Takip Edin

Güncel

Fotoğraflar Ek// Cumhurbaşkanı Erdoğan Mevlid-i Nebi haftası programına katıldı

Yayınlanma tarihi

-

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Pendik’teki silahlı saldırıda ölen 3 kişi son yolculuklarına uğurlandı

Yayınlanma tarihi

-

Semih ÇALIŞKAN-Kubilay ÖZEV/İSTANBUL,(DHA)-PENDİK’te dün yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Orhan, Ahmet ve Rabia Yılmaz son yolculuklarına uğurlandı. 
Pendik Güllü Bağlar Mahallesi Tandoğan Caddesi’nde dün sabah saatlerinde yaşanan silahlı saldırıda hayatını kaybeden Orhan, Ahmet ve Rabia Yılmaz için cenaze töreni düzenlendi. İkindi namazının ardından Güllübağlar Gül Camii’nde düzenlenen cenaze törenine Yılmaz ailesinin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Üç cenaze musalla taşına yan yana konulurken, Rabia Yılmaz’ın tabutunun üzerine kırmızı yazma örtüldü. Cenaze namazı öncesinde hayatını kaybedenlerin yakınları tabutların başından ayrılmadı. Kılınan namazın ardından Orhan, Ahmet ve Rabia Yılmaz’ın cenazeleri Pendik Yayalar Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

(FOTOĞRAF)
 

Devamını oku

Güncel

Bağcılar’da okulda ayrımcılığa dikkat çekmek için yürüyüş düzenlendi

Yayınlanma tarihi

-

Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/İSTANBUL,(DHA)-BAĞCILAR’da özel gereksinimli birey ve aileleri Aksaray Mehmetçik İlkokul’unda meydana gelen olaya tepki göstermek ve ayrımcılığa dikkat çekmek için yürüyüş düzenlendi.
Serebral Palsi, Otizm, Down Sendromu ve Yaygın Gelişimsel Bozuklukla birlikte yaşayan bireyler ve aileleri 13.00’da Bağcılar meydanında bir araya geldi. Ellerinde “Ayrıştırma kaynaştır”, “Biz bu hayatın rengiyiz“, “Yaşamda bana da yer ver”, “Eğitim hakkımızı istiyoruz” yazılı dövizlerle sloganlar atarak yürüyüş yoluna ilerledi.
 
“AKSARAY’DA YAŞANANLAR TEK VE TEKRARLANMAYAN BİR OLAY DEĞİLDİR”
Yürüyüşün ardından Aileler adına basın açıklamasını okuyan Yeryüzü Serebral Palsililer Bilim Teknoloji Araştırma Geliştirme İnovasyon ve Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Cengiz Uzun, “Özel gereksinimli bireylerin anayasal hak olan eğitim hakkının engellemesini ve protesto edilmesini esefle karşılıyoruz. Aksaray’da yapılanlar, tek ve tekrarlanmayan bir olay değildir. Biz, bu tür haksız, hadsiz uygulama ve tavırlara her zaman maruz kalıyoruz. Eğitim, Anayasal bir haktır. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının en temel hakkıdır. Engellenemez ve ötelenemez. 
Özel gereksinimli bireylerin kaynaştırma eğitiminden uzaklaştırılmasını ve ayrıştırılmasını onaylamıyoruz. Ötekileştirilmesini ve tek tipleştirilmesini de asla kabul etmiyoruz” dedi.
 
“EĞİTİM HAKKIMIZI SONUNA KADAR KULLANMAK İSTİYORUZ”
Uzun, “Serebral Palsi, Otizm, Down Sendromu ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk rahatsızlığını, hiçbir birey ya da aile, kendi tercih etmemiştir. Bireylerin ve ailelerinin tercih etmediği bir durumdan dolayı hiç kimse kınanamaz, ötekileştirilemez ve engellenemez. Özel gereksinimli bireyler olarak, eğitim hakkımızı sonuna kadar kullanmak istiyoruz” diye konuştu.
 
“İMZA TOPLANIP BENİM ÇOCUĞUM SINIFINDAN ATILMAK İSTENDİ”
Velilerden Merve Özdemir ise, “Oğlum otizmli ikinci sınıfa gidiyor. Ben özellikle normal okullarda diğer velilere farkındalık için seminerler düzenlenmesini istiyorum. Kaynaştırma ne demek, özel gereksinimli çocuk ne demek öğretmenlerin eğitilmesini istiyorum. Benim çocuğum öğretmen tarafından şiddet gördü, diğer veliler tarafından istenmedi. 35 kişilik sınıfında imza toplanıp benim çocuğum sınıfından atılmak istendi” dedi.
(FOTOĞRAF)

Devamını oku

Güncel

Prof. Dr. Ahmet Ercan: Dipsiz Göl milat olmalı

Yayınlanma tarihi

-

Umut KARAKOYUN/İZMİR, (DHA)- GÜMÜŞHANE’deki doğa harikası 12 bin yıllık Dipsiz Göl’ün, Roma lejyonunun definesinin aramak üzere kurutulmasına tepkiler sürerken, Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, bir doğa katliamının yaşandığını belirterek, uygarlıklar ülkesi olan Türkiye’nin mirasının çarçur edildiğini söyledi. Prof. Dr. Ercan, bu olayın Türkiye için artık milat olması gerektiğini ifade ederek, define kazılarının önüne geçilmesini istedi.
Gümüşhane’deki doğa harikası 12 bin yıllık Dipsiz Göl’ün, Roma lejyonunun definesinin aramak üzere kurutulmasına, tepkiler sürüyor. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye’de bu tür olayların sık yaşandığını, Valiliğin böyle bir doğa katliamına izin vermemesi gerektiğini söyledi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Biz bu ülkenin 15 bin yıllık mirasının tek sahibiyiz” sözünü anımsatan Prof. Dr. Ahmet Ercan, mirasçıların bir uygarlıklar ülkesi olan Türkiye’yi çarçur ettiğini, bir an önce bu olayların önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Ercan, “Bir yerde bir kalıntı araştırılacaksa, bu kalıntının türü ne olursa olsun o ilin müze müdürlüğüne başvurulur. Fotoğrafı çekilir, aranan kalıntının niteliği söylenir ve müze müdürlüğü kalıntı aranılacak yerin arkeolojik sit alanı mı, değil mi bunu araştırır. Eğer arkeolojik sit alanı değilse, kalıntının araştırılmasına izin verir ama burada maliyeden bir sorumlu, güvenlik sorumlusu olarak jandarma ve başına arkeolog konur. Bunlar gözetiminde önce bir jeofizik araştırma yapılır. Araştırmada göl veya yer altının görüntüsü çekilir. Bu konuda 9 yöntem var” dedi.
‘DEFİNE HARİTALARI ÜRETEN ÖZEL KİŞİLER VAR’
Türkiye’deki arkeolojik araştırmalar yapılmadan önce jeofizik mühendislerinin alana girdiğini, orada gerçekten bir kalının olup olmadığını araştırdıklarını, sonra kazıya geçildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Ercan, “Yapılacak kazı da arkeoloğun gözetimi altında yapılır. Gümüşhane’deki olayda başvurulmuş, bu başvuru sonucunda burasının arkeolojik sit alanı olmadığı için izin verilmiş. Ancak burada denetlenmeyen doğanın tahribatı. Anadolu’da ne yazık ki bu tür define haritaları üreten özel kişiler var. Bunlar üretiyor ve satıyor. Bunların İstanbul’da ‘Defineciler Kahvehanesi’ diye bir yerleri de var. ‘Define var’ diye eski arkeolojik alanlar yerle bir ediliyor. Atatürk, ‘Biz bu ülkenin 15 bin yıllık mirasının tek sahibiyiz’ diyor. Ama mirasçılar bir uygarlıklar ülkesi olan Türkiye’yi çarçur ediyorlar. Bunun önüne geçilmesi lazım” diye konuştu.
‘DOĞA KATLİAMINA İZİN VERMEMESİ GEREKİYORDU’
Gümüşhane’deki Dipsiz Göl’de yapılanın tamamen define kazısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ahmet Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun bilimsel hiçbir yönü yok. Valiliğin böyle bir doğa katliamına izin vermemesi gerekiyordu. Doğaya karşı bir suç işlendi. Burada jeofizik teknolojisi kullanılmadı. Artık doğa bundan sonra kendine gelir mi gelmez mi? Bunun bedeli ne olacak? Gümüşhane olayının, arkeolojik veya arkeolojik olmayan alanların defineciler tarafından çarçur edilmemesi için bir milat olmasını arzu ediyorum.  Çünkü okyanus veya deniz üzerinde, yer altında petrol veya herhangi bir batık gemi var mı, diye araştırmaları biz denizi boşaltmadan, okyanusu boşaltmadan, üstünde gemiyle gezerek yapıyoruz.  Yer altının görüntüsünü çıkarıyoruz. Bu teknoloji bilim yuvalarında, devlet kurumlarında da var.”
‘KORUMA KURULUNUN EKSİKLİĞİ VAR’
Jeofizik araştırma yapılmadan herhangi bir kazıya geçilmemesi uyarısında bulunan Ercan, şunları söyledi:
“Uşak’ta benzer bir katliamı gördük. Asartepe’deki Tümülüsün (mezar) defineciler tarafından tahrip edildiğini gördük. Bu tür katliamlar çok oluyor. Burada kazının yapılmaması gerekiyor.  Bu tür olaylar bizim yaşantımızda çok fazla. Resmi başvuru olursa biz zaten araştırmaları yapıyoruz. Jeofizik biliminden uzak olarak bu çalışmalar yapılıyor. Mevzuat eksikliği yok. Koruma kurullarının bunu önermesi gerekiyor. Koruma kurulunun bir eksikliği var. Diyecek ki, ‘Önce jeofizik araştırma, sonra kazı’ yapılmalı. Burada göz ardı edilen yöntem eksikliği var. Bunlar yapılsaydı doğa katliamı olmazdı. Gümüşhane bunun için milat olacak, bundan sonra böyle bir şey yaşanmasın.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar