Takip Edin

Ekonomi

İKMİB/Pelister: Kimya sektörü 18.8 milyar dolarlık ihracat ile rekor kırdı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 2 Aralık (DHA) – İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) verilerine göre kimya sektörü, 2019 yılında on bir ayda gerçekleştirdiği 18.8 milyar dolarlık ihracat ile rekor kırdı.
Kimya sektörü, Kasım ayında 208 ülke ve bölgeye yaptığı ihracatla da birinci oldu.
İhracatta artan performansı ile dikkatleri üzerine çeken kimya sektörünün Kasım’da ihracatı yüzde 23 artışla 1.83 milyar dolar oldu. Kimya sektörü ihracat rakamlarını değerlendiren İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister, “Sektörümüzün şimdiye kadarki en yüksek ihracat rakamı 2014 yılındaki 17 milyar 851 milyon dolardı. Bu yılın on bir ayında bu rakamı aşarak, 18.8 milyar dolarlık ihracatla bizi gururlandıran ve bu büyük başarıda emeği olan firmalarımız başta olmak üzere, tüm sektör temsilcilerimiz ile paydaşlarımızı tebrik ediyorum. İnşallah yıl sonu hedefimiz olan 20 milyar doları da aşarak yeni bir rekor daha kıracağız” dedi.
Bugün açıklanan büyüme rakamlarına da değinen Pelister sözlerine şöyle devam etti, “Yüzde 0.9 olarak açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamını ekonomi yönetimimizin kararlı çalışmalarının yansıması olarak değerlendiriyoruz. Bu olumlu gelişmeler, bize gelecek konusunda umut vadediyor.”

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

BioCube İstanbul girişimcisine 5 milyon TL’lik değerleme ile yatırım

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)-(Kurumsal haber)-İAÜ BioCube İstanbul bünyesindeki startup firmalardan PRP İlaç, MAIN (Maqasid Angel Investment Network)’den 5 milyon TL değerleme ile tohum yatırımı aldı.

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Teknoloji Transfer ve Proje Yönetim Ofisi (TTPYO) bünyesindeki kuluçka merkezlerinden BioCube İstanbul’da yer alan startup firmalarından PRP İlaç, MAIN (MaQasid Angel Investors Network)’den 5 milyon TL değerleme ile tohum yatırımı aldı.

İLK TEMAS DEALHACKER’DA

İlk defa 26 Nisan 2019’da Hilton Maslak’ta gerçekleştirilen MAIN Dealhackers’ta görücüye çıkan PRP İlaç ve Sağlık Ürünleri, Kasım 2019’da Polat Renaissance Hotel’de gerçekleştirilen 3’üncü Uluslararası Dealhacker etkinliğinde MAIN platformundaki melek yatırımcılardan Enes Uğurlu ile görüşmelerde bulunarak 5 milyon TL değerleme ile tohum yatırımı olanağına kavuştu.

“TAKVİYE SAĞLIK ÜRÜNLERİ GELİŞTİRİYORUZ”

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan ve PRP İlaç’ın geliştirdiği projelerin temel olarak iki sorunu çözdüğünü kaydeden PRP İlaç ve Sağlık Ürünleri Firma Kurucusu Dr. Salih Beşir, “Firmamız uygun fiyatlarla yüksek kaliteli sağlık ürünleri sunuyor ve destekleyici sağlık ürünleri üreterek sağlıklı bir yaşam tarzını geliştiriyor. Birincisi saç ve cilt bakımı. Diğer problem ise tüm toplumların karşılaştığı kronik sağlık problemleri. PRP İlaç, bu soruna bir çözüm olarak diyet ve gıda takviyesi ürünleri sunuyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK”

PRP İlaç’ın tohum yatırımı almasıyla ilgili olarak son derece heyecanlı olduklarını ifade eden MAIN Kurucu Ortağı ve CEO’su Dr. Yavuz Selim Sılay, “PRP İlaç ve Sağlık Ürünleri teknolojisini, deneyimini ve orijinal ürünlerini uluslararası pazarlara genişletmeyi planlıyoruz. Bunu Enes Uğurlu’nun geniş bağlantıları ve Eczatrend ile iş birliği yaparak en kısa sürede pazarlama olanakları aracılığıyla hayata geçireceğiz” dedi.

Sılay, MAIN’in ilk hedeflerinden birinin, İstanbul’u sağlık, enerji, tarım ve diğer teknoloji alanlarında vizyon sahibi etik yatırımcılarla hızla büyüyen fonlar sağlayan bir yatırım merkezi haline getirmek olduğunu kaydetti. MAIN Yönetici Ortağı Ayman Ghoneam ise MAIN’in Girişim Sermayesi Fonları için yüksek performansa sahip bir portfolyo geliştirmede kritik bir rol oynadığını ve Türkiye’nin başlangıç için yeni girişim sermayesi yatırımları kurarak ekosisteme önemli bir finansal katkı sağlayacak pozisyonda bulunduğunu belirtti.

Devamını oku

Ekonomi

Marka temsilcileri öğrencilerle deneyimlerini paylaştı

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)- Sektörde önemli yere sahip markaların temsilcileri ‘Marka Zirvesi 2019’da öğrencilerle buluştu. Dünyada ve Türkiye’de markaların yürüttüğü stratejik yaklaşımlar ve bu amaçla gerçekleştirdiği iletişim faaliyetlerinin ele alındığı zirvede ulusal ve uluslararası şirketlerin yöneticileri, gençlerle iş yaşamındaki deneyimlerini paylaştı.

Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümlerinin düzenlediği “Marka Zirvesi 2019”, üniversitede ulusal ve uluslararası şirketlerin yöneticilerini ağırladı.  Dünyada ve Türkiye’de markaların yürüttüğü stratejik yaklaşımlar ve bu amaçla gerçekleştirdiği iletişim faaliyetlerinin ele alındığı “Marka Zirvesi 2019”, sektörde önemli bir yere sahip markaların temsilcilerinin öğrencilere deneyimlerini aktardığı bir platform oldu.

Üniversitenin İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Duygu Aydın Aslaner koordinatörlüğünde, İletişim Fakültesi Reklam Tasarımı ve İletişimi ile Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümleri öğrencileri tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen zirve, üniversitenin 26 Ağustos Yerleşimi Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Zirvenin açılışında konuşan Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Billur Ülger, marka kavramının yüzlerce değişkeni içinde barındırdığını belirterek marka konusuyla ilgili çok büyük katkıları olacak değerli konukları ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını söyledi.

GENÇ İLETİŞİMCİLERİN GELİŞİMİNE KATKI

Zirveye ilişkin bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Duygu Aydın Aslaner de, günümüzde, dijitalleşme süreciyle birlikte köklü bir değişim ve dönüşüm içerisinde olan markaların, farklılaşmak adına yeni stratejiler inşa ettiğini belirtti. Aslaner, “Dinamik olan bu süreçte zamanı yakalamak, markaların değişim parametrelerini takip etmek ve ilham veren marka profesyonellerinden doğru stratejik yaklaşımları dinlemek, oldukça önemli bir hale geldi. Bu noktada, Marka Zirvesi 2019 ile Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, teori ile pratiği bir araya getirerek kariyer hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor. Sonuç olarak, bu tür güçlü fikir platformları oluşturan nitelikli organizasyonlar, bir yandan genç iletişimcilerin gelişimine katkı sağlarken diğer yandan da Türkiye’de markalaşma konusunun öneminin anlaşılmasında belirgin bir yol çiziyor” dedi.

“YENİLİKÇİ OLMAK ZORUNDASINIZ”

Konferansta konuşan NG Hotel CEO’su Mustafa Kamil Berk ise markaların toplumla iletişim halinde olması ve toplumun tüm hassasiyetlerini dikkate alması gerektiğini belirterek “Rekabetçi olabilmeniz için rakiplerinizden farklı düşünmek ve yenilikçi olmak zorundasınız. Dünyadaki en iyi uygulamaları kendi ürünlerinize uyarlamak da sizi farklı kılabiliyor. Bu nedenle dünyadaki trendleri çok iyi takip ediyoruz” dedi.

“BU HİKÂYE OYUNU DEĞİŞTİRDİ”

VIA Properties Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Bayraktar da, dijital çağın getirdiği yeniliklere dikkat çekerek, “Bu hikâye oyunu değiştirdi. Katlanarak büyüme devam ediyor. İnsanlar evlerinde telefonla, dijital dünyanın sunduğu olanaklarla eğlenebiliyor. Biz insanları evinden çıkartacak ve eğlendirecek alanlar inşa etmeye çalıştık” diye konuştu.

“YENİ BİR ŞEY ÜRETMELİSİNİZ”

TBWA Tasarım Direktörü Özge Güven ise öğrencilere şu tavsiyede bulundu:

“Müşteriyi ikna etmek için çok ısrarlı ve çok çalışkan olmak gerek. Araştırma yaparak sunacağımız ürünü diğerlerinden farklı kılmalısınız. Önemli olan güzel bir iş değil yeni bir şey üretmektir, çalışan işler üretmelisiniz.”

Projepark Creative&Yapım Ajans Başkanı Özlem Çelik de, “İşin içine dijital girince geleneksel medya da reklamı desteklemeye başladı. Tüketiciye ulaşmak için influencer’lar reklam için kaynak oldu. Instagram ise reklam için güçlü bir mecra oldu” vurgusunu yaptı. 

Penti Dijital Dönüşüm İş Lideri Yiğit Kalafatoğlu da, bugün en büyük sorunun dijitaldeki alışkanlığın fizikselde sağlanamaması olduğunu belirterek, “Bunu düzeltmek için tüketiciyi anlamaya çalışmalıyız” dedi. 

Demirören Medya Pazarlama ve Kurumsal İletişim Uzmanı Umut Tıkır ise gazeteciliğin dijital dönüşümüne ilişkin “Televizyon sinemayı nasıl öldürmediyse, dijital de geleneksel gazeteyi öldürmeyecektir” diye konuştu. 

 

Devamını oku

Ekonomi

Topraktan üretilen böcek ilacıyla yıllık 1 milyon lira ciro hedefi

Yayınlanma tarihi

-

Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ’ta bilim insanları Prof. Dr. Ali Arda Işıkber ve Doç. Dr. Özgür Sağlam tarafından 7 yıllık bir çalışma sonunda topraktan üretilen böcek ilacının seri üretimine geçildi.
Türkiye’de yıllık 530 milyon liralık böcek ilacı ithal edildiğini belirten Özgür Sağlam, içerisinde kimyasal bulunmayan, yenilebilen, insanlara ve hayvanlara hiçbir zararı olmayan, temas ettiği böcekleri yağını ve sıvısını emerek öldüren yerli ilaçtan önümüzdeki yıl 1 milyon liralık ciro hedeflediklerini, ihracat için de temaslarının devam ettiğini söyledi.
Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Arda Işıkber ile Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özgür Sağlam, diatom toprağından böcek ilacı üretti. TÜBİTAK’ın desteğiyle 7 yıllık bir çalışma sonunda üretilen böcek ilacının seri üretimine geçildi. Depo zararlısı 20 böcek türü için ayrı; kedi, köpek, kuş tavuk gibi hayvanlarda bulunan akar, bit, pire dış parazitlere ve hamam böceği ile karıncalar için ayrı olmak üzere 2 farklı ürünü piyasaya sürüldü. 
IŞIKBER: “3 FARKLI DİATOMU KARIŞTIRARAK ELDE ETTİK”
Uzmanlık alanı depo zararlısı böcekler olan Prof. Dr. Ali Arda Işıkber, 7 yıllık bir yoğun çalışma sonunda geliştirdikleri ilacı diatom toprağından elde ettiklerini söyledi. Türkiye’de 125 milyon rezervi bulunan diatomun, su alglerinin kabuklarının fosilleşmesi sonucu oluşan biyolojik bir kayaç olduğunu söyledi. Kayaçların silisyum dioksit oranı oldukça yüksek olduğunu ancak her diatom kayacının böcekler üzerinde etkili olmadığını kaydeden Işıkber, “Türkiye’nin çok değişik yerlerinden diatom toprağı topladık. Bunları farklı böcek gruplarına, özellikle depo zararlısı bitlere, böceklere karşı test etik. Özellikle şunu vurgulamak isterim ki 100 tane aldığımız numunelerin hepsinin farklı etkinliklere sahip olduğunu gördük. Yani bir rezervde hiç etkinlik olmazken başka bir yerden aldığımız diatom toprağında  çok yüksek böcek öldürücü etki gördük ve biz daha sonra bu ürünlerin karışımlarını test ederek en etkili olan 3 farklı diatom toprağından bir karışım elde ettik” dedi.
‘HAMMADDESİNDEN ÜRETİMİNE KADAR TAMAMIYLA YERLİ’
Geliştirdikleri ilaçta hiçbir kimyasal madde bulunmadığını, hatta yenilebildiğini kaydeden Ali Arda Işıkber, şöyle devam etti:
“Bizim ürünümüzün dünyadaki diğer diatom topraklarından temel farkı, belki de ilk, en önemli özelliği bir karşım olması. Yani 3 farklı noktadan elde edilen diatom topraklarının bir karışımı olması. Bizim ürünümüzün diğer bir özelliği ise hammaddesi, Ar-Ge kısmı, tasarlanması ve üretimi tamamıyla yerli olmasıdır. Bu genellikle toz halde kullanılıyor fakat dünyada ilk defa suyla karıştırılarak atımını biz geliştirdik. Hem formülü özel hem de farklı bir işleme tekniğiyle bunu sulu olarak da kullanabiliyoruz. Diatom toprağının en önemli avantajı kimyasal olmamasıdır. Yani içerisinde herhangi sentetik kimyasal bulunmamaktadır. Böcekleri fiziksel yollar öldürmektedir yani böcek gezerken tozun vücuduna temas edip derideki yağ ve suyu emiyor ve bunu  sonucunda böcek su kaybederek, kuruyarak ölüyor. Yani bir kimyasal ölüm değildir. Bu, organik tarımda da çok rahatlıkla kullanılabilecek bir üründür. İnsanlara, hayvanlara karşı herhangi bir toksit etkisi yoktur. Yenilebilir, herhangi bir olumsuz etkiye sahip değildir. Bu ürün, organik ürünlerde ve hayvanların yemelerinde yem katkı maddesi ve ilaçların içerisine dolgu maddesi olarak kullanılabilir.”
SAĞLAM: İTHAL BÖCEK İLAÇLARINA YILLIK 530 MİLYON LİRA ÖDÜYORUZ
Doç. Dr. Özgür Sağlam ise Türkiye’nin her yıl milyon dolarlar vererek yurt dışından tarım ilaçları ithal ettiğini, bu nedenle geliştirdikleri ilacın yerli üretim olması bakımında çok önemli olduğunu söyledi. Sağlam, “Dünya Tarım Örgütü FAO’nun verilerine göre yurt dışından 40 bin ton ilaç ithal etmekteyiz. Bu ilaçlar içerisinde böcekleri öldüren ilaçlara baktığımızda 40 bin tonun sadece 10 bin tonu böcek ilacı olarak kullanımı söz konusu. Yıllık olarak bu ilaçlara ödediğimiz paralara baktığımız zaman 370 milyon dolar bir ödeme söz konusu, bu da 2.7 milyar liraya denk gelmekte. Bunun da 530 milyon lirası sadece böcek ilacı için yurt dışından getirilen ilaçlara ödenmekte. Böcek ilacının alternatifi olarak geliştirdiğimiz bu ürün tamamen doğal bir üründür. Bu doğal ürünün geliştirilmesi esnasında TÜBİTAK bizi büyük oranda desteklemiştir ve bu amaçla biz de yaklaşık 500 bin liralık bir yatırım gerçekleştirdik” dedi.
‘İHRACAT İÇİN BÜYÜK ADIMLAR ATACAĞIZ’
Üretim yaptıkları tesisi TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Projesi’yle açtıklarını kaydeden Özgür Sağlam şunları söyledi:
“2 tane ürün geliştirdik. Bu ürünler, tohumculuk sektöründe, kanatlı hayvan sektöründe, evcil hayvan sektöründe kullanım alanına sahip. Gelecek yıl hedeflerimize baktığımızda, biz yatırım için TÜBİTAK’tan aldığımız desteklerin toplamı olan 500 bin lirayı birinci yılda tamamen amorti etmiş durumdayız. Üretim kapasitemizi, makine parkımızı geliştirerek 3’e katlamayı hedeflemekteyiz ve dolayısıyla önümüzdeki yıl toplam ciro hedefimiz 1 milyon lira. Biz buradan elde etmiş olduğumu pek çok sonucu uluslararası bilimsel kongrelerde sunumunu gerçekleştiriyoruz. Oralarda da çok güzel tepkiler alıyoruz. Hem oradaki bilim insanları tarafından hem de bu alanda faaliyet gösteren yatırımcılar tarafından temaslarımız devam etmekte. En son İtalya’da katıldığımız bir kongrede örnek numunelerimizin dağıtımını gerçekleştirdik. Şu anda Yunanistan, Alman, İtalya, İsrail ve Amerika’dan pek çok bilim insanı bunların denemelerine devam etmekte. Ve özellikle bu alanda faaliyet gösteren Avrupa’daki firmalarla hammaddenin tedariği konusunda temaslarımız devam etmekte. Önümüzdeki yıl öncellikle bunun yurt dışına ihraç edilmesi noktasında da büyük adımlar atacağız.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar