Takip Edin

Ekonomi

İPM – İklim değişikliği göçmen kuşları doğrudan etkiliyor

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Kiraz Erciyas Yavuz, “İklim değişikliği; kuşları, ilkbaharda erken geliş, üreme alanlarından daha geç ayrılma, göç mesafesindeki değişim, yerleşik duruma geçme ve gidilen alan değişikliği gibi çeşitli şekillerde etkiliyor” diye uyardı.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) doğa koruma ve iklim değişikliği alanında çalışan araştırmacı, akademisyen ve sivil toplum gönüllülerini buluşturan Doğa ve İklim Söyleşileri’nin altıncısı “Değişen İklimin Kuşlara Etkisi” başlığı altında gerçekleşti. Çevre ve iklim alanlarını çok disiplinli bir anlayışla bir araya getirmek amacıyla başlatılan Doğa ve İklim Söyleşileri’nin bu ayki konuşmacısı, Kiraz Erciyas Yavuz oldu.
İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Kiraz Erciyas Yavuz, iklimin kuşların biyolojisi üzerindeki etkisi, son yarım yüzyıl boyunca bilim insanları için önemli bir çalışma alanı olduğunu, küresel iklim değişikliği sonucunda ekosistemde meydana gelen değişikliklerin, kuşları da çeşitli şekillerde etkilediklerine dikkat çekti.
Kiraz Erciyas Yavuz, ekosistemde gözlenen değişimlerin, kuşların yaşam alanı ve besin gibi temel yaşamsal ihtiyaçlarına farklı şekillerde cevap verdiğini belirterek, göç ve üreme takvimi, dağılım, demografik yapı, vücut morfolojisi gibi kuşların yaşamlarını etkileyen temel davranışsal ve yapısal bazı özelliklerin hızla değiştiğinin gözlendiği söyledi.
Kiraz Erciyas Yavuz, çeşitli örneklerle meydana gelen değişimlerine değinerek antropojenik iklim değişikliğinin kuşlara olan etkilerini azaltmak için ele alınan bazı tavsiyelerden bahsetti.
Kuşların gözlemlenmesini sağlayan halkalama çalışmalarının Türkiye’de 2002’de kurulduğunu belirten Kiraz Erciyas Yavuz, Avrupa Kuş Halkalama Birliği sayesinde halkalama konusunda geri bildirimler alınarak raporlama sağlandığını belirtti. 2020 yılında İstanbul’da da bir istasyon kurulmasının planlandığını söyleyen Erciyas Yavuz, “Halkalama istasyonlarında ne yapıyoruz? Kuşları yakalayıp belli ölçümler yapıp
sonra da doğaya geri salıyoruz. Türkiye ve dünyadaki diğer halkalama istasyonlarından geri bildirimlerle kuşlar hakkındaki verilere ulaşıyoruz. Dünyada her yıl 10 milyar kuşun hareket halinde olduğu söyleniyor. Halkalama çalışmaları sayesinde iklim değişikliğinin kuşlara olan etkilerini görebiliyoruz” dedi ve ekledi:
“İklim değişikliğinin etkilerine ilişkin bulgular ana hatlarıyla, ilkbaharda erken geliş, üreme alanlarından daha geç ayrılma, göç mesafesindeki değişim, yerleşik duruma geçme ve gidilen alan değişikliği.
“Hava erken ısınınca ilkbahar erken geliyor. Göçmen kuşlar acele ediyor ve hızlı hareket ediyor. Bu yüzden konaklamayı es geçiyor ve doğrudan üreme alanına gidiyor.
“Ancak bu arada kaynak depolamadığı için üremeye geçmek için zaman kaybediyor, üremeye geç geçiyor. Üreme geç olunca yavru sayısı düşüyor ve o türün popülasyonu azalıyor.
“Ayrıca göçmen kuşların sıcaklığa bağlı olarak göç ettiği mesafeleri kısalttığını gösteriyor. Yine iklim değişikliğinin de etkisiyle kuşlar küçülüyor.
“Vücutlarını küçülterek daha az enerji harcayarak daha hızlı göç edebiliyorlar. Yine iklim değişikliğinin etkisiyle alan değişimi de yaşanıyor. Göçmen kuşlar her 10 yılda bir 1.6 kilometre daha kuzeye kayıyor.
“Her yıl 100 metre daha yukarı doğru bir tırmanış görüyoruz. Göçmen kuşlar küresel bir sorun. Bölgesel ve ülke bazında koruma faaliyetlerine odaklanmamız gerekiyor.”
Söyleşide ayrıca; biyolojik çeşitlilik bileşenlerinde; genetik, fizyoloji, fenoloji, dinamikler, dağılım, türler arası ilişkiler, canlı toplumları verimliliği ve ekosistem hizmetleri önemli olarak tanımlandı. Değişimler çok hızlı olduğundan gelecek senaryolarının iyi anlaşılması ve tanımlanması, buna uygun olarak da uygun koruma stratejilerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. (Fotoğraflı)

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

KKTC’nin ilk yerli otomobili için tanıtım ofisi açıldı

Yayınlanma tarihi

-

LEFKOŞA (DHA)-109 Türk mühendisi tarafından tasarlanarak prototip üretimi tamamlanan ve 20 Şubat tarihinde 3 bin kişinin katılımı ile tanıtılan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin(KKTC) yerli ve milli otomobili Günsel’in tanıtım ofisi Lefkoşa Dereboyu’nda açıldı.Tanıtım ofisinde Günsel marka ürünlerinde satışı yapılacak.

Üretim aşamasına gelen ‘B9’un görücüye çıktığı ve otomobil severlere Günsel B9 modelini yakından inceleme fırsatı sunan ‘Günsel Tanıtım Ofisi’nde, yerli otomobil ile ilgili model, marka ve teknik özellikleri ile detaylı bilgiler alınabiliyor. Büyük heyecan ve merakla beklenen Günsel markasını deneme fırsatının kapılarını açan tanıtım ofisinde Günsel B9 için test sürüşü randevusu da alınabilecek. Günsel Tanıtım Ofisinde, Günsel marka ürünlerinde satışı yapılacak.

İKİNCİ MODEL“J9”DA SERGİLENİYOR

Günsel B9 ile otomotiv sektörüne giriş yapan Günsel’in, iç ve dış tasarımı yanı sıra, farklı donanım özellikleri de olan SUV segmentinde bulunan ikinci modeli ‘J9’da tanıtım ofisinde sergileniyor.’J9’ dört kapılı, geniş hacimli bir aile otomobili olduğu ifade edildi.

PROF. DR.GÜNSEL: “OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE HEDEFLERİMİZİ VE PLANLARIMIZI YAPTIK”

Günsel ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin otomobil üreten ülkeler arasında yer alarak otomotiv sektörüne giriş yaptığını belirten Yakın Doğu Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, otomotiv sektöründe yaşanan değişim ve gelişimlere paralel olarak hedeflerini planladıklarını ve yatırımlarını sürdürerek daha geniş kitlelere ulaşma imkanı yaratmayı istediklerini söyledi. Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, elektrikli otomobil piyasasında güvenilir ve prestijli bir marka haline gelme stratejilerine bağlı olarak tanıtım ofisinin, marka bilinirliğini oluşturmak ve markalaşma sürecini hızlandırmak adına kurumsal kimlik vizyonlarının bir konsepti olduğunu belirtti. 

Prof. Dr. İrfan Suat Günsel, “İleri teknoloji ve tasarımla donatılan Günsel ile elektrikli otomobil segmentinde inovatif bir marka olarak ülkemize ve bölgemize değer katmayı hedeflerken, seri üretime geçilmesiyle birlikte başlayacak satış ve satış sonrası verilecek hizmetlerde önem taşıyor. İlk olarak Günsel B9’u meraklılarının ve otomobil tutkunlarının beğenisine sunuyoruz”  dedi.

(FOTOĞRAFLI)

Devamını oku

Ekonomi

Bakan Dönmez: Enerjide üretim kadar yerlileştirmeye de önem veriyoruz

Yayınlanma tarihi

-

Yasin DALKILIÇ- Muhammed KISIR/KAYSERİ, (DHA)- ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, “Dünyada yenilenebilir enerji maliyetleri düşerken bizlerin teknik aksamı halen ithal etmemiz düşünülemez. Bu konuda ilk adımlarımızı attık. Ankara’da Türkiye’nin ilk entegre güneş fabrikası yükseliyor. İzmir’de de inşallah Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasını devreye alacağız” dedi. 
Enerji Bakanı ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Kayseri’de düzenlenen ‘Anadolu Güneşi Elektrik Üretim Konferansı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Dönmez, ‘enerji’ denince insanların aklına yüksek bütçeli yatırımlar, tesislerin geldiğini belirterek, “Yenilenebilir kaynaklardan lisanssız elektrik üretimiyle artık bu anlayış yavaş yavaş değişime uğruyor. Lisanssız enerji üretimiyle birlikte enerji gibi dev bütçeli yatırımları tabana yaymaya başladık. Meskenlerin, küçük ya da orta ölçekli işletmelerin, çiftçilerimizin yani kendi elektriğini üretmek isteyen her kişi ve kurumun önünü açtık. Böylece yatırım kültürü ve yatırımcı profilinde de büyük bir değişim yaşanmaya başladı. Köyünde, beldesinde ya da kasabasında ürettiği elektrikle ihtiyacını karşılayan hatta bütün bir ilçenin elektrik talebine cevap veren yeni yatırımcı örnekleri ortaya çıkmaya başladı. Bir nevi ‘Enerji KOBİ’leri’ de diyebiliriz aslında. Artık sadece elektriği tüketen değil aynı zamanda da üreten yeni bir ekosistem ülke geneline hızla yayılıyor. Bundan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Kayseri bu anlamda başı çeken şehirlerimiz arasında geliyor” dedi.
‘YENİLENEBİLİR ENERJİDE AVRUPA’DA 6’NCIYIZ’
​Bakan Dönmez, milli enerji ve maden politikasında yerli ve yenilenebilir kaynakların payının artırılmasını temel hedef olarak belirlediklerini ifade ederek, “2019 sonu itibarıyla elektrik üretimimizin yüzde 62’sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşıladık. Yenilenebilir kurulu gücümüz 44.767 megawatta ulaştı. Kurulu gücümüzün yüzde 49’unu yani neredeyse yarısını yenilenebilir kaynaklar oluşturuyor. Türkiye, bugün yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa’da 6’ncı, dünyada 13’üncü sıraya yerleşti. Güneş enerjisinde ise Türkiye çok büyük bir mesafe kat etti. 10 yıl öncesine kadar güneş enerjisi kurulu gücümüz sıfır iken bugün 6 bin 32 megawatt seviyesine geldik. Devletin verdiği teşvik, hibe ve krediler yerli ve yabancı yatırımcının yüzünü güneşe çevirdi. Ve bu inanılmaz başarı hikâyesi kamu ve özel sektörün sinerjisi olarak ortaya çıktı. 2020 Ocak sonu itibarıyla güneş enerjisinin payı, toplam kurulu gücümüz içerisinde yüzde 6,6’ya, yenilenebilir enerji kurulu gücümüz içerisinde ise yüzde 13,5’e yükseldi. Güneş kurulu gücünde bugün Avrupa’da 6’ncı, dünyada 12’nci sıradayız.”
‘AMACIMIZ ELEKTRİĞİN TÜKETİLDİĞİ YERDE ÜRETİLMESİ’
Lisanssız üretimle ilgili geçen yıl Mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı Kararı yayımlandığını ve yenilenebilir enerjide lisanssız üretime dayalı kurulu güç üst sınırının 1 megawatt’tan 5 megawatta yükseltildiğini vurgulayan Bakan Dönmez, şöyle devam etti:
“Böylece atıl haldeki çatı, cephe gibi alanlarda güneş enerjisine dayalı elektrik üretimi yapılmasının önü açıldı. Tarımsal sulama aboneleri, içme suyu tesisleri, atık arıtma tesisleri ile kamu kurum ve kuruluşları da bu uygulamaya dâhil edildi. Mesken abonelerine 10 kilowatt, tüm işletmeler ve kamu kurumlarına da elektrik bağlantı gücüne göre kurulacak enerjinin öz tüketim fazlasını satabilme imkânı tanındı. Amacımız elektriğin tüketildiği yerde üretilmesidir.  Biz bu sürece ‘Kendi elektriğini kendin üret’ diyoruz. Çünkü işletmelerimiz ya da vatandaşlarımız lisans alma ya da şirket kurma zorunluluğu olmadan elektriklerini üretebiliyorlar. Hatta elektriği ticari bir ürün haline getirerek öz tüketim fazlasını da satarak buradan gelir de elde edebiliyorlar.  Elektrik kurulu gücümüzü mümkün olduğunca çeşitlendirmeye gayret ediyoruz. Bunun yanı sıra kendi elektriğini üretme potansiyeline sahip kişi ve kurumları da teşvik ederek hem ana yük üzerindeki baskıyı azaltıyor hem de gereken zamanlarda buralardan sistemi besleyebiliyoruz.”
Bakan Dönmez, kararın yürürlüğe girdiği 10 Mayıs’tan itibaren sanayi aboneleri tarafından 862 megawatt kurulu güce sahip 1.207 GES başvurusu aldıklarını belirterek, “Mesken aboneleri tarafından da 12 megawatt kurulu güce sahip 1.218 başvuru aldık. Toplamda 1.544 megawatt kurulu güce sahip 5 bin 944 çatı başvurusu bulunuyor. 2019 sonu itibarıyla 252 megawattlık çatı GES kurulu gücümüzü devreye aldık” ifadelerini kullandı.
‘ÜRETİM KADAR YERLİLEŞTİRMEYE DE ÖNEM VERİYORUZ’
Ankara’da Türkiye’nin ilk entegre güneş fabrikasının yapıldığını, İzmir’de de Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasını devreye alacaklarını söyleyen Bakan Dönmez, “Yenilenebilir enerjide üretim kadar önem verdiğimiz bir diğer konu ise yerlileştirme. Dünyada yenilenebilir enerji maliyetleri düşerken bizlerin teknik aksamı halen ithal etmemiz düşünülemez. Bu konuda ilk adımlarımızı attık. Ankara’da Türkiye’nin ilk entegre güneş fabrikası yükseliyor. İzmir’de de inşallah Türkiye’nin ilk entegre rüzgar fabrikasını devreye alacağız. Yenilenebilir enerjide bilgi ve birikimi değere dönüştüreceğiz. Nasıl ki enerji üretiminde ‘Daha fazla yerli, daha fazla yenilenebilir’ diyorsak, teknoloji üretiminde de ‘önce yerli teknoloji, önce yerli üretim’ diyoruz” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Ekonomi

“Geleceğin Güçlü Kadınları 2020” projesinin ikincisi 8 Mart’ta

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 22 Şubat (DHA) – Oyuncu Aydan Taş’ın ilkini geçen yıl gerçekleştirdiği “Geleceğin Güçlü Kadınları” projesinin ikincisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleşecek.
Projeden elde edilen bilet gelirlerinin tamamı Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan genç kız öğrencilerin eğitimlerine destek olmak için kullanılacak.
Sunuculuğunu Çağla Şikel üstlenirken, Göksel “sahnenin en güçlü kadını” olarak konser verecek. Perwoll’ün katkılarıyla düzenlenecek gecenin sonunda ise Türkiye’nin en başarılı komedyenlerinden Cem Yılmaz defilede sergilenecek tasarımların satılacağı açık arttırmanın yönetimini üstlenecek.
24 ünlü güçlü kadın, 6 ünlü tasarımcı tarafından farklı dönem konseptinde hazırlanan tasarımlar ile defilede yer alacakken, hazırlanan her döneme de o dönemlere ilham veren başarılı kadınların isimleri verilecek.
1940’lardan bugüne kadar her biri farklı bir dönemi tasarlayacak olan tasarımcılar arasında; Meltem Özbek, Özlem Kaya, Raisa&Vanessa, Sudi Etuz, Tuvana Büyükçınar Demir ve Zeynep Tosun yer alıyor.
Defilede, tasarlanan kıyafetleri taşıyacak 24 güçlü kadın (alfabetik sırayla); Alina Boz, Aslı Bekiroğlu, Aslı Tandoğan, Bade İşçil, Beyza Şekerci, Burcu Kara, Burcu Özberk, Damla Colbay, Dila Tarkan, Ebru Şahin, Ece Çeşmioğlu, Ezgi Eyüboğlu, Funda Eryiğit, Gülçin Santırcıoğlu, Hande Soral, Hande Subaşı, Hazal Türesan, Meriç Aral, Mine Tugay, Oya Unustası, Özge Özder, Sedef Avcı, Sinem Ünsal ve Zeynep Çamcı. Projenin moda danışmanlığını Deniz Marşan üstlenirken, styling Pınar Turan tarafından, koreografi ise Öner Evez ve Yakup Biçer tarafından yapılacak. (Fotoğraflı)

Devamını oku

Popüler Başlıklar

esenler escort taksim escort fındıkzade escort şile escort anadolu yakası escort bağcılar escort beyoğlu escort küçükçekmece escort sultanbeyli escort sultanbeyli escort sultangazi escort güneşli escort kayaşehir escort ataşehir escort kartal escort