DOLAR 7,2566
EURO 8,6288
ALTIN 482,92
BIST 9,5479
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 32°C
Az Bulutlu

“Kolluk kuvvetlerinde ‘kadın masası’ kurulmalı”

07.07.2020
68
A+
A-

İSTANBUL, (DHA) – Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik  Dr. Öğr. Üyesi Pakize Ezgi Akbulut “Kolluk kuvvetlerinde de ayrı bir kadın masası bulunması taraftarıyım” dedi.

İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Pakize Ezgi Akbulut, kadınlar için bazı yenilikler yapılması gerektiğini belirterek, “Kolluk kuvvetlerinde de ayrı bir kadın masası bulunması taraftarıyım. Böylece şiddet gören veya şiddet tehlikesi altında olan kadının genellikle ilk başvurduğu yer olan kolluk kuvvetlerinde, ne yazık ki bazen tanık olduğumuz ‘kol kırılır yen içinde kalır’ anlayışı ile hareket edilmesinin de önüne geçilmiş olur” açıklamasında bulundu.

“KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİ UZMANLIK İSTER”

Kadına şiddet konusunun, gerek sosyolojik gerekse psikolojik anlamda ayrıca uzmanlık isteyen çok önemli bir konu olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Akbulut, “Bu nedenle şiddete yönelik alınacak tedbirlerin daha ilk aşamasında bu alanda özel olarak uzmanlaşmış kişilerin olayı ele alıp sonuçlandırması, bu alanda yaşanan mağduriyetlerin de önlenmesine yardımcı olabilir. Hatta önerdiğim bu kadın masalarının, şiddete uğrayan kadının psikolojik durumu da göz önüne alındığında, belirli oranda kadın personelden oluşması daha uygundur. Son olarak şiddete karşı mücadele eden dernek ve vakıflara bu anlamda hem toplumsal hem de kamu kaynaklarından desteğin sağlanması gerekir. Zira çalışma alanları ve amaçları gereği şiddet mağduru bireylerle sahada doğrudan iletişime geçebilenler bu dernek ve vakıflardır” ifadelerini kullandı.

“KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNİN YOLU EĞİTİMDEN GEÇİYOR”

Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi ile ilgili kanunun uygulanmasının eğitimden geçtiğini belirten Dr. Akbulut “Bu kanun her ne kadar koruyucu ve önleyici çeşitli tedbirleri getiriyor olsa da, ne yazık ki bunların uygulaması bakımından yeterli etkinliğin sağlandığı söylenemez. Bunun için öncelikle eğitimin her kademesinde kadın-erkek eşitliği ve kadına karşı şiddetin önlenmesine yönelik bilincin kazandırılmasına ilişkin dersler, seminerler verilmeli. Ders materyallerinde de cinsiyetçi, kadını aşağı gören unsurlar barındırılmamalı ve bireylerin ailede aldıkları eğitimin yanında ilköğretim aşamasında da cinsiyet eşitliğinin farkında olarak yetiştirilmeleri gerekmektedir” diye konuştu.

“KANUN HEM KORUMAYI HEM ÖNLEMEYİ AMAÇLIYOR”

Dr. Pakize Ezgi Akbulut “Ülkemizde de 2012 yılında yürürlüğe giren ‘Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un amacı, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Dolayısıyla hem şiddete uğrayan hem de şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların bu kanun uyarınca başvurabilecekleri çeşitli esaslar ve kullanabilecekleri haklar mevcuttur. Bununla birlikte bu kanundan, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadının dışında, ayrıca çocuklar, aile bireyleri ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişiler de faydalanabilmektedir” dedi.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.