Takip Edin

Ekonomi

Serbest bölgelerin ticaret hacmi 21 milyar dolar

Yayınlanma tarihi

-

Mehmet ÇINAR/ANTALYA, (DHA)- TÜRKİYE Serbest Bölgeler Dernekler Platformu’nun yeni dönem başkanlık görevini üstlenen Antalya Serbest Bölge İş İnsanları Derneği (ASBİD) Başkanı Emre Sandan, Türkiye’de 18 serbest bölgenin toplam ticaret hacminin 21 milyar dolar, ihracatının 8.2 milyar dolar, toplam istihdamının da 75 bine yükseldiğini açıkladı. Sandan, 2019 yılında da yüzde 5-6 oranında artış beklediklerini söyledi.
Türkiye Serbest Bölgeler Dernekler Platformu’nun 36’ncı toplantısı Antalya’da yapıldı. ASBİAD’ın ev sahipliğinde kent merkezindeki bir otelde yapılan toplantıya Bursa, Ege, İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Mersin serbest bölge derneklerinin başkanları, Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Abdullah Erdoğan ve Antalya Serbest Bölge yöneticileri katıldı. Toplantıda Platform Başkanlığı görevi ise Ege Serbest Bölgesi Sanayici ve İş adamları Derneği Başkanı Bilgen Salih Narlı’dan, ASBİD Başkanı Emre Sandan’a devredildi.
TÜRKİYE’DE 18 SERBEST BÖLGE
Platform Başkanı Emre Sandan, serbest bölgelerin yabancı sermaye yatırımlarını ve dış ticareti artırmak, uluslararası rekabet güçlerine katkıda bulunmak, ihracata dönük sanayilerin gelişmesini teşvik ederek ihracatı artırmak, yeni iş imkanları yaratarak istihdam sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla kurulduğunu açıkladı. Sandan, Türkiye’de ilki 1985 yılında kurulan serbest bölge sayısının bugün 18’e yükseldiğini kaydetti.
21 MİLYAR DOLARLIK TİCARET HACMİ
Üretim, alım-satım ve diğer faaliyet alanlarında 764’ü yabancı sermaye, 2 bin 66’sı Türk sermayesi olmak üzere toplam 2 bin 830 firma bulunduğunu belirten Emre Sandan, 2018 verilerine göre, yaklaşık 21 milyar dolar ticaret hacmine sahip serbest bölgelerde yüzde 7 artışla 75 bin kişiye yakın istihdam sağlandığını söyledi. Serbest bölgelerin katma değeri yüksek ürünlerin üretildiği teknoloji ve ticaret merkezine dönüştüğünü dikkati çeken Başkan Sandan, 2018 yılı ihracatının 8.2 milyar dolar olduğunu açıkladı.
2019’DA YÜZDE 5-6 ARTIŞ BEKLENİYOR
2019 yılında Türkiye’deki serbest bölgelerin ticaret hacmi, istihdam ve ihracat rakamlarında 2018’e göre yüzde 5-6 oranlarında bir artış beklediklerini dile getiren Sandan, “Sınırların kalktığı, oyunun kurallarının yeniden yazıldığı bu dönemde yeni küresel ticaret dinamikleri göz önünde bulundurarak serbest bölgelerin ihracatını, üretimini ve istihdamını artıracak yeni avantaj paketleri hazırlanmalıdır. Ancak bu şekilde uluslararası sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne sahip olabiliriz” dedi.
YENİ NESİL İHTİSAS SERBEST BÖLGELER
Antalya Serbest Bölge’nin yeni nesil ihtisas serbest bölgeler konusunda başarılı bir rol model olduğunu da belirten Emre Sandan, medikal ve elektronik sektörlerinin yanında, ağırlıklı olarak yat imalat ve mega yat bakım alanında Türkiye’nin ilk ihtisas serbest bölgesi olma yolunda ilerlediğini kaydetti. Başkan Sandan, “2020 itibariyle mega yat bakımı konusunda bölgede yapılacak büyük ölçekli yatırımların da ihtisaslaşma konusunda ciddi bir adım olacağı inancını taşıyoruz. Serbest bölgelerde özellikle tüm üretim faaliyetleriyle mega yat bakım sektöründe bulunan firmalara destek sağlanmalı, daha avantajlı kılacak yeni stratejiler kurgulanmalıdır” dedi.

FOTOĞRAFLI

 

 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi

Melih Pazarlıoğlu Corendon Airlines E-ticaret Müdürü oldu

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Corendon Airlines’ın e-ticaret müdürlüğü görevine Melih Pazarlıoğlu atandı. Pazarlıoğlu, Corendon Airlines’ın e-ticaret faaliyetleri ve stratejilerinden sorumlu olacak.
Melih Pazarlıoğlu konuyla ilgili olarak “Dijitalleşmenin önemini ve bununla birlikte her geçen gün yolcuların istek ve beklentilerinin ne kadar hızlı değiştiğinin farkındayız. Detaylara önem veren Corendon Airlines olarak yolcularımıza bilet aldıkları andan itibaren bambaşka bir tecrübe yaşatabilmek için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.
Üniversite eğitimini Türkiye’de turizm ve otelcilik alanında tamamladıktan sonra eğitimini Londra’da University of Wales İşletme Bölümü’nde sürdüren Melih Pazarlıoğlu, eğitimi devam ederken, Londra Park Lane Hilton gibi şirketlerde görev aldı. 2010 yılında Türkiye’ye dönen Pazarlıoğlu, kuruluşundan itibaren Grupanya.com’da iki yıl çalıştı. Ardından N11.com’un core ekibiyle birlikte kuruluşundan önce başlayarak 6 yıl süresince kategori yöneticiliği görevini sürdürdü. Farklı e-ticaret platformlarında uçak bileti ve turizm satış kanalları kurulmasını sağlayan Pazarlıoğlu, birçok start-up projesinde liderlik ve e-ticaret danışmanlığı yaptı. (Fotoğraflı)

Devamını oku

Ekonomi

MB – Konut fiyatları Kasım’da yüzde 1.09 yükseldi, yıllık reel yüzde 3.05 düştü (2)

Yayınlanma tarihi

-

(Ayrıntılarla güncellendi)
İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Konut fiyatları, Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1.09 yükseldi; yıllık bazda ise nominal olarak yüzde 7.19 artarken, reel olarak yüzde 3.05 düştü.
Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Merkez Bankası Konut Fiyat Endeksi (KFE), Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1.09 artarak 117.10 düzeyine çıktı. Kasım’da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7.19 artan KFE, aynı dönemde reel olarak ise yüzde 3.05 azaldı.
Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, Kasım ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 2.01, 6.48 ve 1.13 yükseldi.
Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul’da yüzde 1.30, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 6.48 ve 7.47 yükseldi. (Grafik – Tablo)

Devamını oku

Ekonomi

Rapor – Kamu düzenlemeleri kalitesinde gelişim ve iyileştirme ihtiyacı arttı

Yayınlanma tarihi

-

İstanbul, 17 Ocak (DHA) – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) hazırladığı, Kamuda Karar Süreçleri Değerlendirme 2018 Raporu’na göre, Türkiye’de “kamu düzenlemelerinin kalitesinde gelişim ve iyileştirme ihtiyacının arttı.”
OECD’nin Kamuda Karar Süreçleri Değerlendirme 2018 Raporu, Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nde (TÜSİAD) yapılan ‘Kamuda Karar Süreçleri Konferansı’nda ele alındı.
Özel sektör, kamu ve sivil toplum yöneticilerine yönelik olarak düzenlenen konferans TÜSİAD ve Argüden Yönetişim Akademisi iş birliğinde gerçekleşti. Açılış konuşmalarını TÜSİAD Genel Sekreteri Bahadır Kaleağası ve Argüden Yönetişim Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı’nın yaptığı toplantıda, kamu düzenlemelerindeki iyi yönetişim kültürü Türkiye ve diğer ülkeler nezdinde çok boyutlu ve karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Konferansta OECD Düzenleyici Politikalar Bölüm Başkanı ve Argüden Yönetişim Akademisi Danışma Kurulu Üyesi Nick Malyshev konuşmacı olarak yer aldı. Moderatörlüğünü Argüden Yönetişim Akademisi Akademik Kurul Üyesi Dr. Erkin Erimez’in yaptığı panelde ise Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhittin Acar serinin 2015’te yayınlanan bir önceki raporundan bu yana gerçekleşen gelişmeleri değerlendirdi.
Toplantının açılış konuşmasında Argüden Yönetişim Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Çakmakçı, “İyi yönetişim, yaşam kalitesini ve vatandaş mutluluğunu artırır. Kamu karar süreçlerinde iyi yönetişimin uygulanması kararlarda öğrenmeyi, benimsenmeyi ve etkililiği de artırır. Bu nedenle, kamuda katılımcı karar süreçlerinin işletilmesi, bunun yanı sıra karar öncesi ve uygulama sonrası gerekli etki analizlerinin yapılması yaşam kalitesine ve vatandaş mutluluğuna katkı yapacaktır” dedi.
Panel moderatörü Argüden Yönetişim Akademisi Akademik Kurul Üyesi Dr. Erkin Erimez ise kamu karar süreçlerinde Türkiye’nin paydaş katılımı, düzenleme öncesi etki analizi ve düzenleme sonrası etki analizi konuları bazındaki durumu hakkında bilgi verdi.
Rapora göre, 2015 yılı ile 2018 yılı verileri karşılaştırıldığında, Türkiye birincil yasalarda üç başlıkta da alt sıralara gerilemiş durumda. Paydaş katılım sürecinde 2015 yılında 34 ülke arasında 16’ncı sırada bulunan Türkiye 2018 yılında 38 ülke arasında 32’nci sıraya yerleşti. Aynı şekilde Türkiye düzenleme öncesi etki analizinde 2015 yılında 29’uncu sıradayken 2018’de 33’üncü sıraya, uygulama sonrası değerlendirmede ise 2015 yılında 33’üncüyken, 2018’de 35’inci sıraya geriledi. Raporda 2015 yılında toplam ülke sayısı 34 iken, 2018’de 38 ülke rapora dahil edildi.
OECD raporu, üye ve aday ülkelerin kamu karar süreçleri yönetişimine yönelik gelişmeleri izlemek amacıyla düzenli aralıklarla hazırlanıyor. Raporun veri toplama çalışmaları OECD’nin ilgili ülkelerin kamu otoritelerine gönderdiği anketler ve soru setleri gerçekleştiriliyor. Üç yılda bir hazırlanan değerlendirme raporu kamu otoritelerinin OECD’nin sorularına verdikleri yanıtlar temel alınarak yazılıyor. Raporda; dünyada ve Türkiye’de kamu düzenlemelerinin kalitesi paydaş katılımı, düzenleme öncesi etki analizi ve uygulama sonrası değerlendirme başlıklarıyla üç temel alanda değerlendiriliyor. Her bir alandaki puanlama ise Metodoloji, Sistematik Uygulama, Şeffaflık, Denetim ve Kalite Kontrol alt detayları ile yapılıyor.
OECD Düzenleyici Politikalar Bölüm Başkanı ve Argüden Yönetişim Akademisi Danışma Kurulu Üyesi Nick Malyshev, raporun kamu karar süreçlerinin önemli araçları olan paydaş katılımı, düzenleme öncesi etki analizi ve düzenleme sonrası etki analizi konularında ülkelerin uygulamalarının ne ölçüde etkili olduğunu karşılaştırmalı olarak ortaya koyduğunu ifade etti.
Düzenlemelerin kaliteli olmasının ancak düzenleme hazırlama süreçlerinde iyi yönetişim yaklaşımlarının kullanılması ile mümkün olacağını vurgulayan Malyshev, ‘’Aynı zamanda uygulamaların adil ve şeffaf olması gerekiyor. Son değerlendirme raporu, Türkiye için her üç alanda da gelişim alanı olduğuna işaret ediyor” dedi.
Malyshev konuşmasında düzenlemeler konusunda yeni trendlerden de söz ederek şunları söyledi:
“Özellikle küreselleşme ve dijitalleşmenin etkisi ile düzenleme süreçlerinde uluslararası iş birlikleri önem kazanıyor. Artık ülkeler diğer ülke uygulamalarını ve uluslararası standartları dikkate alarak düzenlemelerini yapıyor.
“Düzenlemelere uyumu artırmak için davranış bilimlerinden yararlanma konusu da yaygınlaşıyor. Türkiye’nin bu yeni trendleri de kapsayacak şekilde kamu karar süreçlerinde iyileşmeye gitmeye ihtiyacı var.”
Argüden Yönetişim Akademisi Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden, Vakıf olarak yürüttükleri tüm çalışmalarda ‘öğrenmeyi tetikleyecek yaklaşımları’ önceliklendirdiklerini belirterek, OECD Kamuda Karar Alma Süreçleri Raporu’nun 2015’in ardından 2018 sonuçlarını Türk kamuoyunun bilgisine kazandırmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
OECD’nin 2012 yılında kamuda karar kalitesinin artırılması için bazı kriterler belirlediğini hatırlatan Dr. Yılmaz Argüden, şunları söyledi:
“’Düzenlemeler yapılırken katılımcı demokrasinin işletilip işletilmediği ön şartlardan biri. Bunun yanı sıra kararlar alınmadan önce verilere dayalı olarak bütüncül bir bakış açısıyla etki analizinin yapılmış olması da gerekiyor.
“Çünkü bazen bir noktanın iyileştirilmesi için yapılan bir düzenleme, başka alanlarda olumsuzlukların çıkmasına sebep olabiliyor. Örneğin ekonomik bir düzenleme yapıyorsunuz ama maliyeti yüksek, negatif sosyal sonuçlar doğurabiliyor.
“Burada bütüncül bakış önemli. Son olarak da uygulama sonrasında da tekrardan değerlendirme yapılıp öğrenme ve gelişme imkanlarının ortaya çıkarılması önemli. İşte OECD raporu ülkeleri bu kriterler üzerinden karşılaştırıyor.”
Güçlü bir düzenleme yönetişimi yaklaşımının, ülkelere ve kamu kurumlarına yüksek kredi notu ve düşük finansman maliyeti sağladığına dikkat çeken Dr. Argüden, “’Aksi durumda kamu, her türlü kaynak israfıyla en önemlisi de güven israfı ile karşı karşıya kalıyor. Rapor bize kamuda kaynak ve güven israfını engellemenin en önemli yolunun karar süreçlerinde iyi yönetişim ilkelerini uygulamaktan geçtiğini gösteriyor” diye ekledi. (Fotoğraflı)

Devamını oku

Popüler Başlıklar