Takip Edin

SAĞLIK

Hipertansiyon yaşı düştü

Yayınlanma tarihi

-

İZMİR, (DHA) – KARDİYOLOG Doç. Dr. Cevad Şeküri, son yıllarda yüksek tansiyon şikayetiyle daha fazla genç hastanın doktorlara başvurduğunu söyledi. Hipertansiyon görülme sıklığının 20- 40 yaşlarında yüzde 7- 10’lara kadar ulaştığını belirten Şeküri, “Bu çok yüksek bir oran, kesinlikle ciddiye alınmalı. Çünkü hipertansiyon 5 organı hedef alıyor ve hedef organ hasarı oluştuğunda bir daha düzelmesi imkansız veya çok zor” dedi.
İzmir Kent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Cevad Şeküri, eskiden daha çok ileri yaş hastalığı olarak bilinen hipertansiyonun, değişen yaşam tarzları nedeniyle her yaşta görülür hale geldiğini söyledi. Gençlerin sağlığını tehdit eden faktörlere dikkat çeken Şeküri, iletişim çağının akıllı telefonlar ve bilgisayarlarla pek çok şeyi kolaylaştırırken, yaşamı daha hareketsiz hale getirdiğini, sağlığı bozduğunu kaydetti. Doç. Dr. Şeküri, “Ninelerimiz, dedelerimiz asansöre binmez, merdiven çıkardı. Otobüse, taksiye binmez, yürürdü. Doğal beslenir, kendi işini kendi yapardı. Sağlıklarına gıpta eder, onlara ‘eski toprak’ derdik. Onlardan sonra gelen bizim nesil tam tersini yapmaya başladı, yürümez oldu, hazır yemek tüketmeye başladı. Biz sağlığımızı elden kaçırmanın kaygısını yaşarken, şimdiki çocuk ve genç nesil daha erken yaşta birçok hastalıkla karşı karşıya kalmakta. Bu hareketsiz ve kötü beslenme içeren yaşam tarzına sigara, alkol, aşırı kahve, çay tüketimi ve stres dahil olduğunda başta hipertansiyon olmak üzere çeşitli hastalıklar gündeme geliyor. Obezite bu nesli tehdit eden hastalıkların başında geliyor. Eğer kişi şişman veya fazla kiloya sahip ise tehdit eden hastalıklar 3 kat fazla görülüyor” diye konuştu.
HİPERTANSİYONUN HEDEFİNDE 5 ORGAN VAR
Hipertansiyon görülme sıklığının 20- 40 yaş arasında yüzde 7- 10’lara kadar ulaştığını belirten Doç. Dr. Şeküri, “Bu çok yüksek bir oran, kesinlikle ciddiye alınmalı. Çünkü hipertansiyon 5 organı hedef alıyor ve hedef organ hasarı oluştuğunda bir daha düzelmesi imkansız veya çok zor” dedi.
Gençleri tehdit eden hipertansiyonun özellikle 5 organı hedef alıp, zarar verdiğini kaydeden Doç. Dr. Şeküri, “Hipertansiyonun hedef aldığı organların başında kalp, beyin, böbrekler geliyor, aynı zamanda çevre damarları (özellikle aort damarı) ve gözleri tehdit ediyor. Kalpte büyüme, kalınlaşma, damar sertliği, beyin kanaması, böbrek yetmezliği, görme bozuklukları hipertansiyonun yol açtığı ciddi sağlık problemleri. Hipertansiyon kendini baş ve ense ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ve burun kanaması ile gösterebilir, göğüste bir baskı olabilir, böbrek sorunları, görme bozukluğu ya da hafızada bir problemle kendini gösterebilir. Hasta kısmi felçlerle doktora müracaat edebilir. Gençler hipertansiyon saptandığında mutlaka bir uzman hekim tarafından ele alınmalı ve ileri araştırma yapılmalı. Hipertansiyona neden olan faktörlerden uzak durmak, az tuzlu doğru yiyecek, içecek tüketip daha fazla hareket etmek alabileceğimiz en önemli önlemler. Özellikle günde 30 dakikalık tempolu yürüyüş herkese ilaç gibi gelecektir” diye konuştu. 

FOTOĞRAFLI

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK

Rahim ağzı kanserine karşı, ‘2 aşı 2 tarama’ formülü

Yayınlanma tarihi

-

Nursima ÖZONUR- Kaan ULU/ ANKARA, (DHA)- HACETTEPE Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Avrupa Jinekoloji Onkoloji Derneği Kanser Önleme Grubu Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, 2020’de Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda devlet başkanlarına rahim ağzı kanserinin ‘2 aşı 2 tarama’ yöntemiyle yok edilebileceğine dair hazırladıkları raporu sunacaklarını açıkladı. Doç. Dr. Gültekin, “2020’de bu yöntem genel kuruldan geçerse dünya genelinde aşı ve tarama zorunlu olacak. Bu, kanserde bana göre tarihi bir an. 11-12 yaş arasındaki kızlara 2 doz aşı yapılacak. 30- 45 yaşlarında da iki kez kanser taraması yapılacak ve kanser virüsü yüzde 90-95 oranında yakalanacak” dedi.
Ankara’da Kanserle Dans Derneği ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen ‘Dünya Jinekolojik Onkoloji Günü’ etkinliğine katılan Doç. Dr. Murat Gültekin, rahim ağzı kanseriyle mücadele kapsamında yapılan çalışmalarla ilgili bilgi verdi. Hastalıkla mücadelede, Dünya Sağlık Örgütü’nün seçtiği 100 bilim adamından biri olan Doç. Dr. Gültekin, 19 Eylül 2020 tarihinde Newyork’ta BM Genel Kurulu’nda devlet başkanlarına rahim ağzı kanserinin ‘2 aşı 2 tarama’ yöntemiyle yok edilebileceğine dair hazırladıkları raporu sunacaklarını açıkladı. Doç. Dr. Gültekin, raporun genel kuruldan geçmesi halinde dünya genelinde aşı ve taramanın zorunlu hale geleceğini belirterek, şöyle konuştu:
“Rahim ağzı kanseri için 2 aşı, 2 tarama, sıfıra sıfır, tamamen elimine hale getirilebilir. 2020’de bu genel kuruldan geçerse bütün dünya genelinde aşı ve tarama zorunlu olacak. Bu ne demek? En fazla 90 yıl içinde dünyanın tarihinde ilk defa bir kanser elimine edilmiş olacak. Bu, kanserde bana göre tarihi bir an. Buna göre 11- 12 yaş arasındaki kızlara 2 doz aşı yapılacak. Böylece kanserden korunmuş olacaklar. 30- 45 yaşlarında da iki kez kanser taraması yapılacak ve kanser virüsü yüzde 90-95 oranında yakalanacak. Bu yüzyılın sonuna gelmeden bu kanserin tamamen dünyada elimine edileceği anlamına geliyor.”
10 AVRUPA ÜLKESİNDE YAPILAN ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI
Doç. Dr. Murat Gültekin, Avrupa Jinekolojik Kanserleri Hasta Dernekleri Birliği (ENGAGe) üyesi ülkelerce Avrupa’da 10 ülkede 1436 hasta üzerinde yapılan araştırma sonuçlarını da açıkladı. Doç. Dr. Gültekin, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Almanya, İngiltere, Yunanistan, Macaristan, Polonya, Sırbistan, İspanya ve Türkiye’de yapılan araştırma sonuçlarına göre jinekolojik kanser tanısı almış hastaların yüzde 30’unun hayatı boyunca hiç kanser taraması yaptırmadığının tespit edildiğini bildirdi. Gültekin, hastaların yüzde 40’ının tanı konulan kanser türünün adını hiç duymadığının ortaya çıktığını anlatarak, “Bu kadınlar hayatında ‘rahim’ ya da ‘yumurtalık kanseri’ adını hiç duymamış. Yüzde 40’ı ‘aşı’ ya da ‘tarama’ nedir duymamış. Yine araştırma sonucuna göre kanser teşhisi konduktan sonra yüzde 32’si bir aydan fazla beklemişler tedavi için. Bunlar çok acı gerçekler. Hastalara sosyal desteği sorduk. Psikolojik destek yüzde 62 oranında, doktor ve hastaneden sosyal desteğin oranı ise yüzde 13. Jinekolojik ameliyattan sonra cinsel terapi alanların oranı yüzde 5. Doktorlarıyla iletişimden memnun olma oranı da yüzde 55- 60 arasında değişiyor. Hastaların neredeyse yarısı kanser teşhisini aldıktan sonra hekimle zayıf bir ilişkiye başlıyor” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

SAĞLIK

Tokat’ta, kreş çevresindeki yavru kedilere kuduz aşısı

Yayınlanma tarihi

-

Halil İbrahim YEL/TOKAT, (DHA) – TOKAT’ta bir kreşin yakınında bulunan 15 yavru kedi, ‘Dünya Kuduz Günü’ etkinlikleri kapsamında veteriner hekimler tarafından muayene edilerek, aşılandı.
28 Eylül Dünya Kuduz Günü dolayısıyla, Türk Veteriner Hekimleri Merkez Konseyi’nin başlattığı farkındalık etkinliği kapsamında, sokak hayvanlarına muayene edilip, kuduz aşısı yapılıyor.
Bu kapsamda Devlet Hastanesi Kreşi çevresinde bulunan 15 yavru kedi de veteriner hekimler tarafından muayene edilerek, aşılandı.
Öte yandan kentteki Tarım Fuarı’nda stant açan Veterinerler Odası, evcil hayvanların muayenesini yaparak, kuduz aşılarını yapmaya başladı. Tokat Veterinerler Odası Başkanı Seyit Sami Karyağdı, merkez konseylerinin kuduz hastalığına karşı farkındalık çalışması yürütttüğünü belirterek, “Kuduz hastalığı en önemli zoonoz hastalıklarından bir tanesidir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda 60 bine yakın insan kuduz hastalığından yaşamını yitirdi. O yüzden bu farkındalığı sağlayabilmek amacıyla 28 Eylül’de biz, ülke genelinde evcil hayvanlara bedava kuduz aşısı yapacağız. Bu uygulamayı ilimizde Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın varlığı nedeniyle biraz daha öne çektik. Bu uygulamayı şu an evcil hayvanlara bedava yapmayı planlıyoruz. Bununla ilgili duyurularımızı yaptık. Zaten yıl boyunca sahipsiz 2 bin 500’e yakın hayvanda kuduz, iç, dış parazit aşısı yapmıştık. Şimdi de sahipli hayvanlarda bu uygulamayı yürüteceğiz. Umarım, hastalığın insanlara zarar vermeyecek şekilde anlatılması sürecine katkımız olur. Hedefimiz önce hayvan sağlığı, akabinde insan sağlığına yönelik koruyucu, önleyici tedbirler  alabilmek” dedi.
‘ÇOCUKLAR SIKINTI YAŞAMADAN KEDİLER SEVEBİLECEK’
Yavru kedileri, okulun bilgilendirmesi üzerine aşıladıklarını belirten Karyağdı, “İlimizdeki bir kreşin çevresinde kediler olduğu bilgisini aldık. Tabi çocuklarımız da kedilerle ilgileniyor, oynuyormuş. Bu proje kapsamında bizler de gittik o kedilerin kuduz aşılarını gerçekleştirdik. Ayrıca iç, dış parazit aşılarını da yaptık. Böylece çocuklarımız en ufak bir sıkıntı yaşamadan kedilerle vakit geçirebilecek. Hayvanların sağlık kontrolü, aşılaması ve ilaçlaması yapıldı” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

SAĞLIK

Kanseri yenen kadınlar, voleybol maçında doktorlarını da yendi

Yayınlanma tarihi

-

Nursima ÖZONUR- Kaan ULU/ ANKARA, (DHA)- ANKARA’da kanserle mücadele eden ve hastalığı yenen kadınlar, Dünya Jinekolojik Onkoloji Günü kapsamında, tedavilerini yürüten doktorlarla voleybol maçı yaptı. Kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen karşılaşmada hastalar, doktorları mağlup etti.
Kanserle Dans Derneği ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen etkinlik kapsamında hastalar, doktorlara karşı mücadele etti. Üniversite yerleşkesindeki spor salonunda gerçekleştirilen karşılaşmada, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavileri devam eden ve tamamlanan kadınlardan oluşan voleybol takımı, tedavilerini yürüten doktorlardan oluşan takımla karşılaştı. Kadınların antrenörlüğünü, Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ üstlendi. Üstündağ, ‘Biz inandık siz de inanın’ sloganıyla bir araya gelen kadınlara, karşılaşma sırasında taktikler verdi. Tek set üzerinden oynanan karşılaşmayı kadınlar 25-16 kazandı. Kadınlar, maçın ardından şarkılar söyleyip, halay çekerek galibiyeti kutladı.
Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, A Milli Kadın Voleybol Takımı sporcularının imzaladığı formayı, tek tek tebrik ettiği kadınlara hediye etti. Kadınlar, daha sonra doktorlarıyla birlikte galibiyet pozu verdi, fotoğraf çektirdi.
‘FİLENİN YENİ SULTANLARI ONLAR’
Doktorların takımında yer alan Hacettepe Üversitesi Öğretim Üyesi ve Avrupa Jinekoloji Onkoloji Derneği Kanser Önleme Grubu Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Türk doktorları olarak Dünya Jinekolojik Onkoloji Gününü kendilerinin ilan ettiğini ve bu nedenle ilk kez kutlandığını söyledi. Dünyada kanser vakaları hakkında bilgiler veren Doç.Dr. Gültekin, “Rakamlar, Türkiye düzeyinde baktığınızda yılda 12 bin 500 teşhis var, 4-5 bin aralığında hastamızı kaybediyoruz. Bunların en az üçte birini obezite, tütünle mücadele ve fiziksel aktiviteyle önlememiz mümkün. Bugün farkındalık oluşturmak amacıyla bu etkinliği yaptık. Kanserli hastalarımızla maç yaptık. Hepsi çok güzel hazırlanmışlar. Sanırım kanseri yendikten sonra motivasyon elde etmişler. Filenin yeni sultanları onlar, hayatın sultanları. Ölümcül hastalıkları yendiler, sonra da bizi yendiler. Ne yaptıysak maçı kazanamadık. Yaşasın Türk kadını diyoruz” diye konuştu.
TOKAT’TAN GELDİ
Karşılaşmayı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ve öğrencileri tribünde takip eden hastalığı yenen hastalar arasında bulunan Saadet Balcı da (63), bu etkinlik için Tokat’tan geldiğini söyledi. Yumurtalık kanserini yendiğini belirten Balcı, kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak için etkinliğe katıldığını belirtti.
FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar