Takip Edin

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Gelecekte her bireyin ‘küp uydusu’ olacak

Yayınlanma tarihi

-

ANKARA, (DHA) – Bilim insanları yakın gelecekte firmaların hatta bireylerin tıpkı drone’lar gibi kendilerine özel küp uydularının olabileceğini belirtiyorlar. Doç. Dr. Korhan Levent Ertürk, bu küp uydular ile anlık görevleri uzayda yaptırabilecek kabiliyete sahip olunabileceğini ifade ederek, “Türkiye bu yeteneği kazanırsa ve çok miktarda küp uyduyu uzaya gönderirse, ciddi anlamda uzaydaki çalışmalar alanında göstermiş olduğu performansı ile kendi geleneksel teknolojik gelişmelerini rahatlıkla kullanabilir” dedi.

Milli uzay sanayisinin geliştirilmesi kapsamında ASELSAN ile küp uyduların yönetim kitini (tepki tekeri) ekibiyle üreten Bilişim Sistemleri Mühendisliği Öğr. Üyesi Doç. Dr. Korhan Levent Ertürk, yakın gelecekte firmaların hatta bireylerin tıpkı drone’lar gibi kendilerine özel küp uydularının olabileceğini ifade etti.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte günümüzde her şeyin daha küçük boyutlarda yer aldığına dikkat çeken Atılım Üniversitesi Bilişim Sistemleri Mühendisliği Öğr. Üyesi Doç. Dr. Korhan Levent Ertürk, yakın uzay için çok amaçlı büyük uyduların devletler için büyük yatırım gerektiren ve zaman alan sistemler olduğunu vurguladı. Günümüzde küp uyduların uluslararası arenada bir veya iki amaç için rahatlıkla kullanılabildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Ertürk, Türkiye için de son on yıldaki gelişmeler ile yüzde 100 yerli küp uyduyu üretmeye daha yakın olunduğunu ifade etti.

HIZLI VE DÜŞÜK MALİYETLİ

Küp uyduların günümüzde en çok istek yapılan bileşenlerden olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ertürk, en küçüğü halen 10 santimetreden başlayan küp uydular hakkında bilgi verdi.

Ertürk, “Küp uydular şu anda yakın uzay dediğimiz bölgede görev alıyorlar. Bu da dünyanın çevresinde yaklaşık 2 bin kilometreye kadar yakın bir bölge. Küp uydular çok hızlı bir şekilde imal edilip, çok düşük maliyetle genellikle bir ya da iki görevle bu işi yapıyorlar. Belki de gelecekte her birimizin küp uydusu olacak. Bir telefonumuz olduğu gibi dünyanın belirli bölgelerine bunları gönderip, kendimizle ilgili bilgileri de toplayabileceğiz” dedi.

Farklı ülkelerin kendi milli unsurları ile maliyetlerinin değişiklik gösterdiğine vurgu yapan Doç. Dr.  Ertürk, “Ortalama 40 ila 50 bin dolar arasında bir maliyet oluyor. Bu büyük uyduların yapım masraflarını dikkate aldığımızda oldukça küçük bir rakamdır. Bu rakamlar daha da aşağıya inebilir. Küp uyduların fırlatma ile ilgili sıkıntıları oldukça az. Dolayısıyla çok küçük fırlatma maliyetleri ile de birden fazla çoklu küp uydu gönderilebiliyor” diye konuştu.

YAKIN UZAYDAN HIZLI BİLGİ AKIŞI SAĞLANIYOR

Mars’a giden uydularla beraber oradaki bilgilerin dünyaya aktarılması konusunda küp uyduların kullanılmasının da dünya gündeminde olduğunu belirten Ertürk, “Şu anda küp uydular bizim 2 bin kilometrelik alanımız içerisinde ciddi anlamda bilgiler getiriyor. Görüntüleme bilgisi, yeni sistemlerin denenme bilgisini alabiliyoruz. Bunu yaklaşık 3-4 yılda büyük uydularla yapmak maliyet açısından oldukça zorludur” ifadelerini kullandı.

YERLİ TEPKİ TEKERİ TÜRKİYE’DE BİR İLKİ OLUŞTURUYOR

2009 yılında ilk küp uydunun İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından atıldığına dikkat çeken Ertürk, bu sistem içerisinde yer alabilmek düşüncesiyle ASELSAN’ın da desteğiyle sürece dahil olduklarını dile getirdi.

Tepki tekerinin bir uydunun ana unsuru olduğunu vurgulayan Ertürk, “Yerli tepki tekeri yönetim kitini milli olarak ürettik. Türkiye’de bir ilki oluşturuyor. Tepki tekeri bir uydunun ana unsurlarından tanesi. Bugüne kadar bu tepki tekerleri ithal edilen bir üründü. Biz bunu kendi olanaklarımızla ve ASELSAN’ın desteğiyle Türkiye’de ilk kez milli ve yerli olarak üretmiş durumdayız” diye konuştu.

Ertürk, “Küçük uydular yapmak suretiyle; anlık görevleri uzayda yaptırabilecek kabiliyetiniz olabilmektedir. Türkiye bu yeteneği kazanırsa ve çok miktarda küp uyduyu uzaya gönderirse, ciddi anlamda uzaydaki çalışmalar alanında göstermiş olduğu performansı ile kendi geleneksel teknolojik gelişmelerini rahatlıkla kullanabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezi, 7 projeyle TEKNOFEST’e katılacak

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA) BAĞCILAR’DA yetenekli çocukların eğitim gördüğü Bağcılar Belediyesi Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezi, Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’e 7 projeyle katılacak. Enderunlu 12 öğrenci, “Dijital Su Sigortası”, “UyurGezmem”, “Kazandıran Üstgeçit”, “Kamuflaj Bileklik”, “Tanıyan Teknoloji”, “Engel(SİZ) Işık” ve “Newton’un Kaskı 4.0” isimli projeleriyle teknoloji meraklılarının karşısına çıkacak.

Havacılık, uzay ve teknoloji konularında gençleri desteklemek ve bu alanlarda çalışmaya özendirmek amacıyla düzenlenen “TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali bu yıl 17-22 Eylül 2019 tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda yapılacak.

Bağcılar Belediyesi Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezi’nde eğitim gören öğrenciler, kişilerin sosyal sorumluluk bilincini teknolojik bilgi ve birikimleriyle entegre etmeyi amaçlayan “İnsanlık Yararına Teknolojiler Yarışmaları” sonucunda 7 projeyle finale kalarak TEKNOFEST’e katılma hakkı kazandı. 

“NEWTON’UN KASKI 4.0” İLE TRAFİK KAZALARINDA SÜRÜCÜNÜN GÜVENLİĞİNİ SAĞLANACAK

TEKNOFEST’e gidecek olan 12 kişilik takım, “Dijital Su Sigortası”, “Uyurgezmem”, “Kazandıran Üstgeçit”, “Kamuflaj Bileklik”, “Tanıyan Teknoloji”, “Engel(SİZ) Işık” ve “Newton’un Kaskı 4.0” isimli projelerini teknoloji meraklılarına sunacak.

Renkli ve bir o kadar da farklı konulara dikkat çeken çalışmalardan “Uyurgezmem” projesiyle uyurgezerlik sonucu oluşabilecek istenmeyen durumları en aza indirmek hedeflenirken; “Kamuflaj Bileklik” ile hayvan hırsızlığının önüne geçilmesi, “Newton’un Kaskı 4.0” ile trafik kazalarında sürücünün güvenliğinin, “Tanıyan Teknoloji” ile de bebek arabalarında güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor.

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, TEKNOFEST İstanbul’da 7 farklı kategoride mücadele edecek Enderun Yetenekli Çocuklar Merkezi öğrencilerine başarılar diledi.

(FOTOĞRAFLI)

Devamını oku

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Kanadalı ve Türk Bilim İnsanlarından  Tehlikeli Kirleticileri Gidermek İçin İş Birliği

Yayınlanma tarihi

-

Araştırmacı Dr. Gökçe Kor Bıçakcı’nın bilimsel projesi, Boğaziçi Üniversitesi – Çevre Bilimleri Enstitüsü ev sahipliğinde Avrupa Birliği – Ufuk 2020 Programı Marie Skłodowska Curie Bireysel Araştırma Bursları kapsamında desteklenmeye lâyık görüldü. Günlük hayatta birçok farklı ürünün içeriğinde karşımıza çıkan, canlılar ve çevre açısından büyük riskler yaratan kirletici maddelerin giderimi konusunda araştırmalar yapan Dr. Kor Bıçakcı, 24 ay süresince çalışmalarını Kanada’da proje ortağı olan University of British Columbia – Bioreactor Technology Group’da yürütecek.


Araştırma projesini Boğaziçi Üniversitesi – Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden Prof. Dr. Ayşen Erdinçler ve University of British Columbia – Bioreactor Technology Group lideri Prof. Dr. Çiğdem Eskicioğlu danışmanlığında gerçekleştirecek olan Dr. Kor Bıçakcı, bursunun son 12 aylık döneminde ise çalışmalarına Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nde devam edecek.


Çevre bilincinin gelişmesiyle birlikte atıkların yeniden değerlendirilmesi, atıklardan enerji eldesi ve çevre dostu kaynaklar oluşturulması gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Evsel ve kentsel alanlarda kullanılmış suların ulaştığı atıksu arıtma tesislerinde, arıtma çamuru olarak tanımlanan atıklar oluştuğunu aktaran Dr. Gökçe Kor Bıçakcı, bu atıkların azot ve fosfor içeriği bakımından zengin olmaları sayesinde arazi ve tarımda gübre (biyokatı) olarak da kullanıldıklarını ekliyor: 

“Biyokatıların bünyesinde bulunan “öncelikli kirleticiler”, biyokatıların toprakta ve tarımda güvenli geri kullanımını engelleyerek, canlılar ve çevre açısından ciddi riskler oluşturuyor.Öncelikli kirleticiler, genellikle tarımsal, evsel ve endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan, yapısal özellikleri birbirlerinden oldukça farklı, düşük miktarlarda olsalar dahi zehirli veya endokrin bozucu etkiler gösterebilen kimyasallardır. Bu maddeler, ilaçlar, hormon takviyeleri, böcek ilaçları, kişisel bakım ve temizlik ürünleri gibi günlük hayatta kullandığımız birçok farklı ürünün içeriğinde bulunuyor.”


İstanbul Teknik Üniversitesi ve University of British Columbia’da çevre biyoteknolojisi alanında yaptığı doktora çalışmasında, öncelikli kirleticilerin arıtma çamurundan giderimi konusunda araştırmalar yapmış olan Dr. Kor Bıçakcı, Avrupa Birliği Ufuk 2020 Programı – Marie Skłodowska Curie Bireysel Araştırma Bursu (MSCA – Individual Fellowships) kapsamında yürüteceği araştırma projesinde de, atıkların yeniden güvenli kullanımı için yenilikçi ve enerji verimli radyo frekans ısıtma teknolojisi ile, öncelikli kirleticilerin arıtma çamurundan giderimini hedefliyor:


“Bu kirleticilerin arıtma çamurunda doğru ve hassas bir şekilde tespit edilmesi ve izlenmesi için, öncelikle ileri enstrümantal analiz yöntemleri kullanarak en uygun ölçüm metodu geliştireceğim. Takip eden aşamalarda da, her insanın gündelik hayatta sıklıkla kullandığı, tıbbi ilaçlarda ve kişisel bakım ürünlerinde bulunan farklı birçok hedef kirletici ve onların olası dönüşüm ürünlerini arıtma çamurundan gidermeye çalışacağım.”


Boğaziçi Üniversitesi – Çevre Bilimleri Enstitüsü’nün ev sahibi ve University of British Columbia – Bioreactor Technology Group’un proje ortağı olduğu bu proje sayesinde, çevre ve insan sağlığını tehdit eden hedef kirleticilerin arıtma çamuru ile çevreye yayılımı kontrol altına alınabilecek ve çevre dostu ürün olarak oluşan biyokatıların tarım ve arazi uygulamalarında güvenli bir şekilde kullanımı sağlanabilecek. 

Toplam bütçesi 242.709,12 Avro olan “An Innovative and Energy-Efficient Radio Frequency Pretreatment on Emerging Micropollutants and Transformation Products in Anaerobic Sludge Digestion for Waste Reuse – RADIOFREPOLIS” isimli araştırma projesi, 1 Ağustos 2019 tarihinde başlamıştır.

Devamını oku

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Üretiminiz durmasın, 7/24 fabrikanızla konuşun!

Yayınlanma tarihi

-

Akıllı fabrikalarda Makine-Operatör iş birliği için makine ve operatörün aynı dili konuşabiliyor olmaları gerekir. Ortak bir dil oluşturma noktasında Ar-Ge’yi DNA’sını kodlayan Tezmaksan’ın AR-GE ekibi tarafından geliştirilen yazılım programı Kapasitematik, işletme sahiplerinin internet olan her ortamdan makinelerini takip edebilmelerine olanak tanıyor.

Türkiye’nin uluslararası piyasada rekabet gücünü hem koruması hem de birkaç adım öne geçmesi için Endüstri 4.0 ve otomasyon sistemleri önem arz ediyor. Aynı zamanda otomasyon, yapay zekâ, veri analizleri ile üretim tesislerinde, yönetim, ölçüm, takip tasarım ve müşteri ilişkileri yöntemlerini de etkin kullanabilmek gerekiyor. Bu geçişte de insanı gücünü yok saydığı düşünülen otomasyon sistemlerinin, bilinenin aksine insan ve makinaların birlikte çalışma prensibine dayalı çalışabilmesi verimliliği getiriyor.

Türkiye Sanayisi Kapasitematik ile Endüstri 4,0’a hazırlanıyor

Bu gerçekten yola çıkan ve Ar-Ge’yi DNA’sını kodlayan TEZMAKSAN, müşterilerin verimlilikleri üzerine geliştirdiği yeni nesil çözümleriyle sanayinin işini kolaylaştırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Türkiye sanayisini Endüstri 4,0 rekabetine hazırlamak için “Kapasitematik” adlı üretim takip yazılımını geliştiren TEZMAKSAN, makineleri ve operatörleri 7/24 konuşturuyor.

“Kapasitematik ile üretiminiz düşmesin, 7/24 fabrikanız ile konuşun” mottosu ile imalat sanayisinin hizmetine sunulan Türkiye’nin en yeni veri analiz programın yararları şöyle:

  • İşletme verimliliğini arttırır
  • Yeni iş ve pazar olanakları sağlar
  • Otomasyon sayesinde süreçlerden sapmadan, daha dar tolerans limitleri ile çalışma olanağı sunar
  • Arızaların önceden anlaşılması ve vaktinde tedbir alınmasına olanak tanır,  (Kestirimci Bakım)
  • Ürünün kavramdan-pazara geçen süresini kısaltır
  • Tesislerden daha yüksek verim alınması ile kapasiteye yatırım gerekliliğini azaltır
  • İş kazalarının azaltılması

Devamını oku

Popüler Başlıklar