Takip Edin

Ekonomi

ISTAC / Öztatar: Arabuluculuk dostane bir çözümken, tahkim bir yargılama sürecidir- (Tekrar)

Yayınlanma tarihi

-

Efecan Kalafatoğlu / İstanbul, 3 Aralık (DHA) – İstanbul Tahkim Merkezi (İSTAC) Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Öztatar, “Arabuluculuk dostane bir çözüm yöntemidir, Tahkim ise hakemler eşliğinde yürütülen bir yargılama sürecidir. Arabuluculuğu daha etkin kılmayı ve sürece dahil etmeyi hedeflemiş durumdayız” dedi.
İstanbul Tahkim Merkezi’nin düzenlediği toplantıda ana gündem yeni bir uyuşmazlık çözü modeli olan “Arabuluculuk-Tahkim” (Mediation-Arbitration) modeliydi. Kısa bir süre önce “Arabuluculuk-Tahkim Kuralları”nı yayımlayarak dünyaya ilan eden İstanbul Tahkim Merkezi, önümüzdeki dönemde tahkimde çözüm bulamayan dava dosyalarını İSTAC’a çekerek sürece daha net bir biçim kaza yapmaya hazırlanıyor.
Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı’nın ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, Başkan Vekili Müjdat Keçeci, Yönetim Kurulu üyeleri Hakan Öztatar, Mehmet Fatih Bilici ve Bülent Şarman’ın katılımıyla ISTAC yönetimi tam kadro medya mensuplarıyla buluştu. Yeni “Arabuluculuk-Tahkim (Med-Arb) modelinin işleyişi ve hedeflerini ise ISTAC Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Öztatar anlattı.
Türkiye’de 10 bin 300 arabulucu bulunduğunu belirten Öztatar, arabulucuların çözüme kavuşturduğu uyuşmazlık dosyalarına ilişkin kararların mahkeme hükmü yerine geçtiğini ve sonunda bir daha dava açılamadığını vurguladı. Öztatar, ticari uyuşmazlıklarda sorunların daha kısa sürede çözümünü sağlayan tahkim mekanizmasının Türkiye’de oturmaya başladığını belirtti. Dünyada ilk defa geçtiğimiz Kasım ayında İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) tarafından “Arabuluculuk-Tahkim” (Mediation-Arbitration) kurallarının yayınlandığını aktaran Öztatar, Türkiye’de bu kurallar bütünüyle yeni bir çözüm mekanizmasına işlerlik kazandırmak üzere çalışma yürüttüklerini kaydetti.
Öztatar açıklamalarına şöyle devam etti: “Biz 14 Kasım 2013’te Türkiye’de arabuluculuğa başlamıştık. O tarihten bugüne arabuluculuğa başvuran toplam dosya sayısı 1 milyon 85 bin 875 oldu ve sonuçlandırıldı. Bunlardan 724 bin 113’ü anlaşmayla sonuçlandı. Değerlendirilen 298 bin 938 dosya ise anlaşmazlık sonucu yargıya gitti. Yani anlaşmazlık yaşayanların yüzde 71’i sorunlarını arabuluculuk sistemiyle çözdüler. Dava şartı kapsamında örnek vermek gerekirse eğer işçiyseniz yarın öbür gün işten çıkarıldığınızda davaya gidilemiyor. Önce arabulucuya gidiliyor. Üç hafta artı bir hafta süresi var arabuluculuğun. Bu sürede anlaşılamazsa dava yoluna gidiliyor” dedi.
Türkiye’nin 7 Ağustos’ta dünyada “Arabuluculuk Kuralları”nı düzenleyen Singapur Sulh Sözleşmesi’ni imzaladığını hatırlatan Öztatar, bu sözleşmenin yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geleceğini, yasalaşması halinde sistemin iç hukuka entegre olacağını söyledi. ABD, Çin, İran ve Azerbaycan gibi 51 ülke tarafından imzalanan Singapur Sözleşmesi sayesinde, arabuluculuk anlaşmalarının bu 51 ülkede geçerli olarak icra edilmesinin sağlandığını anlattı.
ISTAC, kurumlar arası anlaşmazlıkları yönlendirecek
Hakan Öztatar, ISTAC olarak tahkimle arabuluculuğu birleştiren inovatif bir çözüm olarak “Med-Arb” yöntemini devreye aldıklarını vurgularken, sistemin işleyişini şöyle anlattı:
“Açılan davalardaki 51 bin 898 dosyada anlaşmaya varılamamış, yüzde 43 ‘ü çözüm bekliyor. İşte hedefimiz bu yüzde 43’lük sorunlu dosyayı bu sisteme yöneltmek, ISTAC ile çözüme kavuşturmak. ISTAC olarak ‘Arabuluculuk-Tahkim Kuralları’nı dünyada ilk kez 15 Kasım’da açıkladık. Med-Arb dediğimiz arabuluculuk-tahkim modelini iki aşamalı uygulamak mümkün;
“Birincisi; Arabulucu-Tahkim Şartı oluşturmak, bu şartı işletmek… Taraflar uyuşmazlıklarını ISTAC kapsamında önce arabuluculuğa yönlendirir, arabuluculukta çözümlenmezse tahkim yoluyla çözümlenmesini kararlaştırırlar. Bunun için başlangıçta yaptıkları sözleşmeye Med-Arb dediğimiz ‘Arabuluculuk-Tahkim Şartı’ koyabilirler. Şirketler anlaşmalarına bu şartı koyduklarında doğrudan uyuşmazlığın arabuluculuk-tahkim kurallarına göre İSTAC’da çözülmesini isteyebilirler.
“İkincisi; Ticari davalarda zaten arabulucu şartı var. Bunlardan 67.892’sini biz zaten arabulucuyla çözmüşüz. Çözemediğimiz 51 bin 898 dosya ise mevcut şartlarda bundan sonraki süreçte mahkemeye gidecekti. Biz arabulucuların yayınladığı son tutanakta yani ‘Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı’nda arabulucuların tavsiyeleriyle birlikte bu uyuşmazlıkların ISTAC’a gelmesini sağlayacağız. Birinci şıkta daha sözleşme yapılırken Med-Arb Şartı koyacağız, uzlaşma sağlanamazsa dosya mahkeme yoluna sapmadan doğrudan ISTAC’a gelecek. İkinci şıkta ise arabuluculuk sisteminde çözemediğimiz ticari davalara son tutanakta ISTAC Tahkim Şartı koyarak İstanbul Tahkim Merkezi’ne gelmesini sağlayacağız.
İstanbul Tahkim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı, arabuluculuk ile tahkim mekanizmalarını birlikte işleterek, ticari uyuşmazlıklar için alternatif bir çözüm modelini başlattıklarını açıkladı. Akıncı, “Dünyada bunu yapan ilk tahkim kurumuyuz” dedi ve “Arabuluculuk-Tahkim” modelinin hayata geçirilmesinin ISTAC için önemli bir dönüm noktası, sıçrama tahtası niteliğinde olacak. Bu sistemin işlerlik kazanması İstanbul Tahkim Merkezi’ni uluslararası ligde üst sıralara taşıyacak” mesajını verdi.

(Fotoğraflı)

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Kadirli’de ıspanak hasadı buruk başladı

Yayınlanma tarihi

-

Efendi ERKAYIRAN/KADİRLİ (Osmaniye), (DHA)- TÜRKİYE’nin ıspanak ihtiyacını karşılayan bölgelerden biri olan Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, ‘zehirli ıspanak’ iddiaları nedeniyle hasat buruk sürüyor. Üreticiler, iddiaların sektörü olumsuz etkilediğini, ıspanağın kilosunun tarlada 50 kuruşa kadar düştüğünü söyledi.
​Kadirli ilçe merkezinden geçen Savrun Çayı’nda yıkanıp, çamurundan arındırılan ıspanaklar, paketlenip Türkiye’nin çeşitli kentlerine gönderiliyor. İlçede 15 bin dönüm arazide ekimi yapılan ıspanağın hasadı sürerken, Turp Üreticileri Birliği Başkanı ve ıspanak üreticisi Soner Topalhan, yıllardır sektörün içinde olduğunu ve ıspanak zehirlenmesi ile ilk defa karşılaştığını söyledi. Yaşanan olay nedeniyle sektörün zor durumda kaldığını anlatan Topalhan, ıspanağın geçmişten günümüze hep sağlığa faydalarıyla anıldığını kaydetti. 
‘İSTENMEYEN SEBZE OLDU’
Kilosu tarlada 50 kuruşa kadar düşen ıspanağın kış aylarının vazgeçilmez sebzesi olduğunu kaydeden Topalhan, “Faydalarıyla anılan ıspanak, bir anda istenmeyen sebzeye dönüştü. Bu bir hayli üzücü. Ispanak zehirlenmesi vakasını ilk kez duyduk. Organik ıspanak yetiştiriyoruz. Ispanak zehirlenmesi vakaları nedeniyle tüketim yok denecek kadar azaldı. Hal böyle olunca 5- 6 bin dönüm ıspanak tarlası sürülmek zorunda kaldı. Tam bir C vitamini deposu ve insan sağlığının bir numaralı dostu olan ıspanak, tarlalarda kaldı ve tüketim oldukça düştü. Sağlıklı yaşamak istiyorsanız ıspanak tüketin” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Ekonomi

Kasım’da en çok BIST kazandırdı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 9 Aralık (DHA) – En yüksek aylık reel getiri, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 5.25, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 4.77 ile BIST 100 endeksinde gerçekleşti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları Kasım ayı verilerine göre;
“Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; yatırım araçlarından Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 5.07, mevduat faizi (brüt) yatırımcısına yüzde 0.96 kazandırırken; euro yüzde 0.82, dolar yüzde 0.89, külçe altın yüzde 2.38 kaybettirdi.
“TÜFE ile indirgendiğinde DİBS yüzde 4.59, mevduat faizi (brüt) yatırımcısına kazandırırken yüzde 0.50; euro yüzde 1.28, dolar yüzde 1.34, külçe altın yüzde 2.83 kaybettirdi.
“DİBS üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11.24, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7.8 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olurken; külçe altın Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0.12, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 3.2 ile en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
“Altı aylık değerlendirmeye göre DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 33.74, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 24.88 ile yatırımcısına en yüksek kazancı sağlayan yatırım aracı olurken; euro, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 5.07, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 11.36 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
“Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde DİBS; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 27.23, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 19.98 ile yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağlayan yatırım aracı oldu. Euro Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 0.18, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5.87 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.” (Grafik)

Devamını oku

Ekonomi

Sabiha Gökçen’de yılın 11 ayında 32 milyon yolcuya hizmet verildi

Yayınlanma tarihi

-

ANIL UÇAN/İSTABUL, (DHA) – İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yılın ilk 11 ayında toplam 32 milyon 627 bin yolcuya hizmet verildi.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda kasım ayına ait yolcu ve uçak bilgileri açıklandı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, yılın ilk 11 ayında yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artışla 32 milyon 627 bin yolcuya hizmet verildi.

Dış hatlarda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artışla 12 milyon 866 bin, iç hat yolcusu ise 19 milyon 760 bin olarak gerçekleşti. Öte yandan yılın ilk 11 ayında toplam 210 bin 341 uçak iniş ve kalkış gerçekleştirdi. Bunlarda 121 bin 786’sı iç hatlar, 88 bin 555 dış hatlar uçuşu olarak gerçekleşti.

KASIM AYINDA 2 MİLYON 859 BİN YOLCU

Açıklamaya göre, kasım ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artışla 2 milyon 859 bin yolcuya hizmet verildi. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 2019 yılının ocak ayından itibaren artış gösteren dış hat yolcusu kasım ayında da devam etti. Kasım ayında dış hat yolcusu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artışla 1 milyon 118 bin olarak gerçekleşti. İç hat yolcusu ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış ile 1 milyon 740 bin olarak gerçekleşti.

(FOTOĞRAFLI)

Devamını oku

Popüler Başlıklar