DOLAR 6,8682
EURO 7,7686
ALTIN 397,44
BIST 8,6805
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu

Sonbahar Kafası

16.11.2019
298
A+
A-

Kendimizi olmak istediğimiz gibi gösterme çabamız  bir gerçek. Gerçekten ölmeden olmak istediğin kişi , yapmak istediklerin , son sözlerin , kendine katmak istediğin erdemlerin … Bir insanda bırakacağın son anı , son söz , son dokunuş belki ya da sadece son bakış ve yanından geçiş.  Çoğu insan  yaşamı kadar gidişinin de görkemli olmasını istiyor fakat bunun için yaşamda nasıl aksiyon aldığın, ne  tepki verdiğin , nasıl düşündüğün önemli.

İstediğimiz kişi , kendimizin en iyi versiyonu olabilmek için belki de kurallar açıktır.

“Neyi  ne kadar  tolere ettiğimiz  insanların bize davranışını belirliyor. “

Yaşarken bunu ne kadar başarabiliyoruz. Bazen her şey  negatif olduğunda , önlenemez acılarla karşılaştığımızda  bunun sorumluluğunu ne kadar alabiliyoruz ? Şikayet etmek , isyan etmek ve pes edip negatiflik girdabında yüzmek mi, bizi bu duruma sokan şeyi yok saymak m  ya da durumu kabullenip evet kötü bir dönem geçiriyorum ama geçecek ve ben bunu en az hasarla atlatmaya çalışacağım mı olmalı mottomuz?

Yeryüzünde ” kişisel gelişin! sadece kendinize odaklanın! “diye bağıran kitapların gerçekten bize kalıcı fayda sağladığını düşünmüyorum . Şahsi fikrimde o kitapların çoğunun büsbütün bir gerçeklikle hayata geçirebilecek şeyler olmaması. Söylesenize babanız ölüyor ve bir kitap aynada kendine bakıp kendini sevdiğini söyle diyor. Aynaya  bakmak isteyen kim? Omg!  Ve ver elini psikolog. Bir kere psikoloğa gittim ve bana bu yoğun acın  6 ay dan uzun sürerse tekrar gelmemi söyledi. İşte aradığım netlik. Dürüstlük. Ve fayda. En azından  evet normal bir şey  yaşıyorum hissi. Zamanın ilaç olma hali. Hal böyleyken  geçmişe dair düşündüğümde de gerçekten insan düşüncesi ve onlarla baş etmeye dair önemli çıkarımlar alıp hayatıma yansıyan bir kitap var. “Ustalık Gerektiren  Kafaya Takmama Sanatı” okuduğum en gerçek ve insanın kötü şeyler yaşamasına naif bir saygıyla yaklaşan bir kitap. Sorumluluk al ,durumu kabullen ama İnan bana hayatta neleri kafaya takacağımıza biraz da biz karar veriyoruz diyor  , ve içlerinden birazda olsun eleme yapmamız gerektiğine vurgu yapıyor. Serpiştirdiği hikayeler hiçte yalnız olmadığımızı gösteriyor.

“ Büyük sorumluluklar büyük güç gerektiriyor “

Çok başarılı kişilerin verdiği kararlar yaptığı seçimler sonucu mutluluk pikini takip ediyoruz.  Esdeyişle ükselişler ve ardından belki de çöküşler. Metallica dan kovulan Dave Mustaine hikayesi gibi …

Gerçek hikayeler ve bilimle yontulan hikayeler de  hayat kadar gerçek. 

Çabalamak , ızdırap, hayır diyebilmek, sorumluluk ,seçimlerimiz ve daha bir çok konu hakkında yazmış Mark Manson.

Genelde kitap okuma eylemini real yollarla sevsemde (kitap kokusu ve dokunma ) bazen de sesli kitap uygulamasını kullanıyorum.

 Zamandan tasarruf edip ve keyifle dinlemeniz için size de öneriyorum. ( Storytel uygulama )

Ve işte ;

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.