Takip Edin

Ekonomi

MAİB: Makine ihracatı yüzde 4.2 artışla 17.9 milyar dolar

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 13 Ocak (DHA) – Türkiye’nin makine ihracatı 2019 yılında yüzde 4.2 artışla 17.9 milyar dolara, serbest bölgelerden yapılan ihracat ile birlikte 19 milyar dolara ulaştı.
Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Teknolojik rekabet gücünü kaybetmek istemeyen ülkeler, yurt dışından artık daha az makine alıyor. Biz buna rağmen 2019 yılında ihracat gelirimizi 720 milyon dolardan fazla artırmayı başardık” dedi ve ekledi:
“Makine dış ticareti tüm dünyada daralıyor; sadece Türkiye değil, herkes kendi ülkesinin makinelerine yöneliyor. 2019 yılında küresel ölçekte 450 milyar dolarlık mal daha koruma altına alındı, bu malların büyük kısmını makineler oluşturdu.
“Geride bıraktığımız yıl lider ülkeler başta olmak üzere dünya toplam makine ihracatı düşerken, biz makine ihracatımızı yüzde 4.0’ten fazla artırmayı başardık.
“Bizi bu süreçte başarılı kılan asıl unsur, Türk makinelerine dair pozitif algı ve kalite-fiyat ekseninde optimum pozisyon almamız oldu.”
MAİB verilerine göre, 2019 yılında en fazla ihraç edilen makineler soğutma makineleri ve klimalar, içten yanmalı motorlar ve aksamları, yıkama ve kurutma makineleri, inşaat ve madencilik makineleri ile pompa ve kompresörler oldu. Bu dönemde oransal olarak en fazla ihracat artışı sağlayan ürünler ise elektrik motorları ve jeneratörler, yük kaldırma, taşıma, istifleme makineleri ile traktörler, tarım ve ormancılıkta kullanılan makinelerdi.
Verimlilik kavramının makinelerin performansında önemli bir kriter haline geldiğini ve daha az maliyetle daha çok iş yapmanın temel bir ölçüt olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu, çok yakın gelecekte dünya ticaretine egemen olacak gelişmeleri şöyle değerlendirdi:
“Makine kullanıcıları yatırım kararlarında enerji sarfiyatı, fire, atık ve sürdürülebilirlik gibi kalite kavramı içinde değerlendirilen birçok parametreyi dikkate almalıdır. Sınai üretim veya hizmetler için kullanılan makinelerin enerji ihtiyaçlarının, yer küremize geri döndürülemez zararlar verilerek karşılandığı unutulmamalıdır.”
İklim değişikliğinin insanlığın en büyük sorunu olduğunu ve endüstriyel stratejilerde yer verilmediği takdirde bir ülkenin dış ticaretten aldığı payı en çok etkileyecek unsur haline geleceğini de belirten Karavelioğlu, “Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı AB, karbon vergilerini hayata geçiriyor. AB ülkeleri planlı bir süreç içinde, kötü gidişe kayıtsız kalan ülkelerin mallarını ithal etmeyecekler. Korumacı bir dış ticaret politikası gibi algılansa da bu yaklaşımı insanlığın temel değerlerine fevkalade uygun buluyoruz ve Türkiye’nin Makinecileri olarak, bu olguyu zamanında önlemler alarak yönetmek üzere kamuoyunda bir farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz” dedi. (Fotoğraflı)
 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Ülkemizde Şarap Sektöründe İlk Tahvil İhracı

Yayınlanma tarihi

-

Suvla Şarapları A.Ş. kurucusu Selim Zafer ELLİALTI , bu hafta 11 Milyon TL’lik tahvil ihraç edeceğini duyurdu.

Dünya’nın en büyük denetim şirketlerinin denetimlerinden başarıyla geçen Suvla A.Ş. git gide büyüyen markasıyla daha da kurumsallaştı .

Ellialtı için bu başarı tesadüf değil. Kaliteli üzümleri için bağa yaptığı yatırımlar, doğaya karşı verdiği mücadele, seçkin önologları ve laboratuvar çalışmalarını es geçmemesi sebebiyle kaliteden ödün vermeyerek kapasitesini her geçen yıl katlayarak arttırıyor.

Aynı zamanda bağ , zeytinlik ve sebze-meyve bahçelerinden çıkan mahsuller ile tamamen organik doğal ürünlerin bulunduğu Kilye markasının da kurucusu.

Son olarak 2019 yılında Emaar’da açılan Kilye Doğal Ürünlerin kullanılarak sunulduğu Kilye Lokanta hizmete açıldı.

Selim Zafer ELLİALTI Suvla markası için gelecek yıllarda haklı bir gururla daha da iddialı .

Devamını oku

Ekonomi

İpsos/Gedik: 2019 yılı düşündüğümüzden de zor bir yıl oldu

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Türkiye’nin en geniş araştırmacı kadrosuna sahip araştırma şirketlerinden Ipsos Türkiye’nin CEO’su Sidar Gedik, 2020 yılında yeni nesil ürün ve hizmetlerle büyümeye devam edeceklerini vurguladı ve “2019 yılı düşündüğümüzden de zor bir yıl oldu” dedi.
İpsos Türkiye tüm çalışanlarıyla Antalya’da düzenlediği toplantıda, şirketin 2019 yılı değerlendirildi ve 2020 planları paylaşıldı.
Şirketten yapılan açıklamada, “Ipsos Türkiye, diğer Ipsos şirketleri arasında Avrupa ve Ortadoğu Bölgesinde büyümeyi sürdüren ülkelerin başında geliyor. 2020 yılında da şirket ülke sınırlarını aşan yeni nesil ürün ve hizmetleriyle büyümeye devam edecek” denildi. Ipsos’un Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölge CEO’su Shane Farrell da toplantıya katılan global konuklar arasında yer aldı.
Toplantıda konuşan Gedik şunları söyledi:
“Bizim işimiz bir takım oyunu ve biz kendimize ‘oyunu değiştirenler’ diyoruz. Her yıla oyunu hakkıyla oynamak ve başarmak için başlıyoruz. 2019 yılı düşündüğümüzden de zor bir yıl oldu. Yıla başlarken ‘bir olacağız’ dedik, birlik olduk, birbirimize tutunduk ve her zamanki gibi tüm bu güçlüklerin üstesinden geldik. Bir sene önce bu zamanlarda, eksiksiz bir özgüven ile, 2019’da gücümüze güç katacağız dedik ve gerçekten de muazzam bir yıl yaşadık. Bu başarıda her bir Ipsoslunun ayrı ayrı önemli katkıları var, tekrar tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum. 2020 bizim için yeni şeyler söyleme zamanı olacak. Veri toplamadan raporlamaya kadar tüm süreçlerimizde yenilik yapmanın yanı sıra yeni ürünlere hayat verme yılı olacak. Yeni yılda da ‘bunu sadece Ipsos başarabilir’ denilecek şeyleri gerçekleştirmeye ve bunun getireceği mutluluğu kucaklamaya hazırız.”

Devamını oku

Ekonomi

İPM – İklim değişikliği göçmen kuşları doğrudan etkiliyor

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ornitoloji Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Kiraz Erciyas Yavuz, “İklim değişikliği; kuşları, ilkbaharda erken geliş, üreme alanlarından daha geç ayrılma, göç mesafesindeki değişim, yerleşik duruma geçme ve gidilen alan değişikliği gibi çeşitli şekillerde etkiliyor” diye uyardı.
Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) doğa koruma ve iklim değişikliği alanında çalışan araştırmacı, akademisyen ve sivil toplum gönüllülerini buluşturan Doğa ve İklim Söyleşileri’nin altıncısı “Değişen İklimin Kuşlara Etkisi” başlığı altında gerçekleşti. Çevre ve iklim alanlarını çok disiplinli bir anlayışla bir araya getirmek amacıyla başlatılan Doğa ve İklim Söyleşileri’nin bu ayki konuşmacısı, Kiraz Erciyas Yavuz oldu.
İstanbul Politikalar Merkezi’nden Ümit Şahin’in moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide Kiraz Erciyas Yavuz, iklimin kuşların biyolojisi üzerindeki etkisi, son yarım yüzyıl boyunca bilim insanları için önemli bir çalışma alanı olduğunu, küresel iklim değişikliği sonucunda ekosistemde meydana gelen değişikliklerin, kuşları da çeşitli şekillerde etkilediklerine dikkat çekti.
Kiraz Erciyas Yavuz, ekosistemde gözlenen değişimlerin, kuşların yaşam alanı ve besin gibi temel yaşamsal ihtiyaçlarına farklı şekillerde cevap verdiğini belirterek, göç ve üreme takvimi, dağılım, demografik yapı, vücut morfolojisi gibi kuşların yaşamlarını etkileyen temel davranışsal ve yapısal bazı özelliklerin hızla değiştiğinin gözlendiği söyledi.
Kiraz Erciyas Yavuz, çeşitli örneklerle meydana gelen değişimlerine değinerek antropojenik iklim değişikliğinin kuşlara olan etkilerini azaltmak için ele alınan bazı tavsiyelerden bahsetti.
Kuşların gözlemlenmesini sağlayan halkalama çalışmalarının Türkiye’de 2002’de kurulduğunu belirten Kiraz Erciyas Yavuz, Avrupa Kuş Halkalama Birliği sayesinde halkalama konusunda geri bildirimler alınarak raporlama sağlandığını belirtti. 2020 yılında İstanbul’da da bir istasyon kurulmasının planlandığını söyleyen Erciyas Yavuz, “Halkalama istasyonlarında ne yapıyoruz? Kuşları yakalayıp belli ölçümler yapıp
sonra da doğaya geri salıyoruz. Türkiye ve dünyadaki diğer halkalama istasyonlarından geri bildirimlerle kuşlar hakkındaki verilere ulaşıyoruz. Dünyada her yıl 10 milyar kuşun hareket halinde olduğu söyleniyor. Halkalama çalışmaları sayesinde iklim değişikliğinin kuşlara olan etkilerini görebiliyoruz” dedi ve ekledi:
“İklim değişikliğinin etkilerine ilişkin bulgular ana hatlarıyla, ilkbaharda erken geliş, üreme alanlarından daha geç ayrılma, göç mesafesindeki değişim, yerleşik duruma geçme ve gidilen alan değişikliği.
“Hava erken ısınınca ilkbahar erken geliyor. Göçmen kuşlar acele ediyor ve hızlı hareket ediyor. Bu yüzden konaklamayı es geçiyor ve doğrudan üreme alanına gidiyor.
“Ancak bu arada kaynak depolamadığı için üremeye geçmek için zaman kaybediyor, üremeye geç geçiyor. Üreme geç olunca yavru sayısı düşüyor ve o türün popülasyonu azalıyor.
“Ayrıca göçmen kuşların sıcaklığa bağlı olarak göç ettiği mesafeleri kısalttığını gösteriyor. Yine iklim değişikliğinin de etkisiyle kuşlar küçülüyor.
“Vücutlarını küçülterek daha az enerji harcayarak daha hızlı göç edebiliyorlar. Yine iklim değişikliğinin etkisiyle alan değişimi de yaşanıyor. Göçmen kuşlar her 10 yılda bir 1.6 kilometre daha kuzeye kayıyor.
“Her yıl 100 metre daha yukarı doğru bir tırmanış görüyoruz. Göçmen kuşlar küresel bir sorun. Bölgesel ve ülke bazında koruma faaliyetlerine odaklanmamız gerekiyor.”
Söyleşide ayrıca; biyolojik çeşitlilik bileşenlerinde; genetik, fizyoloji, fenoloji, dinamikler, dağılım, türler arası ilişkiler, canlı toplumları verimliliği ve ekosistem hizmetleri önemli olarak tanımlandı. Değişimler çok hızlı olduğundan gelecek senaryolarının iyi anlaşılması ve tanımlanması, buna uygun olarak da uygun koruma stratejilerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. (Fotoğraflı)

Devamını oku

Popüler Başlıklar