Takip Edin

Güncel

Kayseri’de belediyeden ‘pastırma’ paylaşımı

Yayınlanma tarihi

-

Cafer ZENGİN/KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ Büyükşehir Belediyesi, İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan’ın koli bandıyla duvara bantlanmış muzdan oluşan ve 120 bin dolara satılan ‘Komedyen’ isimli eserinden esinlenerek, duvara yapıştırılmış pastırma dilimi fotoğrafını sosyal medya hesabından paylaştı.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bir süredir Kastamonu ile süren pastırma rekabetini farklı bir boyuta taşıdı. Belediyenin sosyal medya hesaplarında duvara yapıştırılmış pastırma diliminin fotoğrafı, “Kayseri’de pastırma yemeyenler duvara muz asıp, 120 bin dolar değer biçer. #MutfağıZenginŞehirKayseri’de sizleri pastırma yemeye bekliyoruz. Senin değerin parayla ölçülmez” notuyla paylaşıldı. 

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

‘Kanserim, ayrılalım’ diyen sevgilisini, sevgisiyle iyileştirdi

Yayınlanma tarihi

-

Erol AKKIR/ANTALYA, (DHA)- AKDENİZ Üniversitesi Hastanesi Kan Merkezi’nde, 9 yıl önce kan bağışı yaparken kan kanseri olduğunu öğrenen Hüseyin Aksu (41), o dönem, flört ettiği, şu an eşi olan Derya Aksu’dan (38) ayrılmak istedi. Bunu kabul etmeyen Derya Aksu’nun desteğiyle tedavi görüp, hastalığı atlatan Hüseyin Aksu, “Moralim oldu destekçim oldu, sayesinde hastalığı yendim” dedi. Derya Aksu da “Hastanede elini tuttum ve bir daha hiç bırakmadım, ölene kadar da bırakmayacağım” dedi.
Antalya’da, 9 yıl önce, yapı markette çalışan Hüseyin Aksu ile mesai arkadaşı Derya Aksu, tanışıp flört etmeye başladı. Hüseyin Aksu, arkadaşının kana ihtiyacı olduğunu öğrenince kan vermek üzere Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Kan Merkezi’ne gitti. Kan tahlilinde kan kanseri olduğu ortaya çıkan Aksu, hematoloji servisine giderek ileri tetkiklerini yaptırdı. Sonuçları gören doktorları Aksu’yu aynı gün hastaneye yatırdı. Süreçte kemoterapi tedavisi görüp ablasından ilik nakli olan Hüseyin Aksu, sağlığına kavuştu.
SEVGİLİSİNDEN AYRILMAK İSTEDİ
Halen Antalya’da özel şirkette müşteri temsilcisi olarak çalışan Hüseyin Aksu, erken tanı sayesinde hayatta olduğunu söyledi. Hastalığını öğrendiği dönem, şu an eşi olan Derya Aksu ile flört döneminde olduklarını anlatan Hüseyin Aksu, “Üçüncü buluşmamızda, hastalığım nedeniyle ayrılmak istedim. Kan kanseri olduğum için hastaneye yatırılmıştım. Kız arkadaşıma hastalığım nedeniyle artık buluşmamıza gerek kalmadığını söyledim. Fakat o benim hastalığımı umursamadı ve yanımda oldu. Kemoterapi aldığım dönemde de yanımdan ayrılmadı. İlik nakli oldum, yine yanımdaydı. Hastalığımın ilk dönemlerinde sözlendik, nişanlandık, şu anda 9 yıllık arkadaş, 7 yıllık evliyiz” diye konuştu.
‘ALLAH DERT VERDİ, DERMANINI DA VERDİ’
Eşi Derya Aksu’nun o dönemlerde kendini hiç yalnız bırakmadığını aktaran Aksu, “O zamanki arkadaşım, sonra eşim olan Derya, o zorlu süreçte beni hiç yalnız bırakmadı. Hastaneye geldi elimi tuttu, kemoterapi ve nakil dönemimde elimi hiç bırakmadı. Evliliğe kadar devam eden bir aşk yaşadık. Moralim oldu, destekçim oldu, sayesinde hastalığı yendim. Allah dert verdi, dermanını da verdi. Mutlu bir evliliğim var. Antalya Kan Bankası’nda görevlerim var. Kan vermeye gitmeseydim, belki bugün hayatta olmayabilirdim. Eşimi çok seviyorum, sağlığıma kavuşmamda bana katkısı çok oldu. O zorlu süreçte bana destek verdi ve bugünlere geldik” diye konuştu.
‘EŞİMİN O HALİNE AŞIK OLDUM’
Derya Aksu ise hayatla mücadelelerinin 2011 yılı Mayıs ayında başladığını belirterek, yaşadıklarını şöyle anlattı: 
“Aynı iş yerinde çalışıyorduk. Henüz arkadaşlığımız başlayalı bir hafta olmuştu ki; Hüseyin’in hastalığını öğrendik. Hüseyin’in hastalığını öğrendiğimde ne yapacağımı bilmiyordum. Bu hastalığı tanımıyordum. Hastalandı ve eşimin o haline aşık oldum. Fakat eşim hastanede beni yanında istemedi. Ben aileme durumu açıkladım. Annem ‘Evli olsaydın ne yapardın’ dedi. ‘O çocuğu öyle bırakma destek ol, fakat umut verme, hayallerini yıkma’ diyerek destek olmamı istedi. Hüseyin bir hafta sonra kemoterapiye başlamıştı. ‘İstersen git ben seni istemiyorum, sen çok güzelsin, benim gibi hastalıklı birini ne yapacaksın. Ben zaten öleceğim, arkamdan koşma’ dedi. Dediklerini düşündüm, birkaç gün yanına gitmedim. Daha sonra dayanamadım ve hastaneye ziyaretine gittim. Cam kenarında oturuyordu. Yanına yaklaştığımda, ‘Dert veren Allah’ım dermanını da yanında verdi’ dedi. Ben de ‘Bu süreci zamana bırakalım, zaman her şeyin ilacıdır’ dedim. Hastanede acı tatlı güzel günlerimiz geçti. Şu an 9 yıllık birlikteliğimiz var. Kemoterapi ve ilik nakli süreci bitti. Mutlu bir evliliğim, mutlu bir yuvam var. Lösemi olanlar kesinlikle mücadeleyi bırakmasın. Gezip eğlensinler. Grip hastalığının tedavisi C vitamini ise lösemi hastalığının tedavisi de ilik ve kan nakli. Herkesi kan ve ilik bağışçısı olmaya davet ediyorum.”
‘HASTANEDE ELİNİ TUTTUM, BİR DAHA HİÇ BIRAKMADIM’
Eşine iki kez kan verdiğini aktaran Derya Aksu, “Bununla gurur duyuyorum. Bu arada biz de ilik bağışçısı olduk. İnşallah ihtiyacı olan çıkarsa hayat kurtaracağız. Bu hastalığı öğrendiğimizde üç günlük arkadaştık. Hastanede elini tuttum ve bir daha hiç bırakmadım, ölene kadar da bırakmayacağım” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Sepet yapmayı öğrenen kadınlar, ev ekonomisine katkı sağlıyor

Yayınlanma tarihi

-

Erkan ALTUNTAŞ/AKSARAY, (DHA)- AKSARAY’da, İŞKUR’un açtığı sepet yapma kursuna giden 21 kadın, ürettiği ürünleri 20 ila 100 TL arasında satarak, ev ekonomisine katkı sağlıyor. Kadınlara yaklaşık 168 saat süren eğitim verdiklerini söyleyen kurs eğitmeni Hatice Taşcıoğlu, ”Kadınlar burada hem iş öğreniyor, hem de paralarını alıyor. Bu sanatı da geçmişten geleceğe devam ettirmiş oluyoruz. Hayat boyu kadınlarımıza el sanatlarını öğretmiş oluyoruz” dedi.  
Aksaray’ın Gülağaç ilçesinde, İŞKUR İl Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nün iş birliği ile sepet yapma kursu açıldı. Kursta 168 saat süren eğitim alan kadınlar, hem sepet yapmayı öğreniyor, hem de yaptıkları ürünleri 20 ile 100 TL arasında değişen fiyatlara satarak gelir elde ediyor. Kadınlar ayrıca eski bir el sanatı olan sepet yapmayı, geleceğe de kazandırıyor.
Eğitmen Hatice Taşcıoğlu, eğitime 21 kadının katıldığını söyleyerek kurs hakkında şu bilgileri verdi: 
“Buranın yaşlı teyzeleri sepet örme işinde çok yetenekliler. Bende işin teknik kısmını öğretiyorum. Kadınlar burada hem iş öğreniyorlar, hem de İŞKUR’dan yevmiye alıyor, ayrıca ürünleri satıp para kazanıyorlar. Bu sanatı da geçmişten geleceğe devam ettirmiş oluyoruz. Hayat boyu kadınlarımıza el sanatlarını öğretmiş oluyoruz.”
‘BU TEKNİK HER YERDE YOK’
Sepet yapımında kullanılan otları ilçedeki göletten temin ettiklerini ifade eden Taşcıoğlu, “Her yerde sepet örülüyor; ama bu teknik her yerde yok. Göletimizden otlar toplanıyor, kurutuluyor ondan sonra örülecek ortama getirilip tekrardan ıslatılıp, önce tuğralar hazırlanıyor. Daha sonra hangi şekilde ürün yapılacaksa, kalıplarına göre ürünler yapılıyor. Bunun yanında desenli ürünlerimiz var” dedi.
‘EV EKONOMİSİNE KATKI SAĞLIYORUZ, BİRBİRİMİZE DE DESTEK OLUYORUZ ‘
Kursta eğitim gören ve günde 15 ile 20 arasında sepet ürettiklerini belirten Meryem Samur ise şöyle konuştu:
“Sabah buraya geliyoruz ve yapacağımız sepetin büyüklüğüne göre ebat belirliyoruz. Burada günde ortalama 15 ile 20 arası sepet üretiyoruz. Burada çalışarak aile bütçesine katkıda da bulunuyoruz. Buraya gelmek bize iki yönden iyi geliyor. Sadece eşlerimizin çalışmasıyla olmuyor. Hayat pahalılaştı. Bizim aile bütçesine katkı sağlamamızdan, eşlerimiz de mutlu oluyor. Buraya gelince bizde mutlu oluyoruz. Bize psikolojik olarak çok iyi geldi. Burada bir aile ortamımız var. Burada kadınlar hepimiz birbirimize destek oluyoruz.”

FOTOĞRAFLI

 

Devamını oku

Güncel

Emekli maaşıyla sokak hayvanlarını besliyor

Yayınlanma tarihi

-

Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)- KÜTAHYA’da, Ömer Değirmen (76), emekli maaşının yarısını evindeki ve mahallesindeki sokak hayvanları için harcıyor. Maaşının yarısıyla aldığı mamaları evinin bahçesine koyan ve 10 kadar kediye evinde bakan Değirmen, “Sokak hayvanları benim evlatlarım, torunlarım gibi. Emekli maaşımın yarısıyla bizi, diğer yarısıyla da kedi ve köpekleri doyuruyorum” dedi.
Kütahya’nın Civli Mahallesi’nde oturan, 3 çocuk ve 4 torun sahibi Ömer Değirmen, 10 yıldır, aldığı emekli maaşının yarısıyla eşi Lütfiye Değirmen’le birlikte sokak hayvanlarını besliyor. Yaklaşık 10 kediye evlerinde bakan Değirmen çifti, emekli maaşıyla aldıkları mamaları da evlerinin çevresindeki sokak hayvanlarına dağıtıyor. Sokaktaki kedi ve köpekleri evlatları gibi sevdiği için emekli maaşının yarısını da onlara harcadığını söyleyen Ömer Değirmen, “Çocukluğumdan beri hayvanları severim, bakarım. Emekli maaşımı çektikten sonra kedi köpek maması alır, bankadan otobüs durağına kadar bütün gördüğüm hayvanları besler, mahalleye gelirim. Emekli maaşımın yarısıyla kendimiz, diğer yarısıyla da kedi ve köpekleri doyuruyorum. Sokak köpekleri benim geliş saatimi bilir ve durakta toplanıp beni beklerler. Bazı komşularımız bundan şikayetçi. Hatta bir gün belediye köpekleri toplayıp barınağa götürmüş. Eve geldiğimde göremeyince durumu öğrendim ve üzüntüden hastalandım. Oğlum gidip yeniden kimisini sahiplenerek alıp, geri getirdi” diye konuştu. 
‘YEMEK SAATİNİ BİLİRLER, O SAATTE CAMDA BEKLERLER’
Değirmen, hasta olanları da veterinere götürdüğünü belirterek, “Evimin önünde her gün onları besliyorum. Yavruları oluyor, onlara ayrı özen gösteriyorum. Köpeklerden sonra bir sürü kedi var. Bunların 10 tanesi sürekli evimizde, 40’a yakın kedi var, diğerleri de mahallede dolaşıyor. Yemek zamanını öğrendiler o saatte gelir camda beklerler. Camdan kedi maması evin önün de köpek maması eksik olmaz. Oğullarım var onlarda etrafından topladıkları bayat etmek ve yemekleri toplar getirirler. Onları da veririm. Hasta olan olursa veterinere götürüyorum” dedi.
‘5 TL İSTESEM BANA VERMEZ, HERŞEYİ HAYVANLARA HARCAR’
Eşiyle birlikte sokak hayvanlarına baktıkları için mutlu olduklarını ifade eden Lütfiye Değirmen, hayvanların özellikle kış aylarında yiyecek bulmakta zorlandığını söyledi. Eşinin aldığı emekli maaşının yarısını hayvanlara harcadığını kaydeden Değirmen, “Biz eve yıllar önce kedi aldık. Sonra doğurdu, dışarı bırakmaya kıyamadık. Ürerken, çoğalıp gittiler. Şikayetçi değiliz gelen her hayvana bakıyoruz. Bunlar benim torunlarım gibiler, onlarla evde oynarız eğleniriz. Eşim emekli maaşının yarını hayvanlara adadı. Ben 5 TL harçlık istesem vermez ama hayvanlar söz konusu olduğunda hiç düşünmez. Evdeki kedilerimizin hepsinin ismi vardır. Tek tek ilgileniriz onlarla. Hele kış günlerinde onların yemek bulması daha zor oluyor” diye konuştu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar