Takip Edin

Güncel

Kaçak nargile tütünü tehlikesi

Yayınlanma tarihi

-

Gökhan CEYLAN-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- ANKARA’da polis ekiplerinin son 1 yıl için yaptığı operasyonda, 6 bin 555 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi, 98 şüpheli hakkında da işlem yapıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Gönüllü, özellikle kaçak nargile tütünü içmenin tehlikeli olduğunu belirterek, “Kaçak olanların nasıl hazırlandığını bilmiyoruz, içinde kimyasallar veya ağır metaller olabilir” dedi. Nargile tütünü satanlar da kaçak tütünlerin içine ‘tutkal’ veya çeşitli kimyasallar atıldığını ileri sürdü.
Medicana Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Gönüllü, son zamanlarda kullanımı artan nargileyle ilgili uyarılarda bulundu. Nargileye ilave edilen aromaların ekstra bir zarar ortaya çıkardığını belirten Prof. Dr. Gönüllü, insanların da kömür aleviyle yanan o tütün ziftini solunum yollarına çektiğini söyledi. Prof. Dr. Gönüllü, sigaradan alınan bütün zararlı kimyasalların nargileden de alındığını ifade ederek, “Nargile dumanı suyun içinden geçtiği için, zararlı maddelerin o suyun içinde kaldığını iddia ediyorlar; ama bu kesinlikle yanlış bir bilgi. Yani sigaranın verdiği tüm zararları, nargile içen kişilerde de görüyoruz” dedi.
‘KANSERİN YÜZDE 30’UNDAN TÜTÜN ÜRÜNLERİ SORUMLU’
Prof. Dr. Gönüllü, ekstra konulmuş tatlandırıcı gibi katkı maddelerinin ilave zararlar ortaya çıkarabildiğini vurgulayarak, “‘Bunlar besinlerde de kullanılıyor, besinlerde zarar vermiyorsa nargilede de zarar vermez’ diye söylenir; ama işin aslı öyle değil. Çünkü biz bunları besinlerde kullandığımız zaman yakıp dumanını solumuyoruz. Nargilenin kısa dönemde öksürük vesaire gibi çeşitli zararları var; ama zaman içinde çok büyük zararları var. Bunların da en başında, özellikle gırtlak kanseri, dil kanseri, ağız içi kanserleri ya da akciğer kanseri gibi kanserler geliyor. Ve bütün kanserlerin yüzde 30’undan nargile de dâhil olmak üzere tütün ürünleri sorumlu oluyor” diye konuştu.
‘KAÇAK TÜTÜN RİSKİ ARTIRIYOR’
Özellikle kaçak nargile tütünü içmenin daha tehlikeli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gönüllü, “Bu nargile tütününün bir gözetim altında satılanları var, bir de kaçak gelenleri var. Kaçak gelenlerin durumu daha da vahim olabiliyor. Gözetim altında satılanlar en azından belirli bir sanayiden, belirli bir endüstriden geçerek ortaya çıkarılıyor. Kaçak olanların nasıl hazırlandığını bilmiyoruz. Dolayısıyla kaçak olanlarda bir de hazırlama aşamasındaki katkılar olabilir, başka kimyasallar veya ağır metaller olabilir. Onlar işin riskini daha da artırıyor. Hiç içilmemesi gerekiyor; ama kaçak olanlar daha da kötü” dedi.
‘KAÇAK TÜTÜNÜN İÇİNE ‘TUTKAL’ ATABİLİYORLAR’
Nargile tütünü ve malzemeleri satan Ferdi Erdel ise, nargile tütününün nikotinli ve nikotinsiz olmak üzere iki gruba ayrıldığını belirterek, “Nargile tütününün içinde, gliserin, glikoz ve az miktarda da olsa nikotin bulunuyor. Kaçak nargile tütünlerinde ne olduğunu ise bilmiyoruz. Bandrolü bulunmuyor ve ‘tezgâh altı’ dediğimiz şekilde üretiliyor. Yani yasal izni yok. Kimisi evinde üretiyor, kimisi bir depoda üretiyor. İçine kimyasal madde katan da var, usulüne uygun yapan da var. Bandrolsüz ürüne yönelmemek gerek. Bandrollü ürünün içinde ne olduğunu, zararının ne olduğunu biliyoruz. Ama kaçak ürünün üretim aşamasıyla ilgili bir şey bilemiyoruz, içine ‘tutkal’ atabiliyorlar mesela. Bu nedenle insan sağlığına daha zararlı” şeklinde konuştu. 
Nargile içen vatandaşlar ise içtikleri tütünün içinde ne olduğunu bilmediklerini belirterek, tanıdıkları ve güvendikleri yerlerde nargile içmeye dikkat ettiklerini söyledi.

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Ömrünü adadığı mesleğe çırak bulunamamasından yakındı

Yayınlanma tarihi

-

Sedat ÜNAL/FETHİYE (Muğla), (DHA)- MUĞLA’da yaşayan sepet örme ustası Hasan Tarsun (53), çocuk yaşta annesinden öğrendiği mesleğe bir ömür verdi. Aydın’dan Antalya’ya kadar uzanan sahil kesimindeki turizmcilerin ihtiyaçlarını karşılayan Tarsun, gençlerin bu el sanatını öğrenmemesinden dolayı üzüntü duyduğunu söyledi.
Fethiye’de, zamana yenik düşen mesleklerden sepetçilik, ambalajlama tekniğinin gelişmesiyle eskisi kadar talep görmese de kalan son sepet ustaları mesleği yaşatmaya çalışıyor. Aslen Çanakkaleli olan, 2 yıl önce  Fethiye’ye yerleşen evli ve 3 çocuk babası Hasan Tarsun, mesleğin son ustalarından biri olarak, 7 yaşında annesinden öğrendiği sepetçiliğe hayatını adadı. Usta sayısı her geçen yıl azalan ve çırak bulmakta zorlanılan mesleklerden biri olan sepet örme işini 46 yıldır sürdüren Tarsun, açtığı atölyesinde ekmek sepeti, yumurta sepeti, balkon sepeti, patates ve soğan sepeti yaparak geçimini sağlıyor. Turizmcilerin isteği doğrultusunda hasırdan plaj şemsiyesi, pergule ev dekorasyon ürünleri de yapan Tarsun, yaptığı işlerle dikkat çekiyor. Mesleği hakkında konuşan Tarsun, “Çok sabır isteyen bir iş. O yüzden gençlerimiz çok fazla önem vermiyor. Bu durum bizleri üzüyor. Turizm için hasırdan plaj şemsiyesi, pergule ev dekorasyonları da yapıyoruz. Bu sayede geçimimizi sağlıyoruz. Son yıllarda geleneksel sepetçilik sanatına turizmde ilgi görmeye başladığını gözlemliyorum. Aydın’dan Antalya’ya kadar uzanan sahil kesiminden müşterilerimiz Fethiye’ye gelerek sepet alıyor” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Tarım arazileri üzerindeki hobi bahçelerine para cezası

Yayınlanma tarihi

-

Umut KARAKOYUN/İZMİR, (DHA) – İZMİR Valiliği’nce Menderes ilçesindeki verimli tarım arazileri üzerine kurulan hobi bahçeleriyle ilgili para cezası uygulandı. Karara göre, mülk sahipleri, çevresini tel örgülerle kapatarak, üzerine prefabrik yapı kurduğu tarım alanlarını eski haline getirecek. Karar 3 ay içinde uygulanmazsa yetkili kurumlarca yapılar, yıkılacak. ‘Hobi bahçesi’ adı altında tarım arazilerinin satıldığını belirten Ziraat Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Tevfik Türk, “Çalışmanın yasal dayanağı yok. Bu alanları satın alanlar, bu parsellere sahip olamıyor, tapusunu alamıyor; sadece kooperatif hisselerine sahip oluyor” dedi.
Seracılıkta Türkiye’nin önemli üretim havzalarından olan İzmir’in Menderes ilçesindeki verimli tarım arazileriyle ilgili ‘hobi bahçesi’ tehlikesi gündeme geldi. Çeşitli kooperatiflere üye olanlara, 200- 500 metrekarelik parsellere bölünen tarım alanlarından noter aracılığıyla hisse satışı yapılıyor. Bu alanların üzerine ise ‘hobi bahçesi’ adı altında yapılar inşa ediliyor. Yapılarla ilgili çiftçilerin tepkisinin ardından para cezaları uygulanmaya başlandı. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Ziraat Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu’nun üyesi Tevfik Türk, hobi bahçelerinin son yıllarda özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yürütüldüğü yerlerde yapılmaya başlandığını; ancak alanların 5403 sayılı ‘Toprak Koruma Kanunu’na göre, tarımsal faaliyet dışında kullanılmaması gereken alanlar olduğunu söyledi. Bu alanların küçük parsellere bölünerek satılmasının, gelecekte ciddi tehlikelere neden olacağını savunan Türk, “‘Toprak Koruma Kanunu’na göre, buralarda 55 dekardan daha küçük alanlar yapamazsınız; fakat burada 500 metrekare, 1000 metrekare, 2 bin metrekare gibi küçük araziler oluşturuluyor. Yapılan çalışmanın yasal dayanağı yok. Bu alanları satın alanlar, hiçbir şekilde bu parsellere sahip olamıyorlar; sadece kooperatif hisselerine sahip oluyorlar” diye konuştu. 
‘HOBİ BAHÇELERİ YIKILACAK’
İzmir Valiliği tarafından belediye ve kaymakamlığa yazı gönderildiğini belirten Tevfik Türk, “Kanun gereği tarım arazileri üzerine kurulan hobi bahçelerine metrekare başına 6 lira 70 kuruş para cezası kesildi. Yani 100 dönümlük hobi bahçesi bu karara göre 670 bin lira ödeyecek. Mülk sahipleri buraları eski haline getirecek. Eğer 3 ay içinde bu bölgeler eskiden olduğu gibi tarımsal faaliyetin yapıldığı şekle dönüştürülmezse yetkili kurumlar yapıları yıkacak. Yapılan tüm masraflar da mülk sahiplerine rücu edilecek” dedi.
Menderes’in seracılık açısından önemli havza olduğunu, hem yurt içine hem de yurt dışına domates ile salatalık başta olmak üzere birçok tarımsal ürün ihraç edildiğini kaydeden Türk, “Ciddi anlamda tarımsal potansiyel olan bir bölge. Bu hobi bahçeleri ile tarımsal potansiyel düşürülmekte ve hem imar kanununa hem zeytincilik kanununa hem toprak koruma kanununa hem de kooperatifçilik kanununa tamamen aykırı bir şekilde buralar parsellenmekte, ikinci konut veya yazlık imarına açılmakta. Buradaki faaliyetler bütün kanunlara aykırı. Kanunlara aykırı olduğu için sıkıntılar yaşanacak” diye konuştu.
‘TOPRAK ALANLAR MAĞDUR OLACAK’
Tarım arazilerinin parsellenerek, satılması işlemlerinin sürmesi halinde ikinci ‘Çiftlik Bank’ olayının yaşanabileceğine değinen Türk, “Buralardan toprak satın alanlar ciddi mağduriyet yaşayacak. Kooperatif lağvedildiği veya araziyi sattığı takdirde sorun çıkacak. İkinci ‘Çiftlik Bank’ mağduriyetinin yaşanması kaçınılmaz olacak. Çünkü kimse tarlanın gerçek tapusuna sahip değil sadece kooperatif hissesine sahip. Tarlanın tapularına sahip olmaları kanunen mümkün değil çünkü ‘Toprak Koruma Kanunu’nda yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü Menderes için 55 dekar. 55 dekardan küçük arazilerde hisse sahibi olamazlar, tapu sahibi olamazlar. Mümkün değil” dedi. 
Hobi bahçelerinin, kent sakinlerinin nefes alacakları mekan olduğunu; ancak son yıllarda bu durumun farklı yönlere evrildiğini kaydeden Tevfik Türk, bu tür çalışmaların planlı alanlarda, kontrollü şekilde, valilik ve belediyelerin denetimleri altında, ziraat mühendisinin denetimi ve kontrolünde gerçekleştirilmesinin daha sağlıklı olacağını aktardı. Plansız şekilde, tarım arazileri üzerine kurulan hobi bahçelerinin çevreye zarar verdiğini söyleyen Türk, “Çevrede tarımsal faaliyet yürütülen araziler, bu bahçelerden olumsuz şekilde etkilenecek. Çünkü burada kontrolsüz şekilde kullanılan ilaçlar, arazileri, yeraltı sularını tehdit edecek. Sadece toprak varlığımızı yok etmekle kalmıyor, bununla birlikte mevcuttaki tarımsal faaliyeti de ciddi anlamda etkiliyor” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Su altı dünyasında ara tatile özel deniz kızı gösterisi

Yayınlanma tarihi

-

Hande NAYMAN/İZMİR, (DHA)- EGE’nin ilk ve tek akvaryumu olma özelliğini taşıyan İzmir Akvaryum’da, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl ilk kez uygulanan ara tatile özel gösteriler başlatıldı. Akvaryumda binlerce deniz canlısının yanı sıra deniz kızı gösterisini de izleme fırsatı bulan minikler, tatilin keyfini sürdü. Tatil dönemlerinde yoğun ilgi gören akvaryum, açıldığı Eylül 2018’den beri 450 bin ziyaretçiyi ağırladı.
Ege’nin ilk ve tek akvaryumu olma özelliğini taşıyan 2 bin 500 metrekare alan üzerine kurulu İzmir Akvaryum’da, ara tatil yoğunluğu başladı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu yıl ilk kez uygulamaya konulan ara tatili fırsat bilen minikler, su altı dünyasını keşfetmeye koştu. Binlerce deniz canlısını görme fırsatı bulan çocuklar, biberonlarla balıkları besledi ve rehberler eşliğinde akvaryumu turlayarak interaktif öğrenme sürecine dahil oldu.
Öte yandan İzmir Akvaryum’da ara tatile özel gösteriler de sunulmaya başlandı. Çocuklar deniz kızı kostümü ile gerçekleştirilen sualtı dalış gösterilerini büyük bir hayranlıkla izledi. Minikler gösteri sonrası da deniz kızı ile bol bol fotoğraf çektirdi.
Akvaryumun Eylül 2018’den bu yana faaliyette olduğunu söyleyen akvaryumun pazarlama sorumlusu Aslı Çık, “Açıldığı günden bu yana 450 bin ziyaretçi ağırladı. Türkiye’nin tek yerden başlayan tünel akvaryumuna sahibiz. Şu anda da ilk kez uygulanan ara tatil dönemindeyiz, bu dönemde yoğunluğumuz çok fazla arttı. Aynı zamanda ara tatilin başlangıcından itibaren öğretmenlere özel bir kampanya başlattık. Bu kampanya kapsamında İzmir Akvaryumu 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne kadar öğretmenlere ücretsiz olacak” dedi.
‘YOĞUN İLGİ GÖRDÜĞÜ İÇİN SEANSLAR UZUYOR’
Özellikle okul gruplarının tercih noktası olduklarını belirten Çık, “Yaz döneminde çok sayıda turist kafileleri geldi. Dönem dönem farklı kampanya ve etkinlikler düzenliyoruz. Tüm Türkiye genelinden ziyaretçi ağırlıyoruz. Van’dan dahi okul gruplarımızın geldiği oluyor. Ara tatile özel denizkızı gösterisi düzenledik. Denizkızı özel kostümüyle sualtı gösterisi yapıyor ve yoğun bir ilgi gördüğü için seanslarını uzatıyoruz. Ara tatil boyunca denizkızı gösterisi devam ediyor ve gösteri sonrasında özel konsept alanda denizkızının fotoğraf çekimi oluyor. Burada çocuklar denizkızı ile birlikte fotoğraf çektiriyor, tanışıp sohbet ediyor ve kendileri de korsan kıyafetleri giyebiliyor. Bunun haricinde biberonla balık besleme aktivitesi de ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Aynı zamanda okul grupları rehber eşliğinde geziyor, hem sualtı canlılarıyla ilgili bilgiler veriyorlar, hem de interaktif öğrenme yöntemiyle çocukları sürece katıyorlar. Dolayısıyla gezi, öğrenciler için hem eğitici, hem de keyifli hale geliyor” diye konuştu.
2 MİLYON LİTREDEN FAZLA SU HACMİ
Akvaryumda 200 metrelik bir yürüyüş mesafesi olduğunu söyleyen su ürünleri mühendisi Tuğçe Baskın ise, “Toplam su hacmimiz ise 2 milyon litreden fazla. Yalnızca ana tankımızda 1 buçuk milyon litreye kadar suyumuz var. Akvaryumun girişinde daha çok Ege Bölgesi’nde görülen türler var, hatta konsept olarak Foça’dan esinlenerek dizayn edildi. Daha sonra Kızıldeniz Pasifik türlerinin olduğu ayrı bir bölümümüz var, burada Pasifik’te yaşayan köpekbalıkları bulunuyor. Bunun dışında tatlı su akvaryumumuzda da nesli tehlikede olunan nadir türler bulunuyor. Keşif Dünyası bölümünde ise zehirli, ilgi çeken, suyun altında görülemeyecek türler var. Tünel akvaryumda ise 7 aile köpek balığı, 4 aile vatoz balığı ve sürü balıklarından oluşan 500’e yakın canlımız var” dedi.
TATİLİN KEYFİNİ SÜRDÜLER
Arkadaşlarıyla ve çocuklarla ilk kez akvaryumu ziyaret eden Ayşen Akoğlu, “Çocuklar tatile çıkınca bizler de buraya geldik. Daha önce çevremizdekilerden buranın çok güzel olduğunu duyuyorduk, biz de tatili böyle değerlendirmek istedik. Çocuklarımız da bizler de çok memnun kaldık ve beğendik” diye konuştu.
Kızıyla birlikte su altı dünyasını keşfeden Hatice Kara Pehlivan da, “İlk kez geliyoruz. Çok ilginç ve güzel şeyler var. İzmir’de yaşıyoruz, ancak ara tatil olunca fırsat bulabildik. Bana en ilginç köpek balığı geldi, kızım Asya ise deniz kızına hayran oldu. Bazı şeyleri yakından görmek çok değişikti. Denizanası, köpek balığı yumurtası gibi. Çocuklar mutlaka buraya gelip görmeli” dedi.
Hatice Pehlivan’ın kızı 8 yaşındaki Asya ise, “Akvaryumda köpekbalığı ve balıkları gördüm. Deniz kızını gördüm. Çok beğendim, çok güzeldi, annem gibi saçları vardı. Ben yüzmeyi de balıkları da seviyorum, burayı çok beğendim hep gelmek isterim” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar