Takip Edin

Güncel

Konya’ya şehit ateşi düştü (2)

Yayınlanma tarihi

-

ŞEHİDİN CENAZESİ KONYA’YA GETİRİLDİ
Hakkari’de, yol kontrol noktasında piyade tüfeğine monte edilen bomba atar mühimmatının patlaması sonucu göğsünden yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Recep Özmen’in (25) cenazesi, düzenlenen törenin ardından askeri uçakla memleketi  Konya’ya getirildi.
Şehit Özmen’in cenazesini Konya Havalimanında protokol üyeleri, ailesi, yakınları ve askerler karşıladı. Şehit Özmen’in cenazesinin uçaktan indirildiği sırada eşi Beyza Özmen ve yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Cenaze aracına konulan Özmen’in naaşı baba ocağı Akşehir’e götürüldü. Şehit Özmen’in cenazesi İmaret Camii’nde öğle namazı sonrası düzenlenecek dini ve askeri törenin ardından Akşehir Şehitliği’ne defnedilecek.  

Mehmet IŞIK/KONYA, (DHA)

​FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Ümraniye’de otomobil park halindeki araçlara daldı: 5 yaralı

Yayınlanma tarihi

-

Murat KORKMAZ/İSTANBUL,(DHA)-ÜMRANİYE’de seyir halindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıkarak park halindeki araçların arasına daldı. 5 kişinin yaralandığı kazada toplam 5 araç zarar gördü.
Kaza, saat 15.30 sıralarında Küçüksu Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Fatih Özer’in kullandığı 34 JD 4452 plakalı otomobil, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle kontrolden çıkarak park halindeki araçların arasına daldı. Kazada, 1’i bebek 5 kişi yaralandı. 5 araçta da hasar oluştu. Bildirilmesi üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri yaralıları ambulansa alarak çevredeki hastanelere kaldırdı. Polis kazaya ilişkin çalışma başlattı.

(FOTOĞRAF)
 

Devamını oku

Güncel

“İntihar” diye kapatılan dosya yeniden açıldı… 3 tırnağında DNA bulgularına rastlandı

Yayınlanma tarihi

-

Semih ÇALIŞKAN – Kubilay ÖZEV/- İSTANBUL, (DHA) – SEFAKÖY’de 28 Şubat 2018’de  bir gümrük müşavirliğinde ihracat – ithalat sorumlusu olarak çalışan 26 yaşındaki Aysun Yıldırım, iş yerinin üçüncü katından düşerek öldü. Yıldırım’ın ölümüne ilişkin geçen yıl Eylül ayında kapatılan dosya ailenin itirazı üzerine yeniden açıldı. Yapılan DNA incelemesinde Aysun Yıldırım’ın 3 tırnağında bir kişiye ait DNA bulgularına rastlandı

Ailenin avukatı  Rukiye Leyla Süren, ” Düştüğü yerde kan izi yok. Telefonla bir insan intihar etmez. Şule Çet ile çok ortak noktası var. Örneğin; pencerede parmak izleri yok. Hiç tutunmadan o dar pencereden Aysun kendini nasıl aşağı atacak? Bütün bu soruları sormak lazım” dedi.

17 metre yükseklikten düşen Aysun Yıldırım’ın yaşamını yitirmesi kayıtlara önce ‘şüpheli ölüm’ olarak geçti. Savcılık soruşturmasında ‘intihar’ denilerek, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen dosya 25 Eylül 2018’de takipsizlik kararı sonrası kapatıldı. Yıldırım ailesinin itirazları üzerine dosyayı inceleyen avukat Rukiye Leyla Süren dosyadaki eksikliklere dikkat çekti. Dosyada, Aysun Yıldırım’ın atladığı iddia edilen pencerede Yıldırım’a ait parmak izine rastlanmamıştı. Ayrıca tanıkların HTS kayıtları da dosyada yoktu. Avukat Süren’in itirazıyla takipsizlik kararı kaldırıldı. Yapılan DNA incelemesinde ise Aysun Yıldırım’ın üç tırnağında çalıştığı iş yerinin müşterisi olan, terk ettiği erkek arkadaşı O.T’ye ait DNA bulgularına rastlandı. Avukat Rukiye Leyla Süren’in savcılığa yaptığı başvurunun ardından yurt dışına çıkış yasağı konulan O.T hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

“GERÇEKLER SU YÜZÜNE ÇIKTI”
İki yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini ifade eden Aysun Yıldırım’ın annesi Hüsniye Yıldırım, “Dosyamız tekrar açıldıktan ve detaylı bir araştırma yapıldıktan sonra DNA sonuçları çıktı. Kızımın üç tırnağında DNA bulundu. Bu DNA, Aysun’un patronun arkadaşı ve aynı zamanda müşterisi olan kişiye ait. Yakalama kararı çıkarıldı. Biz ailesi olarak intihar ettiğine hiçbir zaman inanmadık. Büyük bir mücadeleden sonra gerçekler su yüzüne çıktı” diye konuştu.

“ACIMIZLA, YÜREĞİMİZ YANA YANA DOSYANIN PEŞİNE DÜŞTÜK”

Kızının hayatını kaybettiği günü hiç unutamadığını ifade eden acılı anne Hüsniye Yıldırım, şunları söyledi:

“28 Şubat 2018 yavrumun katledildiği gün. Bize telefon geldi. Hastaneye vardığımda benim kızım kırmızı alandaydı. Doktorlar ‘başınız sağ olsun’ dedikten sonrasını ben hatırlamıyorum. Biz kızımızı defnettikten sonra acımızla, yüreğimiz yana yana dosyasının peşine düştük. Acım söndü mü sönmedi. Yüreğim yanıyor ama büyük bir hukuk mücadelesi verdik. Bir taraftan yeni deliller çıkıyor. Son 1 aydır yüreğimize bir nebze de olsa su serpildi. Çünkü DNA incelendi ve rapor çıktı. Kızımın üç tırnağında DNA’ya ulaşıldı. O şahsı tanımıyorum. Sadece fotoğrafını gördüm. Yetkililere çağrım; adaletin yerini bulması. Hak edenlerin hak ettiği cezayı bulmalarını istiyorum. Hak ettikleri cezayı çeksinler. İndirimlerden de yararlanmasınlar. Çünkü bir cana kıymıştır. Bu canla beraber kaç kişi mezara giriyor. Bunu da göz önünde bulundursunlar.”

“DOSYAYI İNCELEDİĞİNİZDE BİR İNTİHAR VAKASI OLMADIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ”

İki yıldır hukuk mücadelesi veren Yıldırım ailesinin avukatı Rukiye Leyla Süren, dosya incelediğinde intihar vakası olmadığının net bir şekilde görüldüğünü ifade etti. Süren, “Olayın oluşuyla Aysun’un bulunduğu şekil, vücudundaki izler birbiriyle örtüşmüyor. Bir intihar vakasıyla örtüşmüyor. Zaten bu sebeple ben dosyada bu kadar ısrarcı oldum. Dosyayı bir hukukçu olarak incelediğinizde zaten bunun bir intihar vakası olmadığını görürsünüz. Düştüğü yerde kan izi yok. Telefonla bir insan intihar etmez. Şule Çet ile çok ortak noktası var. Örneğin; pencerede parmak izleri yok. Hiç tutunmadan o dar pencereden Aysun kendini nasıl aşağı atacak? Bütün bu soruları sormak lazım” ifadelerini kullandı.

“EKSİK BİR İNCELEME İLE İNTİHAR DENİLEREK KAPATILDIĞINI GÖRDÜM”

Avukat Rukiye Leyla Süren, “Aile iki yıldır bir hukuk mücadelesi veriyor. Bunun ilk dönemlerini yalnız başına bu mücadeleyi vermişler. Bütün itirazlar yapılmasına rağmen hem savcılık hem mahkeme olayı intihar olarak kapatmış. Aile başka bir seçenek kalmamıştı. Bunun üzerine Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na başvurdular. Dosyayı incelediğimde şunu gördüm. Öncelikle etkin bir soruşturma yapılmadığını gördüm.  Bir ceza dosyasında maktul ortadayken hangi soruşturmalar yapılması gerekiyorsa bu soruşturmaların maalesef yapılmadığını, eksik bir inceleme ile ‘intihar’ denilerek kapatıldığını gördüm” şeklinde konuştu.

“TERK ETTİĞİ ERKEK ARKADAŞININ DNA ÖRNEKLERİ EŞLEŞTİ”

Dosyayı inceledikten sonra öncelikle Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu söyleyen avukat Süren, şöyle devam etti:

“Dosyanın içine daha çok girdiğimizde örneğin Aysun’un cep telefonun delil listesinde olmadığını, savcılığın listesinde olmamasına rağmen maalesef karakol tarafından aileye kırık bir şekilde , sivri bir cisimle kırılmış bir şekilde iade edildiğini fark ettik. Yeni delil sebebiyle tekrar dilekçe vererek tekrar dosyanın açılmasını talep ettik. Adalet Bakanlığı da bu konuya sessiz kalmayarak dosyayı yeniden açtı, yeni bir savcı atandı. Son birkaç aydır yapılan incelemelerle, HTS ve baz istasyon kayıtları geldi. En sonunda da Aysun’un üç tırnağının içinde bizim ve ailenin şikayetçi olduğu terk ettiği erkek arkadaşının DNA örnekleri eşleşti.”

O.T HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

Yıldırım ailesi, olay anına ve sonrasına yönelik delil saklayan, orada bulunan kişilerle ilgili de suç duyurusunda bulundu. Aysun Yıldırım’ın üç tırnağında DNA’sı bulunan O.T hakkında ise yakalama kararı çıkarıldı. “Kasten adam öldürmekten aranan şahıs yurt dışına çıkamaz ama Türkiye’de bir yerlerde” diyen acılı ailenin avukatı Rukiye Leyla Süren, “Biz emniyet güçlerimize güveniyoruz. Bir an önce yakalanmasını talep ediyoruz. Bu dosyada hukukçu olarak bizim iki görevimiz var. Hem o dosyanın gerçeğine ulaşmak hem de gelecekte yeni Aysun’ların olmasını engelleyecek caydırıcı bir yargılamaya mahal vermek. Bu yargılama sonucunda da hiçbir iyi hal almadan katilin cezalarını mutlaka mahkemece verilmesini sağlamak” şeklinde konuştu.

(FOTOĞRAF)

Devamını oku

Güncel

Bağcılar’da geleneksel şölende 3 ton hamsi dağıtıldı

Yayınlanma tarihi

-

 

İSTANBUL,  (DHA) BAĞCILAR  Belediyesi ile Bağcılar Trabzonlular Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği 12. Geleneksel Hamsi Şöleni’nde davetlilere 3 ton hamsi ikram edildi. Yağmura ve soğuk havaya aldırış etmeyen Bağcılar halkı, hamsinin yanı sıra hamsiden yapılmış birbirinden lezzetli yemekleri de tatma imkânı buldu. Festivale katılan Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, “Bağcılar’daki hemşerilerimize güzel bir gün yaşatmak istedik. Onların buradaki birlik ve beraberliği Bağcılarımızın geleceği için çok önemli” dedi.

HAMSİLİ PİZZADAN, HAMSİLİ ŞİŞ KEBABA…

Bağcılar 15 Temmuz Demokrasi ve Milli İrade Meydanı’nda gerçekleştirilen 12. Geleneksel Hamsi Şöleni’ne yaklaşık 10 bin ilçe sakini katıldı. Programda Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, ızgaralarda pişirilen hamsilerden vatandaşlara ikram etti. Öte yandan yine hamsiyle yapılmış pizzadan köfteye; börekten sarmaya kadar 20 çeşit yemek de sunuldu. Soğuk havada gerçekleşen şölene katılan davetliler, halk oyunları ekiplerinin kemençe eşliğinde sundukları horon ve kol bastı gösterisiyle ısındılar.

LOKMAN ÇAĞIRICI: “FARKLILIKLARIMIZ BİZİM ZENGİNLİKLERİMİZ”

Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ızgaralarda pişirilen hamsilerden vatandaşlara kendi elleriyle ikram etti. “Hamsi denildiğinde akla Karadeniz gelir” diyen Çağırıcı, “Trabzonlular Derneği ile organize ettiğimiz Hamsi Şölenimizde Bağcılar’daki hemşerilerimize güzel bir gün yaşatmak istedik. Onların buradaki birlik ve beraberliği Bağcılar’ımızın geleceği için çok önemli” dedi. Sözlerine Bağcılar’da her renkten ve kültürden insanların bir arada yaşadığını belirterek devam eden Çağırıcı, “Farklılıklarımızın bizim zenginliğimiz olduğuna inanıyoruz. Ramazan Etkinliklerimiz, 7 Renk 7 Bölge Etkinliklerimizde de aynı şekilde farklı yörelerin kültürlerini burada sergiliyoruz. Hem kültürlerimizi tanıtma adına hem de tüm yöredeki hemşerilerimizin bir araya gelmesi adına bu etkinlikleri önemsiyoruz. Bugün de 3 ton hamsi ile hemşerilerimiz güzel bir gün geçirecekler” şeklinde konuştu.

“GELECEK NESİLLERE KÜLTÜRÜMÜZÜ AKTARMAMIZ GEREKİYOR”

“Bağcılar halkı, Karadenizli hemşerilerimizin hamsiden yaptıkları lezzetleri de tatma fırsatı bulacaklar” diyen Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, etkinlikte emeği geçen Trabzonlular Derneği’ne teşekkür ederek sözlerine devam etti. “Bağcıların huzuru birlik ve beraberlikten geçtiğini bir kez daha burada sergiliyoruz. Gelecek nesillere kültürümüzü aktarmamız ve yine birlik ve beraberlik içerisinde güzel bir hayat sürdürebilmemiz adına da örnek olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.

“YÖREMİZİ AYAĞIMIZA GETİREN BELEDİYEMİZE TEŞEKKÜR EDERİZ”

Hamsi festivaline katılan ve yıllardır Bağcılar’da yaşadığını söyleyen Funda Toplu, “Belediye Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Ben burada büyüdüm ama gidemesek de yöremizi ayağımıza kadar getiren belediyemize teşekkür ediyorum. Bugün çok mutluyum. Yağmur da olsa kar da olsa buradayız. Bu bizler için çok büyük bir lütuf” dedi.

(FOTOĞRAF)

Devamını oku

Popüler Başlıklar