ve petek bakımlarını yaptırmaları gerektiğini söyledi. Doğalgaz ile ısınmada binadaki izolasyonun da çok önemli olduğuna dikkat çeken Sandıkçı, “Kombi bakım şirketimize çok ‘yakıyoruz ama ısınamıyoruz’ şikayeti geliyor. Bizler de evlere servislere gidiyoruz. İnsanlar arızayı bakım zannediyorlar. Arıza ve bakım ayrı şeyler. Kombisini 60 dereceye çıkarmasına rağmen ısınamadığını söyleyenler var. Bu şekilde şikayetlere gittiğimizde kombi bakımı ya da peteklerde çamurlaşma var. Biz gerekli bakımları yaptıktan sonra aradığımızda 60 derecede ısınamayanlar 45-50 derecede ısındığını söyleyenler var. Ayrıca doğalgaza hile karıştırmak mümkün değildir. Basınçla ilgili bir sıkıntı olduğunda zaten kombi hemen hata veriyor. Kombi ve peteklere bakıyoruz eğer problem yoksa, binanın izolasyonuna bakmak gerekiyor. Alt kattaki ısınıyor, üstteki ısınamıyor tamamı izolasyonla ilgili durumlar. Isınamayan varsa, kombi, petekler ve izolasyona bakmak gerekiyor” diye konuştu. Sandıkçı, doğalgaz kullananların sahte kombi servislerinden kaçınması ve güvenilir yerleri tercih etmeleri gerektiğini de sözlerine ekledi.
FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Bakliyatta fiyat farkına tepki

Yayınlanma tarihi

-

Olcay DÜZGÜN-Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ’de toptancı ile marketlerde bakliyat fiyatları arasındaki fark tepki çekti. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, “Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum” dedi.
Kayseri’de üretilen bakliyatların toptancı ile markette satış fiyatındaki fark, hem üretici hem de tüketicinin tepkisine yol açtı. Tüketiciler, bakliyat fiyatlarının yüksekliğinden dert yanarak, tüketicinin ezildiğini söyledi. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri’de en çok nohut üretildiğini söyledi. Güneş, “Genel olarak bakacak olursak nohut 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında elimizden çıkıyor. Ancak görüyoruz ki bizim elimizden bu rakamlarda çıkan nohut ne yazık ki marketlerde 10 liraya kadar satılıyor. Biz buna karşıyız. Çiftçi eğer bu işten kazanamayıp zarar ediyorsa aracı neden kazanıyor? Tamam biz fedakarlık yapalım; ama vatandaşımız ucuz bakliyat yiyecekse marketlerinde fiyatları düşürmesi gerekiyor. Marketlerde 10-12 liraya nohut görünce üzülüyorum. Raflardaki fiyatlar bizi hiç mutlu etmiyor” ifadelerini kullandı.
Kuru fasulye ve mercimek fiyatlarına da değinen Güneş, “Yeşil mercimeği biz 3 liraya tüccara veriyoruz. Marketlerdeki fiyatı belli. Kuru fasulyenin kilosu 8 liraya kadar çıktı. Marketlere baktığımız zaman kuru fasulye 15 liraya kadar satılıyor. Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum. İnsanlar ucuza bakliyat yiyecekse biz zaten ucuza satıyoruz” diye konuştu.
Toptancı Ahmet Doğanlar “Nohut sezonunda 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında alındı. Ancak bu nohutlar kalibresine göre milimi değişen nohutlardı. Bu nohutun hasarları ve çöplerini ayırdığımızda yüzde 25’lere varan fire çıkıyor. Bunlar olunca tabii bir maliyet çıkıyor. Tabii bunun dışında ambalajı, işçiliği, elektrik giderlerini katınca maliyet artıyor. Marketlerde kendi giderlerini ekliyorlar” dedi.
Kayseri’de bakliyat satan esnaf Recep Lale de fiyatlarının normal olduğunu kaydederek, “1 yıldır hiçbir şekilde bakliyata zam yapmadık. Satışını yaptığımız ürünlerin hepsi en kaliteli bakliyatlardır. 12 numara nohutun kilosu 14 TL. Aynı büyüklükteki nohut marketlerde 25-30 TL.  Kuru fasulye 12.5 TL’den satılıyor. Bu fiyatlara mümkün değil market satmaz. Vatandaşlarımız açık olan bakliyatlardan alsın. Aldığını ürünü görsün” ifadelerini kullandı. 
FOTOĞRAFLI
 

Devamını oku

Ekonomi

Kare Portföy : Enflasyon 2020’de 10-12 bandında seyredecek

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 24 Ocak (DHA) – Kare Portföy ekibi, döviz kurlarında ani bir hareket olmadığı takdirde enflasyonun yüzde 10-12 bandında seyredeceğini, lirada değer kaybının son yedi yılda olduğu gibi bu yıl da enflasyonun üzerinde gerçekleşeceğini öngördü.
Kare Portföy ekibinin 2019 yılı değerlendirmesine göre:
– Piyasalarda siyasi gelişmelerin etkisi yüksek oldu.
– ABD piyasalarındaki olumlu hava tüm dünyayı etkiledi.
– Tüm dünyada faiz oranlarını etkileyen ve gösterge niteliği taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizleri yıla başladığı yüzde 2.68’den yüzde 1.45’e kadar düştü, ancak tekrar yükselişe geçerek yılı 1.92 seviyesinde tamamladı.
– Enerji piyasalarında oldukça sakin bir yıl yaşandı.
– Gelişmekte olan ülkelerden Arjantin’de 2018 yılında başlayan kriz derinleşirken Rusya son zamanların en başarılı performansını gösterdi.
– Türkiye piyasaları da 2018 yılına göre daha sakin bir dönem geçirdi.
– Yılın ilk yarısında ihracatın katkısı ile Türkiye ekonomisi beklenenden az daraldı.
– TCMB düşen enflasyon ve global faiz ortamından faydalanarak politika faizlerini yüzde 24 seviyesinden yüzde 12 seviyesine kadar indirdi.
– Yıla 91 bin seviyesinde başlayan BIST-100 endeksi yüzde 26 yükselerek 114 bine ulaştı.”
Kare Portföy ekibinin 2020 değerlendirmeleri de şöyle:
“Faizler hakkında yıllardır vurguladığımız görüşümüzde bir değişiklik yok: küresel düşük reel faiz ortamının devam edeceğini tahmin ediyoruz.
“Dünyanın neredeyse tamamında enflasyonun düşük seyretmesi ve giderek artan sermaye birikimi merkez bankalarının kısa vadeli reel faizi sıfır civarında tutmasına imkan veriyor.
“Örneğin Fed 2018 yılında faizleri artırırken de, 2019 yılında faizleri indirirken de çok dar bir alanda hareket edebildi.
“Tüm dünyada hisse senedi piyasalarının tarihsel olarak pahalı görünmelerine rağmen tahvil ve bono piyasalarına göre daha cazip olduklarını düşünüyoruz.
“Hisse senedi piyasalarında bölgesel tercihimiz ABD ve gelişmekte olan ülke piyasalardan yana.
“Bu yıl iklim değişikliği ve çevre sorunlarının gündemde çok önemli bir yer işgal edeceğini ve finansal piyasalar tarafından gitgide daha artan bir oranda dikkate alınacağını tahmin ediyoruz.
“Enerji fiyatlarının yatay seyretmesini bekliyoruz. İran, Irak, Venezuela ve Libya gibi pek çok petrol üreticisi ülkenin yaşadığı arz zorluklarına rağmen fiyatlar dar bir bantta hareket edebiliyor.
“Güneş enerjisinin sürekli daha rekabetçi hale gelmesi aşağı yönde bir risk oluşturuyor.
“Sabit getirili ürünlerde likidite primi yüksek seyretmeye devam ediyor.
“Geçen yıl olduğu gibi, getiriyi yükseltmek için kredi kalitesinden fedakarlık etmek veya vadeyi uzatmak yerine daha karmaşık veya göreceli olarak daha az likit ürünlere yatırım yapmayı daha sağlıklı buluyoruz.
“Private credit fonları ve CLO’ların başarılı performansının devam edeceğini öngörüyoruz.
“Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşının akut bir krize yol açmadan yönetileceğini düşünüyoruz.
“Orta Doğu’da tüm ülkelerde istikrarsızlık devam etse de kayda değer bir sıcak çatışma çıkma riskini azalmış görüyoruz.
“Türkiye’de büyümenin 2019 yılına göre daha yüksek seyredeceğini tahmin ediyoruz.
“Uzun vadeli trend büyüme oranımız düşmüş olsa da, 2018 yılından bu yana yaşanan trend altı büyümenin 2020 yılında kısmen telafi edilmesi muhtemel.
“Lira faizlerin bulunduğu seviye nedeniyle hisse senedi yatırımları yerli yatırımcılara cazip görünüyor.
“Bu nedenle Türk hisse senedi değerlemelerinde yavaş ama istikrarlı bir artış bekliyoruz.
“Türkiye hakkındaki siyasi risk algısı azalır ve ciddi bir yabancı girişi olursa Borsa İstanbul’daki hareket hızlanabilir.”

Devamını oku

Ekonomi

TÜSAD’dan corona virüsünden korunma yöntemleri

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 24 Ocak (DHA) – Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan corona viral salgın haberlerine ilişkin açıklama yapan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, üst solunum yolu enfeksiyonları ile benzer belirtiler gösteren corona virüsü ile ilgili bilgiler ve korunma yöntemleri açıkladı.
Çin’in Vuhan kentinde solunum yolu enfeksiyonu ve pnömoniye (zatürre) neden olan viral salgın haberlerine ilişkin açıklama yapan TÜSAD Enfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu şu bilgileri verdi:
“Corona virüsler, basit soğuk algınlığından SARS ve MERS gibi ciddi hayati tehdit edici hastalığa kadar farklı klinik tablolara neden olabilen geniş bir virüs ailesidir. Sıklıkla hayvanlarda enfeksiyon yapar, daha nadir olarak hayvandan insana geçebilirler. Çin’in Vuhan kentinde solunum yolu enfeksiyonu ve pnömoniye (zatürre) neden olan viral salgında, daha önce insanda tanımlanmamış yeni tip corona virüs saptanmıştır.’’
Hastalığın seyrinin üst solunum yolu enfeksiyonları ile benzerlik gösterdiğinin altını çizen Kömürcüoğlu, şöyle devam etti:
“Dünya Sağlık Örgütü tarafından hastalığın solunumsal semptomlara, ateş, öksürük, nefes darlığı, solunum güçlüğüyle seyrettiği bildirilmiştir. Nasıl bulaştığı ve hangi hayvandan geçtiği tam olarak bilinmemektir. Hastalığın kuluçka süresi ve kesin bulaşma yolu henüz tanımlanmamıştır. Ancak solunum semptomları ile seyretmesi ve pnömoniye (zatürre) neden olması nedeniyle damlacık enfeksiyonu ile bulaşma olasılığını artırmaktadır.”
Korunma yöntemleri
Kömürcüoğlu, söz konusu salgından korunma yöntemleriyle ilgili şu tavsiyeyi verdi:
“Corona virüsünden korunma yöntemlerinde nezle ve gribal hastalıklarda önerdiğimiz genel hijyene dikkat edilmesi çok büyük önem taşıyor. Sık sık ellerin yıkanması, hapşırık/ öksürük sırasında ağız ve burunun kapatılması, maske ve tek kullanımlık mendillerin tercih edilmesi, hasta kişilerle temasın önlenmesi, kalabalık alanlarda havalandırmaya dikkat edilmesi ile bulaşma riski azaltılabilir. Gıdaların iyi pişirilerek tüketilmesi de bir diğer önlem olarak sayılabilir.” (Fotoğraflı)

Devamını oku

Popüler Başlıklar