Takip Edin

Dünya

PYD/YPG’nin zorla silah altına aldığı Suriyeli çocukların umudu da Türkiye

Yayınlanma tarihi

-

Hasan KIRMIZITAŞ- Ömer ŞULUL/ŞANLIURFA, (DHA) – Suriye’deki iç savaş ve terör örgütünün baskısından kaçarak Türkiye’ye sığınan Arap aşiretler, bir an önce Fırat’ın doğusunun terör örgütü PYD/YPG zulmünden kurtarılmasını istiyor. Aşiret liderleri, teröristlerin baskı ve ölüm tehdidi ile 14-15 yaşından itibaren tüm çocuk ve gençleri zorla saflarına kattığını anlattı.  PYD/YPG’nin zoruyla şu anda silah altında olan binlerce kişi, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna operasyon başlatacağı ve bu sayede özgürlüklerine kavuşacakları umuduyla yaşıyor.

DHA’ya konuşan aşiret reisleri, silahaltına alınan çocukların ancak rüşvetle kurtarılabildiğini dile getirirken, PYD/YPG’nin zorla militan yaptığı ve ailesinin rüşvet vermesiyle kurtularak Türkiye’ye gelen bir genç ise örgütün eğitim kamplarında çocukların, ailelerinin öldürüleceği korkusuyla kaçamadıklarını ve her gece ağlayarak kurtulmayı beklediklerini anlattı.

Suriye iç savaşının ardından topraklarını terk ederek Türkiye’ye sığınan Suriyeli aşiretlerin reisleri, Fırat’ın doğusunun biran önce güvenli hale getirilmesini isterken, halen Suriye’nin kuzeyinde yaşayanların ise terör örgütünün baskısı altında adeta bir ekmeğe muhtaç edildiğini ifade etti.

“PKK/YPG 300 AŞİRET ÜYEMİZİ ZORLA SİLAHALTINA ALDI”

Suriye’den 2013 yılında ayrılan ve Türkiye’ye sığındıktan sonra yaşamını Şanlıurfa’da sürdüren 300 bin mensubu bulunan Mişahde Aşireti liderlerinden Faysal Ziyanat, aşiretlerine mensup 300 kişinin zorla terör örgütü PYD/YPG saflarına katıldığını söyledi. Terör örgütünün Haseke ve Kamışlı’da kontrolü sağlamasının ardından evlerini terk etmek zorunda kaldığını anlatan Ziyanat, “Şu an aşiret üyelerimizin bir bölümü Türkiye’de, bazıları ise Fırat Kalkanı bölgesinde yaşıyor. Ancak, sınırı geçemeyen Haseke ve Kamışlı bölgesinde kalanlar ise şu anda terör örgütünün baskısı altında” dedi.

Terör örgütünün aşiret mensuplarının tarım arazilerine el koyduğunu ve her şeyden vergi alarak adeta insanları bir ekmeğe muhtaç ettiğini anlatan Faysal Ziyanat, “Şu an insanlarımız işsiz, ekmeğe muhtaç durumda. Teröristlerin baskısı altında insanlarımız yaşam mücadelesi veriyor. Her türlü baskı uygulayarak gençlerimizi zorla silahaltına alıyorlar. Kaçamadığı için Suriye’de kalan aşiretimize mensup 200-300 kişi şu anda terör örgütü tarafından zorla silahaltına alınmış durumda. Biz biran önce Suriye’de güvenli bölgenin oluşturulmasını istiyoruz. Kimse teröristleri istemiyor. Şu anda teröristlerin yanında mecburen bulunan gençler de biran önce Türk askerinin gelmesini bekliyor” diye konuştu.

“3 BİNE YAKIN AŞİRET MENSUBU ZORLA ASKERE ALINDI”

Kamışlı ve Haseke bölgesinde yaygın olan 600 bin mensubu bulunan Tai aşiretinin liderlerinden Navaf Al Tai de terör örgütünün uyguladığı baskı sonrası aşiretlerinden 2 bin 500 – 3 bin arası kişinin şu anda PYD/YPG tarafından zorla silahaltında tutulduğunu söyledi. Terör örgütünün şu anda eli kalem tutabilecek yaştaki çocukları zorla silahaltına aldığını anlatan Navaf Al Tai, “Biz savaşın ardından buraya geldik. İmkân bulamadıkları için gelemeyerek Kamışlı’da kalan akrabalarımız ve aşiret mensuplarımız teröristlerin baskısı altında yokluk içinde yaşıyor. Bundan dolayı insanlarımız orada teröristlere boyun eğiyor. Şu anda insanlarımız yaşadıkları baskılar nedeniyle terör örgütü tarafından silahaltına alınıyor. Sadece bizim aşiretten 2 bin 500 – 3 bin kişi PYD tarafından zorla silahaltına alındı. Silahaltına alınan çocukların toplam sayısı ise bizim edindiğimiz bilgilere göre 10 binin çok üzerinde” şeklinde konuştu.

Navaf Al Tai, şu anda cezaevi, işkence ve ölüm tehdidiyle terör örgütünde zorunlu askerlik yapan insanlar ile ailelerinin umudunun Türkiye olduğunu da kaydetti.

“OĞLUMU 2 BİN DOLAR RÜŞVETLE ÖRGÜTÜN ELİNDEN KURTARDIM”

Navaf Al Tai, üniversite öğrencisi oğlunun da teröristler tarafından alıkonularak silahaltına alındığını söyledi. Oğlunun zorla silahaltına alındığını öğrenince kurtarmak için harekete geçtiğini anlatan Tai, şöyle dedi:

“Ben birileri aracılığıyla teröristlerle iletişim kurdum. Sonra oğlum için 2 bin dolar rüşvet ödedim. Rüşveti verince oğlumu bana getirdiler ve ben de yeniden silahaltına alınmaması için onu Türkiye’ye getirdim, böylece terör örgütünün elinden kurtardım. Oğlumu önce Kamışlı’da bir kampta eğitime almışlar. Sonra Haseke’ye götürüp silah eğitimine tabi tutmuşlar. Ben oğlumu kurtardım ama binlerce çocuk halen teröristlerin elinde. Terör örgütü rüşvet aldığı ailelerin çocukların ayrılmasına izin veriyor. Ama parası olmayan insanların çocukları mecburen teröristlerin saflarında silah tutuyor.”

“KAÇARSAN AİLEN ÖLÜR”

Mişahde aşireti liderlerinden Abdurrahman El Eyyub ise terör örgütü PYD/YPG’nin kaçmayı başaramayarak Suriye’de kalan tüm çocuk ve gençleri zorunlu militan yaptığını söyledi. Suriye’nin kuzeyindeki Haseke bölgesinde rejimin de terör örgütüne yardım ettiğini, çocukları zorla asker yaptığını anlatan Abdurrahman El Eyyub, çocukların aileleri, ailelerin ise çocukların ölümüyle tehdit edilerek bu duruma ses çıkarmamaya mahkûm edildiğini kaydetti.

“SİLAHLI EĞİTİM YAPTIRDILAR, AİLEM RÜŞVET VERİNCE KURTULDUM”

Terör örgütünün zorunlu olarak askere aldığı ve ailesinin rüşvet vermesiyle kurtulduktan sonra Türkiye’ye gelmeyi başaran Suriyeli bir genç de başından geçenleri anlattı. İsmini ve yüzünü Suriye’nin Kamışlı bölgesindeki ailesinin güvenliği nedeniyle açıklamayan Suriyeli genç, 5 ay önce teröristler tarafından kontrol noktasında gözaltına alındığını ve eğitim kampına götürüldüğünü söyledi. Eğitim kampında kendisine ve burada bulunan çoğunluğu çocuk olan kişilere silah eğitimi verildiğini anlatan Suriyeli genç, “Aileme ulaştım ve durumumu anlattım. Sonra ailem teröristlere rüşvet verdi ve beni ellerinden kurtardı. Ancak, Suriye’de kalsaydım beni yeniden alacaklardı. Onun için ailem beni Türkiye’ye gönderdi. Şu an kaçtığımı öğrenseler ailemi öldürebilirler” dedi.

Kendisinin bulunduğu eğitim kampında çok sayıda çocuk bulunduğunu da anlatan Suriyeli genç, şöyle devam etti:

“Her gün bana ve çocuklara silah eğitimi veriyorlardı. Küçük yaşta çocuklar bile vardı. Bize silah eğitimi verip, savaşacağımızı söylüyorlardı. Evine dönmek isteyenlere asla izin vermiyorlardı. Gitmek veya kaçmak isteyenleri ailelerini öldürmekle tehdit ediyorlardı. Kimsenin kamptan çıkması mümkün değildi ve her türlü baskı uygulanıyordu. Sadece ailesi rüşvet veren çocuklar örgütün elinden kurtuluyordu. Küçük çocuklar akşam olunca ailelerine gitmek istiyor ve sürekli ağlıyordu. Tehdit ve baskıyla orada kalan çocukların tek isteği teröristlerin elinden kurtulup, ailelerine kavuşmak.”

“BÖLGE HALKI KANDİL’DEN GELEN PKK KADROLARINI ORADA İSTEMİYOR”

PYD/YPG’nin kontrol ettiği bölgelerde silahaltına aldığı Suriyelilerle ilgili araştırma yapan Bedir Muhammed, on binlerce gencin terör örgütüne katılmamak için evlerini terk ederek başka ülkelere kaçtıklarını söyledi. Türkiye’ye Ayn el Arab. Haseke ve Kamışlı gibi bölgelerden gelen 500 bin civarındaki sığınmacının yüzde 40’ına yakınının gençlerden oluştuğunu belirten Bedir Muhammed, 100 binden fazla gencin ise silahaltına alınmamak için Irak’a kaçtığını söyledi. Silahaltındaki gençlerin ise ailelerinin öldürüleceği korkusuyla karşı çıkamadıklarını veya örgütten kaçamadıklarına dikkati çeken Muhammed, güvenli bölgenin oluşturulması durumunda orada yeni oluşumların ortaya çıkabileceğini, bunun da YPG’yi zayıflatabileceğinin altını çizdi. Muhammed, “Türkiye’nın ısrarla üzerinde durduğu, barış koridoru kurulur ve devamlılığı sağlanırsa oranın halkı için çok faydalı olur. Oranın halkı, YPG’nin güvenliklerini tehdit etmemesini istiyor. Dışarıdan gelen, Kandil’den gelen PKK kadrolarını orada istemiyorlar” diye konuştu.

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

KKTC’de 90 kamyon ilaç depoda unutuldu, zarar 200 milyon TL

Yayınlanma tarihi

-

Sefa KARAHASAN/LEFKOŞA, (DHA)- KUZEY Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Sağlık Bakanlığı’na bağlı İlaç ve Eczacılık Dairesi deposunda, 200 milyon TL değerinde tarihi geçmiş ilaç bulundu. Konuyla ilgili açıklama yapan Sağlık Bakanı Ali Pilli, “Bundan sonra depoya giren ve çıkan tüm ilaçlar kurulacak sistemden takip edilecek. Biz bu kadar ilacı çöpe atacak kadar zengin bir ülke değiliz” dedi.
KKTC’de Sağlık Bakanlığı’na bağlı İlaç ve Eczacılık Dairesi deposunda 200 milyon TL değerinde tarihi geçmiş ilaç bulundu. Yaklaşık 90 kamyonluk, tarihi geçmiş ilaçla ilgili inceleme başlatıldı. Yapılan çalışmaları yerinde takip eden KKTC Sağlık Bakanı Ali Pilli, açıklama yaptı. Pilli açıklamada şunları söyledi:
“Ortaya çıkan zarar 200 milyon TL. KKTC bu kadar ilacı çöpe atacak kadar zengin değil. Yıllarca birikmiş ilaçlar ve buna bir önlem alınmadı. Yıllarca böyle bir düzen içindeydik ancak bundan sonra depoya giren ve çıkan tüm ilaçlar kurulacak sistem üzerinden takip edilecek. Biz bu kadar ilacı çöpe atacak kadar zengin bir ülke değiliz ancak bugüne kadar düzensizlik nedeniyle bunlar yaşandı. Bu ilaçların ambardan çıkarılması için çevreden kamyon takviyesi aldık ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Üç aydır taşıyoruz ancak o kadar çok tarihi geçmiş ilaç var ki bitmiyor.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Dünya

Rusya’da kamyon karşı şeride uçtu

Yayınlanma tarihi

-

Rusya, (DHA)- Rusya’da tekeri çıkan kamyon, devrilerek karşı şeride uçtu. Kaza anı, araç içi kamerasıyla saniye saniye görüntülenirken; 2 otomobilin kamyondan son anda manevra yaparak kaçtığı görüldü.
Leningrad bölgesindeki Novopriozersky otobanında meydana gelen kazada, tekeri çıkan kamyon devrilerek karşı şeride uçtu. Araç içi kamerasınca kaydedilen kazada, kamyonun karşı şeritte seyir halindeyken aniden devrildiği ve yol arasındaki bariyerleri yıkarak karşı şeride uçtuğu görüldü. Kazayı fark eden 2 sürücü, otomobillerini hızlıca sağ şeride geçirerek kamyondan son anda kaçtı.
Yerel medya, kazada kamyon sürücüsünün hafif yaralandığını duyurdu.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Dünya

Hong Kong’da eylemciler, AVM’leri bastı

Yayınlanma tarihi

-

Çin, (DHA)-  Hong Kong’da suçluların Çin’e iadesini kolaylaştıran yasa tasarısı geri çekildi ancak eylemciler, taleplerinin karşılanmadığını belirterek protestolara devam ediyor. Eylemciler, Sha Tin ve Nam Cheong AVM’lerine girerek protestolarını sürdürdü.
Hong Kong’daki Sha Tin ve Nam Cheong AVM’lerine giriş yapan eylemciler, Çin ile bağlantılı olduğunu iddia ettikleri işletmeleri hedef aldı ve bu işletmelerin cam vitrinlerine yapışkanlı kağıtlar yapıştırarak damgaladı. AVM’lerde toplanan çok sayıda eylemci, bu işletmelere tepki gösterirken, zaman zaman polis ile eylemciler arasında arbede yaşandı.
Yerel medya, polisin, AVM’lerin dışındaki sokaklarda biber gazıyla eylemcileri dağıtmaya çalıştığını duyurdu.

FOTOĞRAFLI

 

Devamını oku

Popüler Başlıklar