Takip Edin

Güncel

Torbalı dehşet gecesi; İlçe Sağlık Müdürü ile bir doktorun eşi öldürüldü, polis ağır yaralı (7)

Yayınlanma tarihi

-

YARALI KATİL ZANLISI İZMİR’E SEVK EDİLDİ
İzmir’in Torbalı ilçesinde, İlçe Sağlık Müdürü Fuat Mehmet Park’ı ve Hatice Gülcemal’i tabancayla öldüren, bir polis memurunu da yaralayan, ekiplerin düzenlediği operasyonla gizlendiği yakının evinde vurularak yakalanan zanlı Enver Yıldız, önce Torbalı’daki özel hastaneye götürüldü. Burada tedaviye alınan zanlı, hastanede tutuklu ve hükümlüler için muhafazalı muayene odası olmadığı için İzmir’deki Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildi.
DETAYLAR ORTAYA ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Soruşturma sürerken, olayla ilgili detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor. Zanlı Enver Yıldız’ın önce İlçe Sağlık Müdürü Park’ın evine gittiği, para istediği, alamayınca çıkan arbedede Park’ı öldürdüğü öğrenildi. İstediği parayı alamayan Enver Yıldız’ın, ardından yolda yürürken Dr. Harun Gülcemal’le karşılaştığı belirtildi. Olaydan sonra ifadesine başvurulan Dr. Harun Gülcemal ise emniyette olayı anlattı. Üniversitede okuyan çocuğunu karşılamak üzere aracına binen Dr. Gülcemal, zanlının aracının yanına geldiğini, kendisinden para istediğini anlattı. Dr. Gülcemal, “Üzerimde para yok” dediğini, bunun üzerine cinayet zanlısı Enver Yıldız’ın “O zaman eve gidip alalım” dediğini ve eve gittiklerini söyledi. Evde eşi ve yatalak olan annesinin bulunduğunu söyleyen Dr. Gülcemal, zanlıya eşinin para vermemek için direndiğini, zanlının ise tabancayı annesinin üzerine doğrultup, “Vururum bak” diye tehdit ettiğini, tetiğe bastığını ancak tabancanın ateşlemediğini de söyledi. Dr. Gülcemal, eşinin vurulduğu anları anlatırken, tabancanın ateş almaması üzerine Hatice Gülcemal’in zanlının elindeki silahı kurusıkı zannederek hamle yapmasının ardından zanlının bir kez daha tetiğe bastığını ve eşinin vurulduğunu söyledi. Bunun üzerine silah zoruyla ATM’ye gittiklerini ve zanlıya çektiği parayı verdiğini anlatan Dr. Gülcemal, ifadesinin sonunda sinir krizi geçirdi.
PROFİL FOTOĞRAFINI KARARTMIŞ
Enver Y.’nin (30), Diyarbakır’da yaşadığı ve kısa süre önce gezmek için İzmir’e gelip Torbalı’daki arkadaşlarında kalmaya başladığı öğrenildi. Yaklaşık 1,5 saat önce yapılan operasyon öncesinde, Enver Yıldız’ın sosyal medya hesabındaki profil fotoğrafını kaldırıp, yerine siyah zemin eklemesi dikkat çekti.

Davut CAN/İZMİR, (DHA)

FOTOĞRAFLI

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Koronavirüs salgını işten çıkarma gerekçesi olabilir mi?

Yayınlanma tarihi

-

İSTANBUL, (DHA)-İşçinin raporlu olmamakla birlikte bulunduğu yerde uygulanan karantina sebebiyle işe gidememesi durumunda bunun bir “zorlayıcı sebep” olacağını ve işverenin bu işçilere bir hafta boyunca yarım ücret ödemesi gerektiğine dikkat çeken Dr.Öğr.Üy. Başak Güneş, iki şart dışında işverenin pandemiyi gerekçe göstererek işten çıkarma hakkının bulunmadığını söyledi. Güneş ayrıca işverenlerin ücretsiz izin talebini kabul etmeyen ve çalışmak isteyen işçileri işyerine almayarak çalıştırmamasının, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshi olduğunu ve işçilerin ihbar tazminatı ile kıdemleri bir yıldan fazlaysa kıdem tazminatlarını talep edebileceklerini söyledi.

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüsle tıbbi mücadele ve önlemler sürerken pek çok ülkede hayatın durma noktasına gelmesi ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. Yaşanan salgın gıda, tıbbi malzeme ve temizlik ürünleri üreten şirketlerde bir yoğunluğa yol açsa da turizmden kültür sanata otomotivden sportif faaliyetlere kadar birçok sektörde üretim ve asli faaliyetler kesintili ya da tamamen durdurulmuş durumda. “Herhangi bir işletmede pandemi nedeniyle işlerin azaldığını öne sürerek işten çıkarmalara gidilmesi hukuki mi, böyle bir durumda çalışanların hakları neler, ücretli izine zorlanan personel ne yapmalı?” sorularına Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dr.Öğr.Üy. Başak Güneş cevap verdi.

İŞTEN ÇIKARMA ŞARTLARA BAĞLI

İki şart dışında işverenin pandemiyi gerekçe göstererek işten çıkarma hakkının bulunmadığını dile getiren Güneş, “İşçinin virüse yakalanması sebebiyle raporlu olması halinde, söz konusu rapor süresi ihbar önellerini altı hafta aşmadıkça işverenin haklı fesih imkânı mevcut değildir. İhbar önelleri ise kıdemi altı aydan az olan işçiler için iki hafta, kıdemi altı aydan bir buçuk yıla kadar olan işçiler için dört hafta, kıdemi bir buçuk yıldan üç yıla kadar olan işçiler için altı hafta, kıdemi üç yıldan fazla olan işçiler için ise sekiz haftadır. İşçinin rapor süresi, kıdemine göre belirlenecek olan ihbar önellerini altı hafta aştıktan sonra işverenlerin haklı fesih imkânı doğar; ancak sağlık nedenlerine dayalı haklı fesihlerde işveren ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olmasa bile kıdemi bir yılı aşan işçilere kıdem tazminatı ödemelidir” dedi.

KIDEM TAZMİNATI ÖDEMELİDİR

İşçinin raporlu olmamakla birlikte bulunduğu yerde uygulanan karantina sebebiyle işe gidememesi durumunda da bunun bir “zorlayıcı sebep” olacağını ve işverenin bu işçilere bir hafta boyunca yarım ücret ödemesi gerektiğini belirten Dr.Başak Güneş, “Bir haftadan sonra yine işverenler için haklı fesih imkanı doğacaktır; ancak sağlık sebeplerine dayalı haklı fesihlerde olduğu gibi zorlayıcı nedene dayalı haklı fesihlerde de, işveren ihbar tazminatı ödemekle yükümlü olmasa bile kıdemi bir yılı aşan işçilere kıdem tazminatı ödemelidir” diye konuştu.

“İŞVERENE FESİH İMKÂNI TANIMAZ”

Çalışanın virüse yakalanması ya da karantina altında tutulması durumlarında yukarıda özetlediğim şartlar haricinde salgının işverene haklı fesih imkânı tanımayacağını ifade eden Dr. Başak Güneş, şunları söyledi: “Genelge doğrultusunda işyerini kapatan işverenlerin bu sebebe dayanarak işçilerin sözleşmesini feshetmesi mümkün değildir. Öte yandan bu işyerlerinde çalışan işçilere işverenlerin bir hafta boyunca yarım ücret ödemesi gerekmekte ve sonrasında işverenin ücret ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu durum işverenlere haklı fesih imkanı tanımasa bile, yarım ücret ödenen bir haftanın sonunda işçilerin haklı feshe gitmesi mümkündür ve bu işçilerden kıdemi bir yıldan fazla olanlar işverenden kıdem tazminatı talep edebilir; ancak ihbar tazminatı alamazlar.”

ÜCRETSİZ İZİNDE GENELGE FAKTÖRÜ

İşyerinin yayınlanan genelgeler doğrultusunda kapanması durumunda işverenlerin sadece bir hafta işçilere yarım ücret ödeme yükümlülüğü bulunduğunu sonrasında ise ücret ödeme yükümlülüğünün ortadan kalkacağı için bu durumun da fiili bir ücretsiz izin uygulaması olacağını söyleyen Dr.Başak Güneş, “İşçilerin söz konusu durumda yapabileceği bir şey yoktur; ancak işyeri ilgili genelge çerçevesinde kapanmamışa işverenlerin tek taraflı kararları ile işçilere ücretsiz izin vermesi mümkün değildir. Ücretsiz izin uygulaması için işverenin bu talebini işçilere yazılı olarak iletmesi, işçilerin de altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde ücretsiz izin kararı işçiyi bağlamayacaktır” diye konuştu. İşverenlerin ücretsiz izin talebini kabul etmeyen ve çalışmak isteyen işçileri işyerine almayarak çalıştırmamasının, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshi olduğunu ve işçilerin ihbar tazminatı ile kıdemleri bir yıldan fazlaysa kıdem tazminatlarını talep edebileceklerini belirten Dr.Güneş, ayrıca sözleşmesini feshetmek istemeyen işçilerin Bakanlığa şikayet yoluna başvurabileceklerini bildirdi.

EVDEN ÇALIŞMA VE KISMİ ZAMANLI ÇALIŞMA

 Evden çalışma ve kısmi çalışma şartlarını da değerlendiren Dr.Başak Güneş, mevcut konjonktür içinde işçi lehine olduğu için işverenlerin bu yöndeki talimatlarını yazılı olarak bildirme yönünde bir yükümlülükleri olmadığını, işçiler için sözlü talimatın yeterli olacağını söyleyerek evden çalışmanın hangi esaslar çerçevesinde yürütüleceğini işverenlerin belirleyeceğini kaydetti. Kısmi çalışma konusunda da işverenlerin işçileri kısmi zamanlı çalışmaya zorlayamayacaklarını belirten Dr. Güneş, şu bilgileri paylaştı: “İşverenin kısmi zamanlı çalışma teklifini işçiye yazılı olarak yapması, işçinin de bu teklifi altı işgünü içerisinde yazılı kabul etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde çalışma ilişkisindeki söz konusu değişiklik işçiyi bağlamaz ve işçi tam süreli olarak çalışmaya devam edebilir. Ücretinin eksik yatırılması halinde ise ister sözleşmeyi hiç feshetmeden eksik yatan ücretini mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte talep edebilir isterse de iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdemi bir yıldan fazlaysa kıdem tazminatı talep edebilir.”

 

Devamını oku

Güncel

Evde, sehpa ve su bidonları ile olimpiyata hazırlanıyor

Yayınlanma tarihi

-

Turgay İPEK/ERZURUM, (DHA)- KIŞ Olimpiyat Oyunları’nda kayakla atlamada ilk Türk sporcu olma unvanını kazanan Erzurumlu Fatih Arda İpcioğlu (22) koronavirüs salgını nedeniyle, spor salonları kapatılınca evini spor salonuna çevirdi. Sehpaları art arda dizerek engelli parkuru oluşturan İpcioğlu, ortasına sırık geçirdiği 5 litrelik su bidonları ile de ağırlık çalışıyor. İpcioğlu, “2022 Kış Olimpiyatları’na hazırlanmam lazım. Ben de sehpa ve su bidonları spor aletlerine çevirdim. Yurt dışındaki antrenörümüzle görüşüp onun verdiği programalar doğrultusunda çalışıyorum” dedi.
Hatice- Muhittin Çetin İpcioğlu çiftinin iki çocuğundan en küçüğü olan Erzurum Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Yüksek Lisans öğrencisi Fatih Arda İpcioğlu, Türkiye’nin, Erzurum’da düzenlenen 2011 Kış Üniversite Oyunları ile tanıştığı kayakla atlamada büyük bir başarıya imza attı. Kayakla atlama sporunda 2018 yılında Güney Kore’de düzenlenen Kış Olimpiyat Oyunları’na katılarak bir ilke imza atan İpcioğlu, Erzurum’dan olimpiyatlara uzanan hikâyesiyle genç yaşında elde ettiği başarıyla dikkatleri üzerine çekti.
Kayakla Atlama Milli Takım sporcusu Fatih Arda İpcioğlu, koronavirüs salgını nedeniyle alınan tedbirler doğrultusunda spor salonları kapatılınca evini spor salonuna çevirdi. Sehpaları koridora art arda dizerek engelli parkuru oluşturan İpcioğlu, ortasına sırık geçirdiği 5 litrelik su bidonları ile de ağırlık çalışıyor. Yaklaşık bir saat bisiklet çeviren İpcioğlu hem olimpiyatlara hazırlanıyor, hem de ‘Evde kal’ çağrısına örnek bir uygulama gösteriyor.
Koronavirüs salgınına rağmen Çin’in Pekin kentinde yapılacak olan 2022 Kış Olimpiyat Oyunları’na hazırlıklarını aksatmadan sürdüren Fatih Arda İpcioğlu, çalışmalarından dolayı zaman zaman rahatsızlık verdiği komşularından özür diledi. Evde kendisinin geliştirdiği spor aletleri ile her gün çalışan İpcioğlu şunları söyledi:
“Koronavirüs sebebiyle bütün sporcu arkadaşlarım devlet büyüklerimizin söylediği gibi evden dışarı çıkmıyoruz. Bu süreçte 2022 Kış Olimpiyatları’na hazırlanmamız lazım. Evde geliştirdiğim spor aletleri ile yurtdışındaki antrenörümle görüşüp onun verdiği programlara dayanarak hazırlıklarımı devam ettirmeye çalışıyoruz. Tatbikî fitnes kadar etkili olmuyor ama tekrar sayısını fazla tutuyorum. Spor salonlarına gidip aletleri getirebilirim ama riskle karşılaşmamak için evdeki eşyaları kullanmaya gayret gösteriyorum. Sıçramak için misafirler için kullanılan sehpalardan yararlanıyorum. Sonra su bidonlarıyla ağırlık çalışıyorum. Annem ve ablam biraz şaşkın bakıyorlar, babam dikkatli olmam konusunda uyarıyor. Sabah erken saatlerde antrenman yaptığım için bazen ses oluyor. Komşumuzu rahatsız ediyorum ama onlar da ister istemez bu süreçte bana destek oluyorlar. Benim için önemli bir süreç başlıyor. 2021’de olimpiyat elemeleri yapılacak. Yiyip, içip ve uyumak olmaz. Bir şekilde antrenmanlarımı devam ettirmek zorundayım.”

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Güncel

Koronavirüs nedeniyle hastalarla görüntülü görüşme

Yayınlanma tarihi

-

Taha AYHAN/MALATYA, (DHA)- KORONAVİRÜS tedbirleri kapsamında hastanelere ziyaretçi kısıtlaması getirilmesinin ardından Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde hizmete giren ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları, yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor.
Çin’de ortaya çıkan ve küresel salgına dönüşen koronavirüse (Kovid-19) karşı önlemler artırılıyor. Türkiye’de de ölümlere yol açan virüsün yayılmaması içi ülke genelinde önlemler alındı. Sağlık Bakanlığı tarafından genişletilen tedbirler kapsamında, hastanelerin yoğun bakım ve palyatif bakım servislerinde yatan hastalar için ziyaretler yasaklandı. Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ise ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’ ile hasta yakınları yoğun bakımda yatan hastaları ile anlık görüntülü görüştürülüyor. Türkiye’de sayılı hastanede bulunan sistemle, tedavi gören hastalar, yakınlarına hekim ve personel eşliğinde görüntülü olarak gösteriliyor. Görüntülü ziyarette ayrıca hastanın tedavisiyle ilgilenen doktor da yakınlarına, hastalarına ilişkin bilgiler aktarıyor. 4 personel eşliğinde yapılan sesli ve görüntülü konuşma imkanının sağlandığı yöntem sayesinde hastanın moralinin en üst seviyede tutulması sağlanıyor.
‘HASTALARIMIZA MORAL OLUYOR’
Turgut Özal Tıp Merkezi Hastane Müdür Yardımcısı Vahap Cömert, ‘Görüntülü Görüşme Merkezi’nin 2013 yılında kurulduğunu kaydederek, “Şu anda hastanemizde 14 farklı branşta 301 yoğun bakım yatağımız var. Hasta yakınları burada hastalarını bu sistem aracılığıyla görebiliyorlar, hastaları hakkında hekimlerinden bilgi alıyorlar. Şu anda koronavirüs vakasından dolayı Sağlık Bakanlığınca yayınlanmış olan genelgede tüm yoğun bakımlarda hasta ziyareti yasakladı. Ancak, görüntülü görüşme sayesinde hasta yakınlarımız hastalarını bire bir görebilmekteler ve hekimlerinden bilgi almaktalar” dedi.
Hasta yakınları da yoğun bakım ünitelerinde faaliyet gösteren uygulamadan memnun kaldıklarını kaydetti.

FOTOĞRAFLI

Devamını oku

Popüler Başlıklar

esenler escort taksim escort fındıkzade escort şile escort anadolu yakası escort bağcılar escort beyoğlu escort küçükçekmece escort sultanbeyli escort sultanbeyli escort sultangazi escort güneşli escort kayaşehir escort ataşehir escort kartal escort