Takip Edin

Ekonomi

İş dünyası temsilcileri plastik kirliliğine karşı güçlerini birleştirdi

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 20 Kasım (DHA) – Global Compact Türkiye, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) plastik kirliliğine karşı ortak mücadele için, “İş Dünyası Plastik Girişimi”ni kurdu. Girişimin çağrısına cevap vererek çözümün parçası olmak isteyen şirketler 2021 yılına kadar plastik taahhütlerini belirleyeceklerini açıkladılar.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından Koç Holding desteğiyle düzenlenen 16. İstanbul Bienali, tüm dünyada yaşanan plastik sorunu ve etkilerini sanatın güçlü görselliğini kullanarak geniş kitlelere ulaştırdı. İş Dünyası Plastik Girişimi, özel sektör kuruluşlarının plastiğe yönelik taahhüt oluşturmalarını teşvik etmek ve şeffaf bir şekilde taahhütlerini yıllık olarak raporlamalarını sağlamak için kuruldu. Girişim’in çağrısına cevap veren 26 şirket 2021 yılına kadar plastik taahhütlerini belirleyeceklerini açıkladı.
Levent Çakıroğlu: Bu kararlılığı çok önemli buluyorum
İş Dünyası Plastik Girişimi tanıtım toplantısının açılışında konuşan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Özel sektörün küresel sorunların çözümündeki sorumluluğu her geçen gün artıyor” dedi ve ekledidi:
“Plastik meselesi özel sektörün inovasyon ve teknoloji kapasitesi ile hızlı ve fark yaratan çözüm üretebileceği konuların başında geliyor. İnanıyorum ki, bu alandaki çalışmalar ilerledikçe ve ölçek büyüdükçe, alternatif malzemeler daha rekabetçi hale gelecektir.
“Koç Topluluğu olarak, 2020 yılının sonuna kadar tek kullanımlık plastik tüketimine son vereceğimizi taahhüt ettik. Ancak bunu bir başlangıç olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde plastiğe yönelik çalışmalarımızın kapsamını daha da genişleteceğiz.
“Halen Koç Topluluğu şirketlerinde plastik kullanımının azaltılmasından, plastiğe alternatif üretmeye veya döngüsel sistemler kurmaya kadar farklı odak alanlarında çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarımızı yaygınlaştırıp hızlandıracağız.
“Türkiye’de ve dünyada plastik kirliliğine yönelik geliştirilecek çözümlerin aciliyeti göz önünde bulundurulduğunda, bu karmaşık ve büyük sorun için hep birlikte harekete geçmek çok büyük önem taşıyor. Küresel ölçekte özel sektör tarafından geliştirilen iş birliklerinin sayısı ve kapsamı hızla artıyor.
“Döngüsel ekonomi modellerini desteklemekten, plastik kirliliğini azaltacak yenilikçi çözümlere yatırım yapmaya, sektörel rehberler geliştirmekten birincil plastik kullanımını azaltmaya kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yürütülüyor. Bu amaçla, bugün Global Compact Türkiye, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği ve TÜSİAD’ın girişimiyle bizi ortak bir vizyon etrafında bir araya getiren kararlılığı çok önemli buluyorum.”
Görgün Taner: İKSV olarak hedefimiz atık yönetimi konusunda bilinç yaratmak
İKSV Genel Müdürü Görgün Taner de, “İstanbul Bienali bu yıl ‘Yedinci Kıta’ başlığıyla günümüzün en önemli meselelerinden birine odaklanmıştı. Özellikle de Plastik atıklara.  Bienalin çok geniş kapsamlı etkileri oldu” dedi ve ekledi:
“Yüzbinlerce izleyicimiz bienali ziyaret ederken insan faaliyetlerinin dünya ve diğer canlı türleri üzerindeki etkileri hakkında düşünme fırsatı buldu.
“Birçok farklı kültür kurumu bu konuyu ele alan programlar üzerinde çalışmaya başladı. Plastik ve kâğıt kullanımının azaltılması gibi kaynak kullanımlarında yapılabilecek tasarruflara yönelik farklı işbirlikleri geliştirildi.
“Bu süreçte biz de İKSV olarak çalışma biçimlerimizi gözden geçirdik ve yeni uygulamaları hayata geçirmeye başladık.
“İKSV olarak hedefimiz kaynak kullanımı konusunda tasarruf sağlayarak iklim değişikliğine karşı alınan önlemlere katkı sağlamak, atık yönetimi konusunda bilinç yaratmak. Bu nedenle WWF’in Yeşil Ofis programının da bir parçası olma sürecini başlatacağız.”
Açılış konuşmalarının ardından Yekta Kopan moderatörlüğünde bir panel düzenlendi. Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski panelde Girişim ile ilgili bilgi verdi.
Ahmet Dördüncü: Diğer şirketlere de bu girişime dahil olmaları için çağrı yapıyorum
Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü konuşmasında, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın altını çizerek, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları farklı gelişmişlik seviyesindeki ülkeler için geçerli 17 amaçtan oluşan bir eylem çağrısı niteliğinde. Bu Amaçlardan 13.sünün sürdürülebilir kalkınma için okyanuslar, denizler ve deniz kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı” dedi.
Okyanusların ve denizlerin başta insan hayatı için önemine ve ilgili sektörlerin ekonomiye katkısına değinen Dördüncü, “Sorunlarımızı, onları yaratan düşünce ve eylemler ile çözemeyiz. Eğer refah seviyemizi korumak istiyorsak davranış biçimimizi değiştirilmeliyiz” dedi ve plastik üzerine geliştirilecek yeni iş modellerinin iş dünyası için inanılmaz bir fırsat olabileceğine işaret etti.
 “Bugün burada 26 şirketin 2021 yılına kadar plastiğe ilişkin taahhüt vereceklerini bildirmeleri çok kıymetli. Biz de Global Compact Türkiye olarak şirketlerimize küresel deneyimi ve bilgi birikimimizi aktaracağız ve uluslararası ağlardan uzman desteği sağlayacağız. Ayrıca Türkiye’de ortaya çıkan başarılı örnekleri bölgesel ve küresel ağlarda paylaşarak ilerlemenin yayılmasına katkı vereceğiz” dedi.
 Sözlerine henüz Girişim’e katılmayan şirketlere geç kalmadıklarını belirterek sürdüren Dördüncü, “Diğer şirketlere de ellerini taşın altına koyup bu girişime dahil olmaları için çağrı yapıyorum” diye ekledi.
Ebru Dildar Edin: Çözüm özel sektör, kamu, sivil toplum ve akademi iş birliğinde
İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Dildar Edin ise konuşmasında şu görüşleri dile getirdi:
“15 yıldır sürdürülebilirliği iş dünyası liderlerinin ajandalarının en üst sırasında tutma misyonuyla hareket eden bir iş dünyası derneği olarak bugün İş dünyası Plastik Girişimi’ni lanse etmekten mutluluk duyuyoruz.
“Ekosistem üzerindeki baskılar, insan sağlığı üzerindeki risklerden ötürü dünya artık ‘üret-kullan-at’ adını verdiğimiz lineer ekonomik modelden, atığın olmadığı; atıkların aslında yeniden değerlendirilip kullanıldığı bir kaynak olarak görüldüğü ‘döngüsel ekonomi’ modeline geçiyor.
“Döngüsel Ekonomi kavramının dünya terminolojisine girmesine büyük katkı sağlayan Ellen Macarthur Vakfı, 2018’de plastik kirliliği konusunda, iş dünyasını ve bütün ilgili paydaşları kapsayan, Küresel Taahhüt (Global Commitment) isimli bir girişim başlattı.
“Toplam 400’ün üstünde kurum kuruluş tarafından imzalanan ve Dünya Ekonomik Forumu (WEF) işbirliğiyle yürüyen projenin biz de SKD Türkiye olarak imzacılarından biri olduk.
“Bu taahhüdü imzalayarak plastiğin döngüsel ekonomi kapsamında asla atık haline gelmediği bir vizyonu desteklediğimizin altını çizmiş oluyoruz.”
“Misyonumuz doğrultusunda SKD Türkiye olarak iş dünyasının taahhüt verme ve çözümler üretme aşamasında desteğe ihtiyacı olacağını biliyoruz.
“Bu konuda şirketlere kapasite gelişimi, iyi uygulama geliştirme ve yaratıcı çözümler sunma konusunda geniş destek vereceğiz.
“Plastik kirliliği konusuyla ilgili çözüm için geniş katılımı da önemsiyoruz. Çözümün ancak özel sektör, kamu, sivil toplum ve akademi iş birliği ile geliştirilebileceğine inanıyoruz.”
Simone Kaslowski: Sorumlu üretim ve tüketim hedeflerini benimsemeye davet ediyoruz
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski de İş Dünyası Plastik Girişimi hakkında şunları söyledi:
“Gezegenimiz çok ciddi risklerle karşı karşıya. İklim değişikliği ile plastik kirliliği konuları bu riskler arasında en üst sıralarda yer alıyor.
“Araştırmalar yılda yaklaşık 8 milyon ton ağırlığında plastiğin denizlere ve okyanuslara karıştığını, toplam 5 trilyondan fazla plastik parçasının gezegenimizde yüzdüğünü söylüyor.
“Gelinen bu nokta bize üretim ve tüketim kalıplarımızda önemli dönüşümlere gitmemiz gerektiğini gösteriyor.
“Tüm paydaşların aktif katılımla sorunu sahiplenmesi ve çözüme yönelik adımlar atması çok önemli.
“Bu anlayışla, ‘İş Dünyası Plastik Girişimi’ni oluşturmayı ve plastik meselesinde önemli bir dönüştürücü güç olan iş dünyasını bir araya getirmeyi amaçladık.
“İş Dünyası Plastik Girişimi ile Paydaşlarımızı ‘Sorumlu Üretim ve Tüketim’ hedeflerini benimsemeye; ekolojik ayak izini azaltma vizyonunu gözetmeye davet ediyoruz. 
“Üretim ve tüketim kalıplarında yapılacak değişikliklerle plastik sorununa, oluşmadan kaynağında çözüm geliştirmeliyiz.
“Bu şekilde hammadde tasarrufunu ve kaynak verimliliğini de artırabilir; atık yönetimi çalışmalarına ve en önemlisi çevrenin ve ekosistemlerin korunmasına önemli katkı sağlayabiliriz.
“Kamu, plastik kirliliği ile ilgili son dönemde hızla stratejiler geliştiriyor. TÜSİAD olarak en önemli rolümüzü girişimin sağladığı bilgi ve tecrübenin plastik konusunda politika oluşturma ve savunuculuk çalışmalarına entegre etme olarak görüyorum.
“Girişimin bu yönüyle kamu ile güçlü bir işbirliği zemini olduğuna da inanıyorum.”

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Hisarcıklıoğlu: Dünya Bankası Doing Business endeksinde 33’üncü sıraya yükseldik 

Yayınlanma tarihi

-

Efendi ERKAYIRAN/KADİRLİ (Osmaniye), (DHA) – TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Dünya Bankası Doing Business endeksinde 33’üncü sıraya yükseldiğini söyledi. 
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde Kadirli Oda ve Borsa Müşterek İstişare toplantısına katıldı. Kadirli Kaymakamı Ahmet Arık, Belediye Başkanı Ömer Tarhan, Kadirli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmethan Yüksel, Kadirli Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Balcılar’ın da katıldığı toplantıda konuşan Hisarcıklıoğlu, oda ve borsaların beklentilerine ve sorunlarına çözüm bulmak, onları dinlemek üzere Kadirli’de bulunmaktan onur duyduğunu söyledi. Türkiye’nin içinden geçtiği zor dönemde ülke içinde iş yapan üyelerin olumsuz etkilendiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, önümüzdeki sene hem büyümenin artması, hem de iç piyasanın canlanmasının ön görüldüğünü dile getirdi. Faizlerin yüksek olması ve krediye ulaşmamanın geçmişte büyük sorun olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
“Bununla ilgili olarak yapmış olduğumuz temaslar sonucunda Kamu bankalarımız hem faizleri düşürdüler hem de kredi kullandırmaya başladılar. Özel bankalarda kredi faizlerini düşürdüler ve üyelerimize kredi kullandırmak için gidiyorlar. Bu camiamıza büyük bir moral sağladı. Ayrıca Odalar ve Borsalar birliğinin üyesi olan 800 bin üyemize Kredi Garanti Fonu sayesinde kefil olduk. 400 milyar lira krediye kefaletsiz ulaşım imkanı sağladık. Üyelerimizin sorunlarını çözmek, iş hayatında başarılı olmasını sağlamak için 365 oda ve borsamız tek ses olarak hedefe yürüyoruz. Bizim en büyük farkımız ve gücümüz de, işte bu aramızdaki birlik ve beraberliktir. Bu birlik ve beraberlik, bizleri büyük bir aile yapmakta ve güçlü kılmaktadır. Son dönemde sizlerin bize ilettiği taleplerle pek çok düzenleme hayata geçti. Eskiden hiçbir limit olmayan POS komisyonları için yüzde 1,60 üst sınır getirildi. Şimdi bu oranın daha da düşmesi söz konusu.”
800 BİN DAVA ARABULUCULUK SAYESİNDE ÇÖZÜLDÜ
TOBB’un uzun zamandır ‘ticari alacak sigortası’ üzerinde çalıştığını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: 
“Arabuluculuk ve TOBB Tahkim ile anlaşmazlıkların hızlı çözülmesini sağlıyoruz. Zorunlu arabuluculuk sayesinde, uyuşmazlıkların yüzde 70’i mahkemeye gitmeden çözülüyor. Eğer arabulucuda anlaşamazsanız mahkemeye gitmeyin, TOBB Tahkim’e gelin. Ticari uyuşmazlıklarda, Arabuluculuk ve Tahkimin birlikte kullanılacağı, yeni bir çözüm modeli hazırladık. Bu sayede en geç 5 ayda, ticari uyuşmazlıklar mahkemeye gitmeden sonuçlanacak. Mahkemeye göre hem daha ucuz, hem daha hızlı. Son bir senede 800 bin dava arabuluculuk sayesinde çözüldü. Son olarak da, geçtiğimiz ay güzel bir gelişme yaşadık. Biliyorsunuz Yatırım ortamının iyileştirilmesinin özel sektör koordinasyonunu TOBB olarak biz yapıyoruz. İşe başlama kolaylığı, inşaat izinleri, elektrik temini, tapu siciline kayıt, vergilerin ödenmesi ve dış ticaret gibi pek çok alanda önemli adımlar atılmasını sağladık. Bu çalışmalarla Dünya Bankası Doing Business endeksinde geçen sene ilk kez 190 ülke içinde ilk 50’ye girdik. Bu yıl da 10 sıra daha yükselerek 33’üncü sıraya yükseldik. Hedefimiz ilk 20’ye girerek daha başarılı olmak.”  
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmethan Yüksel ve Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Balcılar, Hisacıklıoğlu’na dünyaca ünlü Karatepe Kilimi hediye etti.

FOTOĞRAFLI
 

Devamını oku

Ekonomi

Türkiye ve Vietnam, ticaret hacmini 4 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor

Yayınlanma tarihi

-

Cansel ORUÇ/BURSA, (DHA)- BURSA Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), ‘Vietnam Yatırım ve Fırsatları Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Vietnam Ankara Büyükelçisi Tran Quang Tuyen, Vietnam ile Türkiye arasındaki ilişkilerin 40 yılı geride bıraktığını belirterek, “Hedefimiz ticaret hacmini 4 milyar dolara çıkarmaktır” dedi.
BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Aytuğ Onur ve Haşim Kılıç ile Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit, Vietnam Ankara Büyükelçisi Tran Quang Tuyen, DEİK Türkiye- Vietnam İş Konseyi Başkan Yardımcısı Handan Atamer ve beraberindeki heyeti ağırladı. Ziyaretin ardından düzenlenen ‘Vietnam Yatırım ve Ticaret Fırsatları Semineri’nde konuşan Aytuğ Onur, Bursa’dan Vietnam’a ihracat yapan firma sayısının 100’e yaklaştığını söyledi.
600 MİLYONLUK PAZAR
Bursa’nın Vietnam’a 11 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini dile getiren Onur, “Güneydoğu Asya’daki öncelikli pazarlarımız arasında yer alan Vietnam ile Bursa iş dünyamız arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesini oldukça önemli buluyoruz. Vietnam’ın Asya pazarına açılmak isteyen yatırımcılarımız için stratejik önem taşıdığını biliyoruz. Yaklaşık 600 milyonluk tüketici potansiyelinin bulunduğu Asya pazarı, başta enerji ve imalat sektörü olmak üzere farklı alanlarda ve geniş yelpazede firmalarımıza çok önemli işbirliği ve yatırım imkanları sunuyor” dedi.
Meclis Başkan Yardımcısı Murat Bayizit ise Türkiye ekonomisinin ihracatının yüzde 10’unu tek başına gerçekleştiren Bursa’nın üretim kapasitesi ile başarı hikayelerine imza attığını söyledi.
4 MİLYAR DOLARLIK HEDEF
Vietnam Ankara Büyükelçisi Tran Quang Tuyen, Türkiye ve Vietnam arasındaki yeni ticaret köprülerinin daha da güçlenmesi hedefiyle Bursa’ya geldiklerini söyledi. İki ülke arasındaki ilişkilerin 40 yılı geride bıraktığını ifade eden Tuyen, “Ülkeler arasındaki karşılıklı ziyaretlerle ticari ilişkiler daha da artacaktır. Ortak arzumuz 4 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşmaktır. Bizler yapmamız gerekeni çok iyi biliyoruz. Önümüzdeki süreçte yeni ticaret köprülerinin kurulacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
‘MESAFELER TİCARETİ ENGELLEMELİ’
DEİK Türkiye- Vietnam İş Konseyi Başkan Yardımcısı Handan Atamer de, Bursa’nın özellikle yaş sebze ve meyve gibi alanlarda doğru bir bağlantı noktası olduğunu belirterek, “Bursa, Vietnamlı firmalarla iş yapabilir. Türkiye’nin aklında her zaman Uzak Doğu var. Ama Uzak Doğu bize ‘uzak’ olmamalı. Vietnam treni kaçarsa Asya’nın fırsatlarından yararlanamayız” şeklinde konuştu.
‘Vietnam Yatırım ve Ticaret Fırsatları Semineri’nde Vietnam Ankara Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi Cuong Le Phu ülkedeki yatırım imkanları hakkında bilgiler verdi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Ekonomi

Serbest bölgelerin ticaret hacmi 21 milyar dolar

Yayınlanma tarihi

-

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- TÜRKİYE Serbest Bölgeler Dernekler Platformu’nun yeni dönem başkanlık görevini üstlenen Antalya Serbest Bölge İş İnsanları Derneği (ASBİD) Başkanı Emre Sandan, Türkiye’de 18 serbest bölgenin toplam ticaret hacminin 21 milyar dolar, ihracatının 8.2 milyar dolar, toplam istihdamının da 75 bine yükseldiğini açıkladı. Sandan, 2019 yılında da yüzde 5-6 oranında artış beklediklerini söyledi.
Türkiye Serbest Bölgeler Dernekler Platformu’nun 36’ncı toplantısı Antalya’da yapıldı. ASBİAD’ın ev sahipliğinde kent merkezindeki bir otelde yapılan toplantıya Bursa, Ege, İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Mersin serbest bölge derneklerinin başkanları, Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Abdullah Erdoğan ve Antalya Serbest Bölge yöneticileri katıldı. Toplantıda Platform Başkanlığı görevi ise Ege Serbest Bölgesi Sanayici ve İş adamları Derneği Başkanı Bilgen Salih Narlı’dan, ASBİD Başkanı Emre Sandan’a devredildi.
TÜRKİYE’DE 18 SERBEST BÖLGE
Platform Başkanı Emre Sandan, serbest bölgelerin yabancı sermaye yatırımlarını ve dış ticareti artırmak, uluslararası rekabet güçlerine katkıda bulunmak, ihracata dönük sanayilerin gelişmesini teşvik ederek ihracatı artırmak, yeni iş imkanları yaratarak istihdam sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla kurulduğunu açıkladı. Sandan, Türkiye’de ilki 1985 yılında kurulan serbest bölge sayısının bugün 18’e yükseldiğini kaydetti.
21 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ
Üretim, alım-satım ve diğer faaliyet alanlarında 764’ü yabancı sermaye, 2 bin 66’sı Türk sermayesi olmak üzere toplam 2 bin 830 firma bulunduğunu belirten Emre Sandan, 2018 verilerine göre, yaklaşık 21 milyar dolar ticaret hacmine sahip serbest bölgelerde yüzde 7 artışla 75 bin kişiye yakın istihdam sağlandığını söyledi. Serbest bölgelerin katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği teknoloji ve ticaret merkezine dönüştüğünü dikkati çeken Başkan Sandan, 2018 yılı ihracatının 8.2 milyar dolar olduğunu açıkladı.
2019’DA YÜZDE 5-6 ARTIŞ BEKLENİYOR
2019 yılında Türkiye’deki serbest bölgelerin ticaret hacmi, istihdam ve ihracat rakamlarında 2018’e göre yüzde 5-6 oranlarında bir artış beklediklerini dile getiren Sandan, “Sınırların kalktığı, oyunun kurallarının yeniden yazıldığı bu dönemde yeni küresel ticaret dinamikleri göz önünde bulundurarak serbest bölgelerin ihracatını, üretimini ve istihdamını artıracak yeni avantaj paketleri hazırlanmalıdır. Ancak bu şekilde uluslararası sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne sahip olabiliriz” dedi.
YENİ NESİL İHTİSAS SERBEST BÖLGELER
Antalya Serbest Bölge’nin yeni nesil ihtisas serbest bölgeler konusunda başarılı bir rol model olduğunu da belirten Emre Sandan, medikal ve elektronik sektörlerinin yanında, ağırlıklı olarak yat imalat ve mega yat bakım alanında Türkiye’nin ilk ihtisas serbest bölgesi olma yolunda ilerlediğini kaydetti. Başkan Sandan, “2020 itibariyle mega yat bakımı konusunda bölgede yapılacak büyük ölçekli yatırımların da ihtisaslaşma konusunda ciddi bir adım olacağı inancını taşıyoruz. Serbest bölgelerde özellikle tüm üretim faaliyetleriyle mega yat bakım sektöründe bulunan firmalara destek sağlanmalı, daha avantajlı kılacak yeni stratejiler kurgulanmalıdır” dedi.

FOTOĞRAFLI

 

 

Devamını oku

Popüler Başlıklar