Takip Edin

KÜLTÜR SANAT

Suriyeli çocuklardan Ankara’da fotoğraf sergisi

Yayınlanma tarihi

-

Selen YALAZ-Harun ÖZALP/ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE’de yaşayan 60 Türk ve Suriyeli çocuk ‘Gençlerin Gözünden’ projesi kapsamında gençlik merkezlerinde eğitim gördü. Proje kapsamında 30’u Türk, 30’u Suriyeli çocuklar, Ankara’da Cer Modern’de fotoğraf sergisi açtı.
Türk ve Suriyeli çocuklar, Birleşmiş Miletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Avrupa Birliği ve fotoğraf sanatçısı Reza Deghati’nin desteğiyle gerçekleştirilen ‘Gençlerin Gözünden’ projesi kapsamında aldıkları eğitim sonrası deklanşöre bastı. Proje ile çocuklar hayallerini ve kendi gerçeklerini fotoğrafladı ve Ankara’da Cer Modern’de fotoğraf sergisi açtı. 60 fotoğrafın yer aldığı sergi, 15 Eylül’e kadar açık kalacak. 
‘PROJENİN GENİŞLETİLMESİNİ AMAÇLIYORUZ’
UNICEF Türkiye Başkanı Philippe Duamelle, projeyle gençlerin kendi hayallerini ve gerçeklerini fotoğraf diliyle paylaştığını bildirdi. Duamelle, “Gençler bu projede kazandıkları becerileri şu anda günlük hayatlarında kullanıyorlar. Önümüzdeki dönemde de bu projenin genişletilmesini amaçlıyoruz. Bu proje ile gençler pek çok teknik beceri kazandılar, bu beceriler aracılığı ile kendilerini nasıl daha iyi ifade edebilirler, nasıl daha iyi fotoğraf çekebilirler bunu öğrendiler. Bu projenin en önemli katkılarından bir tanesi de, gençlere sağladığı eğitim imkânları ile toplumsal bütünleşmeye sağladığı katkı. Bu gençler farklı milliyetlerden gelip, aynı sosyal çevrede beraber yaşayan toplumları da temsil ediyorlar ve kendi toplumlarına da  toplumsal bütünleşme mesajı veriyorlar” dedi.
Başkan Duamelle, sergide yer alan 60 fotoğrafın her birinin güçlü mesajlar veren fotoğraflar olduğunu söyleyerek, “Geçtiğimiz 10 ay içerisinde bu genç fotoğrafçılar ile bir araya geldiğim için her birinin arkasındaki hikâyeyi de biliyorum. Dolayısı ile her biri benim çok sevdiğim fotoğraf, hepsi favorim” şeklinde konuştu.

FOTOĞRAFLI

 

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KÜLTÜR SANAT

Senfonik Neşet Ertaş konserine büyük ilgi

Yayınlanma tarihi

-

Mustafa ERCAN/MERSİN, (DHA)- MERSİN Devlet Opera ve Balesi’nin ‘Senfonik Neşet Ertaş Türküleri’ konseri sanatseverler tarafından büyük ilgi gördü.
Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen konsere Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, MDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Serbülent Biçer’in yanı sıra yaklaşık bin 500 kişi katıldı.
Konserin orkestra şefliğini, Neşet Ertaş’ın eserlerini senfonik şekilde yeniden düzenleyen Serdar Yalçın yaparken, koro şefliğini ise Anıl Aydın üstlendi. MDOB Orkestrası ve Korosu’nun yer aldığı konserde, TRT İstanbul Radyosu sanatçısı Umut Akyürek konuk sanatçı olarak katılırken, Nihan Çetin Aydın (Mezzo-soprano), Bülent Bezdüz (Tenor) ve Zafer Erdaş (Bas) solist olarak yer aldı.
Programda Ahirim Sensin, Neredesin Sen, Gönül Dağı, Yazımı Kışa Çevirdin, Al Elma Boyanır mı, Mühür Gözlüm, Niye Çattın Kaşlarını, Dertli Yoldaş, Zahidem, Doyulur mu, Kesik Çayır Biçilir mi, Dane Dane Benleri Var, Ah Yalan Dünya ve Yanıyorum eserleri seslendirdi.
Yaklaşık 2 saat süren konserin sonunda salonu dolduranlar performansları nedeniyle sanatçıları uzun süre alkışladı. Bunun üzerine sanatçılar 2 kez bis yaparak yeniden sahneye geldi.
Neşet Ertaş’ın eserlerini senfonik şekilde yeniden düzenleyen şef Serdar Yalçın, misafir solist olarak Umut Akyürek’in de sahne aldığını belirterek, “Böyle bir projenin sadece opera sanatçıları ile değil tüm sanatçılarımızla yapılıyor olduğunu bilmek eserimize bir zenginlik katıyor. Seyirci durumu çok iyiydi. Biletler satışa çıkar çıkmaz bitiyor. Kendi kültürümüzden halk ozanımızın dünya kültürü ile buluşması şeklinde planladığımız bu proje izleyiciler tarafından çok sıcak karşılandı ve karşılanmaya da devam ediyor” dedi.
Projenin Anadolu ve Avrupa ülkelerini de dolaşması gerektiğini ifade eden Yalçın, “Neşet Ertaş sadece Türkiye’de değil Almanya’da Fransa’da, İsviçre’de İngiltere ve Hollanda’da Türkler tarafından çok sıcak bakılan bir sanatçı. Sadece müziği ile değil aynı zamanda felsefik sözleri ile de, aşkını anlattığı o güzel tarzla da sosyal içerik ve deyişleri ile de çok önemli bir ozanımız. Onun için böyle bir projenin yaratıcısı olmak  beni onurlandırıyor” diye konuştu.
Bir grup arkadaşı ve ailesi ile birlikte Kırşehir’den gelen Murat Yıldırım, “Sırf bu konser için Kırşehir’den geldim. Neşet Ertaş’ın şöyle bir sözü vardı; ‘Gönülden gönüle bir yol vardır’ diye. Biz de o yolu kat ettik geldik. Kırşehir ile Mersin arasında bir gönül bağı kurmaya geldik. Türkiye’nin ender gruplarından biri olan MDOB ve sanatçılarını tebrik ediyorum. Anadolu insanının, Abdal kültürünü, Neşet Ertaş kültürünü buradan en güzel şekli ile sunumunu yaptılar. Bizler de Neşet Ertaş’ın hemşerileri olarak gurur duyduk. Gerçekten güzel ve rüya gibi bir geceydi” dedi.
Öte yandan 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı’nda doğan Ertaş, Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisidir. Babasıyla düğünlerde saz çalıp, türkü söyleyerek müziğe başlayan ozan, ‘Bozkırın Tezenesi’ olarak da bilinir. UNESCO tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ kabul edilen Ertaş’ın bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutuluyor.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

İnteraktif Ada ‘hafıza odası’ sergisinde iz bıraktılar

Yayınlanma tarihi

-

Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,(DHA)- KARİNA Smigla-Bobinski’nin helyum gazıyla dolu ve dışında kömür parçalarının bulunduğu ‘Ada’ isimli interaktif balon sergisi, Eskişehir Odunpazar Modern Müze’de açıldı. Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de yer alan sergi yoğun ilgi görürken, ziyaretçiler helyumlu balonu hareket ettirerek beyaz duvarlara izler bıraktı. Karina Smigla-Bobinski, “Bir hafıza kodlaması olduğundan dolayı, aslında bu oda hafıza odası. Hem ziyaretçilerin hem de dansçının bıraktığı izler burada hatırlanacak, duvarlara işlenecek” dedi.
Eskişehir Modern Müze, Karina Smigla-Bobinski’nin helyum gazıyla dolu ve dışında kömür parçalarının bulunduğu ‘Ada’ isimli interaktif balon sergisine ev sahipliği yaptı. Türkiye’de ilk kez açılan sergiye yüzlerce kişi katılırken, müzenin bir kısmı beyaz duvarlarla kaplanarak sergi için özel olarak hazırlandı. İntermedia sanatçısı Karina Smigla-Bobinski’nin dünyadaki 30’uncu sergisini Eskişehir’de açtığı için çok mutlu olduğunu söyledi.
Ada’nın dışındaki kömür parçaları sayesinde beyaz duvarlara izler bıraktığını anlatan Karina, “Ada hareketlerin kodlarından oluşan bir sergi, ziyaretçilerin ve dansçının katılımıyla ilk izlerini bırakıyor. Bir hafıza kodlaması olduğundan dolayı, aslında bu oda hafıza odası. Hem ziyaretçilerin hem de dansçının bıraktığı izler burada hatırlanacak, duvarlara işlenecek. Türkiye’nin nasıl izler bırakacağını ve bu odaya nasıl hafızalar bırakacağını çok merak ediyorum. Kazıdıkları hafızayı da internette benle paylaşmalarını istiyorum. Bunu da beraber yaşamak istiyorum. Bir ay sonra müzeye yeniden ziyarete geleceğim ve duvardaki izlerin nasıl olduğunu görmek istiyorum. Çünkü şu anda bomboş bir oda ve yaklaşık 1 ay sonra burası deli bir odaya dönecek” dedi.
‘ADA’YA TEMAS ETMENİZ GEREKİYOR’
Helyum gazıyla dolu ‘Ada’ isimli balonun kömür uçlarıyla beyaz duvarlara izler bırakarak ortaya farklı bir etkileşim bıraktığını anlatan Karina, bunun sergilere katılanları çok şaşırttığını söyledi. Normalde müzelerde eserlere dokunulmaması gerektiğini ancak Ada’nın tam tersi, temas ederek harekete geçirildiğini ifade eden Karina, “Ada’da tam tersi temas etmeniz gerekiyor ve bu yüzden insanlar aslında şaşırıyor. Bir kere hareket ettikten sonra onunla dans etmeye ve onunla izler bırakmaya başlıyorsun. Tabi bu da insanlarda heyecan uyandırıyor. Dünyanın birçok kentinden sonra Eskişehir’deki sergi 30’uncusu oluyor. Aslında Ada’nın duvarlarda bıraktığı izler, dünyanın birçok yerinde sergileniyor. Suudi Arabistan, Fransa, İngiltere gibi farklı ülkelerin şehirlerinde insanlarla buluştu” diye konuştu.
Açılışı yapılan sergide helyumlu balonla önce dansçı Li Kehua, bir gösteri yaparak Ada’nın beyaz duvarlara iz bırakmasını sağladı. Ardından müzeye ziyaret için gelen yüzlerce kişi gruplar halinde Ada’yı hareket ettirerek duvarlara izler bıraktı. Ziyaretçiler Ada’nın çok eğlenceli bir etkileşim olduğunu belirterek, kısa bir süre sonra duvarlarda ortaya çıkacak izleri merak ettiklerini söyledi. Eskişehir Odunpazarı Modern Müze’deki (OMM) sergi 12 Nisan’a kadar açık kalacak.
ADA NEDİR?
Türkiye’de ilk defa Odunpazarı OMM’da sergilenen ‘performans makinesi’ Ada, dansçı Li Kehua’nın eşliğinde ziyaretçilerin aktif katılımıyla hayat buldu. Etkileşimli kinetik heykel Ada, helyumla doldurulmuş, odada serbest gezinen, duvarlarda, tavanda ve zeminde izler bırakan kömür çubukların batırılmış olduğu şeffaf, zar gibi bir küreden oluşan interaktif bir ‘sanat yapma’ makinesidir. Karina Smigla-Bobinski’nin Ada eseri, ismini dünyanın ilk bilgisayar programcılarından biri olarak tanınan Ada Lovelace’tan alıyor.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

KÜLTÜR SANAT

İnteraktif Ada ‘hafıza odası’ sergisinde iz bıraktılar

Yayınlanma tarihi

-

Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,(DHA)- KARİNA Smigla-Bobinski’nin helyum gazıyla dolu ve dışında kömür parçalarının bulunduğu ‘Ada’ isimli interaktif balon sergisi, Eskişehir Odunpazar Modern Müze’de açıldı. Türkiye’de ilk defa Eskişehir’de yer alan sergi yoğun ilgi görürken, ziyaretçiler helyumlu balonu hareket ettirerek beyaz duvarlara izler bıraktı. Karina Smigla-Bobinski, “Bir hafıza kodlaması olduğundan dolayı, aslında bu oda hafıza odası. Hem ziyaretçilerin hem de dansçının bıraktığı izler burada hatırlanacak, duvarlara işlenecek” dedi.
Eskişehir Modern Müze, Karina Smigla-Bobinski’nin helyum gazıyla dolu ve dışında kömür parçalarının bulunduğu ‘Ada’ isimli interaktif balon sergisine ev sahipliği yaptı. Türkiye’de ilk kez açılan sergiye yüzlerce kişi katılırken, müzenin bir kısmı beyaz duvarlarla kaplanarak sergi için özel olarak hazırlandı. İntermedia sanatçısı Karina Smigla-Bobinski’nin dünyadaki 30’uncu sergisini Eskişehir’de açtığı için çok mutlu olduğunu söyledi.
Ada’nın dışındaki kömür parçaları sayesinde beyaz duvarlara izler bıraktığını anlatan Karina, “Ada hareketlerin kodlarından oluşan bir sergi, ziyaretçilerin ve dansçının katılımıyla ilk izlerini bırakıyor. Bir hafıza kodlaması olduğundan dolayı, aslında bu oda hafıza odası. Hem ziyaretçilerin hem de dansçının bıraktığı izler burada hatırlanacak, duvarlara işlenecek. Türkiye’nin nasıl izler bırakacağını ve bu odaya nasıl hafızalar bırakacağını çok merak ediyorum. Kazıdıkları hafızayı da internette benle paylaşmalarını istiyorum. Bunu da beraber yaşamak istiyorum. Bir ay sonra müzeye yeniden ziyarete geleceğim ve duvardaki izlerin nasıl olduğunu görmek istiyorum. Çünkü şu anda bomboş bir oda ve yaklaşık 1 ay sonra burası deli bir odaya dönecek” dedi.
‘ADA’YA TEMAS ETMENİZ GEREKİYOR’
Helyum gazıyla dolu ‘Ada’ isimli balonun kömür uçlarıyla beyaz duvarlara izler bırakarak ortaya farklı bir etkileşim bıraktığını anlatan Karina, bunun sergilere katılanları çok şaşırttığını söyledi. Normalde müzelerde eserlere dokunulmaması gerektiğini ancak Ada’nın tam tersi, temas ederek harekete geçirildiğini ifade eden Karina, “Ada’da tam tersi temas etmeniz gerekiyor ve bu yüzden insanlar aslında şaşırıyor. Bir kere hareket ettikten sonra onunla dans etmeye ve onunla izler bırakmaya başlıyorsun. Tabi bu da insanlarda heyecan uyandırıyor. Dünyanın birçok kentinden sonra Eskişehir’deki sergi 30’uncusu oluyor. Aslında Ada’nın duvarlarda bıraktığı izler, dünyanın birçok yerinde sergileniyor. Suudi Arabistan, Fransa, İngiltere gibi farklı ülkelerin şehirlerinde insanlarla buluştu” diye konuştu.
Açılışı yapılan sergide helyumlu balonla önce dansçı Li Kehua, bir gösteri yaparak Ada’nın beyaz duvarlara iz bırakmasını sağladı. Ardından müzeye ziyaret için gelen yüzlerce kişi gruplar halinde Ada’yı hareket ettirerek duvarlara izler bıraktı. Ziyaretçiler Ada’nın çok eğlenceli bir etkileşim olduğunu belirterek, kısa bir süre sonra duvarlarda ortaya çıkacak izleri merak ettiklerini söyledi. Eskişehir Odunpazarı Modern Müze’deki (OMM) sergi 12 Nisan’a kadar açık kalacak.
ADA NEDİR?
Türkiye’de ilk defa Odunpazarı OMM’da sergilenen ‘performans makinesi’ Ada, dansçı Li Kehua’nın eşliğinde ziyaretçilerin aktif katılımıyla hayat buldu. Etkileşimli kinetik heykel Ada, helyumla doldurulmuş, odada serbest gezinen, duvarlarda, tavanda ve zeminde izler bırakan kömür çubukların batırılmış olduğu şeffaf, zar gibi bir küreden oluşan interaktif bir ‘sanat yapma’ makinesidir. Karina Smigla-Bobinski’nin Ada eseri, ismini dünyanın ilk bilgisayar programcılarından biri olarak tanınan Ada Lovelace’tan alıyor.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar