Takip Edin

SAĞLIK

“Obezite körlüğe neden olabilir”

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)- Yüksek kiloların çocukluktan itibaren bedende birçok hastalığın davetçisi olduğunu belirten Doç. Dr. Fatih Çiftçi, obezitenin körlükle ilişkisi olabileceğini söyledi. Çiftçi, “Obezitenin göz damarlarında tıkanıklık, sarı nokta hastalığı, erken yaşta katarakt hastalığı, göz tansiyonu dâhil olmak üzere pek çok ağır problemlere neden olabilir” dedi.

Obezitenin genel vücut sağlığı kadar göz sağlığını da bozduğunu söyleyen Best of Year Awards-Yılın En’leri Ödül Töreni 2020’de yaptığı obezite ve diyabet ameliyatları ile ‘Yılın Başarılı Genel Cerrahi Uzmanı’ ödülüne layık görülen Doç. Dr. Fatih Çiftçi, obezitenin körlükle ilişkisi olduğunu dile getirdi. Çiftçi, “Yaş fark etmeksizin obezite genel vücut sağlığı kadar göz sağlığını da bozar. Çünkü obezite çocukluk yaşlarında başladığında, aşırı kiloyla geçirilen her an hayatınızın geneline yayıldığı için tehlike daha ciddileşir. Günümüz dünyasında aşırı kilolu birey sayısı 2,1 milyar iken obez birey sayısı 700 milyon kişidir. Bu rakamlar insan sağlığını obezitenin ne kadar tehdit ettiğini göstermektedir” diye konuştu.  

“SARI NOKTA HASTALIĞI RİSKİ YÜKSELİYOR”

Obezite durumunda, vücuttan dışarı atılması gereken zararlı toksinlerin atılamayıp böbrek, kalp, göz, beyin ve damarlara hasara yol açtığını vurgulayan Doç. Dr. Fatih Çiftçi, “Normalde dokuların kendini onarma özelliği vardır fakat vücuttaki biriken toksin arttıkça bu yenileme kabiliyeti de azalır. Bu durumda en fazla yaşla ilişkili olan sarı nokta hastalığıyla ortaya çıkar. Kilo fazlalığıyla birlikte damar hastalıkları, kolesterol fazlalığı, vücutta artmış yağ oranı ve artmış lipid düzeyi görülür. Bu süreçte sarı nokta hastalığını uyarır ve hastalığın oluşmasını tetikler ve agresif tip hastalığın gelişimine neden olabilir. Bireyde ne kadar fazla kilo varsa, sarı nokta hastalığı oluşum riski de o denli yükselir. Bu söylem her fazla kilolu kişinin sarı nokta hastası olacağı anlamına gelmez. Altta yatan genetik hastalık varsa sarı nokta hastalığı için kilosu olan ya da olmayanlarda fark görülür” dedi.

“SARI NOKTA DURDURULABİLİR”

Körlük ve sarı nokta hastalığı arasındaki ilişkiye değinen Çiftçi, “Sarı nokta hastalığı körlük yapmasa da merkezi ve fonksiyonel görmeyi o kadar tahrip eder ki birey, karşıdaki insanın yüzünü görmez, eline aldığı kâğıttaki yazıyı okuyamaz, parayı seçemez. Özetle günlük hayattaki pek çok faaliyeti yerine getiremez ve başkasının yardımına ihtiyaç duyar. Körlük ışığın bütünüyle yokluğudur. Sarı nokta hastalığı olanlar da ışık bütünüyle kaybolmaz, günlük hayatta birilerine ihtiyaç duyar. Sarı nokta hastalığı durdurulabilir. Esas olan hiç başlamamasının teminidir. İnsan, kilo alımı, sigara ve güneş gibi bu genleri uyaran etmenlerden korunarak hastalığın üstesinden gelebilir” dedi.

“GÖZ, BEYİN KADAR HASSAS”

Gözün beyin dokusu gibi çok hassas bir organ olduğunu ifade eden Çiftçi, “Göz damarları beyin ve kalpte olduğu gibi çok ince yapıdadır. Damar problemlerine yol açan risk faktörleri, genetik, kilo, sigara ve strestir. Bireyde yatkınlığa ilaveten bir de kilo varsa, ilk sıkıntı görülecek yerlerden birisi göz organıdır. Bundan dolayı kilolu insanlarda, görme kayıpları, damar tıkanıklıkları ve göz kanamaları görülür. Bu durum dile getirildiğinde insanlar kilosu olmayan pek çok insanın da bu problemlerle karşılaştığını savunur. Burada söz konusu olan risklerdir. Aynı ortamda yaşayan, aynı genetikte, aynı stres faktörlü iki insan ele aldığımızda, normal düzeylerin üzerinde kilolu olanda damar tıkanıklığı görülme riski daha yüksektir” dedi.

“ŞEKER HASTALIĞINA DA YOL AÇIYOR”

Obezitenin yol açtığı hastalıkların en başında şeker hastalığı geldiğini belirten Çiftçi, “Şeker hastalığı kaynaklı göz hastalıkları çok ciddi problemdir. Gözde kanama başlamışsa, ne kadar düzeltilmeye uğraşılsa da kanamalar devam eder. Bundan dolayı mümkünse kanamaların hiç başlamaması arzu edilir. Ülkemizde şeker hastalığının seyri, bir kısım hastanın ilk yıllarda kişinin hastalığını bilmemesi, ikinci periyotta hastalığı reddetmesi ve üçüncü periyotta hastalığının fark edilip tedavi yapılması ile geçer. Bu kaybedilen yaklaşık 15 yılda göz damarları su boruları gibi çatlamaya başlar. Tedavi içinse ancak lazer ya da ameliyat gibi geçici çözümler sağlanır. Fakat problem tamamen yok olmaz. Burada amaç eğer körlükten korunma olacaksa da bunun oluş zamanını mümkün olabildiğince uzatmaktır. Sonradan kişi kilo verse ve şekerini düşürse de o 15 yıllık gözde oluşan hasarın geriye döndürülmesi ihtimali düşüktür” diye konuştu.

“GÖZ TANSİYONUNA SEBEP OLUYOR”

Obezitenin göz tansiyonuna sebep olduğunu da belirten Çiftçi, “Bilinen en kötü göz hastalıklardan bir tanesi göz tansiyonudur. Göz tansiyonu, beyin ile göz arasındaki iletim sağlayan görme sinirini tahrip eder. Bireyin lensi, retinası, göz içi yuvarlağı sağlıklı olsa dahi göze gelen ışık beyne iletilmez. Işık beyine iletilemediği için görüleni algılamaz. Gözde tam ışık kaybı ortaya çıkar. Sarı nokta hastalığında hastada tam ışık kaybı olmaz ve hasta kenarlardan görebilir. Katarakt ise ameliyat ile çözülebilirken, göz tansiyonuna bağlı bir görme kaybında ameliyat, lazer veya ilaç gibi tedaviler sonuçsuz kalır, görme kaybının düzeltilebilmesi çok zordur” açıklamasında bulundu.

(FOTOĞRAFLI)

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SAĞLIK

İletişim Başkanı Altun’dan ‘Türkiye’de koronavirüs’ paylaşımı

Yayınlanma tarihi

-

ANKARA, (DHA)- İLETİŞİM Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğü andan itibaren bugüne kadar yapılan çalışmalara ilişkin bilgilendirmede bulundu. 
İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Türkiye’de ilk vaka tespit edildiği dakikadan itibaren koronavirüse karşı amansız bir mücadele yürütüyoruz. Milletimizin de desteği ile ilk andan bugüne kadar aldığımız önemli kararları bu görselde takip edebilirsiniz” dedi.
Altun’un paylaştığı görsele göre; 17 Mart’ta, 2807 Türk vatandaşı 9 Avrupa ülkesinden tahliye edilerek Türkiye’ye getirildi. Virüsün hızla yayıldığı ve çok sayıda can aldığı Avrupa’dan, Türkiye ölçeğinde tahliye işlemi yapan ülke olmadı. Görselde ayrıca, 3858 öğrencinin de İngiltere, İrlanda, İsviçre, Polonya, İtalya, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden tahliye edileceği aktarıldı. ‘Türkiye’de Koronavirüs’ başlığıyla hazırlanan görselde Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görüldüğü 11 Mart’tan bugüne kadar alınan tedbirlere yer verildi. 

FOTOĞRAFLI    

Devamını oku

SAĞLIK

Bakan Koca: Çin’de olumlu sonuç veren ilacı Türkiye’ye getirdik

Yayınlanma tarihi

-

Nursima ÖZONUR/ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, Çin’de koronavirüs tedavisinde kullanılan özel ilacın Türkiye’ye getirildiğini bildirerek, “Çin’de kullanılmış olan ve yoğun bakım hastalarında iyileşme sürecini 11 günden 4 güne kadar düştüğü bilgisinin olduğu ilacı, bu sabah yeterli miktarda Çin’den getirmiş olduk. Sabah gelen ilacın da yoğun bakım şartlarında tedavisi devam eden hastalarımıza bugün itibariyle başlandığını ifade etmek istiyorum. Bu ilacın ne kadar etkili olup olmadığını görmüş olacağız” dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında basın mehsupları ile biraraya geldi. Bakan Koca, koronavirüsün dünyada ortaya çıkışının ardından, 104 sonra koronavirüs nedeniyle Türkiye’de 30 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Koca, kaybedilen 30 hastanın ileri yaşlarda olduğunu ve Kovid-19’a eşlik eden başka bazı hastalıklarının bulunduğunu, bünye olarak dirençlerinin zayıf olduğunu bildirdi. Büyüklerin koronavirüsten etkilenmemeleri için sorumluluk sahibi olunduğunu aktaran Koca, “Büyüklerimizden sözlerime kulak vermelerini istirham ediyorum. Bu toplumun sizin hayat tecrübenize, ailelerinizin size ihtiyacı var. Hayat yolculuğunda evlatlarınızın, vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var. Bunları hastayken yapamazsınız. Yapmak isteyip daha yapamadığınız kaç şey olduğunu düşünün. Onları ağır bir hastalığa yakalanmışken yapamazsınız. Sizin öğütlerinize ihtiyacımız var. Ama siz de bu seferliğe mahsus bu öğüdü kabul edin. Önünüzdeki zamanı riske atmayın. Tedbirleri uygulaması en kolay kişiler sizlersiniz. Dünyayı etkileyen bu salgında mümkün olduğu kadar az kayıp vermek istiyoruz. Bu durumu birlikte atlatmak istiyoruz. Tedbir alıyoruz evden çıkmanız bir süreliğine kısıtlandırıldı. Bu kurala uyun” diye konuştu.
‘BU SÜREÇTE ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİNE EK ÖDEME TAVANDAN YÜZDE YÜZ ORANINDA OLACAK’
Bakan Koca, koronavirüse karşı ortaya konulan dayanışmanın dünyada örneği olmadığını söyleyerek şöyle konuştu:
“Korkuya teslim olmuş bekleyişin yanlış olduğu yavaş yavaş görülüyor. Gücümüzü hayata bağlılıktan alacağımız anlaşılıyor. Hayatı korumanın yolu korkuya teslim olmak değil hayata bağlılıktır. Kadınlar tedbirler konusunda adeta ikna kahramanlarımız. Çocuklarımız ise bu mücadelede büyüklerine ve çevrelerine karşı tüm kozlarını kullanıyor. Bu dönemde sağlık personeleninin ek ödemelerini iyileştirme çabası içindeyiz. Bir diğer haberim ise insan kaynağımızın yeterliliği konusunda. Kadromuza 32 bin personel dahil ediyoruz. Sağlık çalışanlarımızla ilgili bu hassasiyetlerde en üst düzey dikkat sahibinin Sayın Cumhurbaşkanımız olduğunu belirtmek istiyorum. Bu süreçte çalışan sağlık personelimizin ek ödemelerinin 3 aylık zaman diliminde tavan yüzde 100 oranında olacağını da ifade etmek istiyorum.”
’20 FİRMA İLE ANLAŞTIK, ANLAŞMAYANLARA KAPATMA DAHİL BİR TAKIM TEDBİRLER DEVREDE OLACAK’
Bakan Koca, sağlık çalışanlarının maske ve eldiven başta olmak üzere yeterli malzemeden yoksun olduğu iddialarına yönelik çıkan haberleri anımsatarak, “Bu iddia küçük örneklerin kasıtlı olarak genelleştirilmesidir. Kesin bilgi şudur. Üniversite hastanelerimize bütün hastanelerimize malzeme sağlanmaktadır ve sağlanmaya devam edecektir. Yoğun talebi küçük çıkarlar uğruna suistimal eden bazı malzeme üreticilerine gerekli katı yaptırımlar uygulanmıştır ve devam edecektir. İhracatları bu dönemde durdurulmuştur. Türkiye’de üretilen maskeler, Türkiye’nin ihtiyacı varken yurt dışına satılmayacaktır. Fiyatlar dahil bu konuda endişeniz olmasın. Pandeminin olduğu bir dönemde istismar etmek isteyen firmaların yurt dışına yoğun bir şekilde bağlantılar yaptığını biliyoruz. Önceki gün bu anlamda üreticilerin ve satıcıların depolarına baskınlar yapıldı. Bu baskınlar sonrası yoğun bir şekilde depoladıkları görüldü. Biz bu dönemde özellikle bakanlık olarak olması gereken ücretle almak istediğimizi ifade ettiğimiz halde bunun yapılmadığını gördük. Bugün itibariyle bu firmaları teker teker çağırarak hepsiyle bu dönemde günlük ne kadar üretim yapabileceklerini de ortaya çıkarıp sözleşme yapmaya başladık. Şu ana kadar 20 firma ile anlaşma yapıldı. Anlaşma yapmayanların farklı davranmak isteyenlerin de el koyma dahil bir takım tedbirlerin devrede olacağını ayrıca söylemek istiyorum” açıklamasında bulundu.
‘BİR MİLYONA KADAR HIZLI TARAMA KİTİ KULLANMAK ÜZERE BAĞLANTI YAPTIK’
Bakan Koca, tanı tedavi süreci ve ilerleyen döneme ilişkin, “Salgının yayıldığı ülkede en fazla eksikliğin hissedilen cihazlardan biri solunum cihazlarıydı. Yerli cihazın seri üretimine başlıyoruz. Bu sayede hem kendi ihtiyacımızı karşılamış olacağız, hem de ihtiyacı olan ülkelere destek vermiş olacağız. Hızlı tarama kitini de devreye sokmuştuk. Bugün itibariyle ilave olarak Çin’den 50 bin tarama kiti sabah geldi ve hızla devreye girmiş oldu. Perşembe günü 300 bin ilave kit gelmiş olacak. Bir milyona kadar hızlı tarama kitlerini kullanmak üzere bağlantı yaptığımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
‘AŞI GELİLİŞTİRMEK İÇİN ÜNİVERSİTELERE ÇAĞRI YAPTIK’
Aşı çalışmalarına ilişkin bilgi veren Koca, “Aşı geliştirme çalışmalarında kurum ve kuruluşlara bakanlık olarak destek veriyoruz. Bu anlamda 6 üniversite ve bir merkeze çağrı yapıldı. Önümüzdeki günlerde bu üniversite ve merkezlerin ihtiyaçlarına göre hiç bu anlamda kısıtlamaya gitmeden hepsinin önünü açacak şekilde bir destek sağlayacağız. Aşı Enstitüsü kuruldu. Bu enstitü bu süreçte ülkemizde hangi üniversite veya hangi merkez neyi ne kadar yapabilecekse, bütün merkezlerin desteklenmesi ve bu desteklenme ile kim ne kadar bu işi daha önce götürebilir durumda olursa geri plandaki desteğin miktarına bakmaksızın sonuna kadar üzerine gidebileceğimizi ifade etmek istiyorum. Hacettepe Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Acıbadem ve bu üniversite ve merkezlere tüm ihtiyaçlar için davet yapıldı. Halk  Sağlığı Laboratuvarımızda bütün destek için hazır. Ülkede aşı konusuyla ilgili kimler ne kadar yol almak istiyorsa daha fazla desteklemek üzere de bir yaklaşım içindeyiz. Sadece bir merkeze değil kim ne yapmak istiyorsa önünü açan herhangi bir kısıtlamaya gitmeden kimin ne kadar yaptığını da süreçte görerek ona göre her türlü desteği vereceğimizi burada ilan etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘MÜCADELENİN ÖZÜ; TEK TEK HEP BİRLİKTE’
Bakan Koca, koronavirüsle mücadeledenin çok geniş katılım gerektirdiğini, her türlü bilimsel disiplini devreye sokacaklarını dezenformasyona karşı çok dikkatli olunacağını bildirerek şunları kaydetti:
“Türkiye, tedbirleri başta bizim aldığımız sıklıkla ciddiyetle almamış bazı ülkelerle kıyaslanıyor. Bu kıyaslamanın pek rasyonel olmadığını belirtmek zorundayım.Türkiye onu çevreleyen risklere set çekerek büyük zaman kazandı.Türkiye sağ duyulu bir politika izledi Sosyal psikolojiyi dikkate aldı. Paniğe yol açacak strateji ve uygulamalardan uzak durdu. Risk alanını daralttı.Tedbirleri hakim kılarsak biz başka bir ülke olmayacağız. Yakın yada uzak başka bir ülkeye benzemeden bu zor günleri aşma fırsatımız var. Tedbirleri bizler tek tek uyguluyoruz. Mümkün olduğunca  az temas kuruyoruz. Hayatlarımız birbirinden ayrışıyor. Fakat farkında mıyız bu tek tek yaptıklarımızı bütün Türkiye olarak yapıyoruz. 83 milyon birlikte yapıyoruz. Mücadelenin özü bu; tek tek hepbirlikte. Yalnız değiliz hep birlikteyiz.”
‘ÇİN’DE OLUMLU SONUÇLAR VEREN ÖZEL İLACI GETİRDİK’
Bakan Koca, sokağa çıkma yasağı ve iyileşme sürecindeki hastalarla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Şu süreçte iyileşen vakalarımız var. Biliyorsunuz 14 günlük zaman dilimi geçmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde iyileşen vakalarımızı da gün be gün açıklamış olacağız. Bu süreçte iyileşen ve iyileşmekte olan hastalarımız fazla olduğunu belirtmek istiyorum. Bu dönemde bugün itibariyle Çin’de kullanılmış olan özel bir ilaçtan sonuç aldıkları iddiası olan ve yayınları yapılmış olan ve yoğun bakım hastalarında kullanılmasının 11 günden 4 güne kadar düşmesinin bilgilerinin olduğu ilaçla ilgili bu sabah yeterli miktarda Çin’den getirmiş olduk. Fabrikaya devlet el koymasına rağmen şu dönemde Çin’den getirebilir olduk. Bugün büyükelçiyle de görüştüm. Bundan sonraki süreçte de bu ihtiyacımızı karşılama noktasında gayret içinde olacaklar. Çin hükümeti, bu mücadeleyi nasıl verdiklerini bilgi akışında, Çin’den bilim insanlarının Skype üzerinden prensipte anlamış olduk. Sabah gelen ilacın da yoğun bakım şartlarında tedavisi  devam eden hastalarımıza bugün itibariyle başlandığını ifade etmek istiyorum. Bu ilacın ne kadar etkili olup olmadığını görmüş olacağız. Herkes kendi olağanüstü halini ilan edebilir. Bunu illa devletin ilan etmesi gerekmiyor. Mücadelenin esası tek tek herkesin  kendi odasında kendisini izole etmeli.”
‘HAYATINI KAYBEDEN 2 KİŞİ, 60 YAŞIN ALTINDA’
Bakan Koca, hayatını kaybeden 30 kişinin ileri yaş ve kronik hastalığı olan hasta grubu olduğunu bildirerek, “Bu dönemde önümüzdeki günlerde bütün vakalarla ilgili yaş aralığı dahil olmak üzere bunları şeffaf bir şekilde göstermiş olacağız. Kaç hastanın olduğu, bunlardan iyileşenlerin kaç kişi olduğu, yoğun bakım şartlarında tedavisi devam eden hasta sayısı ve bu süreçte kaybedilen vakaların da yaş aralığını şeffaf bir şekilde vermiş olacağız. Hayatını kaybeden arasında 91 yaşa kadar var, 60’ın altında iki hasta var. Onun dışındaki diğer hastalar 61’in üzerine” dedi.
‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI KAMU KURUMLARININ MİSAFİRHANELERİNİ KULLANABİLECEK’
Bakan Koca, sağlık çalışanlarının barınmasıyla ilgili olarak, “Kamu kurumlarının misafirhanelerinin bütün sağlık personelimiz için kullanılmasına yönelik bir genelge çıktı. Bunu da bölge bölge sağlık personelimiz için kullanmak üzere bir çalışma başlatıldı” dedi.
‘YERLİ SOLUNUM CİHAZINDA 5 BİN SÖZLEŞME YAPTIK’
Koca, yerli solunum cihazına ilişkin bir soru üzerine, “İlk etapta Nisan sonu itibariyle 2 bin teslim toplam 5 bin olmak üzere bir sözleşme yaptık. İlave olan bir firma daha oldu. İkinci firma yerli olmak üzere. Üçüncü firma ile görüşmeler yapılıyor. Kim üretebilecekse üretmek istiyoruz. O durumda o firmalara da alım garantisi vererek sayıyı daha artırmak yerli solunum cihazında. Üçüncü firma ile görüşmeler devam ediyor. İlk etapta 5 bin olarak bir sözleşme yaptık” açıklamasında bulundu.
‘SAĞLIK PERSONELİ İÇİNDE DE POZİTİF VAKA VAR’
Bakan Koca sağlık çalışanları içinde de pozitif vakaların olduğunu söyleyerek, “Maalesef saylarını söylemeyim ama sağlık personeli içinde pozitif olan vakalarımızın olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
YETERSİZ TEST İDDİALARI
Bakan Koca, yetersiz test yapıldığı iddialarının anımsatılması üzerine şunları kaydetti:
“Biz kimlere test yapılabilir onu konuştuk. Öncelikle Çin geçmişi olan ve teması olan kişilere dendi. Dinamik bir yapı olduğu için bu sürekli değişti. İran geçmişi ve teması olanlara yapıldı. Devamında İtalya’da görülünce Avrupa ve İtalya öyküsü olan kişiler. Daha sonra yurt dışı temaslı kişilere dendi. Ülkeye girdiğini gördükten sonra da semptom olan herkese. Şu dönemde test sayısı fazla oluyor, olacak doğal olarak. Ve biz şu an baştan düşük olan şimdi 3 binlere çıktığımız  önümüzdeki dönemde 5-6 bine çıkacağımız daha sonra 10-15 bin demiştim tarama kitiyle bunun sayısının üst noktalara çıkacağını düşünüyorum. Pandemide pozitif sonuç çıktığında yapmamız gereken devamında temaslıyı bulmak. Pozitif bulduğumuz vakanın bizde bilgisinin olması lazım. Kit açısında sorunumuz yok. Bilim kurulu daha geniş yaklaşım içinde olduğu için bundan sonraki süreçte bu sayılar artmış olacak.”
‘PARAMIZI VEREREK ALIYORUZ’
Bakan Koca, Çin’den getirilen kitlere ilişkin, “Biz aldığımız kitlere ilaç dahil olmak üzere kendimiz paramızı vererek alıyoruz” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

SAĞLIK

Bakan Koca: Çin’de olumlu sonuç veren ilacı Türkiye’ye getirdik

Yayınlanma tarihi

-

Nursima ÖZONUR/ANKARA, (DHA)- SAĞLIK Bakanı Fahrettin Koca, Çin’de koronavirüs tedavisinde kullanılan özel ilacın Türkiye’ye getirildiğini bildirerek, “Çin’de kullanılmış olan ve yoğun bakım hastalarında iyileşme sürecini 11 günden 4 güne kadar düştüğü bilgisinin olduğu ilacı, bu sabah yeterli miktarda Çin’den getirmiş olduk. Sabah gelen ilacın da yoğun bakım şartlarında tedavisi devam eden hastalarımıza bugün itibariyle başlandığını ifade etmek istiyorum. Bu ilacın ne kadar etkili olup olmadığını görmüş olacağız” dedi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı sonrasında basın mehsupları ile biraraya geldi. Bakan Koca, koronavirüsün dünyada ortaya çıkışının ardından, 104 sonra koronavirüs nedeniyle Türkiye’de 30 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti. Koca, kaybedilen 30 hastanın ileri yaşlarda olduğunu ve Kovid-19’a eşlik eden başka bazı hastalıklarının bulunduğunu, bünye olarak dirençlerinin zayıf olduğunu bildirdi. Büyüklerin koronavirüsten etkilenmemeleri için sorumluluk sahibi olunduğunu aktaran Koca, “Büyüklerimizden sözlerime kulak vermelerini istirham ediyorum. Bu toplumun sizin hayat tecrübenize, ailelerinizin size ihtiyacı var. Hayat yolculuğunda evlatlarınızın, vereceğiniz tavsiyelere ihtiyacı var. Bunları hastayken yapamazsınız. Yapmak isteyip daha yapamadığınız kaç şey olduğunu düşünün. Onları ağır bir hastalığa yakalanmışken yapamazsınız. Sizin öğütlerinize ihtiyacımız var. Ama siz de bu seferliğe mahsus bu öğüdü kabul edin. Önünüzdeki zamanı riske atmayın. Tedbirleri uygulaması en kolay kişiler sizlersiniz. Dünyayı etkileyen bu salgında mümkün olduğu kadar az kayıp vermek istiyoruz. Bu durumu birlikte atlatmak istiyoruz. Tedbir alıyoruz evden çıkmanız bir süreliğine kısıtlandırıldı. Bu kurala uyun” diye konuştu.
‘BU SÜREÇTE ÇALIŞAN SAĞLIK PERSONELİNE EK ÖDEME TAVANDAN YÜZDE YÜZ ORANINDA OLACAK’
Bakan Koca, koronavirüse karşı ortaya konulan dayanışmanın dünyada örneği olmadığını söyleyerek şöyle konuştu:
“Korkuya teslim olmuş bekleyişin yanlış olduğu yavaş yavaş görülüyor. Gücümüzü hayata bağlılıktan alacağımız anlaşılıyor. Hayatı korumanın yolu korkuya teslim olmak değil hayata bağlılıktır. Kadınlar tedbirler konusunda adeta ikna kahramanlarımız. Çocuklarımız ise bu mücadelede büyüklerine ve çevrelerine karşı tüm kozlarını kullanıyor. Bu dönemde sağlık personeleninin ek ödemelerini iyileştirme çabası içindeyiz. Bir diğer haberim ise insan kaynağımızın yeterliliği konusunda. Kadromuza 32 bin personel dahil ediyoruz. Sağlık çalışanlarımızla ilgili bu hassasiyetlerde en üst düzey dikkat sahibinin Sayın Cumhurbaşkanımız olduğunu belirtmek istiyorum. Bu süreçte çalışan sağlık personelimizin ek ödemelerinin 3 aylık zaman diliminde tavan yüzde 100 oranında olacağını da ifade etmek istiyorum.”
’20 FİRMA İLE ANLAŞTIK, ANLAŞMAYANLARA KAPATMA DAHİL BİR TAKIM TEDBİRLER DEVREDE OLACAK’
Bakan Koca, sağlık çalışanlarının maske ve eldiven başta olmak üzere yeterli malzemeden yoksun olduğu iddialarına yönelik çıkan haberleri anımsatarak, “Bu iddia küçük örneklerin kasıtlı olarak genelleştirilmesidir. Kesin bilgi şudur. Üniversite hastanelerimize bütün hastanelerimize malzeme sağlanmaktadır ve sağlanmaya devam edecektir. Yoğun talebi küçük çıkarlar uğruna suistimal eden bazı malzeme üreticilerine gerekli katı yaptırımlar uygulanmıştır ve devam edecektir. İhracatları bu dönemde durdurulmuştur. Türkiye’de üretilen maskeler, Türkiye’nin ihtiyacı varken yurt dışına satılmayacaktır. Fiyatlar dahil bu konuda endişeniz olmasın. Pandeminin olduğu bir dönemde istismar etmek isteyen firmaların yurt dışına yoğun bir şekilde bağlantılar yaptığını biliyoruz. Önceki gün bu anlamda üreticilerin ve satıcıların depolarına baskınlar yapıldı. Bu baskınlar sonrası yoğun bir şekilde depoladıkları görüldü. Biz bu dönemde özellikle bakanlık olarak olması gereken ücretle almak istediğimizi ifade ettiğimiz halde bunun yapılmadığını gördük. Bugün itibariyle bu firmaları teker teker çağırarak hepsiyle bu dönemde günlük ne kadar üretim yapabileceklerini de ortaya çıkarıp sözleşme yapmaya başladık. Şu ana kadar 20 firma ile anlaşma yapıldı. Anlaşma yapmayanların farklı davranmak isteyenlerin de el koyma dahil bir takım tedbirlerin devrede olacağını ayrıca söylemek istiyorum” açıklamasında bulundu.
‘BİR MİLYONA KADAR HIZLI TARAMA KİTİ KULLANMAK ÜZERE BAĞLANTI YAPTIK’
Bakan Koca, tanı tedavi süreci ve ilerleyen döneme ilişkin, “Salgının yayıldığı ülkede en fazla eksikliğin hissedilen cihazlardan biri solunum cihazlarıydı. Yerli cihazın seri üretimine başlıyoruz. Bu sayede hem kendi ihtiyacımızı karşılamış olacağız, hem de ihtiyacı olan ülkelere destek vermiş olacağız. Hızlı tarama kitini de devreye sokmuştuk. Bugün itibariyle ilave olarak Çin’den 50 bin tarama kiti sabah geldi ve hızla devreye girmiş oldu. Perşembe günü 300 bin ilave kit gelmiş olacak. Bir milyona kadar hızlı tarama kitlerini kullanmak üzere bağlantı yaptığımızı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
‘AŞI GELİLİŞTİRMEK İÇİN ÜNİVERSİTELERE ÇAĞRI YAPTIK’
Aşı çalışmalarına ilişkin bilgi veren Koca, “Aşı geliştirme çalışmalarında kurum ve kuruluşlara bakanlık olarak destek veriyoruz. Bu anlamda 6 üniversite ve bir merkeze çağrı yapıldı. Önümüzdeki günlerde bu üniversite ve merkezlerin ihtiyaçlarına göre hiç bu anlamda kısıtlamaya gitmeden hepsinin önünü açacak şekilde bir destek sağlayacağız. Aşı Enstitüsü kuruldu. Bu enstitü bu süreçte ülkemizde hangi üniversite veya hangi merkez neyi ne kadar yapabilecekse, bütün merkezlerin desteklenmesi ve bu desteklenme ile kim ne kadar bu işi daha önce götürebilir durumda olursa geri plandaki desteğin miktarına bakmaksızın sonuna kadar üzerine gidebileceğimizi ifade etmek istiyorum. Hacettepe Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi, Ankara Üniversitesi Kanser Araştırma Enstitüsü, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi, Acıbadem ve bu üniversite ve merkezlere tüm ihtiyaçlar için davet yapıldı. Halk  Sağlığı Laboratuvarımızda bütün destek için hazır. Ülkede aşı konusuyla ilgili kimler ne kadar yol almak istiyorsa daha fazla desteklemek üzere de bir yaklaşım içindeyiz. Sadece bir merkeze değil kim ne yapmak istiyorsa önünü açan herhangi bir kısıtlamaya gitmeden kimin ne kadar yaptığını da süreçte görerek ona göre her türlü desteği vereceğimizi burada ilan etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
‘MÜCADELENİN ÖZÜ; TEK TEK HEP BİRLİKTE’
Bakan Koca, koronavirüsle mücadeledenin çok geniş katılım gerektirdiğini, her türlü bilimsel disiplini devreye sokacaklarını dezenformasyona karşı çok dikkatli olunacağını bildirerek şunları kaydetti:
“Türkiye, tedbirleri başta bizim aldığımız sıklıkla ciddiyetle almamış bazı ülkelerle kıyaslanıyor. Bu kıyaslamanın pek rasyonel olmadığını belirtmek zorundayım.Türkiye onu çevreleyen risklere set çekerek büyük zaman kazandı.Türkiye sağ duyulu bir politika izledi Sosyal psikolojiyi dikkate aldı. Paniğe yol açacak strateji ve uygulamalardan uzak durdu. Risk alanını daralttı.Tedbirleri hakim kılarsak biz başka bir ülke olmayacağız. Yakın yada uzak başka bir ülkeye benzemeden bu zor günleri aşma fırsatımız var. Tedbirleri bizler tek tek uyguluyoruz. Mümkün olduğunca  az temas kuruyoruz. Hayatlarımız birbirinden ayrışıyor. Fakat farkında mıyız bu tek tek yaptıklarımızı bütün Türkiye olarak yapıyoruz. 83 milyon birlikte yapıyoruz. Mücadelenin özü bu; tek tek hepbirlikte. Yalnız değiliz hep birlikteyiz.”
‘ÇİN’DE OLUMLU SONUÇLAR VEREN ÖZEL İLACI GETİRDİK’
Bakan Koca, sokağa çıkma yasağı ve iyileşme sürecindeki hastalarla ilgili şu açıklamada bulundu:
“Şu süreçte iyileşen vakalarımız var. Biliyorsunuz 14 günlük zaman dilimi geçmesi gerekiyor. Önümüzdeki günlerde iyileşen vakalarımızı da gün be gün açıklamış olacağız. Bu süreçte iyileşen ve iyileşmekte olan hastalarımız fazla olduğunu belirtmek istiyorum. Bu dönemde bugün itibariyle Çin’de kullanılmış olan özel bir ilaçtan sonuç aldıkları iddiası olan ve yayınları yapılmış olan ve yoğun bakım hastalarında kullanılmasının 11 günden 4 güne kadar düşmesinin bilgilerinin olduğu ilaçla ilgili bu sabah yeterli miktarda Çin’den getirmiş olduk. Fabrikaya devlet el koymasına rağmen şu dönemde Çin’den getirebilir olduk. Bugün büyükelçiyle de görüştüm. Bundan sonraki süreçte de bu ihtiyacımızı karşılama noktasında gayret içinde olacaklar. Çin hükümeti, bu mücadeleyi nasıl verdiklerini bilgi akışında, Çin’den bilim insanlarının Skype üzerinden prensipte anlamış olduk. Sabah gelen ilacın da yoğun bakım şartlarında tedavisi  devam eden hastalarımıza bugün itibariyle başlandığını ifade etmek istiyorum. Bu ilacın ne kadar etkili olup olmadığını görmüş olacağız. Herkes kendi olağanüstü halini ilan edebilir. Bunu illa devletin ilan etmesi gerekmiyor. Mücadelenin esası tek tek herkesin  kendi odasında kendisini izole etmeli.”
‘HAYATINI KAYBEDEN 2 KİŞİ, 60 YAŞIN ALTINDA’
Bakan Koca, hayatını kaybeden 30 kişinin ileri yaş ve kronik hastalığı olan hasta grubu olduğunu bildirerek, “Bu dönemde önümüzdeki günlerde bütün vakalarla ilgili yaş aralığı dahil olmak üzere bunları şeffaf bir şekilde göstermiş olacağız. Kaç hastanın olduğu, bunlardan iyileşenlerin kaç kişi olduğu, yoğun bakım şartlarında tedavisi devam eden hasta sayısı ve bu süreçte kaybedilen vakaların da yaş aralığını şeffaf bir şekilde vermiş olacağız. Hayatını kaybeden arasında 91 yaşa kadar var, 60’ın altında iki hasta var. Onun dışındaki diğer hastalar 61’in üzerine” dedi.
‘SAĞLIK ÇALIŞANLARI KAMU KURUMLARININ MİSAFİRHANELERİNİ KULLANABİLECEK’
Bakan Koca, sağlık çalışanlarının barınmasıyla ilgili olarak, “Kamu kurumlarının misafirhanelerinin bütün sağlık personelimiz için kullanılmasına yönelik bir genelge çıktı. Bunu da bölge bölge sağlık personelimiz için kullanmak üzere bir çalışma başlatıldı” dedi.
‘YERLİ SOLUNUM CİHAZINDA 5 BİN SÖZLEŞME YAPTIK’
Koca, yerli solunum cihazına ilişkin bir soru üzerine, “İlk etapta Nisan sonu itibariyle 2 bin teslim toplam 5 bin olmak üzere bir sözleşme yaptık. İlave olan bir firma daha oldu. İkinci firma yerli olmak üzere. Üçüncü firma ile görüşmeler yapılıyor. Kim üretebilecekse üretmek istiyoruz. O durumda o firmalara da alım garantisi vererek sayıyı daha artırmak yerli solunum cihazında. Üçüncü firma ile görüşmeler devam ediyor. İlk etapta 5 bin olarak bir sözleşme yaptık” açıklamasında bulundu.
‘SAĞLIK PERSONELİ İÇİNDE DE POZİTİF VAKA VAR’
Bakan Koca sağlık çalışanları içinde de pozitif vakaların olduğunu söyleyerek, “Maalesef saylarını söylemeyim ama sağlık personeli içinde pozitif olan vakalarımızın olduğunu söylemek istiyorum” dedi.
YETERSİZ TEST İDDİALARI
Bakan Koca, yetersiz test yapıldığı iddialarının anımsatılması üzerine şunları kaydetti:
“Biz kimlere test yapılabilir onu konuştuk. Öncelikle Çin geçmişi olan ve teması olan kişilere dendi. Dinamik bir yapı olduğu için bu sürekli değişti. İran geçmişi ve teması olanlara yapıldı. Devamında İtalya’da görülünce Avrupa ve İtalya öyküsü olan kişiler. Daha sonra yurt dışı temaslı kişilere dendi. Ülkeye girdiğini gördükten sonra da semptom olan herkese. Şu dönemde test sayısı fazla oluyor, olacak doğal olarak. Ve biz şu an baştan düşük olan şimdi 3 binlere çıktığımız  önümüzdeki dönemde 5-6 bine çıkacağımız daha sonra 10-15 bin demiştim tarama kitiyle bunun sayısının üst noktalara çıkacağını düşünüyorum. Pandemide pozitif sonuç çıktığında yapmamız gereken devamında temaslıyı bulmak. Pozitif bulduğumuz vakanın bizde bilgisinin olması lazım. Kit açısında sorunumuz yok. Bilim kurulu daha geniş yaklaşım içinde olduğu için bundan sonraki süreçte bu sayılar artmış olacak.”
‘PARAMIZI VEREREK ALIYORUZ’
Bakan Koca, Çin’den getirilen kitlere ilişkin, “Biz aldığımız kitlere ilaç dahil olmak üzere kendimiz paramızı vererek alıyoruz” dedi.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar

esenler escort taksim escort fındıkzade escort şile escort anadolu yakası escort bağcılar escort beyoğlu escort küçükçekmece escort sultanbeyli escort sultanbeyli escort sultangazi escort güneşli escort kayaşehir escort ataşehir escort kartal escort