Takip Edin

Ekonomi

Pegasus’un ikinci ‘A321 Neo’su filoya katıldı

Yayınlanma tarihi

-

ANIL UÇAN/İSTANBUL(DHA) – Pegasus Hava Yolları’nın 100 uçaklık Airbus siparişinin ikinci A321 Neo tipi uçağı filoya katıldı. Pegasus’un yeni A321 Neo’suna ‘Özden Ece’ adı verildi.

Pegasus Hava Yolları, 2012 yılında sipariş ettiği ve verildiği tarih itibarıyla Türk sivil havacılık tarihinde bir seferde verilmiş en büyük sipariş olan 100 uçaklık Airbus siparişinin ikinci A321 neo tipi uçağını filosuna kattı. Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane’nin liderliğindeki Pegasus heyeti, filonun ikinci A321 Neo tipi uçağını Hamburg’dan 7 Aralık Dünya Sivil Havacılık Günü’nde teslim aldı. TC-RBB tescilli yeni A321 Neo uçağa, Pegasus’un filoya yeni katılan uçaklara çalışanların kız çocuklarının isimlerini verme geleneği sürdürülerek ‘Özden Ece’ adı verildi.

“İKİNCİ A321 NEO UÇAĞIMIZI FİLOYA KATTIĞIMIZ İÇİN MUTLUYUZ”

Türkiye’nin en genç filosuna sahip olduklarını ve bundan gurur duyduklarını söyleyen Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Mehmet T. Nane, “Pegasus Hava Yolları olarak, filomuza ikinci A321 Neo tipi uçağımızı katmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Yeni nesil çevreci motorlara sahip A321 Neo’larımızın ikincisini de teslim almamızla birlikte filomuzun yaş ortalaması 5,3 oldu. Bu ortalamayla Türkiye’nin en genç filosuna sahibiz ve bundan gurur duyuyoruz. Filomuzu adım adım genişletmeye ve gençleştirmeye devam edeceğiz. İkinci A321 Neo’muzu teslim aldığımız tarihin 7 Aralık Dünya Sivil Havacılık Günü’ne denk gelmesi de hoş bir tesadüf oldu. Bu vesileyle sivil havacılık gibi meşakkatli bir sektörde büyük bir özveriyle görev yapan tüm sivil havacılık profesyonellerinin bu özel gününü yürekten kutluyorum” dedi.

YÜZDE 15 YAKIT TASARRUFU

Airbus tarafından üretilen orta menzil tek koridorlu uçak ailesine en son eklenen A321 Neo tipi uçaklar, ailenin en büyük üyesi konumunda bulunuyor. Sahip oldukları yeni nesil LEAP-1A motorların teknik özellikleri sayesinde gerek havaalanları ve yaşam yerleri gerekse kabin içine olan etkisi dikkate alındığında önceki modellere göre en az yüzde 50 daha sessiz olan A321 Neo’ların yıllık karbon salınımları da çok daha az olarak gözlemleniyor. A321 Neo’larda kanat uçlarında yapılan modifikasyonlarla birlikte, önceki modellere göre en az yüzde 15 yakıt tasarrufu sağlanıyor.

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Zapsu’dan Davos yorumu: En önemlisi insan tanımak

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA) – Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Kıdemli Danışmanı Cüneyd Zapsu, Davos’un bu yılki gündemini yorumladı. Gelişmek için değişimin kaçınılmaz olduğunu söyleyen Zapsu, “En önemlisi Davos’ta insan tanımaktır” dedi.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Kıdemli Danışmanı Cüneyd Zapsu, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 50’nci Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) gündemini değerlendirdi. Değişim olmadan gelişimin de olmayacağını vurgulayan Zapsu,” Bunu Davos’ta siyasetçilerimize hep söyledim. Buranın faydası içeride konuşulanlardan çok dışarıda konuşulanlardır” dedi. Davos’ta insan tanımanın önemli olduğuna dikkat çeken Zapsu, “Buradan bizim iş insanlarımıza sesleniyorum. Özellikle genç iş insanlarımıza. Ben bu yaşta hala yeni bir şeyler öğrenebilir miyim, satabilir miyim diye geliyorum. Bunlar geçiştirilmemesi gereken şeyler” diye konuştu. 

DAVOS’A RAKİP ANTALYA

Davos’a artık birçok rakibin çıktığını söyleyen Zapsu, “Rusya, Amerika, İsviçre’de forumlar var. Yakın zamanda bizim de Antalya Diplomasi Formumuz olacak” dedi. Zapsu, dünyada büyüyen gelir eşitsizliği konusuna ilişkin de iş insanı Hamdi Ulukaya üzerinden örnek verdi. Zapsu, Ulukaya’nın yıllar önce Amerika’da şirket hisselerinin yüzde 10’unu çalışanlarına dağıttığını ve mal varlığının yüzde 50’sini de vakfa devrettiğini belirterek bu modelin bugün ABD’li iş insanlarına örnek olduğunu dile getirdi.

“YAPAY ZEKA EŞİTSİZLİK GETİREBİLİR”

Yapay zeka teknolojisine de değinen Zapsu, “Yapay zekâ devrimi tarihte benzeri görülmemiş bir eşitsizliği beraberinde getirebilir. Sadece sınıflar arasında değil ülkeler arasında da eşitsizlik olacaktır. 19’uncu yüzyılda endüstri devrimini gerçekleştiren İngiltere, Japonya gibi birkaç ülke diğer ülkeleri fethetmeye çalışmıştı. Eğer dikkatli olmazsak aynısı 21’inci yüzyılda yapay zekâ ile yaşanacak. Şu anda zaten yapay zekâ ordusu savaşının ortasındayız. Bu savaşta başı Amerika ve Çin çekiyor diğer ülkeler bu yarışın çok gerisinde kaldı. Eğer yapay zekanın faydalarını insanlık için eşit bir şekilde dağıtamazsak yapay zekâ muhtemelen kendisi için birkaç yüksek teknolojili merkezde bir büyük üs oluşturacak. Bu arada diğer ülkeler iflas edebilir veya sömürülebilen bilgi kolonileri haline dönüşebilirler” dedi.

KARBON EMİSYONU SORUNU

Cüneyd Zapsu, “Karbon emisyonu öyle bir sorun haline geldi ki, 2016 yılında yapılan Paris Anlaşması’nda kararlaştırılan karbon miktarı düşürme hedeflerine ulaşabilsek dahi global iklim sıcaklıkları 2030 yılı itibariyle yüzde 1,30 oranında artacak ki bu da kuraklık, sel, aşırı hava sıcaklığı ve milyonlarca insanın fakirleşmesi riskini ve etkilerini daha da arttıracak” dedi ve ekledi: Geçtiğimiz on yıllık süreçte bu konuda uluslararası ölçekte gittikçe artan baskı, karbon emisyon sorunu ile ilgili çözümler geliştirilmesini sağladı. Bunlardan bir tanesi negatif emisyon teknolojileri (NETs) olarak adlandırılıyor ve atmosferdeki karbondioksit oranını azaltıyor. Ancak yine de bu çözümlerin etkili olabilmesi için birçok koşulun sağlanabilmesi gerekiyor” 

“GLOBAL ÖLÇEKTE ÇALIŞMAK ŞART”

Davos zirvesinde konuşan Google CEO’su Sundar Pichai ise, “Al(yapay zeka) ile iklim arasında hiçbir fark yok; tek bir ülke ya da tek bir şirket olarak çalışarak güvenliğini sağlamanız mümkün değil. Bunun için global ölçekte çalışmak şart. Al ile ilgili en büyük risk, üzerinde yeterince çalışmayıp yeterli ilerlemeyi kaydetmemek olacaktır. Çünkü bu, milyarlarca insanın hayatını etkileyecek bir teknolojidir. Gelecek için nasıl yenilikler yapabileceğimizi kendi kendime sorduğumda, kuantumun cephanemizdeki en önemli araçlardan biri olduğunu görüyorum. Al ile kuantum teknolojisinin kombinasyonu bugünkü birçok problemin üstesinden gelmemizi sağlayacak” şeklende konuştu.

(FOTOĞRAFLI)

Devamını oku

Ekonomi

Bakliyatta fiyat farkına tepki

Yayınlanma tarihi

-

Olcay DÜZGÜN-Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, (DHA) – KAYSERİ’de toptancı ile marketlerde bakliyat fiyatları arasındaki fark tepki çekti. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, “Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum” dedi.
Kayseri’de üretilen bakliyatların toptancı ile markette satış fiyatındaki fark, hem üretici hem de tüketicinin tepkisine yol açtı. Tüketiciler, bakliyat fiyatlarının yüksekliğinden dert yanarak, tüketicinin ezildiğini söyledi. Kayseri Ziraat Odaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri’de en çok nohut üretildiğini söyledi. Güneş, “Genel olarak bakacak olursak nohut 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında elimizden çıkıyor. Ancak görüyoruz ki bizim elimizden bu rakamlarda çıkan nohut ne yazık ki marketlerde 10 liraya kadar satılıyor. Biz buna karşıyız. Çiftçi eğer bu işten kazanamayıp zarar ediyorsa aracı neden kazanıyor? Tamam biz fedakarlık yapalım; ama vatandaşımız ucuz bakliyat yiyecekse marketlerinde fiyatları düşürmesi gerekiyor. Marketlerde 10-12 liraya nohut görünce üzülüyorum. Raflardaki fiyatlar bizi hiç mutlu etmiyor” ifadelerini kullandı.
Kuru fasulye ve mercimek fiyatlarına da değinen Güneş, “Yeşil mercimeği biz 3 liraya tüccara veriyoruz. Marketlerdeki fiyatı belli. Kuru fasulyenin kilosu 8 liraya kadar çıktı. Marketlere baktığımız zaman kuru fasulye 15 liraya kadar satılıyor. Biz çiftçi olarak devletimizin yurt dışına muhtaç olmaması için çalışıyoruz; ama bu rafta satış yapanlarda vicdan merhamet yok. Ben onları Allah’a havale ediyorum. İnsanlar ucuza bakliyat yiyecekse biz zaten ucuza satıyoruz” diye konuştu.
Toptancı Ahmet Doğanlar “Nohut sezonunda 2 lira 60 kuruş ile 2 lira 80 kuruş aralığında alındı. Ancak bu nohutlar kalibresine göre milimi değişen nohutlardı. Bu nohutun hasarları ve çöplerini ayırdığımızda yüzde 25’lere varan fire çıkıyor. Bunlar olunca tabii bir maliyet çıkıyor. Tabii bunun dışında ambalajı, işçiliği, elektrik giderlerini katınca maliyet artıyor. Marketlerde kendi giderlerini ekliyorlar” dedi.
Kayseri’de bakliyat satan esnaf Recep Lale de fiyatlarının normal olduğunu kaydederek, “1 yıldır hiçbir şekilde bakliyata zam yapmadık. Satışını yaptığımız ürünlerin hepsi en kaliteli bakliyatlardır. 12 numara nohutun kilosu 14 TL. Aynı büyüklükteki nohut marketlerde 25-30 TL.  Kuru fasulye 12.5 TL’den satılıyor. Bu fiyatlara mümkün değil market satmaz. Vatandaşlarımız açık olan bakliyatlardan alsın. Aldığını ürünü görsün” ifadelerini kullandı. 
FOTOĞRAFLI
 

Devamını oku

Ekonomi

Kare Portföy : Enflasyon 2020’de 10-12 bandında seyredecek

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 24 Ocak (DHA) – Kare Portföy ekibi, döviz kurlarında ani bir hareket olmadığı takdirde enflasyonun yüzde 10-12 bandında seyredeceğini, lirada değer kaybının son yedi yılda olduğu gibi bu yıl da enflasyonun üzerinde gerçekleşeceğini öngördü.
Kare Portföy ekibinin 2019 yılı değerlendirmesine göre:
– Piyasalarda siyasi gelişmelerin etkisi yüksek oldu.
– ABD piyasalarındaki olumlu hava tüm dünyayı etkiledi.
– Tüm dünyada faiz oranlarını etkileyen ve gösterge niteliği taşıyan ABD 10 yıllık tahvil faizleri yıla başladığı yüzde 2.68’den yüzde 1.45’e kadar düştü, ancak tekrar yükselişe geçerek yılı 1.92 seviyesinde tamamladı.
– Enerji piyasalarında oldukça sakin bir yıl yaşandı.
– Gelişmekte olan ülkelerden Arjantin’de 2018 yılında başlayan kriz derinleşirken Rusya son zamanların en başarılı performansını gösterdi.
– Türkiye piyasaları da 2018 yılına göre daha sakin bir dönem geçirdi.
– Yılın ilk yarısında ihracatın katkısı ile Türkiye ekonomisi beklenenden az daraldı.
– TCMB düşen enflasyon ve global faiz ortamından faydalanarak politika faizlerini yüzde 24 seviyesinden yüzde 12 seviyesine kadar indirdi.
– Yıla 91 bin seviyesinde başlayan BIST-100 endeksi yüzde 26 yükselerek 114 bine ulaştı.”
Kare Portföy ekibinin 2020 değerlendirmeleri de şöyle:
“Faizler hakkında yıllardır vurguladığımız görüşümüzde bir değişiklik yok: küresel düşük reel faiz ortamının devam edeceğini tahmin ediyoruz.
“Dünyanın neredeyse tamamında enflasyonun düşük seyretmesi ve giderek artan sermaye birikimi merkez bankalarının kısa vadeli reel faizi sıfır civarında tutmasına imkan veriyor.
“Örneğin Fed 2018 yılında faizleri artırırken de, 2019 yılında faizleri indirirken de çok dar bir alanda hareket edebildi.
“Tüm dünyada hisse senedi piyasalarının tarihsel olarak pahalı görünmelerine rağmen tahvil ve bono piyasalarına göre daha cazip olduklarını düşünüyoruz.
“Hisse senedi piyasalarında bölgesel tercihimiz ABD ve gelişmekte olan ülke piyasalardan yana.
“Bu yıl iklim değişikliği ve çevre sorunlarının gündemde çok önemli bir yer işgal edeceğini ve finansal piyasalar tarafından gitgide daha artan bir oranda dikkate alınacağını tahmin ediyoruz.
“Enerji fiyatlarının yatay seyretmesini bekliyoruz. İran, Irak, Venezuela ve Libya gibi pek çok petrol üreticisi ülkenin yaşadığı arz zorluklarına rağmen fiyatlar dar bir bantta hareket edebiliyor.
“Güneş enerjisinin sürekli daha rekabetçi hale gelmesi aşağı yönde bir risk oluşturuyor.
“Sabit getirili ürünlerde likidite primi yüksek seyretmeye devam ediyor.
“Geçen yıl olduğu gibi, getiriyi yükseltmek için kredi kalitesinden fedakarlık etmek veya vadeyi uzatmak yerine daha karmaşık veya göreceli olarak daha az likit ürünlere yatırım yapmayı daha sağlıklı buluyoruz.
“Private credit fonları ve CLO’ların başarılı performansının devam edeceğini öngörüyoruz.
“Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşının akut bir krize yol açmadan yönetileceğini düşünüyoruz.
“Orta Doğu’da tüm ülkelerde istikrarsızlık devam etse de kayda değer bir sıcak çatışma çıkma riskini azalmış görüyoruz.
“Türkiye’de büyümenin 2019 yılına göre daha yüksek seyredeceğini tahmin ediyoruz.
“Uzun vadeli trend büyüme oranımız düşmüş olsa da, 2018 yılından bu yana yaşanan trend altı büyümenin 2020 yılında kısmen telafi edilmesi muhtemel.
“Lira faizlerin bulunduğu seviye nedeniyle hisse senedi yatırımları yerli yatırımcılara cazip görünüyor.
“Bu nedenle Türk hisse senedi değerlemelerinde yavaş ama istikrarlı bir artış bekliyoruz.
“Türkiye hakkındaki siyasi risk algısı azalır ve ciddi bir yabancı girişi olursa Borsa İstanbul’daki hareket hızlanabilir.”

Devamını oku

Popüler Başlıklar